Genel olarak usul hukukunda bir uyuşmazlığa hangi yargı düzeninde hangi mahkemenin bakacağı (hukuk/ceza mahkemeleri mi yoksa idare mahkemeleri mi ya da vergi mahkemeleri mi) “görev”; hangi coğrafi bölgedeki (yerdeki) mahkemenin bakacağı ise “yetki” kavramları ile ilişkilidir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun (İYUK) 32 nci maddesinde[1] genel yetki kuralları belirlenmiştir. Bu maddeye göre yetkili idare mahkemesinin İYUK ya da diğer Kanunlarda belirtilmediği hallerde yetkili mahkeme, dava konusu olan idari işlemi yapan idari birimin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. Ayrıca yetki kuralları kamu düzenindendir, bir diğer ifadeyle taraflar kendi aralarında anlaşma yaparak başka bir yerdeki mahkemeyi yetkili mahkeme olarak belirleyemezler.

Yine İYUK 37/b fıkrasına göre[2]; Gümrük Kanunu’na göre alınması gereken vergilere ilişkin işlemlerde vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümleri tarh ve tahakkuk ettiren idari birimin bulunduğu yerdeki vergi mahkemeleri yetkilidir.

Cahit YERCİ’nin “Gümrük Hukuku ve Davaları” isimli kitabında yer alan, idari yargılamaya konu olmuş bir örnekteki[3] yetki kuralına ilişkin sorun bu makalenin konusunu oluşturmaktadır. Kitaptaki örnek ve Danıştay 7. Daire E.:2018/3056 K:2021/4347 sayılı ve 01/11/2021 tarihli Karar konusu olay; Kapıkule TIR Gümrük Müdürlüğü’nden ülkeye girişi yapılan eşyanın Halkalı Gümrük Müdürlüğü tarafından antrepoya alınması, daha sonra mahrece iadesi amacıyla Halkalı Gümrük Müdürlüğünce yeni bir TIR karnesi düzenlenmesi, Kapıkule TIR Gümrük Müdürlüğü tarafından da TIR karnesi konusu eşyanın araç içinde bulunmadığının tespit edilerek durumun Halkalı Gümrük Müdürlüğüne iletilmesi ve Halkalı Müdürlüğünce (Gümrük Kanunu 183 ncü maddeye istinaden) gümrük ile diğer vergilerin istenilmesi ile ilgilidir. İlk derece Mahkemesi, “ithal edilen eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesine giriş işlemlerini gerçekleştirerek anılan rejime tabi tutan idarenin Kapıkule TIR Gümrük Müdürlüğü olması nedeniyle söz konusu eşyayla ilgili olarak işlem tesis edilmesine anılan Müdürlüğün yetkili olduğu eşyanın serbest dolaşıma giriş rejimi işlemlerinin yapılması amacıyla sevk edildiği Halkalı Gümrük Müdürlüğünce işlem tesis edilmesinde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı..” gerekçesiyle idari işlemin iptaline karar vermiştir. Bölge İdare Mahkemesi ile Danıştay da kararlarında söz konusu ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun olduğuna hükmedilmiştir[4].

Yazımız konusu örneğimizde, TIR Karnesi kapsamı eşyanın araçta bulunmadığını tespit eden ve Halkalı Gümrük Müdürlüğünü bilgilendiren idare Kapıkule TIR Gümrük Müdürlüğüdür. Gümrük Kanunu 183. Madde hükümleri uyarınca gümrük ile diğer vergilere dair işlemleri başlatan idare ise Halkalı Gümrük Müdürlüğüdür.

4458 sayılı Gümrük Kanununda yer alan tanımlara göre ülkeye girişte Kapıkule TIR Gümrük İdaresi “giriş” gümrük idaresi, eşyanın antrepo rejimine tabi tutulduğu Halkalı Gümrük Müdürlüğü ise “ithalat” gümrük idaresidir[5]. Eşya, Halkalı tarafından gümrükçe onaylanmış rejimlerden birisi olan antrepo rejimine tabi tutulmuştur. Örneğimizdeki mahrece iade işlemlerinde ise ihracat gümrük idaresi Halkalı, çıkış Gümrük idaresi ise Kapıkule gümrük idaresidir. Olayda, kontrolleri yapan idare Kapıkule TIR, vergilere dair işlemleri başlatan idare ise Halkalı Gümrük Müdürlüğüdür.

Gümrük Kanunu 183 ncü maddede gümrük vergilerinden sorumluluğun doğması halinde bu vergilerin tahsil edilmesine ilişkin işlemlerin hangi yerdeki gümrük idaresince yerine getirileceği hususunda bir hüküm bulunmamaktadır. Yukarıda da belirttiğimiz gibi bu husus Gümrük Kanununun bir eksikliğidir. Ancak yine de farklı bir açıdan bakarsak, Gümrük Kanununda hüküm bulunmamakla birlikte kısıtlama da bulunmamaktadır. Yani, Halkalı Gümrük İdaresinin vergilerin tahsiline dair işlemleri başlatmasının hukuka aykırı olduğu, bu konuda yetkisi olmadığı hususunda da bir hüküm bulunmamaktadır. İYUK 37/b de göz önüne alındığında, vergiyi tarh ve tahakkuk ettiren idarenin Halkalı olduğu anlaşılmaktadır, Kapıkule’nin eksikliğin farkına varması ve Halkalı’yı uyarması vergi tahsil işlemlerinin başlaması kapsamında değerlendirilmemelidir; Kapıkule’nin yaptığı bilgilendirme faaliyetleri hukuki sonuç doğurmaya elverişli olmadığından idari işlem olarak nitelendirilemez. Bilakis vergilerin tahsilat işlemlerini başlatan idare Halkalı Gümrük İdaresidir. Diğer taraftan, mahrece iade işlemleri kapsamında transit rejimini başlatan idare de Halkalı Gümrük Müdürlüğüdür[6].

Diğer taraftan mahrece iade işlemleri için eşyanın Halkalıdan Kapıkule’ye varana dek transit rejimi kapsamında olacaktır. Transit rejimi işlemleri de Halkalı Gümrük Müdürlüğünde başlamıştır. İYUK 32, 37 hükümleri uyarınca da yetkili mahkemenin Halkalı Gümrük İdaresinin bulunduğu yargı çevresindeki mahkemeler olduğu anlaşılmaktadır.

Görüldüğü üzere, gümrük işlemleri karmaşık bir yapıya sahiptir. Ceza/tahsil işlemleri için yetkili gümrük idarelerinin Gümrük Kanununda (bu karmaşık süreci kolaylaştıracak şekilde) detaylı belirlenmesi amacıyla düzenleme yapılması, yetki konusundaki belirsizliklerin önüne geçilmesi anlamında faydalı olacaktır. Gümrük Kanununda bu tür usule dair hükümlerin yer almamasının eksiklik olduğu görüşünü[7] biz de isabetli buluyoruz.

Kısaca, eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesine/Bölgesinden getirilmesine/çıkartılmasına ilişkin ceza/tahsilat işlemlerinin, “ithalat”, “giriş” ya da “çıkış” veya “ihracat”[8] gümrük idarelerinden hangisince yerine getirileceğinin her bir rejim için bu kuralların ayrı ayrı belirtilmesiyle yargılama sürecindeki belirsizlikler ortadan kalkacak yargılama sürecinin de gereksiz uzamasının önüne geçilmiş olacaktır. Ayrıca, İYUK 32/1 hükmü de özel kanunlarda yetkili idare mahkemelerinin belirlenmesine cevaz vermektedir[9]. Dolayısıyla, Gümrük Kanununda yetkili gümrük idareleri yanında hangi bölgedeki mahkemelerinin de söz konusu işlemlerde yetkili olduğu belirlenebilir.

KAYNAKÇA

Yerci, Cahit; “Gümrük Hukuku ve Davaları”, 4. Basım, Seçkin Yayınları,2023, Ankara,

------------

[1] İdari davalarda genel yetki:

Madde 32 – 1. Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu Kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir.

2. Bu Kanunun uygulanmasında yetki kamu düzenindendir.

[2] Vergi uyuşmazlıklarında yetki:

Madde 37 – Bu Kanununa göre vergi uyuşmazlıklarında yetkili mahkeme:

a) Uyuşmazlık konusu vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümleri tarh ve tahakkuk ettiren, zam ve cezaları kesen,

b) (Ek: 10/6/1994-4001/17 md.) Gümrük Kanunu’na göre alınması gereken vergilerle Vergi Usul Kanunu gereğince şikayet yoluyla vergi düzeltme taleplerinin reddine ilişkin işlemlerde; vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümleri tarh ve tahakkuk ettiren,

c) Amme Alacaklarının Tahsil Usulu Kanunun uygulanmasında, ödeme emrini düzenleyen,

d) Diğer uyuşmazlıklarda dava konusu işlemi yapan,

Dairenin bulunduğu yerdeki vergi mahkemesidir.

[3] Yerci, Cahit; “Gümrük Hukuku ve Davaları”, 4. Basım, Seçkin Yayınları,2023, Ankara, s:81-82

[4] Benzer bir kararında (2025/3468 E. , 2025/3944 K. T. 27/11/2025) Danıştay 7. Dairesi dava konusu işlemi yapan davalı idarenin Derince Gümrük Müdürlüğü olduğu, uyuşmazlığın 2577 sayılı Kanunu'nun 37. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ihtilaf konusu vergiyi tahakkuk ettirmeye yetkili olan gümrük müdürlüğünün bulunduğu yerdeki idari yargı merciince çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın görüm ve çözümünde, Kocaeli Vergi Mahkemesinin yetkili mahkeme olarak belirlenmesine hükmetmiştir.

[5] Gümrük Kanununa göre “İthalat gümrük idaresi” deyimi, Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen eşyanın risk analizine dayalı kontrolleri de dâhil olmak üzere gümrükçe onaylanmış bir işlem ve kullanıma tabi tutulmasına ilişkin işlemlerinin yerine getirildiği gümrük idaresini ifade eder.

[6] Yerci, s.82

[7] Yerci, s. 82

[8]İthalat gümrük idaresi” deyimi, Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen eşyanın risk analizine dayalı kontrolleri de dâhil olmak üzere gümrükçe onaylanmış bir işlem ve kullanıma tabi tutulmasına ilişkin işlemlerinin yerine getirildiği gümrük idaresini;

Giriş gümrük idaresi” deyimi, eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesine getirildiği ve risk analizine dayalı giriş kontrolüne tabi tutularak geciktirilmeksizin sevk işlemlerinin yapıldığı gümrük idaresini;

İhracat gümrük idaresi” deyimi, Türkiye Gümrük Bölgesini terk edecek eşyanın risk analizine dayalı kontrolleri de dâhil olmak üzere gümrükçe onaylanmış bir işlem ve kullanıma tabi tutulmasına ilişkin işlemlerinin yerine getirildiği gümrük idaresini;

Çıkış gümrük idaresi” deyimi, eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesini terk etmeden önce sunulmasının gerekli olduğu ve çıkış işlemlerinin tamamlanması ile ilgili gümrük kontrolleri ve risk analizine dayalı kontrollere tabi tutulduğu gümrük idaresini;

[9] Örneğin, İYUK 33/1 gereğince Kamu görevlilerinin atanması ve nakilleri ile ilgili davalarda yetkili mahkeme, kamu görevlilerinin yeni veya eski görev yeri idare mahkemesidir. Diğer taraftan 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu 37 md hükmüne göre, kamulaştırma işlemlerinden doğan tüm anlaşmazlıkların adli yargıda çözümlenmesi gerekenleri, taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemelerinde basit yargılama usulü ile görülür.