Anayasa Mahkemesinin 64. Kuruluş Yıldönümü ve Anayasa Mahkemesi üyeliğine seçilen Şaban Kazdal’ın Andiçme Töreni Yüce Divan Salonu’nda düzenlendi. Törene; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, yüksek yargı organlarının başkanları, bakanlar ve diğer davetliler katıldı.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya törende yaptığı konuşmada, kuruluş yıldönümlerinin Anayasa Mahkemesinin tarihsel birikimini ve anayasal düzen içindeki yerini değerlendirme fırsatı sunduğunu, andiçme törenlerinin ise kurumsal sürekliliğinin bir göstergesi olarak anayasal düzene ve hukukun üstünlüğüne olan bağlılığı teyit etme imkânı sunduğunu söyledi.

Anayasa Mahkemesi Hukukun Üstünlüğünü Somutlaştıran Bir Teminat Makamıdır

Anayasa Mahkemesinin kuruluşunun hukuk devleti ilkesinin soyut bir ideal olmaktan çıkarılarak kurumsal bir teminata kavuşturulmasının tarihsel ifadesi olduğunu belirten Başkan Kadir Özkaya, “Mahkememiz, sadece normların denetlendiği bir yargı kurumu olmanın ötesinde; anayasal düzenin istikrarını sağlayan, temel hak ve özgürlükleri güvence altına alan ve hukukun üstünlüğünü somutlaştıran bir teminat makamıdır.” dedi.

Kurumsal hafızanın anayasa yargısının en önemli dayanaklarından biri olduğunu ifade eden Başkan Kadir Özkaya, Yüksek Mahkemeyi güçlü kılan unsurun yalnızca anayasal yetkiler değil; zaman içerisinde oluşan içtihat birikimi, yerleşik ilkeler ve anayasal yorum geleneği olduğunu söyledi. Başkan Özkaya ayrıca Anayasa Mahkemesinin verdiği kararlarla yalnızca uyuşmazlıkları çözmediğini, aynı zamanda anayasal değerleri yorumlayan ve gelecek kuşaklara aktaran bir kurum hâline geldiğini belirtti.

Hukuk Kuralları, Ancak Adaleti Sağlıyorsa Anlam Kazanmaktadır

Adaletin yalnızca hukuki bir kavram olmadığını, bir medeniyetin varlık sebebini, yönünü ve istikbalini belirleyen kurucu bir ilke de olduğunu aktaran Başkan Kadir Özkaya, “Bu düşünsel miras bize, adaletin yalnızca bir hukuk enstrümanı değil aynı zamanda toplumsal düzenin ve insan onurunun vazgeçilmez temeli olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.” dedi. Hukuk kurallarının ancak adaleti sağlıyorsa anlam kazandığını söyleyen Başkan Kadir Özkaya, Anayasa Mahkemesinin anayasal ilkelerin yaşatılmasını sağlayan, hukuki istikrarı güçlendiren ve toplumsal güven duygusunu pekiştiren temel kurumlardan biri olduğunu dile getirdi.

“Anayasa Mahkemesi olarak bizler; adaletin devleti ayakta tutan, bireyi güven içinde yaşatan, topluma refah ve gelişme imkânı sağlayan asli dayanak olduğu bilinciyle Anayasa’nın çizdiği sınırlar çerçevesinde görev ve sorumluluklarımızı son derece özverili ve titiz bir çalışmayla yerine getirmeye devam edeceğiz.” diyen Başkan Kadir Özkaya, Mahkemenin çalışmalarını bu anlayışla sürdürdüğünü kaydetti.

Anayasa Mahkemesinin Türk anayasal sistemi içindeki konumunun, bir yargı kurumu olmakla beraber anayasal düzenin sürekliliğini ve bütünlüğünü teminat altına alan oldukça önemli bir fonksiyonu ifade ettiğini aktaran Başkan Kadir Özkaya, Mahkemenin en temel görevinin Anayasa’nın üstünlüğünü ve bağlayıcılığını fiilen hayata geçirmek olduğunu söyledi.

Bu çerçevede Anayasa Mahkemesinin anayasal düzenin merkezinde yer alan temel hak ve özgürlüklerin en üst düzeyde korunmasını sağlayan bir güvence mekanizması olarak işlev gördüğünü dile getiren Başkan Kadir Özkaya, “Mahkememiz, ‘Türk Milleti adına’ verdiği kararlarla yalnızca hukuki uyuşmazlıkları çözmekle kalmamakta; aynı zamanda adalet ve hakkaniyet ilkelerini gözeterek ulusal ve uluslararası insan hakları standartlarını birlikte değerlendiren bütüncül bir yaklaşımı hayata geçirmektedir.” şeklinde konuştu.

Anayasa Mahkemesi, Geleceğin Hukuk Düzenini Şekillendiren Aktif Bir Anayasal Aktör Konumundadır

Bireysel başvurunun kabulünden bugüne kadar 700 binden fazla başvurunun yapıldığını aktaran Başkan Özkaya, 14 yıl boyunca bu başvuruların büyük bir kısmının karara bağlanarak önemli bir içtihat birikimi oluşturulduğunu belirtti. Başkan Özkaya, başvuru yoğunluğunun bir yönüyle bireysel başvuru mekanizmasına duyulan güvenin bir göstergesi olarak değerlendirilebileceğini kaydetti.

Başkan Kadir Özkaya, artan iş yüküne rağmen başvuruların etkin ve makul sürede sonuçlandırılabilmesi amacıyla çeşitli tedbirler alınmaya devam edildiğini, yargı süreçlerinde teknolojinin daha etkin kullanımı, yapay zekâ destekli analiz imkânlarının geliştirilmesi, dijital başvuru sistemlerinin güçlendirilmesi ve başvuruların daha hızlı işlenmesine yönelik uygulamalara ağırlık verildiğini söyledi.

2026 yılı Eylül ayı itibarıyla bireysel başvuru formlarının okunması, özetlenmesi ve kategorize edilmesi aşamasında yapay zekânın devreye alınmasının hedeflendiğini açıklayan Başkan Kadir Özkaya, “Yapay zekânın ürettiği sonuçlara hiçbir şekilde hukuki bir değer atfetmeyeceğiz. Yapay zekâdan raportörlerimiz, yalnızca hazırlık aşamasında faydalanacak; nihai hukuki değerlendirme ve karar, her zaman olduğu gibi insan aklına ve vicdanına ait olacaktır.” dedi.

Başkan Kadir Özkaya, anayasa yargısının hem sürekliliği hem de değişimi aynı anda bünyesinde barındıran özgün bir kurumsal yapıyı temsil ettiğini belirterek “Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, bugün geçmişin birikimini taşıyan bir kurum olmakla beraber uluslararası etkileşim, dijital dönüşüm ve hak temelli yaklaşımıyla da geleceğin hukuk düzenini şekillendiren aktif bir anayasal aktör konumundadır.” ifadelerini kullanandı.

Hâkimlik ve savcılığın yalnızca hukuki bilgi ve tecrübeyle icra edilebilecek bir görev olmadığını vurgulayan Başkan Kadir Özkaya, bu görevin aynı zamanda güçlü bir ahlaki duruş, derin bir sorumluluk bilinci ve bağımsızlık ile tarafsızlık ilkelerine mutlak sadakat gerektirdiğini ifade etti. Hâkim ve savcıların dışsal etki ve baskı altında kalmadan, tarafsız bir tutumla, pozitif hukuk düzeninin öngördüğü çerçeve içinde, aklı ve bilimi daima başat konumda tutarak, hukuka ve vicdani kanaate göre özgürce karar vermeleri gerektiğini belirten Başkan Kadir Özkaya, adaletin tesisinde hamasete, husumete, kindarlığa ve kayırmacılığa yer olmadığını söyledi.

Gösterişten, riyadan, haramdan ve yalandan şiddetle kaçınılması gerektiğini ifade eden Başkan Kadir Özkaya, “Bir gram helalin yıllarca peşinden koşmalı, meccanen bir ton haram gelecek olsa ona sırtını çevirmelidirler.” dedi. Başkan Kadir Özkaya kul hakkının önemine dikkat çekerek adalet makamında bulunanların hem hukuki hem de ahlaki sorumluluğu birlikte taşıması gerektiğini belirtti.

Mahkememiz, Küresel Ölçekte Etkin Bir Kurumsal Aktör Hâline Gelmiştir

Uluslararası anayasa yargısı camiası ve muadili kurumlarla kurulan güçlü ilişkiler sayesinde Mahkemenin yalnızca ulusal düzeyde değil, küresel ölçekte de etkin bir kurumsal aktör hâline geldiğini aktaran Başkan Kadir Özkaya, uluslararası anayasa yargısı alanında gerçekleştirilen faaliyetlere değinerek şu ifadeleri kullandı: “Anayasa yargısı, günümüzde yalnızca ulusal sınırlar içinde değil evrensel hukuk normları ve uluslararası içtihatlarla da şekillenmektedir. Bu gerçek; hukukun üstünlüğünü güçlendirmek, bireysel hakları daha etkili korumak ve küresel adaleti tesis etmek için farklı ülkelerin anayasa mahkemeleri ve yüksek yargı organları arasındaki iş birliğini vazgeçilmez kılmaktadır.”

En Güçlü Silah Barıştır, En Güvenli Yaşam Alanı Adaletin Egemen Olduğu Alandır

Dünyanın çok zorlu bir süreçten geçtiğini ifade eden Başkan Kadir Özkaya; savaşlar, ekonomik krizler, gelir dağılımındaki adaletsizlikler ve uluslararası hukuk ihlallerinin küresel ölçekte ağır sonuçlar doğurduğunu söyledi. Özellikle Gazze başta olmak üzere dünyanın birçok yerinde yaşanan zulümlere dikkat çeken Başkan Kadir Özkaya, mevcut uluslararası sistemin ve özellikle uluslararası yargı kurumlarının bu sorunları çözmekte yetersiz kaldığını belirtti. Daha adil ve kapsayıcı bir uluslararası düzenin zorunluluk hâline geldiğini, kaydeden Başkan Özkaya, şunları söyledi: “En büyük adaletsizlik savaştır. En güçlü silah barıştır. En güvenli yaşam alanı adaletin egemen olduğu alandır. Barış için de adil, kapsayıcı ve etkin çok taraflı bir sistem inşa etmek tercih değil, çocuklarımıza karşı ortak borcumuzdur. Çocuklarımıza kavgaları değil hakkı, barışı, adaleti ve umudu miras bırakalım.”

Başkan Kadir Özkaya, Anayasa Mahkemesinin geçmişten aldığı güçle geleceğe daha sağlam adımlarla ilerleyeceğine inandığını ifade ederek hukukun üstünlüğünü, temel hak ve özgürlükleri ve insan onurunu esas alan anayasal düzenin güçlenmesine katkı sunmaya devam edeceğini vurguladı.

Başkan Özkaya, Anayasa Mahkemesi üyeliğine seçilen Şaban Kazdal’ı tebrik ederek kendisine başarılar diledi.

Başkan Kadir Özkaya’nın konuşmasının ardından Şaban Kazdal için andiçme töreni gerçekleştirildi. Öz geçmişi okunan yeni Üye Şaban Kazdal yemin etti. Kazdal’a kisvesi Başkan Kadir Özkaya tarafından giydirildi.