Paraya çevirme müddeti: Madde 150/e – (Ek: 18/2/1965-538/72 md.) (Değişik birinci fıkra: 2/7/2012-6352/32 md.) Alacaklı, taşınır rehnin satışını ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren altı ay içinde, taşınmaz rehnin satışını da aynı tarihten itibaren bir yıl içinde isteyebilir. Satış yukarıdaki fıkrada gösterilen müddetler içinde istenmez veya talep geri alınıp da bu müddetler içinde yenilenmezse takip düşer. 78 inci maddenin 2 nci fıkrası hükmü rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takipte de kıyasen uygulanır.

I.GENEL OLARAK

İcra ve iflas kanunu kapsamında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu (ilamlı-ilamsız) ile başlatılan takiplerde ödeme yahut icra emrinin tebliğinden itibaren bir yıl geçmesi ile satış isteme hakkının İ.İ.K 78/2 maddesine atfen talep edilebileceği düzenleme altına alınmıştır.

Başka bir söylem ile ödeme yahut icra emrinin tebliğ edilmesinden itibaren bir yıl içinde alacaklı tarafça satış talep edilmemişse, borçlu hakkında başlatılan takip düşmüş olacağından dolayı bundan böyle satış talep edilemeyecektir.

Öte yandan alacaklı icra emrinin veya ödeme emrinin tebliğinden itibaren süresi içinde satış talebinde bulunduktan sonra taşınır veya taşınmazın satışının / ihalesinin yapılması üzerine yapılan ihale icra mahkemesince fesihedilirse feshe dair icra mahkemesi kararının kesinleşmesi üzerine satış talebi ve avansı ile duran süre kaldığı yerden işlemeye devam edecektir. Ve yahut alacaklı satış talebini geri alırsa yine süre kaldığı yerden işlemeye devam edecektir. Bu hallerde yeniden bir yıllık süre başlamayacaktır. Alacaklı ancak kalan süre içinde satış talebinde bulunabilir. Aksi halde takip İİK’nın 150/e maddesi uyarınca düşmüş olacağından alacaklının yeni bir icra takibi başlatıp borçluya yeniden bir ödeme / icra emri tebliği ettirmesi gerekecektir. Bu da yeni bir itiraz süresinin başlayacağı anlamına gelmektedir.

Borçlu hakkında başlatılan takip sonrasında ödeme emrine itiraz edilmesi halinde genel hükümler dairesinde açılacak itirazın iptali davası veya itirazın kesin yahut geçici kaldırılması durumlarında icra mahkemesi tarafından verilecek kararın kesinleşmesine kadar bir yıllık satış isteme süresi için geçen zaman hesaba katılmaz. (İ.İ.K 78/2, Haciz istemek hakkı, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir sene geçmekle düşer. İtiraz veya dava halinde bunların vukuundan hükmün katileşmesine kadar veya alacaklıyla borçlunun icra dairesinde taksit sözleşmeleri yapmaları halinde taksit sözleşmesinin ihlaline kadar geçen zaman hesaba katılmaz.)

İİK'nun 150/e maddesinin, icra emri tebliğ tarihi itibariyle yürürlükte olan hükmüne göre; "Alacaklı, taşınır rehnin satışını ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren 6 ay içinde, taşınmaz rehninin satışını da aynı tarihten itibaren 1 yıl içinde isteyebilir. Satış yukarıdaki fıkrada gösterilen müddetler içinde istenmez veya talep geri alınıp da bu müddetler içinde yenilenmez ise takip düşer. 78. maddenin ikinci fıkrası hükmü, rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takipte de kıyasen uygulanır." Buna göre, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takibinde, alacaklının ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren taşınmazlar için 1 yıl içinde satış isteme zorunluluğu vardır. İİK.’nun 150/e maddesi son fıkrasının göndermesiyle kıyasen uygulanması gereken aynı Kanunun 78/2. maddesinde belirtilen “itiraz” kavramından, icra mahkemesine İİK.’nun m. 68-68/a maddeleri uyarınca yapılan itirazın kaldırılması talebinin, aynı maddede yazılı “dava” kavramından ise genel mahkemelere İİK.’nun 67.maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasının anlaşılması gerektiği kuşkusuzdur. Bu nedenle icra mahkemesinde kıymet takdirine itiraz edilmesi, satış isteme süresinin işlemesini durdurmaz (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, sh. 1021). Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2021/10044 Esas ve 2021/10347 Karar

Alacaklı yanca borçlu hakkında başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir sene içerisinde sadece satış talebinde bulunmak takibi ayakta tutamayacaktır. Alacaklı icra veya ödeme emrinin tebliği üzerine satış talebinde bulunmakla birlikte Yargıtay’ın istikrar kazanan içtihatlarında vurgulandığı üzere sadece satış istemesi değil satış talebi ile birlikte İİK’nın 59.maddesi uyarınca satış avansını da depo etmek durumundadır. Aksi halde satış talebi geçerli olmayacaktır. Diğer bir ifade ile (Yargıtay kararlarında da vurgulandığı üzere) satış talebi satış avansının yatırıldığı tarihte hüküm ifade edecektir.

“İİK'nun 59. maddesine göre alacaklı, yapılmasını talep ettiği muamelenin masrafını peşinen öder. Bu durumda, satış talebinin geçerli olabilmesi için satış talebi ile birlikte bir miktar avansın da yatırılması gerekir. Satış talebi, satış avansının yatırıldığı tarihte yapılmış sayılır. Buna göre; 1 yıllık süre içerisinde satış talep edilmiş ise de avansı yatırılmadığından ve bu suretle geçerli bir satış isteminin varlığından da söz edilemeyeceğinden, icra takibinin düşmüş olduğu kuşkusuzdur.

O halde, İİK'nun 150/e maddesi gereğince icra emrinin tebliğinden itibaren 1 yıl içinde geçerli bir satış talebi bulunmadığından takip düşmüş olup, düşen takipte ihale yapılamayacağından, İlk Derece Mahkemesi’nce, şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi ve Bölge Adliye Mahkemesi’nce de istinaf başvurusunun esastan reddi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.” Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2021/9886 Esas ve 2021/9351 Karar

İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte ödeme emrinin tebliği ile bir yıllık süre içerisinde satış talebi ile birlikte satış avansını dosyaya depo etmeyen alacaklının takibi İ.İ.K 150/e madde 2. fıkra hükmü gereğince düşer. İ.P.Ç.Y. ile takipte alacaklı tarafça takibin düşmesi üzerine borçlu hakkında yürütülen icra takibinden takibe devam edilebilmesi mümkün değildir. Ne var ki bu durum kamu düzenine ilişkin olup her halükârda satıştan önce dosya kaydının kapatılması için yeterli bir neden olup satıştan sonra bu durumun tespit edilmesi halinde ise mutlak ihalenin feshi nedeni sayılacaktır.

“Borçlu icra mahkemesine başvurusunda, sair şikâyet nedenleri yanında ipotekli taşınmazın bir yıllık süre içinde satışının istenmediği nedeniyle ihalenin feshini istemiş ve istinaf dilekçesinde de şikayet dilekçesindeki nedenlere atıf yapmış olduğundan, anılan iddia bu haliyle İİK'nun 150/e maddesine dayalı olup, süresinde satış istenmemesi halinde icra takibi düşeceğinden, bu tarihten sonra yapılan işlemler yok hükmünde olup, bu tarihten sonra yapılan ihalenin de sırf bu nedenle feshi gerekir.” Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2021/9886 Esas ve 2021/9351 Karar

İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan takiplerde alacaklının müddeti içerisinde satış avansı yatırarak usulüne uygun bir biçimde satış talep etmemiş olması sonucu da yine takibin düşmesine neden olacaktır. Geçerli ve hukuka uygun bir satış talebinden söz edebilmek için satış talebiyle birlikte belirlenen satış avansının da yatırılması gerekmektedir.

“Somut olayda, icra emrinin borçluya 01.7.2009 tarihinde tebliğ edildiği, alacaklı tarafından icra müdürlüğüne 30.5.2011 tarihinde yapılan taleple sadece satış avansının depo edilmesinin istendiği, satış talebinde bulunulmadığı, bu tarihte dosyaya satış avansının depo edilmiş olduğu, 04.01.2013 tarihinde ise satış talep edildiği, buna göre, alacaklı tarafından icra emrinin tebliğ tarihinden itibaren iki yıl içinde satış talebinde bulunulmadığı görülmüştür.

Mahkemece süresinde satış istendiği belirtilmiş ise de; satış talebinden önce masraf yatırılması, o tarihte satış talebinde bulunulduğu anlamına gelmez.

O halde, mahkemece, iki yıllık sürede usule uygun satış istenmemesi nedeniyle takip düştüğünden ve takibin düştüğü tarihten sonra yapılan işlemler yok hükmünde olacağından ihalenin feshi isteminin kabulü gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.” Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2018/13179 Esas ve 2018/10133 Karar

İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte takibin yenilenmesi diye bir kurum olmadığından ödeme emrinin tebliğinden bir yıl süre içerisinde satış talep etmeyen alacaklının düşen takipte takibe devam etmesi mümkün olmadığından borçlu hakkında yeni baştan bir icra takibe yapması gerekecektir.   

Birden çok borçlu hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe başlanması halinde bunlardan hangisine yapılan ödeme/icra emrinin tebliği ile satış isteme süresinin hesaplanacağı hususu önemlidir. Zira borçluların hepsine aynı anda ödeme emri yahut icra emrinin tebliğ edilmesi beklenemez. Buna göre borçlular hakkında başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte kendisine en son ödeme/icra emri tebliğ olunan borçluya yapılan tebligat dikkat alınarak sürenin hesap edilmesi gerekir.  

“Takip tarihi itibarı ile uygulanması gereken İİK'nun 150/e maddesi; "Alacaklı, taşınır rehnin satışını ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren altı ay içinde, taşınmaz rehnin satışını da aynı tarihten itibaren bir yıl içinde isteyebilir. Satış yukarıdaki fıkrada gösterilen müddetler içinde istenmez veya talep geri alınıp da bu müddetler içinde yenilenmezse takip düşer.” şeklinde düzenlenmiştir.

Somut olayda, birden fazla taşınmaz için altı farklı borçluya karşı takibe girişildiği, en son tebliğ edilen icra emrinin 14.03.2016 tarihli olduğu, bu tarihe göre de, alacaklının bir yıllık yasal süre geçmeden 30.06.2016 tarihinde satış talebinde bulunarak, 20.07.2016 tarihinde satış avansını yatırdığı anlaşılmıştır.

Buna göre alacaklı, İİK'nun 150/e maddesi hükmüne uygun şekilde yasal bir yıllık sürede masrafını da yatırmak suretiyle satış talebinde bulunduğuna göre, şikâyetin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile aksi yönde hüküm tesisi isabetsizdir.” Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2019/12103 Esas ve 2019/15036 Karar

Son olarak 30 Kasım 2021 tarihinde 7343 sayılı İcra ve İflas Kanununda önemli düzenlemelere yer verilen kanun değişiklikleri kapsamında rehinin/ipoteğin paraya çevrilmesi hususunda; taşınırlar hakkında 6 ay taşınmazlar hakkında ise 1 yıllık satış isteme sürelerinde bir değişiklik yapılmamış bu yönde başlatılan takipler nazarında: Madde 106 – (Başlığı ile Birlikte Değişik:24/11/2021-7343/9 md.) Alacaklı veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde haczolunan malın satışını isteyebilir. Borçlunun üçüncü şahıslardaki alacağı da bu hükme tabidir. şeklinde değerlendirmede bulunulamayacağı hususuna dikkat edilmesi gerekmektedir. İcra ve iflas kanunu 106. Madde de yer alan düzenleme ve değişiklik sadece genel haciz yolu ile takipleri kapsadığından yasada ön görülen sürelerin ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takiplerde mukayese edilmemesi gerekir.  

II.GÜNCEL YARGI KARARLARI

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2021/7685 Esas ve 2022/6229 Karar

Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de : Borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte satışı yapılan taşınmaza ilişkin olarak sair fesih iddialarının yanı sıra , İİK'nun 150/e maddesi gereğince süresinde satış istenmediğinden takibin düştüğünü ileri sürerek 13.11.2019 tarihli taşınmaz ihalesinin feshini talep ettiği , Ilk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verildiği , borçlunun istinaf başvurusu üzerine , Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği , borçlunun , süresinde satış talep edilmediği nedenle takibin düştüğü hususunu her aşamada ve temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü görülmektedir . İİK'nun 150 / e maddesinin, icra emri tebliğ tarihi itibariyle yürürlükte olan hükmüne göre; " Alacaklı, taşınır rehnin satışını ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren 6 ay içinde . Taşınmaz rehninin satışını da aynı tarihten itibaren 1 yıl içinde isteyebilir. Satış yukarıdaki fıkrada gösterilen müddetler içinde istenmez veya talep geri alınıp da bu müddetler içinde yenilenmez ise takip düşer. 78. maddenin ikinci fıkrası hükmü, rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takipte de kıyasen uygulanır. " Buna göre, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takibinde, alacaklının ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren taşınmazlar için 1 yıl içinde satış isteme zorunluluğu vardır.

Somut olayda, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan ilamlı takipte, borçluya icra emrinin 20.04.2017 tarihinde tebliğ edildiği, alacaklı yanca 02.02.2018 tarihinde satış talebinde bulunulduğu, 09.02.2018 tarihinde 500,00 TL satış avansı yatırıldığı ancak alacaklı vekilinin 05.09.2018 tarihinde satışın düşürülmesi talebi üzerinde satışın düşürülmesine karar verildiği, 20.09.2019 tarihinde yeniden satış talebinde bulunulduğu , 24.09.2019 tarihinde 8.000 TL satış avansı yatırıldığı görülmüştür. Satış isteme süresi, alacaklının satış talebi ile durduktan sonra, ihalenin feshedilmesi veya satışın düşmesi halinde süre kaldığı yerden işlemeye devam edecektir. Her ne kadar icra emrinin tebliğinden itibaren 1 yıllık sürede (9 ay 12 gün sonra) satış talebinde bulunularak satış avansı yatırıldığı görülmüş ise de , 05.09.2018 tarihinde talep üzerine satışın düşürülmesine karar verildiği , ilk satış talebi ile duran satış isteme süresi kaldığı yerden işlemeye devam edeceğinden 1 yıllık süreden geriye kalan 2 ay 18 gün içinde satış talebinde bulunulması gerekirken bu süreye riayet edilmediği, kaldı ki, yeni bir satış isteme süresi başlatılsa dahi 1 yıllık süreden de sonra 20.09.2019 tarihinde satış talebinde bulunulduğu dolayısıyla sürenin her halde geçirilmiş olduğu anlaşılmaktadır.

O halde, alacaklı İİK'nun 150/e maddesi hükmüne uygun şekilde yasal sürede satış talebinde bulunmadığına göre, takip düşmüş olup, satışın yapılması mümkün olmadığından, mahkemece şikâyetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi ve bu karara yönelik istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesi'nce esastan reddedilmesi isabetsizdir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/749 Esas ve 2021/992 Karar

Borçlu İstemi:

4. Borçlu vekili 12.01.2015 tarihli şikâyet dilekçesinde; müvekkili aleyhine başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takipte 381 ve 515 parsel numaralı taşınmazların 05.01.2015 tarihinde alacaklıya alacağına mahsuben ihale edildiğini, icra emrinin müvekkiline 25.10.2011 tarihinde tebliğ edildiğini, icra emri tebliğinden sonra (17.01.2012 tarihinde) avans yatırılmak suretiyle satış talep edildiğini, satış kararı alındığını ve 30.03.2012 tarihli ikinci açık artırmada talipli çıkmaması üzerine satışın düşürülmesine karar verildiğini, bu tarihten itibaren alacaklının satış istemesine engel bir dava veya tedbir kararı olmadığı hâlde İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nun 150/e maddesinde belirtilen 2 yıllık süreden sonra 05.11.2014 tarihinde satış talep edildiğini, takibin düşmesine rağmen yapılan işlemlerin yok hükmünde olduğunu belirterek yok hükmündeki işlemlerle gerçekleştirilen ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.

Alacaklı Cevabı:

5. Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; Özel Dairenin içtihatlarında takibin kesinleşmesinden (icra emri tebliğinden) itibaren İİK’nın 150/e maddesi ile öngörülmüş olan 2 yıllık süre içerisinde satış istendikten sonra artık alacaklının satışın gerçekleştirilememesi hâlinde herhangi bir süreye bağlı olmaksızın ve yenileme harcı ödemeksizin her zaman yeniden satış isteyebileceğinin belirtildiğini, şikâyetçi hakkında girişilen takip kesinleştikten (icra emri tebliğinden) sonra 2 yıl içerisinde satışın istenmiş olduğunu ve satışın ihaleye iştirak eden olmaması (alıcı çıkmaması) sebebiyle düşürüldüğünü belirterek şikâyetin reddini savunmuştur.
 

Mahkeme Kararı:

6. Kırkağaç İcra (Hukuk) Mahkemesinin 24.02.2015 tarihli ve 2015/2 E., 2015/11 K. sayılı kararı ile; Özel Dairenin önceki içtihatlarında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takiplerinde satış (icra) emrinin borçluya tebliğ edildikten sonra süresi içerisinde satışın istenilmesi durumunda alıcı çıkmadığından satışın düşmesi durumunda alacaklının her zaman satış harcı (avansı) ödenmeden satış talebinde bulunabileceğinin belirtildiği (Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 18.03.2010 tarihli ve 2009/24281 E., 2010/6450 K.; 17.10.2006 tarihli ve 2006/16238 E., 2006/19414 K.; 01.06.2004 tarihli ve 10183 E. sayılı kararları), Özel Dairenin 2013 yılı içerisinde görüş değiştirdiği, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takiplerinde satış isteme süresinin satış talebi ile durduktan sonra ihalenin feshedilmesi hâlinde sürenin kaldığı yerden işlemeye devam edeceğinin, herhangi bir nedenle sürenin durması hâlinde ise sürenin kalan yerden hesaplanacağının, bir diğer ifade ile sürenin hesabında zamanaşımının kesilmesine benzer bir uygulama yapılmayıp durmaya ilişkin yöntemin izlenmesi gerektiğinin, yani 2 yıllık sürenin yeni baştan değil kaldığı yerden hesaplanması gerektiğinin belirtildiği (Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 24.10.2013 tarihli ve 2013/25497 E, 2013/33225 K.; 08.10.2013 tarihli ve 2013/22170 E., 2013/31844 K.; 05.12.2013 tarihli ve 2013/31677 E, 2013/38659 K.; 24.10.2013 tarihli ve 2013/28441 E., 2013/33395 K. sayılı kararları), somut olayda davacının (şikâyetçi vekilinin) Özel Dairenin 2013 yılı içerisinde verdiği kararlara dayandığı, davalının (alacaklı vekilinin) ise Özel Dairenin önceki kararlarını emsal göstererek davanın (şikâyetin) reddini savunduğu, UYAP sistemi üzerinden Özel Dairenin güncel kararlarının incelendiği, Özel Dairenin yeniden eski uygulamasına döndüğü, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takiplerinde satışın süresi içerisinde istenildikten sonra satışın düşmesi durumunda yeniden süreye tabi olmaksızın alacaklının satış talep edebileceğine dair kararlar verildiği (Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 10.11.2014 tarihli ve 2014/26136 E., 2014/26553 K.; 11.06.2014 tarihli ve 2014/13433 E., 2014/17022 K.; 06.05.2014 tarihli ve 2014/10992 E., 2014/13266 K;, 06.05.2014 tarihli ve 2014/10984 E., 2014/13160 K.; 17.04.2014 tarihli 2014/7935 E., 2014/11274 K. sayılı kararları), Özel Dairenin konuya ilişkin son kararları ve görüşü ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takiplerinde icra emrinin tebliğ tarihi itibariyle uygulanması gereken İİK'nın 150/e maddesi gereğince taşınmaz rehninin satışının ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren iki sene içinde istenmesinin gerektiği, İİK'nın 150/e-2. maddesine göre ise bu süre içinde satışın istenmemesi veya talep geri alınıp da bu süre içinde yenilenmemesi hâlinde takibin düşeceği, satış talebi üzerine alıcı çıkmaması nedeni ile satışın düşürülmesine karar verildikten sonra alacaklı vekilinin her zaman ve yenileme harcı vermeden satış talebinde bulunmasının mümkün olduğu, İİK'nın 78/son maddesinin bu tür dosyalarda (takiplerde) uygulanma olasılığının bulunmadığı yönünde olduğu, somut olayda süresi içerisinde satış talep edildiği gerekçesiyle şikâyetin reddine davacının (şikâyetçinin) ihale bedelinin %10’u oranında para cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.

Özel Daire Bozma Kararı:

7. Kırkağaç İcra (Hukuk) Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

8. Yargıtay 12. Hukuk Dairesince 18.06.2015 tarihli ve 2015/12093 E., 2015/17112 K. sayılı kararı ile
“…Alacaklı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takibe karşı borçluların İİK'nun 150/e maddesi uyarınca süresi içinde satış istenmemesi sebebiyle takibin düştüğü, düşmüş takipte yapılacak işlemlerin yok hükmünde olmasına rağmen Manisa ili Kırkağaç ilçesi gebeler Köyü 381 ile 515 parsel sayılı taşınmazların usulsüz ve dayanaksız olarak satışının yapıldığını ileri sürerek ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurdukları; mahkemece, şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Takip tarihi itibariyle yürürlükte olan İİK'nun 150/e. maddesinde; "Alacaklı, taşınır rehnin satışını ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren nihayet bir sene içinde, taşınmaz rehnin satışını da aynı tarihten itibaren nihayet iki sene içinde isteyebilir. Satış yukarıdaki fıkrada gösterilen müddetler içinde istenmez veya talep geri alınıp da bu müddetler içinde yenilenmez ise takip düşer. 78. maddenin ikinci fıkrası hükmü, rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takipte de kıyasen uygulanır." hükmü yer almaktadır.
Maddede atıf yapılan İİK'nun 78/2. maddesinde ise; "Haciz isteme hakkı ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren bir sene geçmekle düşer. İtiraz veya dava halinde bunların vukuundan hükmün katileşmesine kadar veya alacaklıyla borçlunun icra dairesinde taksit sözleşmeleri yapmaları halinde, taksit sözleşmesinin ihlaline kadar geçen zaman hesaba katılmaz." düzenlemesine yer verilmiştir.

Maddede sözü edilen itiraz ve davanın takibin ve satışın yapılmasına engel nitelikte olması gerekir. İİK’nun 150/e maddesi son fıkrasının göndermesiyle kıyasen uygulanması gereken aynı Kanunun 78/2. maddesinde belirtilen “itiraz” kavramından icra mahkemesine İİK’nun 68-68/a maddeleri uyarınca yapılan itirazın kaldırılması talebinin, aynı maddede yazılı “dava” kavramından ise genel mahkemelere İİK’nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasının anlaşılması gerektiği kuşkusuzdur. Bu nedenle icra mahkemesinde kıymet takdirine itiraz edilmesi iki yıllık satış isteme süresinin işlemesini durdurmaz (Prof Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Sayfa: 1021).
İİK'nun 150/e maddesi hükmü emredici nitelikte olup, mahkemece re'sen gözetilmesi gerekir. Öte yandan, takibin düştüğü tarihten sonra yapılan işlemler yok hükmünde olacağından bu tarihten sonra yapılan ihalenin de sırf bu nedenle feshi gerekir.
Somut olayda, borçlu ... hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takibe başlandığı, icra emrinin borçlu ***'a 25/10/2011 tarihinde tebliğ edildiği, 17/01/2012 tarihinde satış talep edildiği, 30/03/2012 tarihinde satışın düştüğü, 05/11/2014 tarihinde yeniden satış talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.

Budurumda satışın düşmesinden itibaren 2 yıllık süre içerisinde satış talebinde bulunulmadığı için takip düştüğünden ve takibin düştüğü tarihten sonra yapılan işlemler yok hükmünde olacağından mahkemece ihalenin feshi isteminin kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddi isabetsizdir…” gerekçesi ile karar bozulmuştur.

Direnme Kararı:

9. Kırkağaç İcra (Hukuk) Mahkemesinin 16.02.2016 tarihli ve 2016/4 E., 2016/4 K. sayılı kararı ile; önceki gerekçelerle birlikte Mahkemenin 2014/41 E. 2015/1 K. sayılı dosyasında (başka bir icra dosyası ile ilgili) aynı gerekçe ile ihalenin feshinin istediği, mahkemece aynı gerekçelerle şikâyetin reddine dair kararın Özel Dairenin 26.05.2015 tarihli ve 2015/12095 E., 2015/14358 K. sayılı kararı ile onandığı, karar düzeltme isteminin de reddine karar verildiği, Özel Dairenin 19.02.2015 tarihli ve 2015/365 E., 2015/3212 K. sayılı kararında "İİK'nın 150/e-2. maddesinde ise; bu süre içinde satışın istenmemesi veya talep geri alınıp da bu süre içinde yenilenmemesi halinde takibin düşeceği hüküm altına alınmıştır. Satış talebi üzerine alıcı çıkmaması nedeni ile satışın düşürülmesine karar verildikten sonra alacaklı vekilinin her zaman ve yenileme harcı vermeden satış talebinde bulunması mümkündür. İİK'nın 78/4-5. maddesinin olayda uygulanma yeri yoktur” gerekçesi ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan takiplerde satışın bir defa süresi içinde istenilmesi hâlinde alıcı çıkmaması durumunda yenileme harcı ödemeksizin ve her zaman satış talebinde bulunulabileceğini içtihat ettiği, yine Özel Dairenin maddede belirtilen altı ay ve bir yıllık satış isteme sürelerinin hesabında icra (veya ödeme) emrinin tebliğinden itibaren ilk satış talep tarihinin esas alınması gerektiği ve alacaklının bir defa süresi içinde satışı talep etmesi durumunda ihalenin feshedilmemesi gerektiğini değişik içtihatlarında zikrettiği (Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 10.06.2015 tarihli ve 2015/12017 E., 2015/16650 K.; 28.04.2015 tarihli ve 2015/9862 E., 2015/11527 K.; 29.09.2015 tarihli ve 2015/17549 E., 2015/22478 K.; 08.06.2015 tarihli ve 2015/11284 E, 2015/15676 K.; 01.12.2015 tarihli ve 2015/26537 E, 2015/30144 K.; 23.06.2015 tarihli ve 2015/5037 E., 2015/17641 K. sayılı kararları), Özel Dairenin son kararları ve görüşünün ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takiplerinde icra emrinin tebliğ tarihi itibariyle uygulanması gereken İİK'nın 150/e maddesi gereğince taşınmaz rehninin satışının ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren iki sene içinde istenmesinin gerektiği, İİK'nın 150/e-2. maddesine göre ise bu süre içinde satışın istenmemesi veya talep geri alınıp da bu süre içinde yenilenmemesi hâlinde takibin düşeceği, satış talebi üzerine alıcı çıkmaması nedeni ile satışın düşürülmesine karar verildikten sonra alacaklı vekilinin her zaman ve yenileme harcı vermeden satış talebinde bulunmasının mümkün olduğu, İİK'nın 78/son maddesinin bu tür dosyalarda uygulanma olasılığının bulunmadığı yönünde olduğu gerekçeleriyle direnme kararı verilmiştir.

Direnme Kararının Temyizi:

10. Direnme kararı süresi içinde borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.


II. UYUŞMAZLIK

11. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibinde İİK’nın 150/e maddesinde öngörülen yasal sürede satış istendikten sonra yapılan ihalede alıcı çıkmaması üzerine alacaklının her zaman satış talebinde bulunmasının mümkün olup olmadığı, belirtilen maddede düzenlenen sürenin hesabında ilk satış talep tarihinin esas alınmasının mı gerektiği yoksa ihalede alıcı çıkmaması üzerine İİK’nın 150/e maddesinde öngörülen yasal süre içerisinde mi satış talep edilmesinin gerektiği, buradan varılacak sonuca göre ihalenin feshinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

III. GEREKÇE

12. İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile (ilamsız ve ilamlı) takip talebi üzerine icra dairesi, kendiliğinden satış hazırlıklarına başlar. Bu maksatla, tapudan kayıt örneklerini ve belediyeden taşınmazın son imar durumunu getirtir ve takibin kesinleşmesini beklemeden kıymet takdirini (m. 128/2, 4; m. l28/a) yaptırır (m. 150/d). İcra dairesi takip talebi üzerine re'sen satış hazırlıklarına başlayabilir ise de talep olmadan re'sen rehinli malı satamaz.

13. İcra ve İflas Kanunu’nun 150/e maddesinin 02.07.2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanun ile değişiklikten önceki hükmü;

“…Alacaklı, taşınır rehnin satışını ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren nihayet bir sene içinde, taşınmaz rehnin satışını da aynı tarihten itibaren nihayet iki sene içinde isteyebilir.

Satış yukarıdaki fıkrada gösterilen müddetler içinde istenmez veya talep geri alınıp da bu müddetler içinde yenilenmezse takip düşer.

78 inci maddenin 2 nci fıkrası hükmü rehnin paraya çevrilmesi yoliyle takipte de kıyasen uygulanır…” şeklindedir.

14. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 78. maddesinin 2. fıkrası ise “Haciz istemek hakkı, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir sene geçmekle düşer. İtiraz veya dava halinde bunların vukuundan hükmün katileşmesine kadar veya alacaklıyla borçlunun icra dairesinde taksit sözleşmeleri yapmaları halinde taksit sözleşmesinin ihlaline kadar geçen zaman hesaba katılmaz.” düzenlemesini içermektedir.

15. Rehnin paraya çevrilmesi yolu ile ilâmsız takipte, ödeme emrine itiraz hâlinde, itirazın kaldırılması için icra mahkemesine (m. 68-68/a) veya itirazın iptali için mahkemeye (m. 67) başvurulması tarihinden icra mahkemesinin itirazın kaldırılması kararının veya mahkemenin itirazın iptali kararının kesinleşmesine kadar geçen zaman, bu altı ay veya bir yıllık satış isteme süresinin hesabına dahil edilmez (m. l50/e-3; m.78/2). Bundan başka, borçlu ile alacaklının borcun taksitlendirilmesi için icra dairesinde yapacakları sözleşme veya sözleşmelerin (taksitle ödeme sözleşmesi ve sözleşmelerinin) devamı süresince de İİK’nın 150/e maddesinde düzenlenen 1 yıl veya 2 yıllık satış isteme süresi işlemez. Ancak, bu sözleşme veya sözleşmelerin toplam süresinin on yılı aşması hâlinde, aştığı tarihten itibaren süreler kaldığı yerden işlemeye başlar (m. 111/3) (Kuru, Baki: İcra ve İflas Hukuku, Ankara 2013, s. 1021).

16. İcra ve İflas Kanunu’nun 150/g maddesinin atfı ile uygulanması gereken aynı Kanunun 123 ila 136. maddeleri gereğince rehinli (ipotekli) taşınmaz mallar, yalnız açık artırma yolu ile satılır. Satış karar tarihinde yürürlükte bulunan İİK’nın 129. maddesinin 1. fıkrasına göre birinci ve ikinci açık artırma icra memuru tarafından, ilanda belirlenen yer, gün ve saatte, elektronik ortamda verilen en yüksek teklif üzerinden başlatılır. Taşınmaz üç defa bağırıldıktan sonra, elektronik ortamda verilen en yüksek teklif de değerlendirilerek, en çok artırana ihale edilir. Şu kadar ki, artırma bedelinin malın tahmin edilen bedelinin yüzde ellisini bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan diğer alacaklar o malla temin edilmişse bu suretle rüçhanı olan alacakların mecmuundan fazla olması ve bundan başka paraya çevirme ve paraların paylaştırılması masraflarını aşması gerekir. Birinci ihalede, alıcı çıkmazsa veya bu maddede yazılı miktara ulaşılmazsa satış icra memuru tarafından geri bırakılır.

17. İkinci açık artırmada sürülen en yüksek pey İİK’nın 129. maddesinin 1. fıkrasındaki şartları karşılamazsa veya alıcı çıkmazsa İİK’nın 129. maddesinin 3. fıkrasına göre satış talebi düşer. Bunun üzerine, taşınmazın tekrar satışa çıkarılabilmesi için alacaklının yeniden satış talebinde bulunması ve bütün satış işlemlerinin yeni baştan tekrarlanması gerekir (Kuru, s. 673, 675).

18. Satış talebinin düşmesi ile geçerli bir satış talebi kalmayacağından, satış isteme süresinin durması ve yeniden işlemeye başlaması söz konusu olamaz. Bu nedenle satış talebinin düşmesinden itibaren yeni bir süre işlemeye başlar, dolayısıyla İİK’nın 150/e maddesinde belirtilen iki yıllık sürede alacaklının yeniden satış talep etmesi zorunludur. Anılan maddeye göre, belirlenen süreler içinde satış talep edilmez veya satış talebinin geri alınması hâlinde aynı sürede yenilenmez ise takip düşer. Takibin düştüğü tarihten sonra yapılan işlemler yok hükmünde olacağından yapılan ihalenin de bu nedenle feshi gerekir. İİK’nın 150/e hükmü emredici nitelikte olup, mahkemece re’sen gözetilmelidir.
 

19. Somut olayda; alacaklı tarafından borçlu ... aleyhine 19.10.2011 tarihinde başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takipte icra emrinin borçluya 25.10.2011 tarihinde tebliğ edildiği, alacaklı vekilinin 17.01.2012 tarihinde iki adet ipotekli taşınmaz hakkında satış talebinde bulunduğu ve aynı gün satış avansını yatırdığı, 31.01.2012 tarihinde satış kararı alındığı, 20.03.2012 tarihli birinci açık artırmada alıcı çıkmadığından satışın ikinci açık artırmaya bırakıldığı, 30.03.2012 tarihli ikinci açık artırmada da alıcı çıkmadığından satışın düşürülmesine karar verildiği, alacaklı vekili tarafından 21.10.2014 tarihinde yeniden satış talebinde bulunulduğu ve 05.11.2014 tarihinde satış avansının yatırıldığı, 05.11.2014 tarihinde satış kararı alındığı, 515 ve 381 parsel nolu taşınmazların 05.01.2015 tarihli birinci açık artırmada ihale edildiği anlaşılmaktadır.
20. Şu hâle göre 30.03.2012 tarihli ikinci açık artırmada alıcı çıkmadığından satış talebi düşmüş olup, yeni bir satış isteme süresi başlamıştır. İİK’nın 150/e maddesinde düzenlenen iki yıllık satış isteme süresi içerisinde alacaklı tarafından satış istenmediğinden takip düşmüştür. Takibin düştüğü tarihten sonra yapılan işlemler yok hükmünde olacağından, yapılan ihalenin de feshi gerekir.
21. Hâl böyle olunca; yerel mahkemece, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
22. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

IV. SONUÇ:

Açıklanan nedenlerle;

Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA,

İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’na 5311 sayılı Kanun'un 29. maddesi ile eklenen Geçici 7. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken İİK’nın 366/III. maddesi uyarınca kararın tebliğden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 14.09.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.