T.C.

Yargıtay

12. Ceza Dairesi

2023/96 E., 2025/1538 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1294 E. 2022/1873 K.
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜMLER : Beraat hükmü kaldırılarak mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanıklar ... ve ... müdafii, sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.01.2020 tarih, 2019/260 Esas, 2020/12 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında; 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatlerine karar verilmiştir.

2. Hükmün katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesince duruşma açılarak 26.05.2022 tarih, 2020/1294 Esas, 2022/1873 Karar sayılı kararı ile beraat hükmü kaldırılarak sanıkların 2863 sayılı Kanun'un 74/1, 74/1-2.cümle, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddeleri gereğince 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 31.12.2022 tarih, 2022/121328 nolu esastan ret ile onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık ... müdafinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın suç kastı olmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmamasının yerinde olmadığına ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.

Sanıklar ... ve ... müdafinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanıkların suç kastı olmadığına, beraatlerine karar verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmamasının yerinde olmadığına ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Bölge Adliye Mahkemesince, sanıklar savunmalarında suçlamaları kabul etmeseler de, deliller kısmında gösterilen ihbar tutanaklarında açıkça fail ve yer belirtilerek ihbarlar yapılması, kolluk tarafından düzenlenen 22/11/2018 tarihli tutanakta asansör boşluğu olarak projelendirilen yerde 15-20 metre derinliğinde bir kuyu kazıldığını ve özellikle kuyudan çıkan hafriyatın nemli olduğu ile seyyar aydınlatma yapıldığı tespitlerine yer verilmesi, yine aynı tutanak ile el konan malzemelerin kuyu açmak için kullanmaya elverişli olması, bu derinlikteki bir çukurun asansör boşluğu olmaktan öte olması bir yana, bilirkişi heyeti raporunda özellikle "asansör boşluğunda bırakılması gereken 1,50 metre derinliğinde asansör kuyusu yapılmadığının, kuyunun 2. bodrum kata kadar doldurulduğunun, mimari ve statik projede asansör kuyusu detaylarının yer almadığının, asansör projesinde ise kuyu derinliğinin 1,50 metre olarak gösterildiğinin" belirtilmesi karşısında; savunmaların suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun kabul edildiği, ayrıca savunmalarda kuyunun kendileri tarafından kazılmadığı ve önceden varolduğu açıklamasına yer verilmiş ise de; kolluk tarafından yapılan tespite göre, kuyuda hafriyatı çıkarmak için kullanılan motorlu inşaat asansörünün varolması ve çıkarılan nemli hafriyatın (yani yeni kazı yapılmış olması hususu) kuyu dışında birikmiş olması gözetildiğinde, savunmalar inandırıcı bulunmamış; ruhsatlı ve haliyle etrafı korunaklı olan bir inşaat alanına sanıkların bilgisi dışında başka şahısların girerek günler sürecek şekilde 15-20 metre derinliğinde bir kuyu kazması, hafriyatı çıkarmak için asansör mekanizması kurmaları, asansörü çalıştırmak ve aydınlatma yapmak için enerji kullanmaları, bunları yaparken de farkedilmemeleri olağan hayat akışına uygun düşmediğinden, savunmaların suçtan kurtulmaya yönelik olduğu vicdani kanaatine varıldığı, b una göre de sanıkların fikir ve fiil birliği içerisinde hareket ederek, sanıklardan ...'ın yüklenicisi olduğu ve dolayısıyla bir başkasının müdahalede bulunmasının mümkün olmadığı Eskişehir Merkez ... Mahallesi ... Sokak No: 2 adresindeki yerin karşısındaki inşaat alanında, yukarıda nitelikleri gösterilen şekilde kuyu kazdıkları, yapılan bu işin inşaat faaliyeti ile ilgisinin bulunmadığı, sanıkların kültür varlığı bulmak maksadı ile davaya konu kazıyı gerçekleştirdikleri, kazı yapılan yerin sit alanı veya kanunla korunması gereken bir yer olmadığının sübuta erdiği, iddianamede sanıkların fiili 2863 Sayılı Kanun'un 74/2. maddesinde düzenlenen "define araştırmak" suçuna uyduğu kabul edilerek cezalandırılmaları talep edilmiş ise de Dairece bu vasıflandırmanın Kanun'a aykırı olduğunun kabul edildiği, şöyle ki ; 2863 Sayılı Kanun'un "İzinsiz araştırma, kazı ve sondaj yapanlar" başlıklı 74. maddesinde "(1) Kültür varlıkları bulmak amacıyla, izinsiz olarak kazı veya sondaj yapan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Ancak, kazı veya sondajın yapıldığı yerin, sit alanı veya bu Kanuna göre korunması gerekli başka bir yer olmaması halinde, verilecek cezanın üçte biri indirilir. (2) İzinsiz olarak define araştıranlar, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, bu fiillerin yurt dışına kültür varlıklarını kaçırma amacıyla veya kültür varlıklarının korunmasında görevli kişiler tarafından işlenmesi hâlinde, verilecek ceza iki katına kadar artırılır." hükmünün yer aldığı, yerleşik Yargıtay uygulamasında da belirtildiği üzere 2863 sayılı Kanun'un 74/2. maddesinde düzenlenen “izinsiz define araştırma” suçunun oluşabilmesi için (izinsiz kazı yapmak suçundan farklı olarak) fiilin mutlaka mezkur Kanun'un 6. maddesi kapsamında kalan korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarında, bunların korunma alanlarında veya sit alanlarında gerçekleşmesi gerekmektedir. "İzinsiz define araştırma" suçu ile "izinsiz kazı yapma" suçu arasındaki bir diğer fark da kazı fiilinin gerçekleşip gerçekleşmediği hususudur. İzinsiz define araştırma suçu için araziye fiziki müdahale teşkil etmeyen yüzeysel araştırma faaliyetlerinde bulunulması gerektiği, eğer fiziki müdahale söz konusu ise yani kazı yapılması hali var ise artık izinsiz define araştırma suçundan bahsetmenin mümkün olmadığı, (Örnek olarak Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2020/748 Esas, 2020/6692 Karar sayılı ve 02/12/2020 tarihli kararı) somut olayda ise hem davaya konu yerin Kanun'un 6. maddesi kapsamında kalan korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı olmaması hem de fiziki olarak kazı yapılması karşısında sanıkların fiillerinin "izinsiz kazı yapmak" suçuna uyduğu gerekçesiyle beraat hükmü kaldırılarak sanıkların mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanıklar ... ve ... müdafii, sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.02.2025 tarihinde karar verildi.