24 Ocak Tehlikedeki Avukatlar Günü nedeniyle Türkiye Barolar Birliği tarafından yapılan açıklama şöyle;

"24 Ocak 1977’de İspanya’da dört avukatın mesleki faaliyetleri nedeniyle katledilmesi üzerine, 24 Ocak “Tehlike Altındaki Avukatlar Günü” olarak ilan edilmiştir. Tehlike Altındaki Avukatlar Günü, dünya genelinde avukatların maruz kaldığı risklere dikkat çekme amacı taşımaktadır.

Avukatların mesleki faaliyetleri nedeniyle ciddi risk altında olduğunun uluslararası kuruluşlarca tespit edilmesi üzerine ‘Tehlikedeki Avukatlar Günü’ 2012 ve 2019 yıllarında Türkiye’deki avukatlara ithaf edilmiş olup, bu durum ülkemizde savunma mesleğinin karşı karşıya olduğu sorunların ağırlığını ortaya koyan göstergelerden sadece bir tanesidir.

Öngörüsüzce açılan hukuk fakülteleri ile birlikte avukat sayısının kontrolsüz artışı sosyo-ekonomik olarak büyük bir çöküşü ve sömürü düzeni içerisinde avukatın yalnızlaşmasını yanında getirmiş ve buna avukata yönelik şiddet vakalarındaki artış eklenmiştir. Yaşam hakkımızı ihlal edecek düzeye ulaşan bu şiddet henüz iki hafta önce meslektaşımız Av. Zekeriya Polat’a yalnızca mesleğini yaptığı için, görevi başındayken yönelmiş ve yaşamını kaybetmesine sebebiyet vermiştir.

Avukatların mesleklerini icra ederken önlerine çıkartılan engeller, bilgi ve belgeye erişimde yaşadıkları sorunlar ve özellikle silahların eşitliği ilkesini yok sayan uygulamalar savunma hakkını ve adil yargılanma ilkelerini zedelerken, avukatların müvekkilleri ile özdeşleştirilerek kriminalize edilmesi ve avukatlık faaliyetlerinin soruşturma ve kovuşturma süreçlerine konu edilmesi ise yurttaşların savunma hakkını ortadan kaldıran ve hukuk devleti ilkesini derinden zedeleyen çok daha büyük bir soruna dönüşmektedir.

Anayasamızın 2. Maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesinin eksiksiz hayata geçmesi için savunma hakkının etkin kullanımının zorunlu olduğunu ve bu çerçevede bu hakkı temsil eden avukatların mesleklerini bağımsız şekilde ve her türlü şiddetten uzak olarak yapmaları için yetkili organların gerekli tüm tedbirleri alması gerektiğini tekrar hatırlatır ve öncelikle demokratik hukuk devletinin teminatı olarak, avukatların korunmasına ilişkin uluslararası standartları içeren Avukatlık Mesleğinin Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nin imzalanması ile iç hukukta etkin biçimde uygulanmasının hayati ve ertelenemez bir gereklilik olduğunun altını çizeriz.

Türkiye Barolar Birliği olarak, avukatı korumanın, toplumun adalet umudunu korumak olduğu bilinci ile, savunmanın güçlendirilmesi ve hukukun üstünlüğünün içselleştirilmesi yönündeki mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz."