I. GİRİŞ

Velayet, Türk Medeni Hukuku’nda yalnızca ebeveynlere tanınmış bir hak olmayıp, esasen çocuğun korunmasına ve gelişimine hizmet eden bir yükümlülük olarak düzenlenmiştir. Bu yönüyle velayet, kamu düzenine ilişkin bir kurumdur. Kamu düzeni niteliği gereği, velayete ilişkin uyuşmazlıklarda re’sen araştırma ilkesi geçerlidir. Hâkim, tarafların ileri sürdükleri iddia ve savunmalarla bağlı kalmaksızın, çocuğun üstün yararını gözeterek gerekli tüm incelemeleri yapmakla yükümlüdür.

Yargıtay içtihatlarında da istikrarlı biçimde vurgulandığı üzere, velayetin düzenlenmesi ve değiştirilmesinde asıl ve belirleyici ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Bu çerçevede, ebeveynlerin yaşam koşulları, çocuğa gösterilen ilgi ve bakım, çocuğun yaşı, idrak gücü, kardeşlik ilişkileri, sosyal inceleme raporları ve gerektiğinde çocuğun görüşü birlikte değerlendirilmelidir.

Bu çalışmada; velayetin kaldırılması, değiştirilmesi, askıda kalması, çocuğun görüşünün alınması, kardeşlerin ayrılmaması ilkesi ve uzman incelemesinin önemi gibi başlıca konular, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin seçilmiş kararları ışığında ele alınacaktır.

II. VELAYETİN HUKUKİ NİTELİĞİ VE HÂKİMİN RE’SEN YETKİSİ

Velayet ve vesayete ilişkin uyuşmazlıklar kamu düzenine ilişkin olup, hâkimin kendiliğinden harekete geçmesini gerektirir. Bu sebeple Yargıtay’a göre; ebeveynlerden birinin velayet görevini ağır biçimde savsaklaması, çocuğa yeterli ilgi göstermemesi veya çocuğun fiziksel ve ruhsal gelişimini tehlikeye düşürecek davranışlarda bulunması hâlinde, velayetin kaldırılması veya değiştirilmesi mümkündür (Karar No: 1).

Bu bağlamda hâkim, yalnızca dava tarihindeki koşullarla değil, yargılama sırasında ortaya çıkan yeni gelişmelerle de bağlıdır. Velayetin dinamik yapısı gereği, değişen koşulların değerlendirilmesi zorunludur.

III. ÇOCUĞUN ÜSTÜN YARARI VE GÖRÜŞÜNÜN ALINMASI

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ve ilgili Avrupa sözleşmeleri uyarınca; idrak çağındaki çocuğun, kendisini ilgilendiren konularda görüşünün alınması ve bu görüşe gereken önemin verilmesi gerekir. Yargıtay kararlarında, velayetin değiştirilmesine ilişkin davalarda çocuğun görüşü alınmaksızın karar verilmesini eksik inceleme olarak nitelendirmektedir (Karar No: 3, 9).

Ancak çocuğun beyanı, tek başına belirleyici değildir. Çocuğun üstün yararı gerektirdiği takdirde, görüşünün aksine karar verilmesi de mümkündür. Özellikle ebeveynin çocuğun gelişimini olumsuz etkileyecek yaşam tarzı veya davranışları bulunuyorsa, bu husus belirleyici olmaktadır (Karar No: 11).

IV. KARDEŞLERİN AYRILMAMASI İLKESİ

Velayete tabi birden fazla çocuk bulunması hâlinde, kural olarak kardeşlerin aynı ebeveyne verilmesi gerekir. Yargıtay, kardeşlik duygusunun gelişiminin çocukların psikososyal gelişimi açısından önemini vurgulamakta ve bu ilkenin ancak çocukların menfaati gerektirdiğinde istisnai olarak bertaraf edilebileceğini kabul etmektedir (Karar No: 2, 5).

V. VELAYETİN DEĞİŞTİRİLMESİ VE DURUM DEĞİŞİKLİĞİ

Velayetin değiştirilmesi için, önceki karardan sonra esaslı bir durum değişikliğinin varlığı aranır. Yargıtay, kısa süre içinde açılan velayet değişikliği davalarında; velayet görevini ihlal eden somut ve ispatlanmış olgular bulunmadıkça, değişiklik yapılmasını hukuka aykırı bulmaktadır (Karar No: 6).

Öte yandan, velayet hakkı kendisinde olan ebeveynin ölümü, velayet açısından önemli bir durum değişikliğidir. Bu durumda velayet kendiliğinden sağ kalan ebeveyne geçmez; hâkim tarafından değerlendirme yapılması ve gerekirse vesayet makamına bildirimde bulunulması gerekir (Karar No: 7, 13).

VI. UZMAN İNCELEMESİ VE SOSYAL RAPORLARIN ÖNEMİ

Yargıtay uygulamasında, velayet davalarında psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlarca hazırlanan sosyal inceleme raporları büyük önem taşımaktadır. Uzman raporu alınmaksızın veya güncelliğini yitirmiş raporlara dayanılarak verilen kararlar bozma nedeni sayılmaktadır (Karar No: 3, 9).

VII. ÇIKAR ÇATIŞMASI VE KAYYIM ATANMASI

Velayet sahibi ile çocuk arasında çıkar çatışması bulunması hâlinde, çocuğun davada temsil edilmesi için kayyım atanması zorunludur. Yargıtay, bu hususun göz ardı edilmesini eksik hasım ve usule aykırılık olarak değerlendirmektedir (Karar No: 14).

VIII. SONUÇ

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararları birlikte değerlendirildiğinde; velayetin düzenlenmesi ve değiştirilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda şekli yaklaşımlardan ziyade, çocuğun üstün yararını esas alan, güncel, kapsamlı ve çok yönlü bir inceleme yapılmasının zorunlu olduğu görülmektedir. Çocuğun görüşünün alınması, kardeşlerin birlikte büyümesi, ebeveynlerin fiili bakım ve ilgisi ile sosyal inceleme raporları, hâkimin kararında belirleyici unsurlar olarak öne çıkmaktadır.

Av. Arb. Ahmet Oğuzhan TARHAN

KULLANILAN YARGITAY KARARLARI

1. Yargıtay 2. HD, 2016/9920 E., 2018/1105 K.

2. Yargıtay 2. HD, 2016/1902 E., 2016/3287 K.

3. Yargıtay 2. HD, 2016/24437 E., 2017/300 K.

4. Yargıtay 2. HD, 2016/11498 E., 2016/12565 K.

5. Yargıtay 2. HD, 2013/14352 E., 2014/240 K.

6. Yargıtay 2. HD, 2016/18220 E., 2016/15713 K.

7. Yargıtay 2. HD, 2024/8297 E., 2024/8680 K.

8. Yargıtay 2. HD, 2013/14946 E., 2013/28693 K.

9. Yargıtay 2. HD, 2015/23642 E., 2017/2424 K.

10. Yargıtay 2. HD, 2016/16629 E., 2017/1767 K.

11. Yargıtay 2. HD, 2019/906 E., 2019/1745 K.

12. Yargıtay 2. HD, 2009/1170 E., 2009/5121 K.

13. Yargıtay 2. HD, 2017/1277 E., 2017/5314 K.