T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
KARAR TARİHİ : 25/06/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/10/2025
NUMARASI :... Esas - ...Karar
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
İHBAR OLUNAN : ...
DAVANIN KONUSU : Alacak
G.KARAR YAZIM TARİHİ :14/07/2026
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firma işlerinde kullanmak üzere... iş makinesini satın almadan önce davalı tarafa başvurarak söz konusu araçların/ iş makinelerinin ekspertizinin yapılmasını talep ettiğini, davalı tarafça da ayrıntılı ekspertiz yapılarak ekspertiz raporunun müvekkiline teslim edildiğini, bunun karşılığında da davalı tarafa 15000,00 TL hizmet bedeli fatura karşılığında ödeme yapıldığını, müvekkili davalı tarafın ekspertizi sonucunda bahsi geçen iki adet iş makinasını satın almaya karar verdiğini ve satın aldığını, davalı tarafça düzenlenen ve müvekkili firmaya teslim edilen ekspertiz raporunda söz konusu arızlardan hiç bahsedilmediğini, davalı tarafça verilen hatalı ve/veya eksik, ayıplı ekspertiz raporu ve hizmet nedeni ile müvekkilinin araç bedelleri üzerinde ekstra masraf ve gider ödemek zorunda kaldıklarını, müvekkilinin işlerinin aksamaması adına bahsi geçen parçaları ivedilikle değiştirdiğini, değişim esnasında değişen tüm parçaların fotoğraf ve kamera kaydını aldığı gibi değişen parçaları da muhafaza ettiğini, dosya kapsamı incelendiğinde de görüleceği üzere ayıp bildirimi usule ve yasaya uygun şekilde ve makul sürede yapıldığını, davalı yanın hatalı ve/veya eksik, ayıplı ekspertiz raporu ve hizmeti nedeni ile müvekkili şirketin araç bedelleri üzerinde ekstra masraf ve gider ödemek zorunda kaldıklarını belirterek, davalarının kabulünü, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi de içeren şekilde, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile davalıdan 100,00TL’nin alınarak müvekkil şirkete verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Makina Otomotiv İletişim San. ve Tic. A.Ş. Vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın, ... marka iş makinalarının bakım ve onarım işleriyle faaliyet gösteren bir yetkili servis olduğunu, somut olayda, ihbar olunanın ve davacı tarafın ortak talebi üzerine de ... marka iki adet iş makinasının bakım ve onarımı için müvekkili firmadan fiyat alabilmek amacıyla saha ekspertiz raporu ve bakım/onarım teklifi talep edildiğini, bunun üzerine de müvekkili firma tarafından 30.05.2024 tarihinde ihbar olunanın .../...da bulunan fabrikasında ve ihbar olunana ait ... ve ... model iş makinalarının kontrolü yapılmış, ekte sunulu evraktan da görüleceği ve talep üzerine imza karşılığında ilgili rapor davacıya da teslim edildiğini, dava konusu yapılan iş makinasına yönelik olarak düzenlenen rapor incelendiğinde alt takımın kullanılabilirlik oranın sol ve sağ olarak %60 oranında olduğu, motorda, pompalarda, hidroliklerde yağ kaçaklarının ve hortumlarında, borularında çatlaklar olduğu, ayrıca kabinde çürümelerle ön camında çatlaklar bulunduğu tespitlerinin gerçekleştiğini, bu tespitlere yönelik olarak da talep üzerine alt takımın tamiri hariç olarak 05.06.2024 tarihinde bakım ve onarım teklifi ihbar olunana iletildiğini, ihbar olunanın teklifi kabul etmemesi üzerine, iş makinaları üzerinde gerçekleştirilen tespit hizmetine yönelik olarak (servis, işçilik, yol ve araç bedeli) 15.000,00-TL tutarında faturanın davacı tarafa iletildiğini ve ödeme davacı tarafından ihtirazi kayıtsız olarak gerçekleştirildiğini, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "13.02.2018 tarihlive 30331 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, satış ve dava tarihinde yürürlükte olan İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmeliğin, davaya konu ekspertiz raporunun düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan "Ekspertiz raporu" başlıklı 14. maddesi, "(1) Yetki belgesine sahip işletme tarafından ikinci el motorlu kara taşıtı satışından hemen önce ekspertiz raporu alınır ve raporun bir nüshası satış esnasında alıcıya teslim edilir. Ekspertiz raporunun ücreti, satış işleminin alıcıdan kaynaklanan bir nedenle gerçekleşmemesi durumunda alıcı, diğer hallerde yetki belgesine sahip işletme tarafından ödenir. (2) Ekspertiz raporunda ikinci el motorlu kara taşıtının özellikleri, arıza ve hasar durumu ile kilometre bilgilerine yer verilir. ... (4) Ekspertiz raporu, Türk Standartları Enstitüsü tarafından belirlenen standarda göre verilen TSE hizmet yeterlilik belgesi bulunan işletmeler tarafından düzenlenir. (5) Ekspertiz raporunu düzenleyen kişiler ekspertiz raporundaki bilgilerin taşıtın gerçek durumunu yansıtmamasından sorumludur. ..." hükümlerini haiz olup iş bu yönetmelik ve dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde, davacı tarafından davalı taraftan ekspertiz hizmetinin aldığı, ekspertiz işlemi neticesinde davalı tarafından servis raporu düzenlendiği, iş bu raporda iş makinesinin alt takımının %60 oranında kullanabilirliğinin olduğunun belirtildiği, ancak hangi parçaların arızalı hangi parçaların sağlam olduğu husunun belirtilmediği, dava dışı bir özel servisten alınan rapora göre hasar gören parçaların tamirinin mümkün olmadığı, yenileri ile değiştirilmesi gerektiği, aksi takdirde aracın kullanılamayacağının belirtildiği, ayıplı hizmetin varlığını ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğu, aracın onarımından önceki ve sonraki hali arasındaki farklılıklar belirlenmek suretiyle davalının ayıplı hizmet ifa edip etmediği hususunun kesin olarak tespit edilebileceği, lakin davacı tarafından iş makinesinin onarımının gerçekleştirildiği, dosya kapsamında düzenlenen mahkememizce de gerekçeli ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporu ile davalı tarafından ekspertiz işleminde yapılması gereken tüm işlemlerinin yapıldığı ve davacıya bildirildiği anlaşılmakla sübut bulmayan davanın reddine" dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava konusu iş makinesinin incelenmesi ilk derece mahkemesinin 08/05/205 tarihli (1) numaralı ara kararına istinaden bilirkişilere verilen yerinde inceleme yetkisine binaen yapıldığını, söz konusu ara kararda da belirtildiği üzere iş makinesi o tarih itibariyle ... ili, ... ilçesi sınırları içerisinde bulunmakta olup keşif yapılmaksızın rapor alınmasının usule uygun olmadığını, taraflar ve mahkeme heyetinin hazır bulunmadığı bir ortamda bilirkişilerin kendi insiyatifi ve yöntemleri ile yapmış olduğu inceleme ile gidilen sonuç usule uygun olmadığı gibi bu yöntemin hatalı tespit ve değerlendirmelere neden olduğunu, bu şekilde alınan raporun hükme esas kabul edilmesi yasal olarak olanaksız olup böyle bir durumda "doğrudanlık ilkesi" ihlal edildiğini ve yargılama 6100 HMK'nin 27.maddesine açık aykırı hale geldiğini, mevcut durumda mahkeme hakimi; kendisi ya da başkaca bir hakim tarafında bizzat görülüp incelemeyen bir eşya hakkında hüküm kurma yoluna gittiğini, hal böyle iken sayın bilirkişi heyetinin; hukuk muhakemesi kapsamında yapılacak bir yargılamada kanıtların nasıl toplanması gerektiğine, toplanan kanıtların nasıl değerlendirileceğine, davanın nasıl açılması gerektiğine ilişkin görüş ve kanaat açıklaması kabul edilebilir olmadığı gibi ileri sürdükleri görüşlerde hukuki isabet de bulunmadığını, davacı şirketin, üretim esnasında iş makinelerinin düzgün ve verimli biçimde çalışmaması üzerine servis çağırdığını, gelen servis yetkilileri tarafından yapılan inceleme sonucunda iş makinesinin yürüyüş takımlarında makinin çalışabilmesi ve başka aksamlarınına zarar vermemesi için bazı parçalarının ivedi biçimde değiştirilmesinin zorunlu olduğunu, bu parçaların tamiratının mümkün olmadığını, değişim yapılmadığı takdirde iş makinesinin kullanılamayacağının yazılı olarak bildirildiğini, özetle; mevcut raporun bu hali ile hüküm kurmaya elverişli olmadığını, buna rağmen söz konusu rapora dayalı hüküm kurulması kararının hukuka aykırı hale getirdiğini ileri sürerek açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı istinaf dilekçesinde özetle; Verilen kararın usul hukukuna aykırılıklar taşıdığını, öncelikle eldeki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olup oysaki davacının iddia ve taleplerine göre zararı belirli halde olduğunu, davacı dava dilekçesinde iddia ettiği parçaların tümünün değiştirildiğini, buna ilişkin kayıtlarının olduğunu ve ödemeyi yaptığını iddia ettiğini, yani zararı net ve belirli halde olduğunu, dolayısıyla zararı net ve belirli haldeyken davacının eldeki davayı belirsiz alacak davası olarak açması hukuken mümkün olmayıp, hukuki yararının da bulunmadığını, davacının davadan önce keşide etmiş olduğu hususunun ihtarname ile de sabit halde olduğunu, dolayısıyla eldeki davanın her şeyden önce dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerekirken, esastan reddi usul ve yasalara aykırı olduğunu, aksi düşünceyle dahi davacıya davasını belirli hale getirmek için süre verilmediğini, davaya yönelik harçların tamamlattırılmadığını, iş bu hususun da yasalara aykırı olduğunu, kaldı ki dava değerinin belirlenmesinin, eldeki davanın tabi olacağı istinaf ve temyiz aşamalarını etkileyecek olup neye göre istinaf ve temyiz yoluna açık olduğu da belirsiz halde olduğunu, bu mantıkla eldeki davanın istinafa tabi olmayıp kesin karar olacağı gözetildiğinde eldeki davanın kesinlik sınırı altında kaldığından bahisle davacının istinaf başvurusunun da reddinin gerektiğini, dolayısıyla ilgili Mahkeme kararı yukarıda açıklanan nedenlerle usul ve yasalara aykırı olup kararın davalı şirket lehine ortadan kaldırılarak geri gönderilmesi veya talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini, açıklanan sebeplerle ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/10/2025 tarih, ...Esas - ...Karar sayılı kararının davalı şirket lehine ortadan kaldırılarak, davalı lehine yeni bir karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava, satışa konu iş makinesinin ekspertiz hizmetinin ayıplı olduğu iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Dosyanın incelemesinde; 27/08/2024 tarihli ve 32645 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre ekspertiz işletmesi, ekspertiz raporundaki bilgilerin taşıtın gerçek durumunu yansıtmamasından sorumlu olacaktır. Bu kapsamda mahkemece davanın esası hakkında inceleme yapılması yerindedir.
Ancak; mahkemece; uyuşmazlık kaynağı aracın ...'da bulunması nedeniyle 08/05/2025 tarihli celsede 1 numaralı ara kararla; başka il sınırlarında bulunan aracın incelenebilmesi için ilgili mahkemesine talimat yazılması gerekirken; bilirkişilere doğrudan inceleme yetkisi verilmesi ve bilirkişilerce bu şekilde hazırlanan rapor hükme esas alınmak suretiyle karar verilmesi yerinde görülemmiştir.
Dolayısıyla belirtilen usul hatası nedeniyle bilirkişi raporu hükme esas alınamayacak olup; istinaf itirazlarının kabulü ile; şayet araç halen başka il sınırlarında ise mahkemesine talimat yazılarak ve gerekirse bilirkişiye bu yönde yerinde inceleme yetkisi de verilmek suretiyle araç üzerinde inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Mahkemece bu hususlar gözardı edilerek eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup istinaf kanun yolu başvurusu açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararını HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına ve dosyanın yukarıda belirtilen şekilde inceleme yapılıp sonucuna göre yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-)Davacı ve davalı vekillerinin istinaf taleplerinin KABULÜ İLE; ....Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen ... Esas,... Karar sayılı 02/10/2025 tarihli kararının HMK'nın 353/1-a-6.maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-)Dosyanın yukarıda belirtilen şekilde inceleme yapılıp sonucuna göre yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine gönderilmesine,
3-)İstinaf başvurusunda bulunan taraflarca yatırılan istinaf karar harcının talep halinde başvuran tarafa iadesine,
4-)İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
5-)İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-)HMK’nın 359/4.maddesi uyarınca iş bu kararın mahal mahkemesince taraflara tebliğine,
7-)İstinaf başvurusu kabul edildiğinden İİK'nın 36/5.maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminat varsa, talep halinde iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile kesin olarak karar verildi. 25/06/2026
...
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
Next





