T.C.

Yargıtay

8. Ceza Dairesi

2024/244 E., 2024/6373 K.

"İçtihat Metni"

BOZMA ÜZERİNE
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1116 Esas, 2023/1405 Karar
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılanlar vekilleri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 12.10.2017 tarihli ve 24.07.2018 tarihli iddianameleriyle; sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen iftira suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.01.2019 tarihli kararıyla davaların birleştirilmesine karar verilmiştir.

3. İstanbul 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.01.2020 tarihli kararıyla; sanığın, iftira suçundan (iki kere) 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve cezaların ertelenmesine karar verilmiştir. Kararın sanık müdafileri ve katılanlar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 26.04.2021 tarihli kararıyla; sanığın, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine ve hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 26.04.2021 tarihli kararının katılanlar ve vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 05.06.2023 tarihli ilamıyla, hükmün; sanığın iftira suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Mahkemesince; Yargıtay 8. Ceza Dairesinin bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 20.11.2023 tarihli kararıyla; sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Katılanlar vekillerinin temyiz istemleri; sanığa az ceza verildiğine, sanığa verilen cezanın 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince cezanın yarı oranında artırılması gerektiğine ve hükmün sanık aleyhine bozulması gerektiğine ilişkindir.

2.Sanık müdafinin temyiz istemi ise; suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, şüpheye dayanılarak mahkumiyet kararı verilemeyeceğine ve beraat kararı verilmesi gerektiğine, cezanın ertelenmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Dava konusu olay; sanığın husumetli olduğu katılanlar hakkında 22.01.2017 tarihli dilekçe ile FETÖ/PDY üyesi olduklarından bahisle asılsız ihbarda bulunarak atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.

2. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosunun 29.06.2017 tarihli, 2017/64068-47325 Soruşturma ve Karar sayılı kararı ile katılanların örgüt üyesi olmadıkları anlaşıldığından kovuşturmaya yer olmadığına karar verilip; karar itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.

3. Katılanların 2011-2012 yıllarında avukatlık yaptıkları dönemde sanığın şirketi ile aralarındaki bir kısım davalardan dolayı katılanlarla sanık ve vekili arasında husumet oluştuğu tüm dosya kapsamına göre tespit edilmiştir.

4. Mahkemesince bozma ilamına uyularak sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Oluş ve tüm dosya kapsamına göre; katılanların 2011-2012 yıllarında avukatlık yaptıkları dönemde sanığın şirketi ile aralarındaki bir kısım davalardan dolayı katılanlarla sanık ve vekili arasında zamanla husumet oluştuğu tespit edilmiştir. Sanık, 22.01.2017 tarihinde avukatı vasıtası ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği dilekçede; taraflar arasında görülen çeşitli davalarda katılanların belirli zihniyetteki adli makamları organize ederek sahte delillerle aleyhlerinde kararlar aldıklarını, bu davalarda katılanlar lehine şaibeli kararlar veren 11 hakim - savcıdan 7'sinin FETÖ/PDY terör örgütü mensubu olduğu gerekçesiyle meslekten çıkarıldıklarını ve katılanların da örgüt üyesi olduğunu iddia etmiştir. Bu ihbar neticesinde; katılanlar hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 2017/64068 sayılı soruşturma yapılmıştır. Soruşturma sonucunda katılanların terör örgütü üyesi olduklarına dair belge ya da başkaca bir delil bulunmadığı gerekçesiyle 29.06.2017 tarih ve 2017/47325 Karar sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Taraflar arasındaki geçmişe dayalı bağlantı incelendiğinde; karşılıklı olarak çok sayıda davalar bulunduğu, şikayetler olduğu anlaşılmakla sanığın katılanlarla aralarındaki geçmişe dayalı husumet ve davalar sebebiyle işlenmediğini bildiği halde katılanların örgüt mensubu oldukları yönünde suç isnadında bulunduğu bu şekilde zincirleme olarak iftira suçunu işlediği sabit olduğundan sanık hakkında kurulan hükümde ve uygulamada hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 20.11.2023 tarihli, 2023/1116 Esas ve 2023/1405 Karar sayılı kararında katılanlar vekilleri ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 41. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2024 tarihinde karar verildi.