banner590

04 Haziran 2018

SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNE ÜYE OLMA - ÖRGÜTSEL HİYERARŞİNİN BELİRLENMESİ
banner580

T.C.
YARGITAY
16. CEZA DAİRESİ
E. 2015/7736
K. 2017/5339
T. 15.11.2017

* SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNE ÜYE OLMA ( Örgütün Hiyerarşisine Dahil Olduğuna Dair Yeterli Delil Bulunamayan Sanığın Beyanlara Göre Eylemde Kullanılmak Üzere Molotof Temin Ettiğinin Değerlendirilmesi Karşısında Mahallinde Eylem Tarihinde Örgütsel Bir Eylem Yapılıp Yapılmadığı Tespit Edilerek Sanığın Bu Olayda TCK. 174.Maddesi Kapsamında Molotof Kullandığının İspatı Halinde Örgüt Adına Suç İşlemektenYardım Malzemesinin Niteliği Tespit Edilmemesi Halinde İse Örgüte Yardım Suçundan Hüküm Kurulması Gereği )

* EYLEME KATILMA YÖNÜNDE MESAJLAŞMA ( Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma - Sanık Hakkında Hükme Esas Alınan Tape Kayıtlarından Ertesi Gün Okula Gitmeyip Eyleme Katılması Yönünde Mesajlaştığı Kişi İle Kent Meclis Toplantısına Katılması İçin Kendisini Önerdiği Yönünde Mesaj Çektiği Şahsın Soruşturma Kapsamında Beyanları Alınıp Tüm Deliller Birlikte Değerlendirilerek Sonucuna Göre Hukuki Durumunun Tayin ve Takdir Edileceği )

* ÖRGÜTSEL HİYERARŞİNİN BELİRLENMESİ ( Mahalle Sorumlusu Olduğunu Beyan Eden Sanığın Olay Tarihinde Mahalle Sorumlusu Olarak Görevlendirilip Görevlendirilmediği Hakkında Yapılan Başka Soruşturmanın Olup Olmadığının Belirlenmesi Sonucuna Göre de Emare Delili Olan İletişimin Dinlenmesine Dair Görüşme İçeriklerinde İfade Edildiği Şekilde “Diğer Sanıktan Sorumlu Olup Olmadığı Aralarında Bir Ast Üst İlişkisinin Bulunup Bulunulmadığının Tespiti İle Buna Göre Her İki Sanığın Hukuki Durumlarının Tayin Edilmesi Gereği )

5237/m.174

ÖZET : 1-Silahlı terör örgütünün hiyerarşisine dahil olduğuna dair yeterli delil bulunamayan sanığın iletişimin tespiti sonucu elde edilen beyanlara göre 15 Şubat 2010 tarihli eylemde kullanılmak üzere molotof temin ettiğinin değerlendirilmesi karşısında, mahallinde 15 Şubat 2010 tarihinde örgütsel bir eylem yapılıp yapılmadığı tespit edilerek, sanığın bu olayda TCK'nın 174.maddesi kapsamında molotof kullandığının ispatı halinde örgüt adına suç işlemekten, yardım malzemesinin niteliği tespit edilmemesi halinde ise örgüte yardım suçundan hüküm kurulması gerekirken örgüt üyeliğinden hüküm kurulması,

2-Sanık hakkında hükme esas alınan tape kayıtlarından 14.02.2010 tarihinde ertesi gün okula gitmeyip eyleme katılması yönünde mesajlaştığı kişi ile, 16.02.2010 tarihinde kent meclis toplantısına katılması için kendisini önerdiği yönünde mesaj çektiği şahsın soruşturma kapsamında beyanları alınıp tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

3-Tespit edilen tape kayıtlarında mahalle sorumlusu olduğunu beyan eden sanığınn, olay tarihinde BDP'nin parti çalışmaları yapan mahalle sorumlusu olarak görevlendirilip görevlendirilmediği, hakkında yapılan başka soruşturmanın olup olmadığının belirlenmesi, sonucuna göre de emare delili olan iletişimin dinlenmesine dair görüşme içeriklerinde ifade edildiği şekilde “diğer sanıktansorumlu olup olmadığı, aralarında bir ast üst ilişkisinin bulunup bulunulmadığının somut olarak tespiti ile buna göre her iki sanığın hukuki durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, bozmayı gerektirmiştir.

DAVA : Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : I-)Sanıklar hakkında kurulan hükme yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;

Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı iptal kararının TCK'nın 53. maddesinin uygulanması yönünden infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,

II-Sanıklar hakkında kurulan hükme yönelik temyiz taleplerinin incelemesinde ise;

a-)Silahlı terör örgütünün hiyerarşisine dahil olduğuna dair yeterli delil bulunamayan sanığınn iletişimin tespiti sonucu elde edilen beyanlara göre 15 Şubat 2010 tarihli eylemde kullanılmak üzere molotof temin ettiğinin değerlendirilmesi karşısında, mahallinde 15 Şubat 2010 tarihinde örgütsel bir eylem yapılıp yapılmadığı tespit edilerek, sanığın bu olayda TCK'nın 174.maddesi kapsamında molotof kullandığının ispatı halinde örgüt adına suç işlemekten, yardım malzemesinin niteliği tespit edilmemesi halinde ise örgüte yardım suçundan hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde örgüt üyeliğinden hüküm kurulması,

b-)Sanıkhakkında hükme esas alınan tape kayıtlarından 14.02.2010 tarihinde ertesi gün okula gitmeyip eyleme katılması yönünde mesajlaştığı Belgin adlı kişi ile, 16.02.2010 tarihinde kent meclis toplantısına katılması için kendisini önerdiği yönünde mesaj çektiği şahsın soruşturma kapsamında beyanları alınıp tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

c-)Tespit edilen tape kayıtlarında mahalle sorumlusu olduğunu beyan eden sanığın, olay tarihinde BDP'nin parti çalışmaları yapan mahalle sorumlusu olarak görevlendirilip görevlendirilmediği, hakkında yapılan başka soruşturmanın olup olmadığının belirlenmesi, sonucuna göre de emare delili olan iletişimin dinlenmesine dair görüşme içeriklerinde ifade edildiği şekilde “diğer sanıktan sorumlu olup olmadığı, aralarında bir ast üst ilişkisinin bulunup bulunulmadığının somut olarak tespiti ile buna göre her iki sanığın hukuki durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,

III-Kabul ve uygulamaya göre de;

TCK'nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E., 2015/85 K.sayılı iptal kararının gözetilmesi lüzumu,

SONUÇ : Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 15.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.