Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM) tarafından yapılan açıklama şöyle;
"Aydın Barosu Başkan Yardımcısı ve Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM) Yürütme Kurulu Üyesi Av. Ayşe Öğünçlü ile Aydın Barosu ve Ankara Barosu üyesi meslektaşlarımız hakkında, 14 Haziran 2026 tarihinde Kuşadası'nda gerçekleştirilen Onur Yürüyüşü sırasında hukuki gözlem yapmak, olası hak ihlallerini izlemek ve yurttaşlara hukuki destek sağlamak amacıyla alanda bulunmaları nedeniyle soruşturma başlatıldığını kaygıyla öğrenmiş bulunuyoruz.
Savunma makamının temsilcisi olan avukatların, hak ihlali ihtimali bulunan alanlarda bulunmaları, yurttaşlara hukuki yardım sağlamaları, kolluk işlemlerini gözlemlemeleri ve hak arama özgürlüğünün etkin şekilde kullanılmasına katkı sunmaları avukatlık mesleğinin doğal ve vazgeçilmez bir gereğidir. Bu faaliyetlerin soruşturma konusu yapılması; yalnızca ilgili meslektaşlarımızı değil, savunma makamının bağımsızlığını, hukuk devletini ve adalete erişim hakkını doğrudan ilgilendirmektedir.
Anayasa'nın 2. maddesinde güvence altına alınan hukuk devleti ilkesi, 34. maddesinde düzenlenen toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ile 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkı birlikte değerlendirildiğinde; avukatların temel hak ve özgürlüklerin kullanıldığı alanlarda hukuki gözlem yapmaları ve hukuki destek sunmaları demokratik toplum düzeninin zorunlu unsurlarındandır. Avukatlık Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca avukatlık, kamu hizmeti ve serbest bir meslektir. Aynı Kanun'un 76. maddesi ise barolara hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak görevi yüklemektedir. Dolayısıyla baroların ve avukatların insan hakları ihlallerinin yaşanma ihtimali bulunan süreçleri takip etmeleri, hukuki destek sunmaları ve kamu gücünün kullanımını hukuk çerçevesinde gözlemlemeleri kanundan doğan görevlerinin doğal sonucudur.
Öte yandan, Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen Avukatların Rolüne Dair Temel İlkeler uyarınca avukatlar, mesleki görevlerini herhangi bir baskı, engelleme, yıldırma veya müdahale olmaksızın yerine getirebilmelidir. Avukatların mesleki faaliyetleri nedeniyle cezai veya idari yaptırımlarla karşı karşıya bırakılması ya da soruşturma tehdidi altında tutulması, uluslararası güvencelerle de bağdaşmamaktadır.
Savunma makamını zayıflatmaya yönelik her türlü girişim, yalnızca avukatları değil; hak arama özgürlüğünü kullanmak isteyen tüm yurttaşları doğrudan etkilemektedir. Avukatın görevini yaptığı yerde bulunmasının, hukuki yardım sunmasının ve hak ihlallerini izlemesinin suç olarak değerlendirilmesi kabul edilemez. TÜBAKKOM olarak; hukukun üstünlüğünü, insan haklarını, eşitliği ve ayrımcılık yasağını savunmaya devam edeceğimizi; savunma makamının bağımsızlığını zedeleyen her türlü uygulamanın karşısında olduğumuzu kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.
Meslektaşlarımız yalnız değildir.
Savunma susmayacak; hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmaya devam edecektir."




