banner649

04 Ocak 2022

SİLAHLA KASTEN YARALAMAYA TEŞEBBÜS SUÇU - ANTİSOSYAL KİŞİLİK BOZUKLUĞU

T.C.
YARGITAY
1. CEZA DAİRESİ
E. 2021/10174
K. 2021/12975
T. 4.10.2021

SİLAHLA KASTEN YARALAMAYA TEŞEBBÜS SUÇU ( Sanığın Antisosyal Kişilik Bozukluğu Tanısıyla Askerliğe Elverişsiz Olduğunun Belirtildiği - Sanığın Akıl Hastalığı Nedeniyle Eyleminin 5271 SK Md. 32/1 Uyarınca Değerlendirilip Değerlendirilemeyeceği Hususunda İlgili Kurum ve Kuruluşların Heyet ve Kurullarından Rapor Aldırılarak Sonucuna Göre Sanığın Hukuki Durumunun Belirlenmemesinin Kanun Yararına Bozmayı Gerektirdiği )

ANTİSOSYAL KİŞİLİK BOZUKLUĞU ( Sanığın Askerliğe Elverişsiz Olduğunun Belirtildiği - Yargılamaya Konu Eylemin TCK Md. 32/1 Gereği İncelemeye Konu Edilerek Tam Teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Sağlık Kurulundan veya Üniversite Hastanelerinin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanlıklarında Usulüne Göre Teşkil Edilmiş Heyetten ya da Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Kurulundan Rapor Aldırılarak Sonucuna Göre Sanığın Hukuki Durumunun Belirlenmesi Gerektiği )

AKIL HASTALIĞI ( Askerliğe Elverişsiz Olduğu Belirtilen Sanığın Eylemine İlişkin Olarak 5271 SK Md. 311/1-e Gereği Yargılamanın Yenilenmesinin Talep Edildiği Ancak Sanığın Eyleminin Yargılanmanın Yenilenmesini Gerektirecek Ciddiyette Görülmediği - Sanığın Akıl Hastalığı Nedeniyle Yargılamaya Konu Eyleminin TCK Madde 32/1 Kapsamında Değerlendirilip Değerlendirilemeyeceği Hususunda Belirtilen Kurumlardan Rapor Alınıp Sonucuna Göre Sanığın Hukuki Durumunun Belirlenmemesi Hukuka Aykırı Olduğu )

5237/m.32,35,58,86

5271/m.309,311

ÖZET : Dava, silahla kasten yaralamaya teşebbüs suçuna ilişkindir.

"Antisosyal kişilik bozukluğu" tanısıyla askerliğe elverişsiz olduğu belirtilen sanık hakkında CMK madde 311/1-e uyarınca ileri sürülen yeni delil iddiası, yerel mahkeme ve bu kararı denetleyen Ağır Ceza Mahkemesince yargılamanın yenilenmesini gerektirecek nitelik ve ciddiyette görülmemiştir. Ancak sanığın akıl hastalığı nedeniyle yargılamaya konu eyleminin TCK madde 32/1 kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunda tam teşekküllü ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesi sağlık kurulundan, üniversite hastanelerinin ruh sağlığı ve hastalıkları ana bilim dalı başkanlıklarında usulüne göre teşkil edilmiş heyetten ya da Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan rapor aldırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmemesi kararın kanun yararına bozulmasını gerektirmiştir.

DAVA : Silahla kasten yaralamaya teşebbüs suçundan sanık ...'nin, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-e, 35 ve 62. maddeleri gereğince 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mükerrir sanık hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesi'nin 09.03.2017 tarihli ve 2016/421 Esas, 2017/142 Karar sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanık tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18.11.2020 tarihli ve 2016/421 Esas, 2017/142 Karar sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesi'nin 07.12.2020 tarihli ve 2020/434 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 07.04.2021 tarihli ve 2021/4463 Sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.06.2021 tarihli ve 2021/50733 Sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.

Mezkur ihbarnamede;

Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 03.02.2020 tarihli ve 2019/8144 Esas, 2020/2028 Karar sayılı ilamında, "Sanığın 24.02.2015 tarihli duruşmada, psikolojik rahatsızlığının olması nedeniyle askerden elverişsizlik raporu aldığı şeklinde beyanda bulunması ve temyiz dilekçesi ekinde sunulan askeri hastaneden alınan 14.07.2014 tarihli Sağlık Raporunda “sık tekrarlayan uyum bozukluğu tanısıyla askerliğe elverişli değildir” tanısı konulması karşısında, suç tarihi itibariyle TCK'nın 32. maddesi uyarınca “akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığı” konusunda, yöntemince sağlık kurulu raporu alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,..." şeklinde belirtildiği üzere, Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesi'nin 09.03.2017 tarihli kararının kesinleşmesini müteakip, yargılamanın yenilenmesine dair dilekçesine ek olarak ibraz edilen ... Asker Hastanesinin 24.01.2007 tarihli ve 276 Sayılı raporunda hükümlünün "Antisosyal kişilik bozukluğu" tanısıyla askerliğe elverişsiz olduğunun belirtilmesi ve mahkemesince yapılan yargılama aşamasında da anılan hususun ileri sürülmediğinin anlaşılması karşısında, hüküm tarihinde mahkemesince bilinmeyen ve sonradan ortaya çıkan bu durum nedeniyle, hükümlünün 5237 Sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamadığının veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığının Adli Tıp Kurumunca tespiti lüzumunun bulunması gerektiğinden bahisle, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne karar verilerek bu yönde rapor alındıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 Sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.

Gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : TÜRK MİLLETİ ADINA

5271 Sayılı CMK'nin 311/1-e maddesine göre; kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, “Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa” hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür

İncelenen dosyada; Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesi'nin 09.03.2017 tarihli ve 2016/421 Esas, 2017/142 Karar sayılı kararı ile sanık ...'nin 5237 Sayılı TCK'nin 86/2, 86/3-e, 35, 62. maddeleri gereğince 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Yargılamanın yenilenmesi istemi akıl hastalığı yönünden araştırma yapılması gerektiğine ilişkindir. Yerel Mahkeme tarafından bildirilen tanıkların dinlenmesinin yargılamanın yenilenmesini gerektirecek nitelikte yeni bir delil niteliğinde olmadığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi talebi reddedilmiş, bu karara yapılan itiraz da Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yerinde görülmemiştir.

Dosya kapsamına göre; yargılamanın yenilenmesine yönelik istemde ileri sürülen yeni delil iddiasının, yerel mahkemece ve bu kararı denetleyen Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesince, yargılamanın yenilenmesini gerektirecek nitelik ve ciddiyette görülmemiş ise de; sanığın akıl hastalığı nedeniyle yargılamaya konu eylem yönünden 5237 Sayılı TCK'nin 32/1. maddesi kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunda, tam teşekküllü ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesi sağlık kurulundan, üniversite hastanelerinin ruh sağlığı ve hastalıkları ana bilim dalı başkanlıklarında usulüne göre teşkil edilmiş heyetten ya da Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan rapor aldırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekir.

SONUÇ : Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesi'nin 07.12.2020 tarihli ve 2020/434 değişik iş sayılı kararının 5271 Sayılı CMK'nin 309/4. maddesi gereğince KANUN YARARINA BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.

kazanci.com.tr

banner626
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.