Cumhurbaşkanına tanınan yetki ve hakların; içeriği, nereye kadar uzanabileceği ve geçerliği hakkında yeterli çalışma ve bilgilerimiz yoktur.

Türkiye Cumhuriyetinde, Kanun; Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından çıkarılabilir. Ancak Meclis’in kanun çıkarma yetkisi de sınırsız değildir. Anayasa ve temel hukuk kuralları ile sınırlı ve bağlıdır.

Bunu izleyen aşamada, hukuk literatürümüze, Kanun Hükmünde Kararname, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, bu kararnameye istinaden çıkarılan Cumhurbaşkanlığı Kararı gibi deyim ve yetkiler eklenmiştir. Üzülerek ifade etmek gerekir ki; Yasa koyucularımızın, toplumun ve hukukçularımızın dahi, bu konudaki yetkilerin sınırı ve geçerliği hakkında yeterli çalışma ve açıklamaları yoktur.

Kanun çıkarma yetkisi; Anayasa ve temel hak ve hukuk kuralları ile sınırlı olmak üzere, yalnızca Meclis’in görev ve yetkisi dahilindedir. Bu görev ve yetki devredilemez.

Çıkarılan kanunlar kapsamındaki uygulamalar, yetkili ve görevli kurum ve kurullar tarafından yerine getirilir ve denetlenir. Bu aşamada; tek bir imza ile yapılan anlaşmalar, atamalar, düzenlemeler, kanun yerine geçecek kararname, genelge ve yönetmeliklerin ne derece geçerli olduğu tartışılmalıdır.

Anayasal hükümler ve temel hukuk kuralları kapsamında yapılmayan işlemlerin geçerliği yoktur. Tek bir imza ile yapılan anlaşmalar, hukuk metinlerinde yapılan ek ve değişiklikler, atamalar ve son olarak; birçok önemli üretim tesislerinin, fabrikaların, köprü ve otoyolun özelleştirilerek kiraya verilmesi gibi uygulamaların yasalara, hukuka uygun olup olmadığı ve geçerli olup olmadığı tartışılmalı, değerlendirilmeli, bir sonuca ve karara bağlanmalıdır.

Anayasamız “Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz.” hükmünü taşımaktadır. Son günlerde toplumu işgal eden ve tartışma konusu olan uygulamaların bu kapsamda değerlendirilmesi gerekir.

Av. Ahmet Erdem AKYÜZ