CHP Lideri Özel, Ankara'daki bir otelde düzenlenen 'Türk Eczacıları Birliği 44'üncü Olağan Büyük Kongresi'ne katıldı. Burada konuşan Özel, Türk Eczacılar Birliği Genel Sekreterliği yaptığı döneme ilişkin anılarını anlattı. Ardından bir konuşmasında kullandığı 'Baba evi' ifadelerine yönelik eleştirilere yanıt veren Özel, "Ben konuşmamda, 'Manisa'da baba evine helallik almaya gittim' dedim. Atatürk'ün partisi olduğu için bizim partiye 'baba evi' diyoruz. Kadın meselesine olan pozitif yaklaşımıma rağmen 'Niye baba evi?' dediler. Dedim ki 'Acele etmeyin ana ocağına da gideceğiz'. Madem ki; bizi bu örgüte Nükhet Tartan getirmiş, emanet etmiştir, büyütmüştür; burası da benim ana ocağımdır. Ana ocağıma binlerce şükran sunuyorum. Bundan sonraki siyasi hayatım boyunca da sizi hiçbir zaman unutmayacağım. Ben kendimi özlettirmemeye çalışsam da siz kendinizi bana özlettirmeyin. Hakkınızı helal edin" dedi.

'YARIN BİRİ MECLİS'İ DE YOK HÜKMÜNDE SAYAR'

Programdan sonra basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özel, hükümetin yeni anayasa çalışmaları ve yargıdaki tartışmalara ilişkin, "Bugünlerde anayasanın bir maddesi Yargıtay tarafından yok sayılıyor. Ülkeyi yöneten kişi de bunu haklı görüyor ve Anayasa Mahkemesi yetkisinin herkesi bağlayacağı ile ilgili hükmünü yok hükmünde kabul ediyor. Biz de diyoruz ki eğer böyle yaparsanız yarın birisi Meclis'i de yok hükmünde sayar. Çünkü 80'inci ve 85'inci madde Meclis'i ilgilendiriyor. Yarın sizi de etkiler çünkü cumhurbaşkanı ile ilgili maddeler birisi tarafından yok sayılır; olmaz. Aynı şekilde buradaki Türk Eczacıları Birliği de anayasa da kamu kurumu niteliğindeki meslek örgütleri ile ilgili maddeden güç alıyor. Örneğin; eğer bugün herhangi bir eczacı Anayasa Mahkemesi kararının Yargıtay tarafından kabul edilmemesine, 'doğru yapıyorlar' diyorsa kendi mesleği de elden gidiyor mesela. Bunu görmesi lazım. Herhangi bir tabip buna sessiz kalırsa cumhurbaşkanı 'Yarın artık Türk Tabipler Birliği yok' diyebilir" ifadelerini kullandı.

'ERDOĞAN'A KARŞI DÜZENİ, DEVLETİ, HUKUKU SAVUNUYORUM'

O yüzden anayasal düzeni bir maddede yok saymanın bütün bir düzeni ortadan kaldıracağını vurgulayan Özel, "Kamu kurumu niteliğinde bir meslek örgütü olmazsa eczacılar yine olur ama onlar ya sermayenin eline düşerler ya da kendi ceplerini düşünen tüccarlara dönüşürler. Kamu kurumu niteliğinde olduğunuzda, gece 3'te çocuğunuz hastalandığında ateş düşürücü şurubu bulabileceğiniz bir eczanenin açık olduğundan eminsiniz. Çünkü kamu için o alan düzenlenmiş. Anayasaya böyle sahip çıkmak lazım. Yani anayasa tartışması Özgür Özel'in, Recep Tayyip Erdoğan'ın tartışması değildir. Gece 3'te ateşlenmiş, havale geçiren çocuğa ilacın bulunup bulunamaması meselesidir. Türkiye'nin bir ucuna bir hekimin gidip gitmemesi meselesidir. Anayasa meselesi bir barınma hakkı meselesidir, çocukların parklarda yatmama meselesidir, anayasa meselesi örgütlenme meselesidir, sendikalı işçinin hakkını alma meselesidir. Siz anayasayı bir yerden yok saymaya başlarsanız önüne gelen başka bir yerini yok sayar, düzen kalkar, devlet kalkar. Ben Recep Tayyip Erdoğan'a karşı düzeni, devleti, hukuku savunuyorum. Ben Recep Tayyip Erdoğan'a karşı kendi bindiğin dalı kesme diyorum. Onun cumhurbaşkanlığını güvence altına alan anayasa maddesini savunuyorum. Yarın kimin cumhurbaşkanı olacağına milletin karar vermesi anayasadır, babadan oğula geçmesi anayasasızlaştırmadır. Anayasa, dünyada 800 yıllık Türkiye'de ilk adımları atılmaya başlayalı 200 yıllık bir yürüyüştür. Bu yürüyüşe çelme takan Türkiye'ye çelme takar" diye konuştu.