“SÜRECE DAHİL EDİLMEDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Baroların seçim sisteminde değişiklik yapılacağına” ilişkin beyanatı üzerine, bazı basın ve yayın organları, yetkililerin açıklamasıyla, ‘Barolara üyeliğin zorunlu olmaktan çıkarılacağı, her ilde birden fazla baronun kurulmasına izin verileceği ve seçim sisteminin değiştirileceği' yönünde kamuoyuna bilgiler yansımıştı.

51 Barodan yapılan açıklamada, kendi yasalarında planlanan söz konusu değişik taslağının gizli tutulduğu, görüşlerinin sorulmadığı, sürece hiçbir şekilde dahil edilmedikleri belirtildi.

“CUMHURİYETİN KURULUŞ FELSEFESİNE AYKIRI”

Avukatlık Kanunu'nun 1.maddesinde yer alan “yargının kurucu unsuru olan avukat, bağımsız savumayı temsil eder” düzenlemesinin, bağımsız ve tarafsız yargı erkinin varlığına hizmet ettiğinin belirtildiği açıklamada, avukatın bağımsız ve özgür yanının koruyucusunun, Cumhuriyet kurumu olan barolar olduğuna vurgu yapıldı.

“Unutulmamalıdır ki, barolar Cumhuriyetimizin en köklü kamu kurumlarındandır. Bu sebeple Baroların demokratik yapısını bozacak, Baroları işlevsiz ve atıl kılacak, bağımsız ve özgür savunmaya ket vuracak tüm girişimlerin Cumhuriyetin kuruluş felsefesine aykırılık teşkil edeceği açıktır” denildi.

“FETÖ PROJESİ OLDUĞU BİLİNİYOR'”

51 baronun ortak açıklamasında kamuoyuna yansıyan içerikle ilgili şu değerlendirmeler yapıldı:

"Yıllardır mesleğimizi ifa ederken yaşadığımız yakıcı sorunlara bir türlü çare üretilmemişken,  meslektaşlarımız salgının neden olduğu etkiler nedeniyle iki ayı aşkın süredir ekonomik sorunlar ile boğuşurken, avukatların mesleki güvenceleri her geçen gün erozyona uğratılıp savunmanın temsilcilerini dikkate almaksızın yapılan fiili uygulamalar kural halini alırken, bir FETÖ projesi olduğu bilinen söz konusu tartışmaların odağındaki baroların yapısı ve seçim usulleri üzerinden yaratılan tartışmaların hangi demokratik gerekçelere dayandırıldığı, varılmak istenen sonucun ne olduğu izaha muhtaçtır.

“DAVA AÇMA HAKKI ELİNDEN ALINIYOR”

* Demokratik bir süreç işletilmeden ve özellikle avukatlara ve barolara görüş ve fikirleri sorulmadan, gizli kapılar ardında yürütülen tartışmalarla baroların bu yetkisinin budanacağı, kanunda yer alan “işlerlik kazandırmak” kısmının çıkarılıp başka bir maddeyle baroların dava açma hakkının tamamen elinden alınacağı anlaşılmaktadır.

* Bu çok tehlikeli yaklaşımın, söz konusu değişikliğin esas emellerinden birinin yurttaşların hak ve özgürlüklerinin barolar tarafından korunmasının önüne geçmek olduğu aşikardır.

“DÜZENLEMEYİ GERİYE GÖTÜREN BİR UYGULAMA”

* Taslak bugüne kadar barolarla paylaşılmasa da; basına yansıyan ve yine yetkili ağızlarca da ifade edilenlerden öğrenebildiğimiz kadarı ile; bir ilde birden fazla baro kurulması, barolara üyeliğin zorunluluk kapsamından çıkartılması, Avukatlık Kanunundaki mevcut seçim sistemi yerine nispi temsil sisteminin getirilmesi, delege sayılarının değiştirilmesi ve avukatlar ile barolara verilen “Hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmak” hak ve görevine ilişkin olan tüm bu değişiklik taleplerinin Avukatlık Kanunundaki mevcut düzenlemeyi daha ileriye değil geriye götüren bir nitelik olduğundan, bu girişimleri hiç kabul etmiyoruz.

“ÖRGÜTLER, GRUPLAR ETKİN OLACAK”

*Bugüne kadar hiçbir baroda hayat bulmayan ve demokratik olarak birbirini kollayan avukatlar yerine örgütlerin, grupların etkin olacağı ve barolarla avukatların fiilen ve hukuken bölünmesine hizmet edecek taslaktaki değişiklikler tüm avukatların ve yurttaşlarımızın kırmızı çizgisi olmak zorundadır."

Barolar tarafından yapılan ortak açıklama şöyle;

Sayın Cumhurbaşkanı tarafından "Baroların seçim sisteminde değişiklik yapılacağına" ilişkin beyanat üzerine, konu bazı basın ve yayın organlarınca, Barolara üyeliğin zorunlu olmaktan çıkarılacağı, her ilde birden fazla Baronun kurulmasına izin verileceği ve seçim sisteminin değiştirileceği şeklinde haberleştirilmiştir.

Anayasamızda açıkça yazılı olduğu üzere; Türkiye Cumhuriyeti laik, demokratik, sosyal bir hukuk devletidir. Güçlü bir demokrasiye sahip olmanın ilk şartı, tüm dünyada da kabul edildiği üzere, hukuk devleti ilkesinin tüm kurumları ile işler halde olmasından geçer. Hukuk devleti; ancak güçlü, bağımsız ve tarafsız bir yargı erkinin varlığı ile hayat bulur.

Avukatlık Kanunu'nun 1. maddesinde yer alan “yargının kurucu unsuru olan avukat, bağımsız savunmayı temsil eder” düzenlemesinin de bu amaca hizmet ettiği tartışmasızdır. Bu hükmün; avukatın müvekkili ve her türlü otoriteye karşı bağımsızlığını ve özerkliğini ifade ettiği de, kabul edilmesi gereken bir gerçektir.

Avukatın bu bağımsız ve özgür yanının koruyucusu, milyonlarca yurttaşın temel hak ve özgürlüklerinin yılmaz savunucuları gücünü ve kamu kurumu niteliğini Anayasadan alan bir Cumhuriyet kurumu olan Barolardır.

Avukatlık Kanunu'nun 76. ve 95. maddeleri ile düzenlenen “Hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmak” görevi barolara meslek örgütü olmasının yanı sıra, çağdaş bir hukuk devletinin tüm organlarıyla hakim kılınması için çok önemli toplumsal bir rol vermektedir.

Yıllardır mesleğimizi ifa ederken yaşadığımız yakıcı sorunlara bir türlü çare üretilmemişken,  meslektaşlarımız salgının neden olduğu etkiler nedeniyle iki ayı aşkın süredir ekonomik sorunlar ile boğuşurken, avukatların mesleki güvenceleri her geçen gün erozyona uğratılıp savunmanın temsilcilerini dikkate almaksızın yapılan fiili uygulamalar kural halini alırken, bir FETÖ projesi olduğu bilinen söz konusu tartışmaların odağındaki baroların yapısı ve seçim usulleri üzerinden yaratılan tartışmaların hangi demokratik gerekçelere dayandırıldığı, varılmak istenen sonucun ne olduğu izaha muhtaçtır.

Öncelikle şunu belirtmek isteriz ki; Anayasa ve Avukatlık Kanunu'nun yüklediği görev ve verdiği yetkiye dayanarak bağımsız savunmayı temsil etmekte olan baroların, kendi yasalarında yapılması planlanan söz konusu değişikliğe dair görüşü sorulmamış, sürece dair hiçbir şekilde dahil edilmemişlerdir.

Avukatların ve baroların kendilerini ilgilendiren kanundaki düzenleme öncelikle avukatlara ve barolara sorulmalı iken, avukatlar ve barolardan kaçırılarak taslak düzenleme yöntemi adil, hakkaniyetli ve doğru değildir.

Gizlenen taslak sebebiyle kamuoyuna yansıyan içerikle ilgili olarak şunu belirtmek isteriz:

1.)     Demokratik bir süreç işletilmeden ve özellikle avukatlara ve barolara görüş ve fikirleri sorulmadan, gizli kapılar ardında yürütülen tartışmalarla baroların bu yetkisinin budanacağı, kanunda yer alan "işlerlik kazandırmak" kısmının çıkarılıp başka bir maddeyle baroların dava açma hakkının tamamen elinden alınacağı anlaşılmaktadır. Bu çok tehlikeli yaklaşımın, söz konusu değişikliğin esas emellerinden birinin yurttaşların hak ve özgürlüklerinin barolar tarafından korunmasının önüne geçmek olduğu aşikardır.

2.)     Taslak bugüne kadar barolarla paylaşılmasa da; basına yansıyan ve yine yetkili ağızlarca da ifade edilenlerden öğrenebildiğimiz kadarı ile; bir ilde birden fazla baro kurulması, barolara üyeliğin zorunluluk kapsamından çıkartılması, Avukatlık Kanunundaki mevcut seçim sistemi yerine nispi temsil sisteminin getirilmesi, delege sayılarının değiştirilmesi ve avukatlar ile barolara verilen “Hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmak” hak ve görevine ilişkin olan tüm bu değişiklik taleplerinin Avukatlık Kanunundaki mevcut düzenlemeyi daha ileriye değil geriye götüren bir nitelik olduğundan, bu girişimleri hiç kabul etmiyoruz.

3.)     Bugüne kadar hiçbir baroda hayat bulmayan ve demokratik olarak birbirini kollayan avukatlar yerine örgütlerin, grupların etkin olacağı ve barolarla avukatların fiilen ve hukuken bölünmesine hizmet edecek taslaktaki değişiklikler tüm avukatların ve yurttaşlarımızın kırmızı çizgisi olmak zorundadır.

Unutulmamalıdır ki, Barolar Cumhuriyetimizin en köklü kamu kurumlarındandır. Bu sebeple Baroların demokratik yapısını bozacak, Baroları işlevsiz ve atıl kılacak, bağımsız ve özgür savunmaya ket vuracak tüm girişimlerin Cumhuriyetin kuruluş felsefesine aykırılık teşkil edeceği açıktır.

Biz aşağıda imzası bulunan barolar, görüş ve düşüncelerimiz alınmadan, bizleri yok sayan oldubitti şeklinde yasa değiştirmeye yönelik hiçbir antidemokratik tavrı kabul etmiyor; savunmayı işlevsiz, iktidara bağlı ve atıl kılacak müdahalelerden vazgeçilmesi gerektiğini bir kez daha ifade ediyoruz.

Bugün esas görevi yurttaşlarımızın temel hak ve özgürlüklerini korumak, bağımsız yargıyı ve hukuk devletini savunmak olan Baroları yok etmeye yönelik girişimde bulunanlar bugüne kadar başarılı olamamıştır. Avukatlar, yurttaşlarımız ve kamuoyu bu gelişmeleri yakından izlemektedir. Bu girişim, avukatlar, yurttaşlarımız ve kamuoyu nezdinde unutulmayacaktır.

Tüm kamuoyuna saygılarımızla duyururuz.

1. Adana Barosu Başkanı Av. Veli KÜÇÜK

2. Adıyaman Barosu Başkanı Av. Mustafa KÖROĞLU

3. Aksaray Barosu Başkanı Av. Ramazan Erhan TOPRAK

4. Amasya Barosu Başkanı Av. Ahmet Melik DERİNDERE

5. Ankara Barosu Başkanı Av. R.Erinç SAĞKAN

6. Antalya Barosu Başkanı Av. Polat BALKAN

7. Ardahan Barosu Başkanı Av. Osman Nuri YILDIZ

8. Artvin Barosu Başkanı Av. Ali Uğur ÇAĞAL

9. Aydın Barosu Başkanı Av. Gökhan BOZKURT

10. Balıkesir Barosu Başkanı Av. Erol KAYABAY

11. Bartın Barosu Başkanı Av. Ferhat PARLATIR

12. Batman Barosu Başkanı Av. Abdülhamit ÇAKAN 

13. Bilecik Barosu Başkanı Av. Halime AYNUR

14. Bingöl Barosu Başkanı Av. Hanifi BUDANCAMANAK

15. Bitlis Barosu Başkanı Av. Fuat ÖZGÜL 

16. Burdur Barosu Başkanı Av. Ramazan GEDİK

17. Bursa Barosu Başkanı Av. Gürkan ALTUN

18. Çanakkale Barosu Başkanı Av. Bülent ŞARLAN

19. Denizli Barosu Başkanı Av. Müjdat İLHAN

20. Diyarbakır Barosu Başkanı Av. Cihan AYDIN

21. Düzce Barosu Başkanı Av. Azade AY

22. Erzincan Barosu Başkanı Av. Adem AKTÜRK

23. Eskişehir Barosu Başkanı Av. Mustafa ELAGÖZ

24. Gaziantep Barosu Başkanı Av. Bektaş ŞARKLI

25. Giresun Barosu Başkanı Av. Soner KARADEMİR

26. Hakkari Barosu Başkanı Av. Ergün CANAN

27. Hatay Barosu Başkanı Av. Ekrem DÖNMEZ

28. Isparta Barosu Başkanı Av. Ünsal ÇANKAYA

29. İstanbul Barosu Başkanı Av. Mehmet DURAKOĞLU

30. İzmir Barosu Başkanı Av. Özkan YÜCEL

31. Kars Barosu Başkanı Av. İbrahim BAŞTİMAR

32. Kayseri Barosu Başkanı Av. Cavit DURSUN

33. Kırıkkale Barosu Başkanı Av. Talat APAYDIN

34. Kırklareli Barosu Başkanı Av. Turgay HINIZ

35. Kocaeli Barosu Başkanı Av. Bahar GÜLTEKİN CANDEMİR

36. Malatya Barosu Başkanı Av. Enver HAN

37. Manisa Barosu Başkanı Av. Ali ARSLAN

38. Mardin Barosu Başkanı Av. İsmail ELİK

39. Mersin Barosu Başkan Av. Bilgin YEŞİLBOĞAZ

40. Muş Barosu Başkanı Av. Feridun TAŞ

41. Ordu Barosu Başkanı Av. Haluk Murat POYRAZ

42. Siirt Barosu Başkanı Av. Nizam DİLEK

43. Şanlıurfa Barosu Başkanı Av. Abdullah ÖNCEL

44. Şırnak Barosu Başkanı Av. Nuşirevan ELÇİ

45. Tekirdağ Barosu Başkanı Av. Sedat TEKNECİ

46. Trabzon Barosu Başkanı Av. Sibel SUİÇMEZ

47. Tunceli Barosu Başkanı Av. Kenan ÇETİN

48. Van Barosu Başkanı Av. Zülküf UÇAR

49. Yalova Barosu Başkanı Av. Fedayi DOĞRUYOL

50.  Zonguldak Barosu Başkanı Av. Özel EROĞLU

51. Niğde Barosu Başkanı Av. Osman ÇİMEN