Profesyonel futbolda kadro dışı bırakma, ilk bakışta tamamen sportif bir karar gibi görünmektedir. Teknik direktörün bir futbolcuyu müsabaka kadrosuna almaması, ilk on birde görevlendirmemesi veya oyuncuyu sezon planlamasının dışında bırakması, kulübün sportif yönetim yetkisinin doğal sonuçlarından biridir.

Ancak kadro dışı kararının sözleşme ilişkisine yansıması, meseleyi teknik tercih sınırlarının ötesine taşıyabilir. Futbolcunun A takım faaliyetlerinden bütünüyle uzaklaştırılması, uygun antrenman imkanlarının sağlanmaması, garanti ücretlerinin ödenmemesi veya kadro dışı kararının futbolcuyu sözleşmeden çıkmaya zorlayan bir baskı aracına dönüştürülmesi halinde artık yalnızca sportif bir tercihten söz etmek mümkün değildir.

Bu noktada asıl mesele, kulübün futbolcuyu kadro dışı bırakma yetkisine sahip olup olmadığı değil, bu yetkinin hukuki sınırının nerede sona erdiğidir.

1. Profesyonel Futbolcu Sözleşmesinin Hukuki Niteliği

4857 sayılı İş Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca sporcular İş Kanunu kapsamı dışında bırakılmıştır. Profesyonel futbolcu ile kulüp arasındaki sözleşme ilişkisi bu sebeple esas itibariyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun genel hizmet sözleşmesine ilişkin hükümleri çerçevesinde değerlendirilmektedir.[1]

Bununla birlikte profesyonel futbol ilişkisi yalnızca TBK hükümlerine tabi klasik bir hizmet ilişkisi değildir. 5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamında çıkarılan TFF düzenlemeleri, özellikle Profesyonel Futbolcuların Statüsü ve Transferleri Talimatı, tarafların hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesinde doğrudan rol oynamaktadır.

Bu sebeple kadro dışı bırakılan bir futbolcunun hukuki durumu incelenirken profesyonel futbolcu sözleşmesinin, TFF düzenlemelerinin ve Türk Borçlar Kanunu hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi gerekir.

2. Kadroya Girmek ile Mesleki Faaliyeti Sürdürmek Aynı Şey Değildir

Kadro dışı uyuşmazlıklarında ilk yapılması gereken ayrım, futbolcunun müsabakada oynama beklentisi ile mesleki faaliyetini sürdürebilme hakkı arasındadır.

Profesyonel futbolcu sözleşmesinin bulunması, futbolcuya her müsabakada oynama veya müsabaka kadrosuna alınma konusunda mutlak bir hak vermez.

Yargıtay da müsabaka kadrosunun ve ilk on birin belirlenmesini kulübün ve teknik heyetin takdir alanı içinde değerlendirmektedir. Futbolcunun yeteneği, form durumu, genel performansı, takım arkadaşlarının performansı, rakibin özellikleri ve teknik planlama gibi pek çok değişken hangi futbolcunun görev yapacağının belirlenmesinde rol oynayabilir.[2]

Bu sebeple bir futbolcunun yalnızca müsabaka kadrosuna alınmaması veya oynatılmaması, tek başına sözleşmeye aykırılık oluşturmaz.

Ne var ki futbolcunun oynatılmaması ile mesleki faaliyetten bütünüyle dışlanması aynı şey değildir. Kulüp futbolcuyu müsabakada oynatmayabilir. Fakat sözleşme devam ettiği sürece futbolcunun ücret, antrenman ve kişiliğinin korunmasına ilişkin hakları da devam eder.

3. Kadro Dışı Kararı Sözleşmeyi Askıya Almaz

Kadro dışı bırakılan futbolcunun kulüple olan sözleşmesi devam eder. Kadro dışı kararı, tek başına sözleşmeyi sona erdiren veya kulübün sözleşmeden doğan borçlarını askıya alan bir işlem değildir.

Bu husus özellikle ücret bakımından önem taşır.

TBK m. 408'e göre işveren, iş görme ediminin yerine getirilmesini kendi kusuruyla engeller veya edimi kabulde temerrüde düşerse çalışanın ücretini ödemekle yükümlü olmaya devam eder.[3]

Profesyonel futbol ilişkisi bakımından futbolcu sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmeye hazır olduğu halde kulüp kendi tercihiyle futbolcunun sportif faaliyete katılmasını engelliyorsa, bu durum kural olarak kulübün şarta bağlı olmayan ücret borcunu ortadan kaldırmaz.

Dolayısıyla futbolcunun oynatılmaması ile futbolcunun ücret hakkının bulunmaması birbirinden farklı hukuki meselelerdir.

4. Kadro Dışı Futbolcuya Antrenman İmkanı Sağlanmalıdır

Kadro dışı bırakma bakımından en önemli düzenlemelerden biri PFSTT m. 24/e hükmüdür.

Talimata göre kulüp, kadro dışı bıraktığı futbolcunun antrenman yapabilmesi için en az bir antrenör nezaretinde ve hakkın kötüye kullanılmasını teşkil etmeyecek şekilde saha tahsis etmek, ayrıca antrenman koşullarını noter aracılığıyla futbolcuya tebliğ etmekle yükümlüdür.[4]

Bu hüküm, kadro dışı futbolcunun çalışma imkanının korunmasını yalnızca TBK m. 417'deki gözetme borcundan çıkarılan teorik bir sonuç olmaktan çıkarmakta ve doğrudan kulübün yükümlülüğü haline getirmektedir.

Kulübün futbolcuyu A takım antrenmanlarından ayırması her durumda hukuka aykırı değildir. Buna karşılık futbolcunun tamamen antrenmansız bırakılması, antrenör görevlendirilmemesi, uygun olmayan bir çalışma alanına yönlendirilmesi veya yalnızca görünüşte bir antrenman imkanı yaratılması farklı değerlendirilmelidir.

PFSTT m. 24/e'de kullanılan 'hakkın kötüye kullanılmasını teşkil etmeyecek şekilde' ifadesi bu bakımdan özellikle önemlidir. Kulübün yalnızca şeklen bir saha ve antrenör göstermesi yeterli değildir. Sunulan koşulların profesyonel futbolcunun mesleki faaliyetini gerçek anlamda sürdürebilmesine elverişli olması gerekir.

Profesyonel futbolcunun mesleki değeri, fiziksel kondisyonunu ve teknik seviyesini korumasına doğrudan bağlıdır. Uzun süre sportif faaliyetten uzaklaştırılan bir oyuncu yalnızca antrenman imkanından değil, mesleki ve ekonomik değerinden de kaybedebilir.[5]

5. Garanti Ücret ile Maç Başı Ücret Birbirinden Ayrılmalıdır

Kadro dışı uyuşmazlıklarında en önemli ayrımlardan biri ücretin niteliğine ilişkindir.

Futbolcunun müsabakada görev almasına, kadroya girmesine veya belirli bir sportif sonucun gerçekleşmesine bağlı olmayan garanti ücretler ve maktu ödemeler, futbolcunun kadro dışı bırakılması sebebiyle kendiliğinden ortadan kalkmaz.

Futbolcu edimini yerine getirmeye hazır olduğu halde kulüp kendi kararıyla oyuncuyu sportif faaliyetten uzaklaştırıyorsa TBK m. 408 de ücret borcunun devamı bakımından hukuki dayanak oluşturmaktadır.

Maç başı ücretleri ise farklıdır. Bu ücretler çoğunlukla futbolcunun müsabaka kadrosuna alınması, müsabakada görev yapması veya sözleşmede belirlenen başka bir sportif şartın gerçekleşmesine bağlıdır.

Fesih tarihinden önce şartları gerçekleşen maç başı ücretleri kazanılmış alacak niteliğindedir. Buna karşılık fesih tarihinden sonra oynanacak müsabakalara ilişkin maç başı ücretlerinin doğup doğmayacağı kesin değildir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 13.03.2025 tarihli kararında, futbolcunun fesih tarihinden sonra oynanacak maçlarda görevlendirilmesinin kesin olmadığı belirtilerek gelecekteki maç başı ücretlerinin tazminat hesabına dahil edilemeyeceği; buna karşılık garanti ücret ile fesih tarihinden önce hak kazanılmış maç başı ücretlerinin dikkate alınması gerektiği kabul edilmiştir.[6]

Uygulamada bu sebeple fesih tarihine kadar muaccel olmuş garanti ücretlerin, fesih tarihine kadar kazanılmış maç başı ücretlerinin ve sözleşmenin kalan dönemine ilişkin tazminatın birbirinden ayrılması gerekir.

Bu ayrım yapılmadan ileri sürülen bir talep, kazanılmış alacak ile gerçekleşmesi henüz kesin olmayan muhtemel kazancı birbirine karıştırma riski taşır.

6. Her Kadro Dışı Bırakma Haklı Fesih Sebebi Değildir

Futbolcunun kadro dışı bırakılmış olması, tek başına sözleşmesini haklı nedenle feshedebileceği anlamına gelmez.

Futbolcu müsabaka kadrosuna alınmıyor ancak garanti ücretleri düzenli ödeniyor, PFSTT m. 24/e'ye uygun antrenör ve saha sağlanıyor, antrenman koşulları usulüne uygun bildiriliyor ve kulüp sözleşmeden doğan diğer yükümlülüklerini yerine getiriyorsa salt sportif tercih sebebiyle haklı fesih sonucuna ulaşmak güçtür.

Buna karşılık kadro dışı kararının garanti ücretlerinin ödenmemesi, uygun antrenör ve saha sağlanmaması, antrenman koşullarının noter aracılığıyla bildirilmemesi, futbolcunun fiilen antrenman yapmasının engellenmesi veya disiplin yetkisinin futbolcuyu sözleşmeden çıkmaya zorlayan bir araç olarak kullanılması gibi ihlallerle birleşmesi halinde uyuşmazlığın hukuki niteliği değişir.

Burada belirleyici olan kulüp kararına verilen isim değil, kararın futbolcunun sözleşmesel hakları üzerindeki gerçek etkisidir.

7. Haklı Sebep Kadar Fesih Usulü de Önemlidir

Profesyonel futbolcu uyuşmazlıklarında haklı bir sebebin bulunması tek başına yeterli değildir. PFSTT m. 28'de öngörülen fesih usulünün de doğru işletilmesi gerekir.

Futbolcunun ücretleri ödenmiyorsa futbolcu, kulübüne ve bilgi için TFF'ye noter aracılığıyla ihtar göndermeli ve ücretin ödenmesi için 30 günlük süre vermelidir. Kulüp bu süre içerisinde ödeme yapmazsa futbolcu, sürenin sona ermesinden itibaren ancak 7 gün içinde sözleşmesini feshedebilir.[7]

Kadro dışı uyuşmazlıklarında daha önemli olan düzenlemelerden biri PFSTT m. 28/3'tür. Kulüp, ücret ve SGK yükümlülükleri dışında kalan sözleşmesel edimlerini yerine getirmiyorsa futbolcu, kulübe ve bilgi için TFF'ye noter aracılığıyla ihtar göndererek ihlalin giderilmesi için 30 günden az olmayan uygun bir süre vermek zorundadır. Kulüp verilen süre içerisinde yükümlülüğünü yerine getirmez veya ihlali ortadan kaldırmazsa futbolcu, sürenin sona ermesinden itibaren 7 gün içinde sözleşmesini feshedebilir.[8]

PFSTT m. 28/4 ise bu sürelerin futbolcu aleyhine değiştirilemeyeceğini ve fesih sürelerinin tamamen ortadan kaldırılamayacağını açıkça düzenlemektedir.

Bu nedenle özellikle antrenman koşullarının sağlanmaması gibi ihlallerde, 'ihlalin ağır olduğu' düşüncesiyle PFSTT'deki ihtar ve mehil mekanizmasını atlayarak doğrudan feshe gitmek ciddi bir usul riski yaratır.

TBK m. 435 haklı sebebin maddi hukuk temelini oluşturmaya devam etse de profesyonel futbolcu sözleşmesinin fesih usulünde PFSTT m. 28'deki özel düzenleme göz ardı edilmemelidir.

Fesih iradesinin kullanılması da ayrı bir şekle tabidir. PFSTT m. 29 uyarınca fesih açıklaması noter aracılığıyla yapılmalı ve ihbarnamenin bir sureti bilgi için TFF'ye gönderilmelidir.[9]

8. Sportif Haklı Sebep: Oynatılmamanın Özel Bir Sonucu

Oynatılmamanın tek başına haklı fesih sebebi olmadığı kuralının önemli bir istisnası sportif haklı sebeptir.

PFSTT m. 28/6 uyarınca 23 yaş üstü profesyonel futbolcu, sezon sonunda kulübünün oynadığı resmi müsabakaların yüzde 10'undan daha azında görevlendirilmişse, futbolcunun durumu ve somut olayın koşulları dikkate alınarak sözleşmesini sportif haklı sebeple feshetme hakkına sahip olabilir.

Aynı maddenin yedinci fıkrasına göre bu hakkın kulübün ilgili sezondaki son müsabakasından itibaren 15 gün içinde kullanılması gerekir.[10]

Sportif haklı sebep, kulübün sözleşmeye aykırı davranmasına dayanan klasik haklı fesihten farklıdır. Burada ücretlerin ödenmemesi veya kulübün başka bir kusurlu davranışının bulunması zorunlu değildir. Düzenleme, yeterli sportif katılım sağlayamayan futbolcuya belirli koşullarda sözleşmeden çıkabilme imkanı tanımaktadır.

Bu nedenle “oynatılmamak hiçbir zaman fesih sebebi değildir” şeklinde kategorik bir ifade de isabetli değildir.

9. Para Cezaları da Hukuki Denetime Tabidir

Kadro dışı kararlarına uygulamada futbolcuya verilen para cezaları da eşlik edebilmektedir.

Ancak kulübün futbolcu hakkında para cezası kararı alması, bu tutarın kendiliğinden futbolcunun ücretinden düşülebileceği anlamına gelmez.

PFSTT m. 24/d uyarınca futbolcuya verilen para cezasına ilişkin kararın nedeni, tutarı ve noterden onanmış karar örneği, karar tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde noter aracılığıyla futbolcuya ve TFF'ye bildirilmelidir.[11]

Yaptırımın yalnızca şeklen değil, içerik bakımından da hukuka uygun olması gerekir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin E. 2024/2489, K. 2025/1578 sayılı kararında sportif başarısızlığa dayanan cezalandırma sistemi kabul edilmemiş, bu kapsamda yapılan kesintilerin futbolcu alacağından mahsup edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.[12]

Futbolcunun alacağı hesaplanırken bu sebeple yalnızca sözleşmede yazılı ücret rakamlarına değil, kulübün yaptığı kesintilerin hukuki dayanağına ve uygulanma usulüne de bakılmalıdır.

10. Delillendirme: Kadro Dışı Uyuşmazlığının Belirleyici Alanı

Kadro dışı uyuşmazlıklarında maddi vakıanın nasıl ispatlandığı, çoğu zaman hukuki tartışmanın kendisi kadar önemlidir.

Futbolcunun 'antrenmana alınmadım' iddiası ile kulübün 'kendisine antrenman imkanı sunduk' savunması karşı karşıya geldiğinde soyut beyanlardan ziyade objektif kayıtlar önem kazanacaktır.

Noter ihtarnameleri, futbolcuya bildirilen antrenman programları, tesis giriş ve çıkış kayıtları, antrenman çizelgeleri, saha tahsis belgeleri, antrenör görevlendirmeleri, mesajlaşmalar, elektronik yazışmalar ve gerektiğinde noter tespitleri bu uyuşmazlıkların ispat yapısında önem taşır.

Kulüp bakımından da yalnızca 'futbolcuya çalışma imkanı sağlandı' savunması yeterli olmayabilir. Hangi antrenörün, hangi tesiste ve hangi saatlerde futbolcuyla çalışmak üzere görevlendirildiğinin ve bu koşulların futbolcuya usulüne uygun olarak bildirildiğinin ortaya konulması gerekir.

PFSTT m. 24/e'nin antrenman koşullarının noter aracılığıyla tebliğini zorunlu tutması da bu açıdan önemlidir. Böylece çalışma koşullarının sonradan çıkan uyuşmazlıkta objektif biçimde tespiti mümkün hale gelmektedir.

11. Haklı Fesih Sonrasında Tazminat: TBK m. 437

Futbolcunun kulübün sözleşmeye aykırı davranışı sebebiyle sözleşmesini haklı olarak feshetmesinden sonra en önemli sorunlardan biri, sözleşmenin kalan dönemine ilişkin zararın nasıl hesaplanacağıdır.

Bu konuda Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 14.10.2025 tarihli E. 2025/4527, K. 2025/7838 sayılı kararı önem taşımaktadır.

Daire, haklı fesih sebebinin kulübün sözleşmeye aykırı davranışından doğduğu durumda tazminatın TBK m. 437 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Belirli süreli sözleşme fesihle sona erdiği için hukuken 'bakiye süre ücret alacağı'ndan değil, bakiye süre ücretlerinin de dikkate alınması suretiyle belirlenecek bir tazminattan söz edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.[13]

Kararın daha önemli yönü ise TBK m. 437 kapsamında belirlenecek tazminattan yapılacak indirimlere ilişkindir.

Yargıtay, TBK m. 438/2'nin TBK m. 437 kapsamındaki tazminata kıyasen uygulanamayacağını açıkça kabul etmiştir. İndirim meselesinin TBK m. 114/2'nin atfıyla TBK m. 52 çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.[14]

Bu değerlendirmede futbolcunun sözleşmenin sona ermesinden sonra başka bir kulüpten gelir elde edip etmediği, iş aramak için gerekli çabayı gösterip göstermediği, sözleşmenin sona ermesi sebebiyle tasarruf ettiği giderlerin bulunup bulunmadığı ve zararın artmasına etki eden başka davranışlarının olup olmadığı dikkate alınabilir.

Bu nedenle tazminat hesabı, sözleşmenin kalan aylarındaki garanti ücretlerin mekanik biçimde toplanmasından ibaret değildir.

Bu ayrım özellikle önemlidir. Önceki uygulamada TBK m. 438/2'nin kıyasen uygulanması yönündeki yaklaşım görülmekle birlikte, 14.10.2025 tarihli karar TBK m. 437 bakımından farklı ve açık bir hukuki gerekçe ortaya koymuştur.

12. Gelecekteki Maç Başı Ücretleri Tazminata Eklenebilir mi?

Kulübün futbolcuyu sözleşmeden çıkmaya zorlamak veya maç başı ücretlerini ödememek amacıyla kadro dışı bıraktığı ileri sürüldüğünde, gelecekte elde edilmesi muhtemel maç başı ücretlerinin de tazminata dahil edilip edilemeyeceği tartışması ortaya çıkar.

Kulübün kötü niyetli davranışı dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı bakımından ayrıca değerlendirilebilir. Ancak mevcut Yargıtay içtihadı gelecekte futbolcunun hangi maçlarda görevlendirileceğinin kesin olarak bilinmemesi sebebiyle şarta bağlı maç başı ücretlerinin tazminat hesabına dahil edilmesine mesafeli yaklaşmaktadır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin E. 2024/2489, K. 2025/1578 sayılı kararındaki yaklaşım da bu yöndedir.[15]

Uygulamada daha sağlam talep yapısı, muaccel garanti ücretlerini, fesih tarihinden önce kazanılmış maç başı ücretlerini ve TBK m. 437 kapsamındaki tazminatı birbirinden ayırarak ileri sürmektir.

13. Uyuşmazlığın Görüleceği Merci ve Güncel Usul Rejimi

Profesyonel futbolcu ile kulüp arasındaki sözleşmesel uyuşmazlığın hangi mercide çözüleceği de sözleşmeye ve TFF düzenlemelerine göre belirlenmelidir.

Uyuşmazlık Çözüm Kurulu Talimatı m. 2 uyarınca UÇK, taraflarca görevinin kabul edilmesi halinde kulüpler ile futbolcular arasındaki futbolla ilgili sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkları inceler ve karara bağlar. Sportif cezalar ile yetiştirme tazminatı uyuşmazlıklarında ise UÇK münhasıran görevlidir.[16]

UÇK kararlarına karşı Tahkim Kuruluna itiraz süresi, kararın taraflara tebliğinden itibaren 7 gündür.[17]

5894 sayılı Kanun'un 6. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca Tahkim Kurulunun futbol faaliyetlerinin yönetimi ve disiplinine ilişkin kararları kesindir. Bunun dışında kalan kararlarına karşı tebliğden itibaren bir ay içinde HMK m. 439 uyarınca iptal davası açılabilir.[18]

İptal davası yeni bir esas incelemesi değildir. Mahkeme Tahkim Kurulunun yerine geçerek uyuşmazlığın maddi hukuk bakımından doğru çözülüp çözülmediğini baştan incelemez. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 25.06.2024 tarihli E. 2024/466, K. 2024/2025 sayılı kararı da HMK m. 439 kapsamındaki sınırlı iptal denetimi bakımından önem taşımaktadır.[19]

Uyuşmazlığın genel mahkemede görülmesi halinde 2026 yılında değişen usul rejimi de dikkate alınmalıdır. 31.07.2026 tarihinde yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle HMK m. 107 yürürlükten kaldırılmış, 20. maddesiyle HMK m. 109'a yeni dördüncü fıkra eklenmiştir. Yeni düzenlemeye göre alacağın bir kısmının dava edildiği hallerde talep konusu aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere tahkikat sona erene kadar artırılabilir ve zamanaşımı artırılan kısım yönünden de dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. Değişiklikten önce açılmış davalarda ise mülga HMK m. 107 uygulanmaya devam eder.[20]

14. Sonuç

Profesyonel futbolcunun kadro dışı bırakılması, tek başına kulübün sözleşmeye aykırı davrandığını veya futbolcunun doğrudan sözleşmesini feshedebileceğini göstermez.

Kulüp ve teknik heyet, futbolcunun performansı, takım planlaması ve sportif ihtiyaçlar çerçevesinde hangi futbolcunun müsabakada görev yapacağını belirleme konusunda geniş bir takdir yetkisine sahiptir. Ancak bu yetki, profesyonel futbolcu sözleşmesinden ve TFF düzenlemelerinden doğan diğer yükümlülükleri ortadan kaldırmaz.

Kadro dışı bırakılan futbolcunun şarta bağlı olmayan ücret hakları devam eder. PFSTT m. 24/e uyarınca futbolcuya en az bir antrenör nezaretinde ve hakkın kötüye kullanılmasını teşkil etmeyecek şekilde antrenman sahası sağlanması ve antrenman koşullarının noter aracılığıyla tebliğ edilmesi gerekir.

Bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya ücretlerin ödenmemesi gibi başka sözleşme ihlallerinin ortaya çıkması halinde fesih hakkı gündeme gelebilir. Fakat profesyonel futbol hukukunda haklı sebebin varlığı kadar fesih usulü de önemlidir. PFSTT m. 28'deki ihtar, mehil ve fesih sürelerinin yanlış işletilmesi, maddi bakımdan haklı görünen bir feshi usul yönünden tartışmalı hale getirebilir.

Kadro dışı uyuşmazlığında bu sebeple yalnızca futbolcunun oynatılıp oynatılmadığına bakmak yeterli değildir. Futbolcuya uygun antrenman imkanı sağlanıp sağlanmadığı, antrenman koşullarının noter aracılığıyla bildirilip bildirilmediği, garanti ücretlerin ödenip ödenmediği, para cezalarının usulüne ve maddi hukuka uygun olup olmadığı, kulübün teknik tercih hakkını mı kullandığı yoksa futbolcuyu sözleşmeden çıkmaya mı zorladığı ve fesih öncesinde PFSTT m. 28 prosedürünün doğru işletilip işletilmediği birlikte değerlendirilmelidir.

Aynı şekilde talep edilen bedelin kazanılmış bir alacak mı, gelecekte gerçekleşmesi belirsiz bir sportif şarta bağlı ücret mi yoksa TBK m. 437 kapsamında hesaplanması gereken bir tazminat mı olduğu doğru şekilde ayrıştırılmalıdır.

Kadro dışı bırakmanın hukuki sonucu, kararın adından değil, kararın uygulanma biçiminden ve sözleşme ilişkisi üzerindeki somut sonuçlarından ortaya çıkar.

KAYNAKÇA

[1] 4857 sayılı İş Kanunu m. 4/1-g; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 393 vd.; Eren Yıldız, "Profesyonel Futbolcuların İş İlişkileri", İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Doktora Tezi, 2025.

[2] Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2489, K. 2025/1578, 13.03.2025.

[3] 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 408; Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2489, K. 2025/1578, 13.03.2025.

[4] TFF Profesyonel Futbolcuların Statüsü ve Transferleri Talimatı m. 24/e; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 417.

[5] Gökçe Özgen, Profesyonel Futbolcu Sözleşmesinin Feshi Sonucunda Profesyonel Futbolcuya Ödenmesi Gereken Tazminatın Tayini , On İki Levha yayıncılık, 1. Baskı, İstanbul, 2024, s. 56.

[6] Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2489, K. 2025/1578, T. 13.03.2025.

[7] TFF Profesyonel Futbolcuların Statüsü ve Transferleri Talimatı m. 28/1.

[8] TFF Profesyonel Futbolcuların Statüsü ve Transferleri Talimatı m. 28/3-5.

[9] TFF Profesyonel Futbolcuların Statüsü ve Transferleri Talimatı m. 29/1.

[10] TFF Profesyonel Futbolcuların Statüsü ve Transferleri Talimatı m. 28/6-7.

[11] TFF Profesyonel Futbolcuların Statüsü ve Transferleri Talimatı m. 24/d.

[12] Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2489, K. 2025/1578, T. 13.03.2025.

[13] Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/4527, K. 2025/7838, 14.10.2025; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 437.

[14] Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/4527, K. 2025/7838, 14.10.2025; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 52, m. 114/2 ve m. 437.

[15] Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2489, K. 2025/1578, 13.03.2025.

[16] TFF Uyuşmazlık Çözüm Kurulu Talimatı m. 2.

[17] TFF Uyuşmazlık Çözüm Kurulu Talimatı m. 12.

[18] 5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun m. 6/6.

[19] Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/466, K. 2024/2025, 25.06.2024.

[20] 7589 sayılı Kanun m. 19, m. 20, Geçici m. 1/10 ve m. 26; 6100 sayılı HMK m. 109/4.