Törende konuşan İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu, "Genç hukukçulara ruhsatlarını alırken mesleklerine ışık tutacak birkaç hatırlatma yapmak isterim.
İstanbul Barosu tarihiyle, coğrafyasıyla, bugünkü üyelik bileşimiyle eşsizdir. Bu bakımdan şanslısınız ama tabi ki görev ve sorumluluklarınız da ağır.
Sav, savunma, hüküm üçlüsünün ekseninde yer alan savunma olarak amacınız adaleti sağlamaktır.
Eğer bir ülkede hukuk yoksa, iktisat da ikinci plana atılır ve toplumsal yoksullaşma başlar. Bugün Türkiye’de toplumsal yoksullaşma en başta savunmayı, savunma içerisinde de genç avukatları etkilemektedir.
Türkiye Cumhuriyeti hukuk devleti olmasının yanı sıra hem sosyal devlet hem de bir çevre devletidir. Bu açıdan hukuk düzeninin bekçisi olarak sizler; toplumsal adaletin, çevresel adaletin ve Türkiye’deki demokrasi sorunu düşünüldüğünde siyasal adaletin de bekçilerisiniz.
Bugün Anayasamızda demokratik hükümlerin yanında otoriter hükümler yoluyla keyfi uygulamalara tanık oluyorsak, 2017‘de normatif anayasa hukukunda gerçekleşen metamorfoz nedeniyledir.
Asla umutsuz olmamalıyız; çünkü çok zengin bir anayasal ve siyasal mirasımız var. Halkımızın çok büyük bir kısmı demokrasiden yana ve sizler gibi hukuk yolunda azimli ve kararlı bir şekilde yürüyen genç kuşaklarımız var.
Bugün insan hakları dünya anayasası olan, 30 maddelik, 27 Mayıs 1949 günü Resmi Gazete’de yayınlanarak iç hukukumuza dahil edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi metnini de ruhsat alan meslektaşlarımıza ilk kez vermenin sevincindeyiz." dedi.





