Giriş

Maden hukukunda uygulamada sıkça karşılaşılan rödovans sözleşmeleri, hukuki niteliği itibarıyla öğretide ve yargı kararlarında “hasılat kirasının bir türü” olarak kabul edilmektedir. Bu sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıklar ise çoğunlukla kira alacağının tahsili, temerrüt nedeniyle tahliye veya sözleşmenin feshi talepleri etrafında şekillenmektedir. İncelenen Yargıtay kararları, gerek görevli mahkemenin belirlenmesi gerekse temerrüt, ihtar ve ispat kurallarının uygulanması bakımından önemli ilkeler ortaya koymaktadır.

Bu çalışmada, rödovans sözleşmelerinin hukuki niteliği, görev kuralları, temerrüt nedeniyle tahliye şartları ve bilirkişi incelemesine ilişkin sorunlar Yargıtay içtihatları ışığında ele alınacaktır.

I. Rödovans Sözleşmesinin Hukuki Niteliği

Yargıtay, istikrarlı içtihatlarında rödovans sözleşmesini; maden ruhsatı sahibinin, ruhsat sahasının tamamını veya bir kısmını belirli bir süreyle işletme hakkını devretmeyi, devralanın ise ürettiği maden üzerinden belirli oranda bedel ödemeyi taahhüt ettiği, tam iki tarafa borç yükleyen ve atipik nitelikte bir özel hukuk sözleşmesi olarak tanımlamaktadır. Bu sözleşme ile bir ruhsat devri değil, ruhsata bağlı işletme hakkının bedel karşılığında kullandırılması amaçlanmaktadır (1).

Bu yönüyle rödovans sözleşmeleri, Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen hasılat kirasının bir görünüm biçimi olarak değerlendirilmekte ve uyuşmazlıklara TBK’nın hasılat kirasına ilişkin hükümleri uygulanmaktadır (2).

II. Görevli Mahkemenin Belirlenmesi

Kira sözleşmesine dayanan tahliye, fesih, tespit ve kira alacağı davalarının değerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiği hususu Yargıtay içtihatlarında açıkça vurgulanmaktadır. Nitekim kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle hem alacağın tahsili hem de temerrüt sebebiyle tahliye talep edilen davalarda, davanın sulh hukuk mahkemesinde görülmesi zorunludur. Tahliye talebinin varlığı, davanın görev yönünden asliye hukuk mahkemesine bırakılmasını haklı kılmaz (3).

Bu ilke, rödovans sözleşmelerinden kaynaklanan kira alacağı ve tahliye taleplerinde de aynen geçerlidir. Zira rödovans bedeli, kira bedeli niteliğinde kabul edilmektedir.

III. Temerrüt Nedeniyle Tahliye ve İhtar Şartları

Temerrüt nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için; kira alacağının muaccel olması, ihtarnamede açıkça ödeme süresi verilmesi ve bu süre içinde ödeme yapılmaması gerekir. Hasılat kiralarında, TBK m. 362/2 uyarınca kiracıya tanınacak sürenin en az 60 gün olması zorunludur.

Yargıtay, rödovans sözleşmelerinde 10 günlük veya daha kısa süreli ihtarların tahliye sonucu doğurmayacağını açıkça kabul etmektedir. Ayrıca ihtarın kiracıya usulüne uygun şekilde tebliğ edilmemesi hâlinde de temerrüt şartlarının oluşmayacağı belirtilmektedir (4), (5).

Bu kapsamda, rödovans bedelinin ödenmemesi gerekçe gösterilerek sözleşmenin feshi veya tahliye talebinde bulunulabilmesi için, kiracıya 60 gün süreli ihtarlı ödeme emri gönderilmesi zorunludur. Aksi hâlde açılan davaların reddi gerekir (6).

IV. Akde Aykırılık Nedeniyle Fesih Talepleri

Rödovans sözleşmesinde kira bedelinin ödenmemesi, Borçlar Kanunu’nda özel olarak düzenlenmiş bir aykırılık hâlidir. Bunun dışında işçi ücretlerinin ödenmemesi, hesap verilmemesi veya üretim bilgilerinin paylaşılmaması gibi iddialar, “akde aykırılık” kapsamında değerlendirilmekte; ancak bu tür aykırılıkların da öncelikle ihtar yoluyla giderilmesi ve süre verilmesi gerekmektedir.

Yargıtay, ihtar verilmeden veya verilen ihtarda süre tanınmadan doğrudan fesih kararı verilmesini hukuka aykırı bulmaktadır (7).

V. Bilirkişi İncelemesi ve Eksik Araştırma Sorunu

Rödovans bedelinin tespiti çoğu zaman teknik ve mali inceleme gerektirdiğinden, bilirkişi raporları davanın sonucunu doğrudan etkilemektedir. Ancak Yargıtay, hangi dönemlere ilişkin rödovans bedelinin talep edildiğinin açıkça belirtilmediği, hatalı kur üzerinden hesaplama yapıldığı veya raporlar arasında çelişki bulunduğu hâllerde hüküm kurulmasını bozma nedeni saymaktadır (8), (9).

Bu bağlamda; ticari defterler, sevk fişleri, faturalar, satış bilgi formları ve MİGEM kayıtları birlikte değerlendirilerek, ayrıntılı ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınması zorunludur (10).

Sonuç

Yargıtay içtihatları birlikte değerlendirildiğinde; rödovans sözleşmelerinin hasılat kirasının bir türü olduğu, bu sözleşmelerden kaynaklanan kira alacağı, temerrüt ve tahliye davalarının sulh hukuk mahkemesinin görev alanında bulunduğu ve temerrüt nedeniyle tahliye için 60 günlük ihtarın vazgeçilmez bir koşul olduğu açıkça ortaya çıkmaktadır. Ayrıca, gerek fesih gerekse alacak taleplerinde eksik incelemeye ve yetersiz bilirkişi raporlarına dayalı kararlar bozma nedeni yapılmaktadır.

Bu çerçevede uygulamada, rödovans sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklarda hem usul hem de maddi hukuk kurallarına titizlikle uyulması, özellikle ihtar ve bilirkişi süreçlerinin doğru yönetilmesi büyük önem taşımaktadır.

Av. Arb. Ahmet Oğuzhan TARHAN

Yargıtay Kararları Listesi

(1) Yargıtay (Kapatılan) 14. HD, 2008/7969 E., 2008/12073 K.
(2) Yargıtay 3. HD, 2018/7934 E., 2019/738 K.
(3) Yargıtay (Kapatılan) 6. HD, 2009/13548 E., 2010/2942 K.
(4) Yargıtay 3. HD, 2017/4657 E., 2017/18235 K.
(5) Yargıtay 3. HD, 2019/3386 E., 2019/10213 K.
(6) Yargıtay 3. HD, 2022/8235 E., 2023/369 K.
(7) Yargıtay 3. HD, 2018/7934 E., 2019/738 K.
(8) Yargıtay 3. HD, 2017/7681 E., 2017/16594 K.
(9) Yargıtay 6. HD, 2014/640 E., 2014/2429 K.
(10) Yargıtay 3. HD, 2021/35 E., 2021/2813 K.