PLASTİKSİZ BİR HAYAT İÇİN BARDAĞINI GETİRENE İNDİRİMLİ ÇAY

Mersin Barosu Başkanı Av. Gazi Özdemir, yönetim kurulu üyeleri, Mersin Barosu Kent ve Çevre Komisyonu Başkanı Av. Derya Demir, Mersin Büyükşehir Belediyesi İlkim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı’nda görevli Çevre Mühendisi Berkay Işık ve avukatların katılımıyla Mersin Barosu Avukatlar Odasında düzenlenen basın açıklamasında konuşma yapan Baro Başkanı Av. Gazi Özdemir, Mersin Barosu Kent ve Çevre Komisyonu ile Mersin Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı işbirliğinde “Yeşil Baro, İklim Dostu Baro” olması yönünde gerekli çalışmaların tespit çalışmalarına başlanacağının bilgisini verdi. Özdemir konuşmasında, 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla plastik atıksız bir dünya için kolları sıvadıklarını belirterek, bugüne özel kendi kupasını veya termos bardağını getiren tüm avukatların, avukatlar odasından çay ve kahveyi ücretsiz alabileceklerini, yarından sonra ise yine kendi bardağını getirenlere çay ve kahve fiyatlarında %10 indirim uygulanacağını söyleyerek,  amaçlarının plastik atık kullanımını azaltarak bu konuda farkındalık yaratmak olduğunu belirtti.

“HER YIL DAHA ŞİDDETLİ, DAHA YIKICI ÇEVRE SORUNLARININ VARLIĞIYLA YÜZLEŞİYORUZ”

Daha sonra konuşma yapan Mersin Barosu Kent ve Çevre Komisyonu Başkanı Av. Derya Demir, dünyada, ülkemizde ve kentimizde yaşanan çevre sorunlarına ve yarattığı tahribatlara dikkat çekerek, “5 Haziran Dünya Çevre Günü mücadele günüdür. Dünya Çevre Günü, İsveç'in Stockholm kentinde 1972 yılında düzenlenen Birleşmiş Milletler Çevre Konferansından bu yana, her yıl 5 Haziran tarihinde, çevrenin korunması konusunda dünya çapında farkındalık yaratılması ve eylemde bulunulması amacıyla kutlanmaktadır. Ancak bugün bir kutlama günü olmaktan uzaktır. 5 Haziran, çevrenin korunması için mücadele gününe dönüşmüştür. Adına ‘çevre’, ‘doğa’ ya da ‘ekoloji’ diyelim. Ama mutlaka şu soruyu soralım. Çevreyi kim ya da kimler kirletiyor?” diye konuştu.

Her yıl daha şiddetli, daha yıkıcı çevre sorunlarının varlığıyla yüzleştiklerinin altını çizen Demir, “Doğal varlıklarımız hızla yıkıma uğratılıyor ve korumaya yönelik önlemlerin olmadığı ya da yetersiz kaldığı tartışmasızdır. Dünya, büyük ölçüde son 200 yılda kirletilmiş ve bu kirlenme son 50 yılda korkutucu noktaya gelmiştir. Bugünden 50 yıl sonra kullanılacak doğal kaynaklar dahi şimdiden tüketilmiştir. Ekolojik dengenin hızla bozulduğu, yaşam çeşitliliğinin azaldığı bir dönemde, iklim değişikliğine karşı tüm dünyada bir farkındalık yaratıldığı iddia edilse de, farkındalık yaratma çabaları üretim tarzını, asıl sorumluları gizleyerek sadece tüketim alışkanlıklarına hapsediliyor.

“KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJELERİ RANT ODAKLI”

Bir yandan termik santrallerin havayı kirletmesine izin veriliyor, hava kirliliğine neden olan plansız kentleşmenin ve sanayileşmenin, su ve toprak kirliliğinin önüne geçilmiyor, ormanlar yok ediliyor, su kaynakları kalitesizleşiyor ve azalıyor, dünya nüfusunun dörtte birinden fazla olan 2,1 milyar insan temiz suya ulaşamıyor, 4 milyar insan, yılda en az bir ay, şiddetli su kıtlığı yaşıyor, plastik kirliliği tüm ekolojik dengeyi tehdit edecek noktaya geliyor, sağlıklı, güvenli, temiz ve depremde öldürmeyecek kentler kurmak yerine, kentsel dönüşüm projelerinin rant odaklı olmasına izin veriliyor, doğal zenginliklerin olduğu bölgeler madenlere açılıyor ve nükleer santral kurulumu hızla devam ediyor” ifadesini kullandı.

“HER YIL 15 MİLYON ÇOCUK HAVA KİRLİLİĞİ NEDENİYLE ÖLÜYOR”

Her yıl 15 milyon çocuk hava kirliliği nedeniyle öldüğünün bilgisini veren Demir, “Canlı türlerinin beşte birinin 20 yıl içerisinde yok olacağı belirtiliyor. Listenin daha çok uzatılabileceğini biliyoruz. Bütün bu gerçekler karşısında Dünya Çevre Günü’nü kutlamak pek mümkün görünmüyor; ancak sağlıklı bir çevrede yaşama hakkımızın ihlal edilmemesi için doğanın tüm canlıları için mücadele etmeyi sürdürmek zorunda olduğumuzu biliyoruz. Daha güvenli, daha sağlıklı ve yaşanabilir bir çevrenin, her yurttaş için temel insan hakkı olduğu ana ilke olarak kabul edilmelidir.

“KARARLI VE CESUR MÜCADELE VEREN YURTTAŞLARIMIZI SELAMLIYORUZ”

Bugün buradan bir kez daha Akbelen, İkizdere, Kaz dağları, Kirazlıyayla, Gerze, Aliağa, hemen yanı başımızdaki Akkuyu direnişlerini, Tarsus’un Yanıkkışla ve civar köylerinde kurulması planlanan çimento fabrikasını kovanları, Hacgediği ve Çukurkeşlik mahallerinde taş ocağı açtırmayanları, doğayı ve yaşamı savunmak için kararlı ve cesur mücadeleler veren tüm yurttaşlarımızı selamlıyoruz.

Şimdi bizlere çok büyük görevler düşüyor. Mersin’in akciğeri olarak anılan, aynı zamanda tarihi bir değeri olan, kentimizin hafıza mekânlarından Atatürk Parkı’nı geri almak zorundayız. Davultepe 100. Yıl Tabiat Parkı’nın koruma altına alınmasını sağlamalıyız. Hamzabeyli, Turunçlu ve Değirmençay Mahalleleri’nde maden ocağı açtırmamalıyız. Bugün 5 Haziran 2024. Ülkemizde olduğu gibi kentimizde de sağlıklı, güvenli, temiz bir çevrede yaşamaktan çok uzağız. Bugün çevremiz için mücadele etmezsek geleceği kaybedeceğiz. Gidebileceğimiz, yaşayabileceğimiz başka bir dünya yok” şeklinde konuştu.

“ATIKLARIMIZ DEĞERE DÖNÜŞMEKTEDİR”

Daha sonra konuşma yapan Mersin Büyükşehir Belediyesi İlkim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı’nda Çevre Mühendisi Berkay Işık ise, yapmış oldukları projelerle atıkları değere dönüştürdüklerini belirterek, “Kurum olarak sıfır atık felsefesiyle birçok faaliyet gerçekleştirmekteyiz. Bina ve yerleşkelerimizde sıfır atık ekipmanlarının yerleştirilmesi, atıkların kaynağında ayrı toplanması, sıfır atık belgesinin alınması, kent genelinde evsel atıkların aktarma istasyonlarından taşınarak düzenli depolama alanlarında bertaraf edilmesi, oluşan metan gazından elektrik elde edilmesi, hizmet ve faaliyetlerimizden kaynaklanan tehlikeli atıkların, tıbbi atıkların yönetimi gibi faaliyetlerimiz sürmektedir.

Yine hizmet ve faaliyetlerimizden kaynaklanan organik atıklardan kompost üretimi faaliyetine başlamış bulunmaktayız.  Merkez halden satılamayan ve çürümeye yüz tutmuş meyve ve sebze atıkları, Park ve Bahçeler Daire Başkanlığımızdan gelen budama atıklari, mezbahanemizden gelen işkembe içi atıklar,marangozhanemizden çıkan odun talaşları ile belediyemiz iştiraki olan Deniz Kızı Turizm A.Ş’ ye bağlı kafelerden topladığımız çay ve kahve posalarıyla harmanlayıp kompost üretimini gerçekleştirmekteyiz.  Elde edilen kompost malzeme belediyemize ait fidanlık alanları, orta refujlerde ve tarımsal üretim yapan çiftçilere dağıtımı şeklinde planlanmaktadır. Bu sayede atıklarımız bir değere dönüşmektedir.

YENİ PROJEMİZ, YEŞİL DÖNÜŞÜM OFİSİ

Yeşil Dönüşüm Ofisi, yeni bir projemiz. Başta kendi birimlerimizde ataksız hizmet anlayışının benimsenmesi, ulusal ve uluslararası mevzuatların takibi ve uygulanması, etkinliklerde özellikle plastiksiz eylemlerin gerçekleştirilmesi faaliyetlerinde bulunmaktayız. Kadın kooperatifleri, STK'lar, ticaret sanayi odaları ve benzeri kurum ve kuruluşlara yeşil ofis, yeşil uygulamalar bağlamında eğitim ve buna benzer hizmetlerin verildiği bir merkez oluşturulmuştur.

’YEŞİL BARO, İKLİM DOSTU BİR BARO’ İÇİN ÇALIŞMALARA BAŞLADIK

Söz konusu buluşmamızın bir sebebi de, Mersin Barosu Kent ve Çevre Komisyonumuz ile yapmış olduğumuz istişareler sonucunda yeşil Baro, iklim dostu bir Baro’nun olması yönünde gerekli çalışmaların tespit çalışmalarına başlanacaktır. Sürekli bahsettiğimiz gibi toplumda her bireyin çevre duyarlılığı ve çevre farkındalığına kavuşması sonucunda duyarlı kitlelerin yetişmesi söz konusudur. Baromuzda atıkların azaltımı, kaynağında ayrı toplanması, enerji ve su tasarrufu gibi süreçler hakkında çalışmaların gerçekleştirilmesini hedeflenmektedir. Vatandaşların iklim ve çevre dostu konularında farkındalığın artırılması noktasında Mercan 100.Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezimizin faaliyete geçtiğini, açıldığından bu yana yaklaşık 86 bin öğrenci ve vatandaşın ziyaret ettiğini belirtmek isterim” diye konuştu.