Türkiye’de hakim ve savcıların mesleki performansı esas olarak Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından değerlendirilir.

Değerlendirmede dikkate alınan başlıca kriterler şunlardır;

-Karara bağlanan dosya sayısı,

-Dosyaların ortalama sonuçlandırılma süresi,

-Bozma ve kaldırma oranları,

-Mesleki bilgi ve yeterlilik,

-Disiplin durumu,

-Teftiş raporları,

-İş cetvelleri ve istatistiklerdir.

Özellikle ilk derece mahkemelerinde ve savcılıklarda “iş çıkarma kapasitesi” önemli bir kriter olarak karşımıza çıkmaktadır.

Dosya çıkarma sayısına aşırı ağırlık verilmesi, nitelikten çok niceliğin öne çıkması, bozma oranlarının her zaman hakimin başarısını göstermemesi, hakim bağımsızlığı üzerinde dolaylı baskı oluşturabilmesi eleştirilmektedir.

Karşılaştırılmalı hukuk açısından konu incelendiğinde;

Almanya’da hakimler kariyer mesleği mensubudur.

Performans değerlendirmesinde;

-Karar kalitesi,

-Hukuki muhakeme gücü,

-Kararların gerekçelendirilmesi,

-Meslektaş ve üst mahkeme değerlendirmeleri,

-İş yükü yönetimi esas alınır.

Ancak Almanya’da sadece dosya sayısına bakılarak performans puanı verilmesi kabul görmez.

Özellikle Federal Anayasa Mahkemesi kararlarında hakim bağımsızlığını zedeleyecek nicelik baskılarından kaçınılması gerektiği vurgulanmıştır.

Fransa’da hakim ve savcılar kariyer mesleği ifa etmektedirler.

-Yıllık mesleki görüşmeler,

-Dosya yönetimi,

-Karar kalitesi,

-Mesleki eğitim faaliyetleri,

-Vatandaş şikayetleri üzerinden değerlendirme yapılır.

Terfi ve atamalarda performans raporları etkilidir.

Hollanda’da oldukça gelişmiş bir performans sistemi vardır.

Ancak sistem;

Kararın sonucunu değil,

Mahkemenin kurumsal verimliliğini ölçmeye yöneliktir.

Hakimlerin verdiği kararların içeriği performans puanlamasına konu edilmez.

Birleşik Krallık’ta hakimlerin performans değerlendirmesi çok sınırlıdır.

Temel gerekçe;

“Hakim karar verirken kariyer kaygısı yaşamamalıdır.”

Bu nedenle;

-Dosya sayısı hedefleri yoktur.

-Bozma oranı üzerinden puanlama yapılmaz.

-Düzenli mesleki gözlem ve eğitim uygulanır.

-Şikayet mekanizmaları bulunur.

-Disiplin ve etik ihlaller dışında performans değerlendirmesi oldukça dar kapsamlıdır.

Amerika Birleşik Devletleri’nde sistem eyaletten eyalete değişir.

Federal hakimler ömür boyu görev yapar.

Bu nedenle;

-Performans puanı verilmez.

-Dosya hedefi bulunmaz.

-Terfi sistemi yoktur.

Eyalet hakimleri ise;

Bazı eyaletlerde;

-Avukat anketleri,

-Vatandaş memnuniyeti,

-Duruşma yönetimi,

-Kararların zamanında yazılması

gibi kriterlerle değerlendirme yapılabilir.

-Ancak kararın içeriği genellikle değerlendirme konusu yapılmaz.

Savcılar bakımından Anglo-Sakson sisteminde savcılar için performans ölçümü hakimlere göre daha yaygındır.

Örneğin;

-Açılan dava sayısı,

-Sonuçlanan dava sayısı,

-Uzlaşma oranları,

-Mağdur memnuniyeti,

-Dosya yönetimi ölçülebilir.

Bununla birlikte mahkumiyet oranının tek başına performans ölçütü olması ciddi şekilde eleştirilmektedir.

Son yıllarda Avrupa’da hakim performansının yalnızca “kaç dosya bitirdiği” ile ölçülmesinden uzaklaşılmıştır. Özellikle Council of Europe (Avrupa Konseyi) ve European Commission for the Efficiency of Justice (Avrupa Adaletin Etkinliği Komisyonu veya CEPEJ) raporlarında, hakimlerin performans değerlendirmesinde nicelik (dosya sayısı) ile nitelik (karar kalitesi ve gerekçelendirme) arasında denge kurulması gerektiği vurgulanmaktadır.

Bu itibarla;

Ülkemizde hakim ve savcıların performans ölçümüne esas olmak üzere, kanaatimce;

1- Türkiye’de hakim ve savcı performansı ölçümünde halen mutlak şekilde uygulanmakta olan nicelik (dosya sayısı),
nitelik (bozma ve onama oranları) ve müfettiş raporları kıstasları gözden geçirilmeli,

2- Salt nicelik (dosya çıkarma oranı) ya da nitelik ( bozma ve onama oranları) üzerinden değerlendirme yapılmamalı,
bazen bir dosyayı karara bağlamanın bin dosyaya bedel olduğu, ”orta” not takdir edilen bir dosyada tarifsiz çaba sarf edildiği gözetilmeli,

3- Kanun yolu incelemesinde kimi zaman subjektif değerlendirmelerle not takdir edildiği, dosyada asıl emek sarfeden hakim ya da savcı sırf karar duruşmasına katılmadığı için hakkında not fişi düzenlenmediği, istinaf incelemesinde “orta” not takdir edildiği halde Yargıtay aşamasında istinaf kararının bozulması sonucu “iyi” not takdir edildiği veya tam tersi olduğu ya da özellikle iş sayısı az bölgelerde sırf not fişi düzenlenmesi için kanun yoluna başvurulduğu, basit bir dosyada “iyi” not takdir edilirken karmaşık bir dosyada basit bir usul hatası nedeniyle not takdir edilmediği ya da derece incelemesinde karar muhalefet şerhli ve oy çokluğu ile çıktığı, konu esasen tartışmalı olduğu halde “orta” not takdir edildiği ve benzer örneklerin sıklıkla yaşandığı bilinmekle hakim ve savcılara not fişi düzenlemesi uygulamasından derhal vazgeçilmeli,

4- HSK Teftiş Kurulu Başkanlığı aracılığı ile belirli zaman aralıklarında ya da şikayet üzerine objektif, tarafsız, ön yargısız ve etkin denetimlerin meslekte kıdemli, tecrübeli müfettişler aracılığı ile gerçekleştirilerek hakim ve savcılar hakkında performans değerlendirme raporları düzenlenmeli ve bu raporlar ilgilisine tebliğ edilmeli, Ankara merkezli teftiş sistemi yerine, Ankara merkezli ve özellikle İstanbul, İzmir, Bursa, Samsun gibi büyük şehirler başta olmak üzere Bölge Adliye Mahkemeleri bulunan illerde sabit görevli müfettişler aracılığı ile teftişler yapılmalı, böylelikle müfettişlerin bölgelerinde görev yapan hakim ve savcıları yakından tanıma ve değerlendirmelerinin önü açılmalı, teşkilatın büyüklüğü gözetilerek müfettiş sayısı artırılmak sureti ile etkin ve süratli teftiş sağlanmalı,

5- Hakim ve savcılar hakkındaki inceleme ve soruşturmalar titizlikle ve en kısa sürede yerine getirilmeli, bu süreçte gizliliğe azami gayret gösterilmeli, lekelenmeme hakkı mutlak surette korunmalı,

6- Hakim ve savcıların görev yaptıkları adliyelerde birbirleri hakkındaki değerlendirmeleri belirli kıstaslarda ve konu başlıklarında anket yapılarak ölçülmeli,

7- Hakim ve savcıların görev yaptıkları yerlerdeki barolara mensup avukatlar arasında hakim ve savcıların dosyalara hakimiyeti, dosyalara hazırlıklı çıkmaları, duruşma saatlerine riayetleri, duruşma idareleri, kararlarındaki isabet ve hız, mesleki bilgi ve tecrübeleri ve benzeri konu başlıkları belirlenerek anket yapılmak sureti ile hakim ve savcıların performansları ölçülmeli,

8- Hakim ve savcıların görev yaptıkları yerlerdeki vatandaşların adalete erişim, mağduriyetlerinin etkin ve hızlı biçimde giderilmesi ve benzeri yönlerdeki memnuniyet ve şikayetleri hakim ve savcıların performanslarının ölçümünde nazara alınmalı,

9- Hakim ve savcıların nezdinde görev ya da staj yapan hakim ve savcı yardımcıları ile avukat stajyerlerinin yetişmelerine katkıları performans değerlendirmelerinde nazara alınmalı,

10- Hakim ve savcıların görev yaptıkları yerlerdeki adliye personeli ve çalışanları ile ilişkileri mutlak surette değerlendirilmeli,

11- Tüm bu kıstaslar, HSK teftiş raporları, disiplin cezaları ve ödülleri, mesleki çalışmaları ve eğitimlere katılmaları bir arada ele alınarak hakim ve savcıların bulundukları adliyede ya da başka yer adliyelerinde hak ettikleri, kıdem ve liyakatlerine uygun, meslektaşları başta olmak üzere herkes tarafından memnuniyetle karşılanan ve kabul edilen ünvanlı görevlere atanmaları sağlanmalı,

12- Sırf dosya sayısını azaltma kaygısı ya da derece mahkemelerince not verilmesi baskısı ortadan kaldırılmalı, hızlı olduğu kadar isabetli, isabetli olduğu kadar hızlı karar verilmesinin önü açılmalı, örneğin, bir savcının elindeki soruşturmaları bitirmesi kadar soruşturmaları sonunda düzenlediği iddianamelerdeki isabeti ve mahkumiyet oranları ya da kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlarındaki isabeti ya da bir hakimin karar sayısı kadar gerekçelerinin niteliği, AYM, AİHM, Yargıtay ve İstinaf içtihatlarına hakimiyeti, usul kurallarına riayeti, uyguladığı tutuklama, adli kontrol ve benzeri koruma tedbirlerinin isabeti ya da isabetsizliği araştırılmalı, nicelik, nitelik, yetkinlik, mesleki bilgi ve tecrübe, etik ilkelere bağlılık, müfettiş raporları, disiplin cezaları ve ödül, mesleki çalışma ve eğitimlere katılma, meslektaşları ve personeli ile uyum, anket sonuçları, hakim ve savcı yardımcıları ile avukat stajyerlerinin yetişmelerine katkı gibi tüm kriterler birlikte ele alınmalıdır.

Önder YAMAN
Bakırköy Cumhuriyet Savcısı