Bilişim hukukçusu Avukat Görkem Gökçe, yapay zeka teknolojisinin, ABD'de şubat ayında görülecek bir davada hukuk danışmanlığı hizmetinde kullanılmasını değerlendirdi. Gökçe, “Yapay zekâ ile ilgili hukuki düzenlemelere ihtiyaç artıyor. Dünyanın ilk robot avukatı DoNotPay’in şubat ayında ABD’deki bir mahkemede sanığa tavsiyede bulunacağı haberi ise yapay zekânın yargı süreçlerdeki kullanımı ile ilgili en güncel gelişme. Bu duruşma yapay zekânın savunma yapacağı ilk dava olarak tarihe geçecek” dedi.

Hukuk ile teknolojinin kesişimi zor iki alan olduğunu belirten Gökçe, “Hukukçuların formasyon icabı analitik düşünme tecrübelerinin yeterli olmamasının da etkisiyle hukuk dünyası yapay zekâ gibi teknoloji sektörü içinde diğer konu başlıklarına göre daha teknik bir konuda hantal kalabiliyor. Bu bağlamda bizler biraz geriden geliyoruz. Örneğin, ‘Yapay zekâ kararlarından kaynaklanan sorumluluğun hukuki karşılığı var mıdır?’ sorusunun henüz hiçbir hukuki düzenlemede doğrudan bir cevabı yok. Son dönemde yapay zekâ tarafından üretilen sözde eserler ile ilgili tartışmalar artmaya başladı. Dolayısıyla yapay zekânın toplumda etkilerinin somutlaşmaya başlaması hukuki taraftaki düzenleme ihtiyaçlarının artmasına neden oluyor. Şundan kimsenin hiç şüphesi olmasın ki, hukuk bu durumu bir kenarda bırakmaz, Roma Hukuku’ndan bu yana uzanan temel hukuk kurumları yapay zekâ için de çıkarımlar üretir” diye konuştu.

HUKUKİ SÜREÇLERE KATKISI TÜM SEKTÖRLERDEN ÖNEMLİ

Yapay zekâ uygulamalarının sağlıktan perakendeye birçok endüstride yıkıcı etkilerinin olduğunu belirten Gökçe, “Bu teknolojinin hukuk alanında kullanımı belki de diğer bütün sektörlerden daha fazla önem arz ediyor. Sözleşmelerin incelenmesinden, raporlamalara ve teknik analizlere kadar yapay zekâ avukatların saatler harcayarak yaptıkları işlerde çok ciddi katkılar sunabilir. Yapay zekâ özellikle tekrarlanan işlerde insana göre çok daha hızlı olan öğrenme kapasitesi ile hem zamandan hem de maliyetlerde ciddi tasarruf sağlayabilir. Ancak işin asıl heyecan verici tarafı yapay zekânın önemli davalarda karar verici olarak görev yapmaya başlaması. Yapay zekânın yargıda üstleneceği bu rol hukukun Romalılardan günümüze taşıdığı temel yaklaşımların bir kısmını tarihin tozlu sayfalarına gönderebilir” ifadelerini kullandı.

YAPAY ZEKÂNIN SAVUNMA YAPACAĞI İLK DAVA ŞUBAT AYINDA ABD’DE GÖRÜLECEK

Yapay zekânın yargı süreçlerinde kullanımın yeni bir konu olmadığını aktaran Gökçe, “Son 4-5 yıldır dünyanın farklı ülkelerinde pilot uygulamaları yapılıyor. 2019 yılında Çin’in başkenti Pekin’deki çevrimiçi dava hizmeti merkezinde, davaların açılması ve işleme konulması gibi nispeten basit hukuksal işlemlerde vatandaşlara yardımcı olması için ‘AI Judge’ isimli yapay zekâ yargıçlarını kullanıma sundu. Yine 2019 yılında Estonya’daki mahkemelerde görev yapmaya başlayan yapay zekâ destekli robot hakimler, 7 bin eurodan daha az tutarlı anlaşmazlıklarda yasal belgelerin incelenmesi ve analiz edilmesi konusunda mahkemelere destek veriyorlar. Bir başka örnek ise Malezya’dan. 2022 yılı aralık ayında ülkenin Sabah ve Sarawak eyaletlerindeki mahkemelerde yapay zekâ yargılama sisteminin pilot uygulamaları yapılmaya başlandı. Britanyalı-ABD’li girişimci Joshua Browder’ın geliştirdiği dünyanın ilk robot avukatı DoNotPay’in şubat ayında ABD’deki bir mahkemede sanığa tavsiyede bulunacağı haberi ise yapay zekânın yargı süreçlerdeki kullanımı ile ilgili en güncel gelişme. Bu duruşma yapay zekânın savunma yapacağı ilk dava olarak tarihe geçecek” dedi.

YARGITAY’DA YAPAY ZEKÂ SİSTEMİ BU YIL BAŞLAYACAK

Gökçe, “Yapay zekânın hukukta yargı süreçlerinde kullanımı ile ilgili Türkiye’de de son dönemde çok ciddi adımlar atılıyor. Avrupa Konseyi ile yürütülen Yargıtay’ın Kurumsal Kapasitesinin Güçlendirilmesi Projesi kapsamında bu yıl içerisinde hayata geçmesi planlanan yapay zekâ sistemi ile güncel ve emsal kararların yaygınlaştırılmasının kolaylaştırılması ve adli kalitenin yükseltilmesi hedefleniyor. Bu sistem sayesinde vatandaş ve avukatlar, elindeki delil ve verileri sisteme girerek söz konusu davayı kazanma ihtimalini öğrenebilecekler. Buna göre dava açıp açmamam kararlarını gözden geçirebilecekler. Yine yeni sistem ile geniş dava dosyalarının özetlerinin hızlı bir şekilde hazırlanabilmesi ile savcılık ve müzakere süreçleri de kolaylaşacak. Ayrıca, Yargıtay’ın 2015 yılında şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkesi gereğince 6 milyondan fazla kararı kamunun erişimine açması sonucu güncel ve yol gösterici değeri yüksek kararların tespit edilmesinde yaşanan zorlukların da önüne geçilmiş olacak” diye konuştu.

“Yapay zekâ ve hukuk ilişkisindeki asıl kritik adım bu teknolojinin yargı süreçlerinde aktif olarak kullanılmaya başlayacak olması” diyen Gökçe, “Dünyanın birçok yerinde robot hakimlerden, yapay sistemlerine ilk denemeler bir süredir yapılıyor. Türkiye’de de bu yıl içerisinde Yargıtay’da yapay zekâ sisteminin hayata geçmesini bekliyoruz. Bu uygulama sayesinde davalardaki yığılmaların bir miktar önüne geçilebilir, kendileri için en doğru emsal kararları öncesinde gören vatandaşlar bu sayede uzun, pahalı ve stresli davalardan belki de kaçınabilir” ifadelerini kullandı.