Genel Olarak Etkin Pişmanlık

Öğreti ve uygulamada etkin pişmanlık, "Bir suçun işlenmesinden sonra failin, herhangi bir dış etken bulunmaksızın kendi hür iradesiyle, meydana gelen neticeyi ortadan kaldırmaya yönelik davranışları" şeklinde tanımlanmaktadır.

Diğer yandan incele konumuz dışında kalan gönüllü vazgeçme(İhtiyari vazgeçme) ise suçun icra hareketlerinin tamamlanmasından ya da neticenin meydana gelmesinden önce söz konusu olup, etkin pişmanlık(faal nedamet) ise suçun tamamlanmasında sonraki sürece ilişkindir.

Kanunda Etkin Pişmanlık hükümlerine yer verilmesinin nedeni, suçla mücadeleyi kolaylaştırmak, suçluların topluma kazandırılmasını sağlamak, mağdurların zararlarını gidermek ve ceza adaletini gerçekleştirmektir. Etkin pişmanlık, failin suç işleme iradesinden vazgeçmesini, suçun olumsuz etkilerini telafi etmesini ve devletle iş birliği yapmasını teşvik eder. Böylece, hem fail hem de toplum için olumlu sonuçlar doğurur.

Etkin Pişmanlık sanığın şahsi durumuna ilişkin olduğundan diğer failleri etkilemez, bu sebeple şahsi bir indirim sebebidir. Diğer yandan etkin pişmanlık durumunda suçun haksızlık içeriği ortadan kalkmamakta, bu nedenle cezayı kaldıran veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebepler arasında yer almaktadır.

Hukukumuzda, Etkin pişmanlık gönüllü vazgeçme gibi genel bir düzenlemeye tabi tutulmamış, ceza kanunumuzun özel hükümler kısmında, farklı suç türleri için ayrı ayrı düzenlenmiştir.

Türk Ceza Kanununda Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulandığı suç türlerine “Organ ve doku ticareti (md.93), Parada ve kıymetli damgada sahtecilik (md.201), Zimmet (md.248), Rüşvet (md.254), İftira(md.269), Suç delillerini yok etme, gizleme ve değiştirme(md.281), Malvarlığına karşı işlenen suçlar (md.168), Uyuşturucu madde ticareti suçları(md.192), Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma(md.110), Örgüt kurma, yönetme veya üye olma (md.221)” suçları örnek gösterilebilir.

Uyuşturucu Madde Ticareti Suçları

Uyuşturucu Madde Ticareti Suçları, bir ülkede şiddet olaylarında artışa ve aile bütünlüğünde bozulmalara yol açtığı gibi, ekonomik olarak sağlık harcamalarında artışa, üretkenlik kaybına ve işsizlik ve yoksulluk da artışa yol açar. Tüm bunlar birlikte değerlendirildiğinde uyuşturucu madde kullanımı ve dolayısıyla uyuşturucu suçlarının toplumun başta sağlık, hukuk, kültür, ekonomi, sosyal ve diğer tüm yaşam alanlarında derin bir tahribata yol açtığını söylemek yanlış olmaz.

Bu nedenlerle Türk Ceza Kanununda Topluma Karşı Suçlar başlıklı üçüncü bölümün “Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar” başlıklı üçüncü kısmında yer alan Uyuşturucu Madde Suçlarında korunan hukuki menfaat, genel kamu sağlığıdır. Bu suç, soyut tehlike suçları arasında yer aldığından, cezalandırma için somut bir zararın ortaya çıkmasına gerek yoktur. Herkes suçun faili olabilir ve uyuşturucu veya uyarıcı maddenin türüne, suçun işleniş şekline ve failin durumuna göre oldukça ciddi cezalar uygulanır.

Yargıtay CGK Kararlarında da “uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin imalinin, ticaretinin ve kullanımının, genel sağlığı bozmanın ötesinde kullanıcısının sağlığını, kişiliğini, toplumsal ilişkilerini tahrip etmesi, genel ahlakı etkilemesi, şiddet içeren birçok suçun kaynağı ve öncüsü, yarattığı ulusal ve uluslararası pazar ağları nedeniyle zorunlu ve öncelikle mücadele edilmesi gerektiren tehlike suçlarından olması ile bu suçların önlenmesi ve ortaya çıkartılmasındaki zorlukları da gözeten kanun koyucu, söz konusu suçlarla daha iyi mücadele edilebilmesi ve daha fazla başarı sağlanabilmesi amacıyla, suç ortaklarını ele veren veya suçun delillerinin ele geçirilmesini sağlayan faili ödüllendirmiştir. Bu kapsamda, gerek “cezasızlık” nedeni gerekse “cezadan indirim” sebebi olarak TCK'nın 192. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri, daha fazla bir zararı önleyebilmek için daha az bir zarara katlanılması şeklinde ortaya çıkan, bu suçlarla mücadele edilmesi sırasında karşılaşılan zorlukları aşmaya yönelik bir tercihtir” şeklindeki ifadeler ile kanunda etkin pişmanlık düzenlemesine yer verilmesinin sebebi ortaya koyulmuştur. (Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2018-9-345 E. 2020-73 K. 11.02.2020 Tar.)

Uyuşturucu Madde Suçlarında failin etkin pişmanlık göstermesi halinde, alacağı cezada suçun haber alındığı zamana ve verilen bilgilerin niteliğine göre değişik oranlarda indirim yapılması öngörülmüştür. Buna göre;

- Suçun resmi makamlarca haber alınmasından ÖNCE etkin pişmanlık gösterilirse, fail hakkında cezaya hükmolunmaz.(md.192/1-2-4)

- Suçun resmi makamlarca haber alınmasından SONRA etkin pişmanlık gösterilirse, failin cezası 1/4'ten 1/2'ye kadar indirilir.(TCK md.192/2)

Bu ceza indirimi, uyuşturucu madde imal veya ticareti suçlarına iştirak edenlerin yanı sıra, kullanmak için uyuşturucu madde satın alan, kabul eden veya bulunduranlar için de geçerlidir.

Uyuşturucu Madde Suçlarında Etkin Pişmanlıktan Faydalanma Koşulları

- Suçun tamamlanmış olması,

- Suçun resmi makamlarca haber alınmadan önce veya alındıktan sonra etkin pişmanlık gösterilmesi,

- Failin suç ortaklarını veya uyuşturucu maddelerin bulunduğu yerleri bildirmesi,

- Failin verdiği bilgilerin suçluların yakalanmasını veya uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesini sağlaması,

- Failin bu davranışının iradi olması,

Şartlarının bir arada sağlanması gerekmektedir.

- Suçun tamamlanmış olması: Bu koşul, etkin pişmanlık gösteren kişinin suçun tamamlanmasına katkıda bulunmuş olması anlamına gelir. Eğer kişi suçun tamamlanmasını engellemeye çalışmışsa, teşebbüs veya gönüllü vazgeçme hükümleri uygulanır. Yargıtay, suçun tamamlanmış olması koşulunu, suçun işlenmesi için gerekli olan bütün unsurların gerçekleşmesi olarak yorumlamıştır.

- Suçun resmi makamlarca haber alınmadan önce veya alındıktan sonra etkin pişmanlık gösterilmesi: Bu koşul, etkin pişmanlık göstermenin zamanını belirler. Eğer kişi suçun resmi makamlarca haber alınmasından önce etkin pişmanlık gösterirse, cezaya hükmolunmaz. Eğer kişi suçun resmi makamlarca haber alınmasından sonra etkin pişmanlık gösterirse, cezası indirilir. Resmi makamların suçtan haber alması, soruşturma veya kovuşturma evresinde olabileceği gibi, suçun işlendiği sırada da olabilir.

Yüksek Mahkeme “…Hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı başlatılmış herhangi bir soruşturma olmadığı halde, kolluk görevlilerine uyuşturucu madde etkisi altında olduğunu beyan etmesi üzerine yapılan tahlilde idrarında esrar tespit edilen ve cebinden çıkardığı sigara tabakasında esrar maddesinin görülen olayda; sanığın, uyuşturucu madde kullandığını belirterek, bu suçtan soruşturma yapılmasını sağlaması ve resmi makamların bilgisinin bulunmadığı aşamada kendi beyanı ile suçunu ortaya çıkarması nedeniyle, hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince “ceza verilmesine yer olmadığına”, karar verilmesi…” gerektiğine karar vermiştir.(T.C. Yargıtay 10.CEZA DAİRESİ Esas:2020-18739 Karar:2023-3435 Karar Tarihi:12.04.2023)

- Failin suç ortaklarını veya uyuşturucu maddelerin bulunduğu yerleri bildirmesi: Bu koşul, etkin pişmanlık gösteren kişinin, suçun aydınlatılmasına yardımcı olması gerektiğini ifade eder. Kişi, suçun işlenmesine katılan diğer kişilerin kimliklerini veya uyuşturucu maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri resmi makamlara bildirmelidir. Bildirim, Cumhuriyet Başsavcılığına, kolluk makamlarına, mahkemelere, valiliklere gibi resmi mercilere yapılmalıdır.

- Failin verdiği bilgilerin suçluların yakalanmasını veya uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesini sağlaması: Bu koşul, etkin pişmanlık gösteren kişinin verdiği bilgilerin somut bir sonuç doğurması gerektiğini belirtir. Kişi, sadece bilgi vermekle kalmayıp, bu bilgilerin suçluların yakalanmasına veya uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesine neden olmasını sağlamalıdır. Yargıtay, bu koşulun gerçekleşmesi için, kişinin verdiği bilgilerin suçluların yakalanmasına veya uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesine doğrudan katkı sağlaması gerektiğini, dolaylı veya tesadüfi bir etkinin yeterli olmayacağını vurgulamıştır.

Yargıtay konu ile ilgili bir kararında, ifadeleri arasında çelişki bulunan sanığın, suçla ilgisi olduğunu söylediği kişinin açık kimliğini ve adresini de bildirmediğini; bunun sonucu olarak bildirdiği kişinin yakalanmasının da mümkün olmadığını, bu durumlar karşısında, TCK'nın 192. maddesinin 3. fıkrası anlamında etkin pişmanlığı bulunmadığı halde, "suçun ortaya çıkmasına ve suç ortaklarının meydana çıkmasına hizmet ettiği" gerekçesiyle, sanığın cezasından sözü edilen fıkra uyarınca indirim yapılmasının yerinde olmadığına karar vermiştir.(T.C.Yargıtay 10.CEZA DAİRESİ Esas:2014-2530 Karar:2015-31767 Karar Tarihi:15.06.2015)

- Failin bu davranışının iradi olması: Etkin pişmanlığın varlığının kabul edilebilmesi için sanığın suç sonrası sergilediği aktif davranışın iradi olması da gerekmektedir. Bu şart, etkin pişmanlığın sübjektif unsurunu teşkil etmektedir. Etkin pişmanlığın var olduğunun kabulü için, tek başına failin haksızlığın sonuçlarını ortadan kaldırmaya yönelik davranışlarda bulunmuş olması yeterli değildir. Etkin pişmanlıkta fail, suç sonrası mağdurun uğradığı zararı gidermeyi, engellemeyi, düzeltmeyi ya da tehlikeyi önlemeyi iradi yani gönüllü olarak gerçekleştirmelidir. Çoğu zaman fail bu tür davranışları, suçu işledikten sonra duyduğu pişmanlığın tesiri ile yapmaktadır. Bu nedenle müessesenin adlandırılmasına tercih edilen ikinci kelime "Pişmanlık" olmuştur. Aynı şekilde karşılaştırmalı hukukta örnekleri verilen isimlerden anlaşılacağı üzere "Tövbe" kelimesi ile bu vurgunun yapıldığı görülmektedir. Etkin pişmanlıkta ceza verilmesinden vazgeçilmesinin veyahut cezadan bir indirim yapılmasının temelinde failin bu pişmanlığı yatmaktadır. Zira cezalandırmada güdülen asıl amaç, kişilerin pişmanlık duymasını sağlayıp yeniden topluma kazandırılmasıdır. Failin dışa yansıyan davranışlarının pişmanlığının tezahürü olarak kabul edilebilecek derecede iradi olması yeterli olup iç dünyasına bakılarak gerçekten samimi olup olmadığı aranmayacaktır. Bu bakımdan sanığın davranışında cezadan kurtulma saiki de etkili olmuş olsa, önemli olan salt bu saikle hareket edilmemiş olmasıdır. Nitekim TCK'nın uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunda etkin pişmanlığa ilişkin 192. maddesiyle ilgili görüşmelerde, bu Kanun'un hazırlanmasında görevli akademisyenlerden Adem Sözüer; "Gönüllü vazgeçme veya etkin pişmanlıkta, kişinin iç dünyasında gerçekten nedamet duyup duymadığına bakmıyoruz sadece; yani gönüllü vazgeçme ve etkin pişmanlıkta suç politikası gereğince kişinin suç yolundan kendi iradesiyle dönüp dönmemesine bakıyoruz. O yüzden, kendi iç dünyasında gerçekten pişmanlık duyup duymadığına ilişkin konular, aslında ne gönüllü vazgeçmeyi, suça teşebbüsü ne de buradaki etkin pişmanlığı belirleyici unsuru değildir." şeklinde açıklamalarda bulunmuştur. (T.C. Yargıtay CG.CEZA GENEL KURULU Esas:2019-8-388 Karar:2020-332 Karar Tarihi:30.06.2020)

Bu koşulların birlikte gerçekleşmesi halinde fail, uyuşturucu madde ticareti suçlarında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanılabilir.

Sonuç

Uyuşturucu madde ticareti suçlarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması, izlenen suç siyaseti politikasının gereği olarak devletin suçla mücadele etme yöntemlerinden biridir. Bu sayede, suç işleyen veya suça katılan kişiler, devlete yardımcı olarak, kendilerine tanınan hukuki imkânlardan yararlanabilirler.

Etkin pişmanlık hükümlerinin kabul edilmesindeki faydalar:

- Suçla mücadele etmeyi kolaylaştırır, suçun aydınlatılmasına ve suçluların yakalanmasına katkı sağlar.

- Suçluların topluma kazandırılmasını sağlar, suç işleme iradesinden vazgeçmelerini ve suçun olumsuz etkilerini telafi etmelerini teşvik eder.

- Mağdurların zararlarını giderir, mağdurun rızasını alarak faille uzlaşma imkânı sunar.

- Ceza adaletini gerçekleştirir, failin suç işlediği andaki kusurunu ve sonradan gösterdiği pişmanlığı dikkate alarak cezayı bireyselleştirir.

Etkin pişmanlık hükümlerinin dezavantajları ise:

- Suçluların dürüst yargılanma hakkını ihlal edebilir, suçluları kendilerini veya suç ortaklarını ihbar etmeye zorlayabilir.

- Suçluların verdiği bilgilerin doğruluğunu ve yeterliliğini kontrol etmeyi zorlaştırabilir, sahte, gerçek dışı veya soyut bilgilerle yargılamayı etkileyebilir, yargılamayı sürüncemede bırakıp uzatabilir.

- Suçluların cezadan kurtulmak için etkin pişmanlık göstermelerine yol açabilir, suçluların gerçekten pişman olup olmadıklarını tespit etmeyi güçleştirebilir.

- Suçluların etkin pişmanlık göstermeleri için yeterli süre tanımayabilir, suçluların etkin pişmanlık göstermelerini engelleyebilir.

Etkin pişmanlık müessesesinin, her ne kadar bir miktar olumsuz yönlerinin de bulunma ihtimali olsa da avantajlarının çok daha fazla olduğu ve suçla mücadelenin en etkili araçlarından biri olarak mevzuat ve uygulamada üzerinde durulması en önemli konulardan olduğu şüphesizdir.