banner590

30 Mayıs 2018

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a suikast girişimine ilişkin dava

İZMİR (AA) - Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe teşebbüsü sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a suikast girişimi ve iki polisin şehit edildiği saldırıya ilişkin Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesince karara bağlanan davadaki 5 sanığın temyiz duruşmasına İzmir Bölge Adliye Mahkemesinde devam edildi.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Haydar Murat Özden, Ahmet Koçan, Cenk Bahadır Avcı, Aydın Özsıcak, Murat Gösterit ve avukatlarıyla Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık avukatı katıldı.

Tutuklu bulunduğu Keskin T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nunda Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya katılan eski astsubay Gösterit, ilk derece mahkemesinin "anayasal düzeni ihlal" suçundan 1 kez müebbet cezasına ilişkin gerekçeli kararına itiraz ettiğini belirtti, suçlamaları kabul etmediğini söyledi.

Görevin kendisine amiri tarafından tebliğ edildiğini beyan eden Gösterit, adil bir şekilde yargılanmak istediğini, suçsuz olduğunu aktararak, helikopterde iki pilot ve bir teknisyen olduğunu, sonradan da bazı silahlı askerlerin helikoptere bindiğini kaydetti.

Mahkeme başkanının, "Elinde silahı olan askerler neden helikoptere bindi' diye bir soru sormadın mı komutanına? Bir de helikopterde makineli tüfek var mıydı?" şeklindeki sorusuna, Gösterit, şu yanıtı verdi:

"Bu bağlamda bir soru sordum. Bize VIP uçuş olacağı söylendiğinden bu durumdan şüphelenmedim. Bunların elinde makineli tüfek olup olmadığına dikkat etmedim. Bu görevi öğrenmeye çalıştım. 'Komutanım yanlış bir şey mi yapıyoruz?' diye sorduğum helikopter pilotu eski Albay Zeki Göçmen, bana 'Komutanlarımızın emirleri doğrultusunda hareket ediyoruz.' diye cevap verdi. Sonra da Göçmen, kulaklığı yanımdakine vermemi istedi. Ben de sonradan eski tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş olduğunu öğrendiğim kişiye kulaklığı verdim." diye cevap verdi.

- "Helikopterde çatışma yaşanmadı"

İfadesinde, "Uçuş sırasında Sönmezateş'in diğer helikopterdekilerle irtibata geçtiğini ancak görüşmelerin ne mahiyette olduğunu anlayamadım. Sönmezateş, elindeki cep telefonundan ya mesaj yazıyordu ya da görüşme yapıyordu." ifadesini kullanan Gösterit, helikopterde kesinlikle çatışma yaşanmadığını iddia etti.

- Gece boyunca cep telefonu kapalı kalmış

Tutuklu bulunduğu Hatay T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda SEGBİS'le ifade veren eski astsubay Koçan, göreve eski albay Murat Dağlı, eski yarbay Yücel Ekizoğlu ve teknisyen Aydın Özsıcak ile aynı helikopterde gittiğini, VIP uçuş olacağını bildiğini fakat uçuşun nereye olacağına ilişkin bir bilgisinin olmadığını iddia etti.

Önceki savunmalarını tekrar ettiğini kaydeden Koçan, "Fazla da konuşmaya gerek yok, her şey ortada. Cep telefonundan aileme ulaşarak iyi olduğumu bildirmek için aradım. Kız arkadaşıma da mesaj attım. Sonra da telefonumu Çiğli'de kapattım. Bu talimatı Murat Dağlı verdi diye hatırlıyorum. Emin değilim. Sabaha karşı Marmaris'ten Çiğli'ye geldiğimde cep telefonumu açtım." dedi.

Helikoptere silahlı timlerin bindiğini ancak VIP uçuşta komutanları ve korumaları kamuflajlı bindiklerinden bu durumdan şüphelenmediğini beyan eden Koçan, beraat talebinde bulundu.

- Eski astsubay Özsıcak'ın savunması

Yerel mahkemenin hakkında "anayasal düzeni ihlal" suçundan müebbet hapis cezasına çarptırdığı eski astsubay Özsıcak ise yaklaşık 23 yıllık mesleki tecrübesine dayanarak helikopterin içinde "mahve" olmadan ateş edilmesinin intihar olarak nitelendirilebileceğini, helikopterden ateş edilmediğini, edilseydi bunu rahat bir şekilde görebileceğini iddia etti.

Helikopterle Gaziemir'den Çiğli'ye göreve çıktıklarından cep telefonunu kapattığını, saat 01.21'de telefonunu açtığını ve eşiyle 3 saniyelik bir görüşme yaptığını beyan eden Özsıcak, helikopterde üst rütbeli komutanları olduğundan emirleri sorgulamadığını, bir astsubayın bir albayı sorgulamasının ise hayatın olağan akışına ters olduğunu anlattı.

Darbe girişiminden haberinin olması halinde o gece farklı davranacağını ileri süren Özsıcak, helikopterle Marmaris'e indiklerinde oteller bölgesine uzak olduğunu ancak bu bölgeye askerlerin indiğini duyduğunu, darbe girişiminin olacağının hiç aklına gelmediğini savunarak iki polisin şehit olduğuna ilişkin haberin gelmesinin ardından yıkıldığını ifade etti.

Suçsuz olduğunu savunan Özsıcak, "Helikopterden makineli tüfekle ateş açıldığını görseydim burada söylerdim. O adam babamın oğlu değil ki niye söylemeyeyim?" dedi.

O gece verilen emirler doğrultusunda "koyun gibi hareket ettiklerini" söyleyen Özsıcak, Çiğli'ye dönmelerinin ardından olayın çok farklı olduğunu öğrendiğini, hatırladığı kadarıyla yaşadıklarını anlattığını ifade ederek, hiçbir şekilde FETÖ'nün darbe teşebbüsünden hiçbir şekilde haberdar olmadığını kaydetti.

Mahkeme heyeti, duruşmaya yarın devam edilmesini kararlaştırdı.

- Suikast timi davası

FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe teşebbüsü sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik suikast girişimi ve iki polisin şehit edildiği saldırıya ilişkin dava, 4 Ekim'de karara bağlanmıştı.

Muğla Adliyesindeki fiziki yetersizlik nedeniyle Muğla Ticaret ve Sanayi Odasındaki salonda 20 Şubat'tan bu yana görülen davada, Özel Kuvvetler, Sualtı Taarruz (SAT) ve Muharebe Arama Kurtarma (MAK) ekiplerinden oluşan suikast timi, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı.

Sanıklardan 31'ine 4'er ve 3'üne birer kez ağırlaştırılmış müebbet, birine 4, birine 3, 4'üne ise birer defa müebbet hapis cezası veren Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, bir sanığı 18 yıl, başka bir sanığı da 15 yıl hapis cezasına mahkum etmişti.

Heyet, davanın bir numaralı sanığı FETÖ elebaşı Fetullah Gülen ile firari eski Yüzbaşı Burkay Karatepe, olaydan 13 ay sonra yakalanan eski Yarbay Özcan Karacan ve Çiğli 2. Ana Jet Üssü Komutanı eski Albay Ramazan Elmas'ın dosyasının ayrılmasını kararlaştırmıştı.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.