T.C.
Yargıtay
12. Ceza Dairesi
2021/7843 E., 2025/4995 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/3096 E., 2019/1840 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ile sanığın mahkumiyetine
TEMYİZ EDENLER : Sanık, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince mahalli Cumhuriyet savcısı, sanık ve katılan vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesinin hatalı olduğuna; sanığın temyiz sebepleri; eksik inceleme ile karar verildiğine, kusur durumunun hatalı tayin edildiğine, alkolün ve hızının kazaya etken olmadığına, ölenin asli kusurlu olduğu, cezanın ağır olduğu ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 04.20 sanık ...'ün idaresindeki kamyoneti ile meskun mahalde, 7 metre genişliğinde, tek yönlü, zemin asfalt kaplama, yüzeyi kuru, düz ve eğimsiz, aydınlatması ve 30 km/s hız limiti bulunan yolda gece vakti seyretmekte iken olay mahalli ışık kontrollü kavşak alanına geldiğinde kendisine yanan sarı fasılalı ışıkta kavşağa girdiğinde, sağdaki tali yoldan kırmızı fasılalı ışığa rağmen kavşak alanına giren ...'ın idaresindeki otomobilin sol yan kısmı ile kamyonetin ön kısmıyla çarpışmaları sonucu savrulan otomobilin orta refüj üzerinde bulunan trafik lambası, yön levhası ve aydınlatma direğine çarparak durması sonucu otomobil sürücüsü ...'ın öldüğü olayda, tali kusurlu sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetli bulunmuşsa da, sanığın asli kusura yakın derecede tali kusurlu olması sebebiyle temel cezanın alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ile sanığın olay anında hem alkollü oluşu hem de hızının 30 km/h azami hız sınırının dört katından fazla hızlı oluşu dikkate alındığında sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi gereğinden, duruşma açılarak yapılan yargılamada, tali kusurlu şekilde olaya sebebiyet verdiği kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1-Duruşmadan bağışık tutulmaya yönelik bir talebi bulunmayan sanığın, yakalama emri üzerine yakalandığı yer mahkemesince alınan beyanı sırasında, ifadelerini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulmadan, sanığın CMK'nın 196/2. maddesine aykırı şekilde yapılan sorgusuna dayalı olarak yokluğunda mahkumiyet kararı verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2-Kabule göre ise; taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekmekte olup, cezada orantılılık ilkesi ile adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, tali kusurlu sanık hakkında alt sınırdan fazla uzaklaşılarak teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi;
3-Sanığın kazadan 40 dakika sonra alınan alkol raporuna göre sanığın 49 promil alkollü olduğu, Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulunun, vücuttaki alkol oranının 1 saatte 15 promil azalacağı yönündeki bilimsel tespitleri karşısında sanığın kaza sırasında yaklaşık 59 promil alkollü olduğu ve Dairemiz yerleşik içtihatları doğrultusunda 100 promil altında tespit edilen alkol miktarının bilinçli taksir nedeni oluşturmadığı, TCK'nın 22/3. fıkrasında bilinçli taksirle işlenen suçlarda temel cezanın 1/3'ten 1/2'sine kadar arttılabileceği hükmü kapsamında sanığın bilinçli taksir oluşturan tek eyleminin hız limitinin 4 kat üzerinde hızla seyretmesi olduğu gözetilmeden, sanık hakkında üst hadden arttırım yapılarak fazla cezaya hükmedilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık ve sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır 3. Asliye Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.05.2025 tarihinde karar verildi.
Next





