Uyuşturucu madde suçlarında laboratuvar raporunun hangi maddeleri kapsadığı, raporun sonucu kadar önemlidir. Örneğin bin hap arasından seçilen üç hapta uyuşturucu bulunması halinde, bu tespitin diğer 997 hapa da uygulanabilmesi ayrıca açıklanmalıdır. Mesele, incelemenin kapsamı ile hükme esas alınan hap sayısının birbirine uygun olup olmadığıdır.

Öncelikle, ele geçirilen toplam hap sayısı ile uyuşturucu içerdiği ortaya konulan hap sayısı ayrılmalıdır. Zira uyuşturucu içermediği belirlenen hapların da uyuşturucu içeren hap sayısına dahil edilerek sanık aleyhine ceza belirlenmesi kabul edilemez. Bununla birlikte, yalnızca birkaç hapın incelenmiş olması da diğer hapların uyuşturucu içermediğini göstermez. Açıklığa kavuşturulması gereken husus, inceleme sonucunun hangi hapları kapsadığı ve bu kapsamın bilimsel dayanağıdır.

Numune, inceleme amacıyla bütünden ayrılan örnektir. Örnekleme ise incelenecek örneklerin seçilmesi işlemidir. Temsili numuneden söz edilebilmesi için, seçilen örneğin alındığı bütün hakkında güvenilir değerlendirme yapmaya elverişli olması gerekir. Haplardan yalnızca birkaçının incelenmesi kendiliğinden hatalı değildir; önemli olan, seçimin nasıl yapıldığı ve ulaşılan sonucun hangi hapları kapsayabileceğidir.

Maddenin türünü belirleyen nitel analiz ile etken madde miktarını ölçen nicel analiz de ayrılmalıdır. Hap sayısı, toplam ağırlık ve etken madde miktarı farklı verilerdir. Bir hapta belirli bir maddenin bulunması, diğer hapların da aynı miktarda etken madde içerdiğini göstermez.

Bu konuda başvurulabilecek teknik kaynaklardan biri SWGDRUG'un yayımladığı tavsiyelerdir. SWGDRUG, “Scientific Working Group for the Analysis of Seized Drugs” adının kısaltmasıdır; Türkçeye “Ele Geçirilen Uyuşturucu Maddelerin Analizi Bilimsel Çalışma Grubu” olarak çevrilebilir. Farklı ülkelerden uzmanların katıldığı bu grup, uyuşturucu maddelerin laboratuvarda incelenmesi ve sonuçların raporlanması konusunda yöntem önerileri geliştirir. Grubun tavsiyelerine göre, numuneden bütün hakkında sonuç çıkarılacaksa bunun istatistiksel dayanağı ve sınırları açıklanmalıdır. Ulaşılan sonuç, kullanılan yöntemin güven düzeyi ve kapsamıyla sınırlıdır; her hapın içeriğinin kesin olarak saptandığı anlamına gelmez.[1]

ENFSI ise “European Network of Forensic Science Institutes”, Türkçe karşılığıyla “Avrupa Adli Bilim Kurumları Ağı”dır. Adli incelemelerin kalitesini geliştirmeye yönelik işbirliği yapan ve uygulama rehberleri yayımlayan bir ağdır. Uyuşturucu maddelerden numune alınmasına ilişkin rehberi, ilgili dış özellikleri farklı olan grupların ayrılmasını ve her grubun ayrı örneklenmesini önerir. Hapların tek bir paket içinde veya ayrı blister ambalajlarda, yani her hap için ayrı göz bulunan ambalajlarda ele geçirilmesi de bu değerlendirmede dikkate alınmalıdır. Ancak ayrı ambalajlarda bulunmak, tek başına her durumda farklı analiz yöntemi uygulanmasını gerektirmez. Hapların renk, şekil ve ambalaj özellikleri birlikte değerlendirilmelidir. Görünüş benzerliği de kimyasal içeriklerin aynı olduğunu tek başına kanıtlamaz.[2]

Bu kuruluşların rehberleri, Türk mahkemeleri için doğrudan bağlayıcı hukuk kuralları değildir. Makaledeki işlevleri, bilirkişi incelemesinin bilimsel yeterliliğini değerlendirmeye yardımcı olmaktır. Hukuki denetimin dayanağı ise Ceza Muhakemesi Kanunu'dur. CMK m. 63 ve m. 67 uyarınca özel veya teknik bilgi gerektiren konularda bilirkişiden görüş alınabilir; bilirkişi yaptığı işlemleri ve sonuçlarını açıklar, hukuki değerlendirmeyi üstlenmez. Raporun hükme esas alınabilecek yeterlilikte olup olmadığını mahkeme, diğer delillerle birlikte değerlendirir. İstatistiksel güven düzeyi, mahkemenin suçun ispatına ilişkin hukuki değerlendirmesinin yerine geçmez. CMK m. 217 ve m. 230, delillerin tartışılmasını ve değerlendirmenin gerekçeye yansıtılmasını gerektirir.

Hap sayısı ve etken madde miktarına ilişkin tespitler, bulundurma amacının ve temel cezanın değerlendirilmesinde etkili olabilir. Ancak kullanma amacıyla bulundurma ile ticaret ayrımı yalnızca miktara dayanılarak yapılamaz. Bulundurma biçimi, kişinin davranışları ve dosyadaki diğer deliller birlikte değerlendirilmelidir. Bu nedenle örnekleme sonucunun kapsamı, hem suçun nitelendirilmesi hem de cezanın belirlenmesi bakımından önem taşır.[3]

Haplarla doğrudan ilgili bir örnek, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 16.05.2019 tarihli kararıdır. Daire, 1.011 hapın tamamının niteliğine ilişkin uzmanlık raporu bulunmamasına rağmen, yalnızca 10 hap hakkındaki rapora dayanılarak bütün hapların önem ve değeri ile oluşturduğu tehlike üzerinden temel cezanın alt sınırın üzerinde belirlenmesini hukuka aykırı bulmuştur.[4] Buradaki sorun, toplam hap sayısının cezanın belirlenmesinde kullanılmasını destekleyen incelemenin bulunmamasıdır. Karar, her hapın mutlaka tek tek analiz edilmesi gerektiğine ilişkin genel bir kural koymamaktadır.

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 09.06.2016 tarihli kararı ise benzer bir temsil sorununu esrar üzerinden değerlendirmektedir. Olayda, farklı fiziksel durumdaki esrar birlikte tartılmış; hangi bölümden alındığı belirtilmeyen 18 gramlık numuneden hareketle toplam 7.450 gram maddeden elde edilebilecek saf esrar miktarı hesaplanmıştır. Daire, bütünün aynı durumda olduğu varsayımını somut bulgularla bağdaşmayan bir tahmin olarak değerlendirerek yeniden inceleme yapılmasını istemiştir.[5] Bu kararın haplara ilişkin tartışmaya katkısı, örneğin bütünü temsil edip etmediğinin denetlenmesi gereğini göstermesidir.

Bununla birlikte, numuneye yönelik her itiraz bozma sonucunu doğurmaz. Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 04.12.2025 tarihli kararında, savunmanın iki poşetten yalnızca birinden numune alındığı yönündeki eksik inceleme itirazına rağmen hüküm onanmıştır.[6] Bu durum, örnekleme yönteminin bilimsel yeterliliğinin ayrıca doğrulandığı anlamına gelmez. Ayrıntılı teknik değerlendirme içermeyen bu karardan genel bir örnekleme ölçütü çıkarılamaz. Savunma bakımından gerekli olan, somut eksikliği ve bunun hükme etkisini ortaya koymaktır.

Bu nedenle rapora itiraz edilirken toplam hap sayısı, incelenen hap sayısı, örneklerin hangi gruplardan seçildiği ve sonuçların neden bütün haplara uygulandığı sorulmalıdır. Raporun madde türü yanında etken madde miktarını da belirleyip belirlemediği açıklığa kavuşturulmalıdır. Numune alma tutanakları ve analiz kayıtları birlikte değerlendirilmelidir. Açıklanamayan hususlar için ek rapor veya yeni inceleme istenebilir. CMK m. 67/6 kapsamında uzmanından bilimsel görüş alınması ve m. 68 uyarınca bilirkişinin duruşmada dinlenmesi de mümkündür.[7]

Kanaatimizce, miktara dayalı ceza değerlendirmesinde uyuşturucu içerdiği ortaya konulan hap sayısı esas alınmalı; uyuşturucu içermediği belirlenen haplar bu sayıya dahil edilmemelidir. Bu sayı, güvenilir bir örnekleme incelemesiyle de ortaya konulabilir. Dolayısıyla sorumluluğu yalnızca fiilen incelenen hap sayısıyla sınırlamak da doğru değildir. Ancak incelenen örneklerle ele geçirilen bütün arasında güvenilir bağ kurulamıyorsa, toplam hap sayısı sanık aleyhine ceza tayininde kullanılamamalıdır. İncelemedeki eksikliğin hükme etkisi, dosyanın diğer delilleriyle birlikte değerlendirilmelidir.

Dipnotlar

[1] Ele Geçirilen Uyuşturucu Maddelerin Analizi Bilimsel Çalışma Grubu (SWGDRUG), Tavsiyeler, Sürüm 8.2, 27.06.2024, Giriş, s. vii; Bölüm III A, 1, 2.1.1.2, 5 ve 6.

[2] Avrupa Adli Bilim Kurumları Ağı (ENFSI), ENFSI Hakkında, “Misyon”, “Amaç” ve “Faaliyetler” bölümleri; ENFSI Uyuşturucu Maddeler Çalışma Grubu, Nitel Analiz İçin Yasa Dışı Uyuşturucu Maddelerden Numune Alma Rehberi, İkinci Baskı, 2016, s. 12-13

[3] 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 63, 67/1 ve 67/3, 217, 230/1; miktarın diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi bakımından Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2018/579, K. 2020/489, T. 01.12.2020

[4] Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi, E. 2019/570, K. 2019/777, T. 16.05.2019. Kararın birinci bozma nedeni, TCK m. 3 ve m. 61 kapsamında temel cezanın belirlenmesine ilişkindir.

[5] Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2016/896, K. 2016/6055, T. 09.06.2016

[6] Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2025/5904, K. 2025/12819, T. 04.12.2025; temyiz sebepleri bölümü, bent 5 ve gerekçe bölümü.

[7] 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 67/5-6 ve 68..