T.C.
Yargıtay
4. Hukuk Dairesi
2023/3902 E., 2025/4033 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/135 E., 2023/135 K.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 20.06.2021 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu sigortalı araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını, sürekli iş göremezliğe uğradığını belirterek belirsiz alacak olarak 40.000,00 TL tazminat ile 1.000,00 TL rapor ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 430.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuranın maluliyetinin oluşmadığını, kusur oranının tespiti gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılmasını, rapor ücretinden sorumlu olmadıklarını, avans faizi isteminin haksız olduğunu, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenecek vekalet ücretinin beşte biri oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun ksımen kabulü ile 300.508,58 TL’nin yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; başvuranın yaralanma bölgesinin kafasından olması nedeniyle emniyet kemeri takmama nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmasına yönelik davalı itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın kaldırılarak yeni hüküm kurulmasına, başvurunun kısmen kabulü ile 240.406,86 TL'nin yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde;maluliyet raporları arasında maluliyet oranı yönünden fahiş fark oluştuğunu, çelişki oluştuğunu, taraflarınca sunulan raporun usulüne uygun olarak düzenlendiğini, hükme esas alınması gerektiğini, mütefarik kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; yargılama sırasında alınan sağlık raporunun taraflarına tebliğ edilmediğini, savunma haklarının ihlal edildiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, taraflarınca alınan uzman görüşü raporu ile çeliştiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak hesap yapılması gerektiğini
belirtmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın yaptığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 20.06.2021 tarihinde meydana gelmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; dosya içerisinde bulunan ve davacı tarafından sunulan İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 15.03.2022 tarihli raporu ile kaza tarihinde geçerli olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri kullanılarak davacı için %24 engellik oranı belirlendiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince ara kararla aldırılan 03.10.2022 tarihli Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının raporunda ise yine Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca %10 engellik oranı belirlendiği belirtilmiş, Uyuşmazlık Hakem Heyetince bu raporlardan ikincisine itibar olunarak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Yargılama makamlarınca çelişkili raporlardan birine neden itibar edildiği, diğer raporun neden tercih edilmediği gerekçelendirilmeli veya her iki rapor arasındaki çelişkiyi gideren üçüncü bir rapor alınmalıdır.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde başka bir üniversite hastanesinden oluşturulacak heyetten gerekçeli, çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3. Her ne kadar İtiraz Hakem Heyetince 11 yolcudan 6'sının çocuk olduğu, istiap haddinin 3 kişi ile aşıldığı, davacının yaralanmasının da kafa bölgesinden olması nedeniyle emniyet kemeri takılmadığı gerekçesiyle müterafik kusur indirimi yapılmışsa da, davacının emniyet kemeri takıp takmadığının belirsiz olduğu, davacının yaralanmasının da ağız, dudak bölgesinden olduğu anlaşıldığından yazılı gerekçeyle müterafik kusur indirimi yapılması doğru olmamıştır.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde davacı ile davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.





