Bir Üstadımız:,
“Üstadım, avukatların kesecekleri faturalar açısından da stopaj hususunda bir bilgilendirme yazmanız çok faydalı olur kanaatimce. Stopaj nedir, hangi hallerde ve hangi müvekkillerde stopaj hususuna dikkat edilmeli, oranlar ve iadeler vs. hususunda paylaşımlarınızı bekliyoruz.”
şeklindeki talebi üzerine, konuyu biraz daha geniş ele almak istedim.
Aslında burada “avukatların kesecekleri fatura” demek yerine, teknik olarak serbest meslek makbuzu veya e-Serbest Meslek Makbuzu (e-SMM) demek daha doğru.
Fakat asıl mesele belge adı da değil.
Uygulamada çok sık karşılaşılan soru şu:
“Avukata yapılan ödemede %20 stopaj var mı?”
Bu sorunun cevabı her zaman “evet” değil.
Çünkü önce;
- ödemeyi kimin yaptığına,
- ödeme yapanın GVK 94 kapsamında olup olmadığına,
- ödemenin normal avukatlık hizmetine mi yoksa karşı taraf vekâlet ücretine mi ilişkin olduğuna,
- ödemenin kime yapıldığına,
- karşı taraf vekâlet ücretinde paranın hangi aşamada ödendiğine
bakmak gerekiyor.
Üstelik bazı işlemlerde gelir vergisi stopajının yanında KDV tevkifatı da gündeme gelebiliyor.
Dolayısıyla konu sadece yüzde hesabından ibaret değil.
1. STOPAJ NEDİR?
Stopaj veya vergi tevkifatı, verginin gelir sahibine ödenmesi sırasında belirli şartlarla ödeme yapan tarafından kesilerek vergi idaresine aktarılmasıdır.
Gelir Vergisi Kanunu'nun 94. maddesinde, hangi kişi ve kurumların hangi ödemeler üzerinden tevkifat yapmak zorunda olduğu düzenlenmiştir.
Serbest meslek ödemelerinde de belirli şartlarda ödeme yapan tarafından gelir vergisi tevkifatı yapılır.
Buradaki önemli nokta şu:
Stopaj, avukat açısından aynı kazanç üzerinden ikinci bir gelir vergisi değildir.
Yıl içinde kesilen stopaj, şartları dahilinde avukatın yıllık gelir vergisi beyannamesinde hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilir.
GVK'nın 121. maddesi de yıllık beyannamede gösterilen gelire dahil kazançlardan kesilmiş bulunan vergilerin hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilmesini düzenlemektedir.
Yani basit anlatımla:
verginin bir kısmı yıl içinde kaynakta kesilir, yıllık beyanname verildiğinde hesaplanan vergiden düşülür.
2. AVUKATLIK FAALİYETİNDE TEMEL KURAL NEDİR?
Bağımsız olarak kendi nam ve hesabına avukatlık faaliyeti yürüten kişi, Gelir Vergisi Kanunu bakımından serbest meslek erbabıdır.
GVK'nın 65. maddesinde serbest meslek faaliyetinden doğan kazançların serbest meslek kazancı olduğu düzenlenmiştir.
GVK 94 ise belirli kişi ve kurumların yaptıkları ödemeler sırasında gelir vergisi tevkifatı yapmasını öngörmektedir. Bu kapsamda serbest meslek ödemeleri için genel oran, GVK 18 kapsamındaki işler dışında %20'dir.
GİB uygulamasında da GVK 18 kapsamındaki serbest meslek ödemelerinde %17, diğer serbest meslek ödemelerinde ise %20 oranı esas alınmaktadır. Normal avukatlık hizmeti, kural olarak GVK 18 kapsamındaki bir telif/istisna faaliyeti değildir.
Dolayısıyla genel formül:
GVK 94 kapsamında tevkifat sorumlusu + bağımsız avukata serbest meslek ödemesi = %20 gelir vergisi stopajı
şeklindedir. Ancak bu formülden;
“Avukata yapılan her ödeme %20 stopajlıdır.”
sonucu çıkarılmamalıdır.
3. HER MÜVEKKİLDEN STOPAJ YAPILIR MI?
Hayır.
İşte uygulamadaki en önemli ayrım burada.
GVK 94'ün birinci fıkrasında tevkifat yapmakla yükümlü olanlar tek tek sayılmıştır.
Bunlar arasında;
- kamu idare ve müesseseleri,
- iktisadi kamu müesseseleri,
- ticaret şirketleri,
- iş ortaklıkları,
- dernek ve vakıflar ile bunların iktisadi işletmeleri,
- kooperatifler,
- yatırım fonu yönetenler,
- gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı,
- belirli şartlardaki diğer kişiler
yer almaktadır.
Burada özellikle dikkat edilmesi gereken husus:
“Müvekkil gerçek kişi mi?” sorusu tek başına yeterli değildir.
Asıl soru:
“Bu gerçek kişi GVK 94 kapsamında tevkifat yapmakla yükümlü mü?”
olmalıdır.
4. ÖRNEK: ŞİRKET MÜVEKKİL
Avukat bir anonim şirkete hukuki danışmanlık hizmeti vermiş olsun.
KDV hariç hizmet bedeli:
100.000 TL
Şirket GVK 94 kapsamında tevkifat sorumlusudur.
Gelir vergisi stopajı:
100.000 × %20 = 20.000 TL
Örnekte KDV oranını %20 kabul edersek:
Hizmet bedeli: 100.000 TL KDV: 20.000 TL Gelir vergisi stopajı: 20.000 TL Avukata yapılacak net ödeme: 100.000 TL
Burada ilk bakışta şaşırtıcı görünen nokta şudur:
120.000 TL toplam tahakkuktan 20.000 TL stopaj düşüldüğünde avukata 100.000 TL ödenir.
Ancak avukatın brüt serbest meslek hasılatı stopaj düşülmeden önceki tutar üzerinden değerlendirilir; kesilen 20.000 TL ise avukat adına ödenmiş gelir vergisidir.
5. ÖRNEK: GVK 94 KAPSAMINDA OLMAYAN GERÇEK KİŞİ
Bir avukat, kişisel uyuşmazlığı nedeniyle kendisine başvuran ve GVK 94 kapsamında tevkifat sorumluluğu bulunmayan bir gerçek kişiye hukuki hizmet vermiş olsun.
KDV hariç hizmet bedeli:
100.000 TL
Sadece “avukata ödeme yapılıyor” denilerek %20 gelir vergisi stopajı hesaplanmaz.
Ödeme yapan kişinin GVK 94 kapsamında olup olmadığına bakılır.
Bu nedenle şu cümle uygulamada akılda tutulmalıdır:
GİB'in özelgesinde de serbest meslek ödemesinin GVK 94'ün birinci fıkrasında sayılan kişilerce yapılması halinde tevkifat yapılacağı, aksi durumda tevkifat uygulanmayacağı açıkça belirtilmiştir.
Dolayısıyla:
Avukata yapılan her ödeme stopajlı değildir.
6. KİŞİSEL DAVA İLE TİCARİ FAALİYET KAPSAMINDAKİ DAVA AYNI DEĞİL
Burada ince bir ayrıntı var.
Bir gerçek kişinin avukata ödeme yapması ile ticari faaliyeti nedeniyle GVK 94 kapsamında bulunan bir mükellefin ödeme yapması aynı şey değildir.
Örneğin;
A kişisi → kişisel boşanma davası → avukata ödeme
ile
B kişisi → ticari faaliyet sahibi → ticari faaliyetiyle ilgili avukatlık hizmeti → avukata ödeme
aynı vergisel değerlendirmeye tabi olmayabilir.
Nitekim GİB'in bir özelgesinde, emekli maaşından yapılan kesintilerin iptali için açılan kişisel davalara ilişkin avukatlık ödemelerinde, ödeme yapan kişilerin GVK 94 kapsamında bulunmaması nedeniyle gelir vergisi tevkifatı yapılmayacağı belirtilmiştir.
Burada ödemenin hukuki ve vergisel niteliği önem kazanıyor.
7. STOPAJ HANGİ TUTAR ÜZERİNDEN HESAPLANIR?
Serbest meslek ödemelerinde gelir vergisi stopajı, KDV hariç tutar üzerinden hesaplanır.
Örneğin:
Hizmet bedeli: 100.000 TL
KDV: 20.000 TL
Toplam: 120.000 TL
Gelir vergisi stopajı:
100.000 × %20 = 20.000 TL
olur.
Yani gelir vergisi stopajının matrahı:
120.000 TL değil, 100.000 TL'dir.
Bu ayrıntı özellikle yüksek tutarlı makbuzlarda önemlidir.
8. “%17 Mİ, %20 Mİ?” SORUSU
Bu konuda da zaman zaman karışıklık yaşanıyor.
GVK 94/2-b kapsamında;
GVK 18 kapsamındaki serbest meslek işleri → %17
Diğer serbest meslek ödemeleri → %20
olarak uygulanmaktadır.
Buradan normal avukatlık hizmetlerinin %17 oranına tabi olduğu sonucu çıkarılmamalıdır.
Normal avukatlık hizmetlerinde, GVK 94 kapsamında tevkifat sorumlusu tarafından yapılan serbest meslek ödemelerinde genel oran:
%20dir. Dolayısıyla “serbest meslek stopajı %17” şeklindeki genel bir ifade doğru değildir
9. KARŞI TARAF VEKÂLET ÜCRETİ: İŞİN EN ÇOK KARIŞAN KISMI
Asıl dikkat edilmesi gereken konulardan biri karşı taraf vekâlet ücretidir.
7194 sayılı Kanunla GVK 94'e eklenen düzenleme ile mahkemelerce veya icra ve iflas müdürlüklerince karşı tarafa yükletilen ve avukata ait olan vekâlet ücretlerinde tevkifatın kim tarafından yapılacağı açıkça düzenlenmiştir.
311 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği'nin 25. maddesi de bu konuda ayrıntılı açıklamalar getirmiştir.
Burada üç ayrı incemeleyi dikkatlerinize sunacağız.
1 — KAYBEDEN TARAF DOĞRUDAN AVUKATA ÖDÜYOR
Mahkeme:
100.000 TL karşı taraf vekâlet ücretine
hükmetmiş olsun.
Kaybeden taraf bir şirket ve bedeli doğrudan kazanan tarafın avukatına ödüyor.
Şirket GVK 94 kapsamında ise:
Vekâlet ücreti: 100.000 TL
Gelir vergisi stopajı %20: 20.000 TL
Avukata ödenecek tutar: 80.000 TL
Burada stopajı yapan:
Kaybeden taraftır.
311 Seri No.lu Tebliğ bunu açıkça düzenlemektedir.
2 — PARA İCRA DOSYASINA YATIRILIYOR
Kaybeden şirket, 100.000 TL karşı taraf vekâlet ücretini doğrudan avukata değil, icra ve iflas müdürlüğüne yatırıyor.
Burada önemli bir yanlış anlaşılma var:
“Parayı icra müdürlüğü aldı, o halde stopajı icra müdürlüğü yapar.”
Bu yaklaşım doğru değildir.
311 Seri No.lu Tebliğe göre, borçlu tarafından avukata ödenmek üzere icra ve iflas müdürlüğüne yatırılan tutarlarda da GVK 94 kapsamında tevkifat sorumluluğu borçlu taraftadır.
Örneğin:
Vekâlet ücreti: 100.000 TL
Stopaj: 20.000 TL
Net: 80.000 TL
GİB'in 31.07.2024 tarihli ve E-62030549-120-1020639 sayılı özelgesi de bu konuda son derece açıklayıcıdır.
Özelgede, tevkifat yapmakla yükümlü borçlu şirket tarafından karşı taraf vekâlet ücretinin icra müdürlüğüne yatırılması hâlinde gelir vergisi tevkifatının borçlu şirket tarafından yapılması gerektiği belirtilmiştir. İcra müdürlüğü burada stopaj sorumlusu hâline gelmez.
3 — PARA ÖNCE KAZANAN TARAFA ÖDENİYOR
Burada tablo değişiyor.
Kaybeden taraf, 100.000 TL'yi önce davayı kazanan tarafa ödüyor.
Daha sonra kazanan taraf bu parayı avukatına ödüyor.
311 Seri No.lu Tebliğ bu durumda stopajın, kazanan tarafın avukata ödeme yaptığı sırada, kazanan taraf GVK 94 kapsamında tevkifat sorumlusu ise yapılacağını açıklıyor.
Örneğin kazanan taraf bir şirket ise:
Avukatlık ücreti: 100.000 TL
Stopaj: 20.000 TL
Avukata net ödeme: 80.000 TL
Dolayısıyla:
-“Parayı kaybeden taraf ödedi, stopajı da mutlaka kaybeden taraf yapar.”
şeklindeki yaklaşım her durumda doğru değildir. Ödeme zincirine bakmak gerekir.
PEKİ KAYBEDEN TARAF STOPAJ SORUMLUSU DEĞİLSE?
Bu da önemli.
311 Seri No.lu Tebliğ açıkça, GVK 94'ün birinci fıkrasında sayılmayan, yani tevkifat yükümlülüğü bulunmayan kişiler tarafından yapılan vekâlet ücreti ödemelerinde gelir vergisi tevkifatı yapılmayacağını belirtmektedir.
Örneğin kaybeden taraf sıradan bir gerçek kişi ve GVK 94 kapsamında tevkifat sorumlusu değilse, sırf karşı taraf vekâlet ücreti söz konusu diye otomatik %20 stopaj hesaplanmaz.
ÜCRETLİ ÇALIŞAN AVUKATTA AYRI BİR DURUM VAR
Çok önemli ama genellikle atlanan bir konu.
Avukat bağımsız olarak çalışmıyor, bir işverenin yanında ücretli çalışan olarak görev yapıyorsa, karşı taraf vekâlet ücretinin vergilendirilmesi farklılaşır.
311 Seri No.lu Tebliğin 25. maddesinde, ücretli çalışan avukatların işverenlerine yapılan vekâlet ücreti ödemelerinden gelir vergisi tevkifatı yapılmayacağı; işverenin bu vekâlet ücretini avukata ödemesi sırasında ücret hükümlerine göre tevkifat yapılacağı belirtilmiştir.
Yani: Serbest çalışan avukat ile işverene bağlı çalışan avukat aynı şekilde değerlendirilmez.Bu ayrım özellikle hukuk bürolarında önemlidir.
KARŞI TARAF VEKÂLET ÜCRETİNDE SMM KİMİN ADINA?
Burada da önemli bir ayrıntı var.
Karşı taraf vekâlet ücreti kaybeden taraf tarafından doğrudan avukata ödeniyorsa, serbest meslek makbuzu: kaybeden taraf adına
düzenlenir. Aynı şekilde kaybeden taraf tarafından bedel icra veya iflas müdürlüğü aracılığıyla avukata ödeniyorsa, makbuz yine:kaybeden taraf adına düzenlenir.
GİB özelgesinde de bu durum açıkça teyit edilmiştir.Dolayısıyla karşı taraf vekâlet ücretinde:
“Müvekkilim kim?” sorusu her zaman yeterli değildir. Belge düzeni bakımından: “Bu tahsilatın gerçek ödeyicisi kim?” sorusunun da cevabı verilmelidir.
MAHKEME KARARINDA “KDV HARİÇ” YAZMIYORSA?
İşte burada yine önemli bir ayrıntı var.
311 Seri No.lu Tebliğin 25. maddesine göre mahkeme kararında “KDV hariç” şeklinde açık bir ifade bulunmuyorsa, vekâlet ücretinin KDV dahil olduğu kabul edilmekte ve KDV iç yüzde yöntemiyle hesaplanmaktadır.
Ancak gelir vergisi stopajı:
KDV hariç tutar üzerinden yapılır. Örneğin karar: 120.000 TL vekâlet ücreti diyor ve “KDV hariç” ifadesi bulunmuyorsa, KDV dahil kabul edilen tutarın içinden KDV ayrıştırılması gerekir. %20 KDV varsayımında: 120.000 / 1,20 = 100.000 TL KDV hariç bedel
KDV: 20.000 TL
Gelir vergisi stopajı:
100.000 × %20 = 20.000 TL olacaktır.
Burada 120.000 TL'nin tamamı üzerinden %20 gelir vergisi stopajı yapmak doğru değildir.
GELİR VERGİSİ STOPAJI İLE KDV TEVKİFATINI KARIŞTIRMAYALIM
Bu iki kavram uygulamada zaman zaman birbirine karıştırılmaktadır.
Gelir vergisi stopajı
→ GVK kapsamında
KDV tevkifatı
→ KDV Kanunu ve KDV Genel Uygulama Tebliği kapsamında. Bunların oranları ve matrahları aynı değildir. Bazı durumlarda ikisi aynı işlemde birlikte karşımıza çıkabilir.
Aynı işlemde ikisinin birlikte bulunması mümkündür.
Bu nedenle;
“%20 stopaj yaptım, KDV tevkifatı konusunu da çözmüş oldum.” denilemez.
İkisi ayrı ayrı incelenmelidir.
BANKAYA VERİLEN AVUKATLIK HİZMETİNDE KDV TEVKİFATI
Burada özellikle dikkat edilmesi gereken bir konu var.
GİB'in konuya ilişkin özelgesinde, bankalara verilen avukatlık hizmetlerinin KDV Genel Uygulama Tebliğinin I/C-2.1.3.2.13 – Diğer Hizmetler bölümü kapsamında değerlendirilerek şartların oluşması hâlinde 5/10 oranında KDV tevkifatına tabi tutulması gerektiği açıklanmıştır.
Burada 2026 yılı bakımından önemli bir güncelleme bulunmaktadır.
Eskiden yayımlanmış bazı özelgelerde 1.000 TL veya 2.000 TL şeklinde tevkifat alt sınırları görülebilmektedir.
Bu rakamlar güncel uygulamada kullanılmamalıdır.
KDV Genel Uygulama Tebliği'nin güncel hâline göre kısmi tevkifat uygulamasındaki alt sınır, işlemin yapıldığı yıl için VUK 232 uyarınca geçerli fatura düzenleme sınırına bağlanmıştır.
2026 yılı VUK 232 fatura düzenleme sınırı 12.000 TL'dir.
KDV Genel Uygulama Tebliği'nin güncel hâline göre kısmi tevkifat uygulamasındaki alt sınır, işlemin yapıldığı yıl için VUK 232 uyarınca geçerli fatura düzenleme sınırına bağlanmıştır.
2026 yılı VUK 232 fatura düzenleme sınırı 12.000 TL'dir.
Dolayısıyla 2026 yılında kısmi KDV tevkifatı bakımından değerlendirme yapılırken KDV dâhil 12.000 TL sınırı dikkate alınmalıdır.
Sınır aşılırsa yalnızca aşan kısım değil, işlemin tamamı üzerinden ilgili oranda KDV tevkifatı uygulanır.
Aynı işlem, yalnızca tevkifattan kaçınmak amacıyla bölünerek sınırın altında bırakılamaz.
Bu nokta özellikle eski özelgeler okunurken gözden kaçırılmamalıdır.
KAMU KURUMLARINA VERİLEN HUKUK HİZMETLERİ
KDV Genel Uygulama Tebliğinin “Diğer Hizmetler” bölümünde; 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare ve kurumların yanı sıra kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan bazı kamu kurumları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri ile maddede sayılan diğer alıcılara verilen ve başka bir tevkifat başlığında özel olarak düzenlenmemiş hizmetlerde 5/10 KDV tevkifatı öngörülmektedir.
Bu nedenle avukatın müşterisi;
banka, sigorta veya emeklilik şirketi, kamu kurumu veya Tebliğde belirtilen diğer alıcılardan biri ise KDV tevkifatı ayrıca kontrol edilmelidir.
Ancak her “belirlenmiş alıcıya” verilen her hizmetin otomatik olarak aynı orana tabi olduğunu söylemek de doğru değildir.
Öncelikle hizmetin Tebliğde başka bir başlıkta özel olarak düzenlenip düzenlenmediği incelenmelidir.
STOPAJ YAPILMADIYSA NE OLUR?
Uygulamadaki en önemli sorunlardan biri budur.
GVK 94 kapsamında gelir vergisi tevkifatı yapılması gereken bir ödeme var, fakat ödeme yapan kişi veya kurum stopajı kesmemiş olsun.
Avukat;
“Normalde %20 kesilmesi gerekiyordu, ben yine de yıllık beyannamemde bu tutarı mahsup ederim.”
diyemez.
GİB'in 31.07.2024 tarihli özelgesinde, tevkifat yapmakla yükümlü olduğu hâlde tevkifatı gerçekleştirmeyen sorumlular hakkında gerekli tarhiyatların yapılacağı; avukat tarafından ise tahsil edilen vekâlet ücretinin brüt tutarının kazanca dâhil edileceği belirtilmektedir.
Dolayısıyla fiilen kesilmeyen bir stopajın, kesilmiş gibi mahsup edilmesi mümkün değildir.
Örnek
Avukatlık hizmet bedeli:
100.000 TL
Ödeme yapanın %20 gelir vergisi stopajı yapması gerekiyordu fakat yapmadı.
Kesilmesi gereken tutar:
20.000 TL
Avukat yıllık beyannamesinde;
“20.000 TL zaten stopajdı.”
diyerek kendiliğinden mahsup yapamaz.
Avukat kazancını brüt tutarıyla dikkate alır.
Stopajın yapılmamasından kaynaklanan vergi sorumluluğu ise ödeme yapan bakımından ayrıca değerlendirilir.
Bu husus özellikle yıl sonu mahsup kontrollerinde önemlidir.
STOPAJ KESİLDİ” DEMEK YETMEZ: BEYAN KONTROLÜ DE ÖNEMLİ
Pratikte avukat ile ödeme yapanın kayıtlarının birbiriyle uyumlu olması önemlidir.
Makbuzda stopaj gösterilmiş olması tek başına bütün sürecin sağlıklı yürüdüğü anlamına gelmez.
Ödeme yapanın ilgili stopajı vergi sorumlusu sıfatıyla doğru dönemde beyan etmesi de önem taşır.
Özellikle yüksek tutarlı mahsup veya iade taleplerinde, kesinti bilgilerinin vergi idaresinin kayıtlarıyla uyumsuz olması işlemleri geciktirebilir.
Bu nedenle yıl sonu gelmeden;
“Makbuzda stopaj var mı?”
kontrolünün yanında;
“Stopaj karşı tarafça doğru şekilde beyan edilmiş mi?”
kontrolünün de yapılmasını faydalı buluyorum.
AVUKATIN KESİLEN STOPAJI NASIL MAHSUP EDİLİR?
Yıl içerisinde avukat adına toplam;
400.000 TL gelir vergisi stopajı
yapıldığını varsayalım.
Yıllık gelir vergisi beyannamesinde hesaplanan gelir vergisi:
650.000 TL
olsun.
Şartları çerçevesinde;
650.000 - 400.000 = 250.000 TL
ödenecek gelir vergisi kalacaktır.
Yani yıl içinde kaynakta kesilen 400.000 TL, yıllık vergi hesabında yeniden vergi olarak alınmaz; hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilir.
STOPAJ HESAPLANAN VERGİDEN FAZLAYSA?
Şimdi tersini düşünelim.
Yıl içinde kesilen stopaj:
600.000 TL
Yıllık beyannamede hesaplanan gelir vergisi:
450.000 TL olsun.
Öncelikle: 450.000 TL mahsup edilir.
Kalan: 150.000 TL Bu tutar şartların gerçekleşmesi hâlinde iade konusu olabilir.
Ancak burada özellikle şu ifadeyi kullanmak gerekir:
“150.000 TL kesin olarak otomatik iade edilir.” demek yerine,
“Mahsup edilemeyen tutarın iadesi, GVK 121 ve ilgili iade usul ve şartları çerçevesinde gündeme gelir.” demek daha doğrudur. Çünkü iade işleminin kendi usulü ve şartları bulunmaktadır.
ÖRNEK: MAHKEME KARARI 2026'DA, TAHSİLAT 2027'DE
Serbest meslek kazancında tahsil esası ayrıca önemlidir.
Örneğin mahkeme 2026 yılında;
200.000 TL karşı taraf vekâlet ücretine
hükmetmiş olsun.
Ancak avukat bu bedeli 2027 yılında tahsil etmiş olsun.
Sadece mahkeme kararının 2026 yılında verilmiş olmasından hareketle;
“Bu mutlaka 2026 yılı serbest meslek kazancıdır.”
demek doğru değildir.
Serbest meslek kazancının tespitinde GVK 67 kapsamında tahsilat esasının dikkate alınması gerekir.
Bu nedenle:
Karar tarihi ile vergisel tahsil dönemi her zaman aynı dönem olmayabilir.
Özellikle yıl sonuna yakın kesinleşen veya icra yoluyla sonraki yılda tahsil edilen vekâlet ücretlerinde bu ayrım önem taşımaktadır.
BİR DOSYADA HEM GELİR VERGİSİ STOPAJI HEM KDV TEVKİFATI OLABİLİR
Örneğin:
KDV hariç avukatlık hizmeti: 100.000 TL
KDV: 20.000 TL
Toplam: 120.000 TL
Gelir vergisi yönünden %20 stopaj şartlarının oluştuğunu varsayalım:
Gelir vergisi stopajı: 20.000 TL
Ayrıca işlem KDV tevkifatı kapsamındaysa ve 5/10 oranı uygulanıyorsa:
Hesaplanan KDV: 20.000 TL
KDV tevkifatı: 10.000 TL Burada:
20.000 TL gelir vergisi stopajı ile 10.000 TL KDV tevkifatı aynı şey değildir. İki farklı vergi uygulamasıdır.
“MÜVEKKİL ŞİRKETSE KESİLİR, GERÇEK KİŞİYSE KESİLMEZ” DE DEMEYELİM
Bu da uygulamada kullanılan ama eksik bir cümledir.
Doğru yaklaşım:
Müvekkilin hukuki ve vergisel statüsüne bakılmalıdır.
Bir şirketin ödeme yapması genellikle GVK 94 bakımından tevkifat sorumluluğunu gündeme getirir.
Ancak gerçek kişiler açısından da GVK 94'te sayılan durumlar bulunabilir.
Dolayısıyla sadece:
Şirket = stopaj
Gerçek kişi = stopaj yok şeklinde bir şema kurmak doğru değildir.
UYGULAMADA BİR MAKBUZ GELDİĞİNDE NEYE BAKILMALI?
Ben meslektaşların özellikle şu sırayla ilerlemesini daha sağlıklı buluyorum:
Önce hizmeti tanımlayalım. Normal avukatlık hizmeti mi, karşı taraf vekâlet ücreti mi?
Sonra ödeyeni belirleyelim. Şirket mi, gerçek kişi mi, kamu kurumu mu, banka mı?
GVK 94 sorumluluğunu kontrol edelim. Ödeyen gelir vergisi stopajı yapmak zorunda mı?
Doğru oranı belirleyelim. Normal avukatlık hizmetinde genel olarak %20.
Stopaj matrahını doğru tespit edelim. KDV dâhil toplam üzerinden gelişigüzel %20 hesaplamayalım.
Karşı taraf vekâlet ücretinde ödeme zincirini izleyelim. Doğrudan avukata mı, icra müdürlüğüne mi, önce davayı kazanan tarafa mı ödeme yapılmış?
SMM'nin kimin adına düzenleneceğini belirleyelim.
KDV'yi ayrıca değerlendirelim.
KDV tevkifatı bulunup bulunmadığını kontrol edelim.
Kesilen stopajın beyan ve mahsup sürecini takip edelim.
Bana göre sağlıklı uygulama sırası budur.
EN ÇOK YAPILAN 8 HATA
Buraya özellikle dikkat etmek gerekiyor.
1. “Avukata yapılan her ödeme %20 stopajlıdır.” demek. Yanlış. Önce ödeme yapanın GVK 94 kapsamındaki durumu incelenmelidir.
2. “Şirketse stopaj var, gerçek kişiyse yok.” demek. Eksik. Gerçek kişinin hangi sıfatla ödeme yaptığı da önemlidir.
3. Gelir vergisi stopajını KDV dâhil toplam üzerinden hesaplamak. Yanlış. KDV gelir vergisi stopaj matrahına dâhil edilmez.
4. Karşı taraf vekâlet ücretinde stopajı her durumda kaybeden tarafın yapacağını düşünmek. Yanlış. Para önce davayı kazanan tarafa ödenmişse ödeme zinciri değişmektedir.
5. İcra müdürlüğünü gelir vergisi stopaj sorumlusu kabul etmek. Yanlış. Borçlunun avukata ödenmek üzere icra müdürlüğüne yatırdığı bedellerde şartların bulunması hâlinde tevkifat sorumluluğu borçluya aittir.
6. Kesilmeyen stopajı avukatın kendiliğinden mahsup etmesi. Yanlış. Fiilen kesilmemiş bir tutar kesilmiş stopaj gibi mahsup edilemez.
7. Gelir vergisi stopajı ile KDV tevkifatını aynı şey sanmak. Yanlış. İki ayrı vergi uygulamasıdır.
8. Eski KDV tevkifat özelgelerindeki 1.000 veya 2.000 TL sınırlarını bugün de kullanmak. Yanlış. Güncel sistemde sınır VUK 232 fatura düzenleme haddine bağlanmıştır ve 2026 yılı için KDV dâhil 12.000 TL'dir.
Avukatlık hizmetlerinde stopaj konusu birkaç rakamdan ibaret değildir.
%20 oranını bilmek yetmez.
Asıl önemli olan, %20'nin ne zaman uygulanacağını bilmektir.
Ödemeyi yapan kim?
GVK 94 kapsamında mı?
Hizmet normal avukatlık hizmeti mi?
Karşı taraf vekâlet ücreti mi?
Para doğrudan avukata mı ödendi?
İcra ve iflas müdürlüğüne mi yatırıldı?
Önce davayı kazanan tarafa mı ödendi?
SMM kimin adına düzenlenecek?
Mahkeme kararındaki tutar KDV dâhil mi, hariç mi?
KDV tevkifatı var mı?
KDV tevkifatında 2026 yılı alt sınırı aşılmış mı?
Kesilen gelir vergisi stopajı karşı tarafça beyan edilmiş mi?
Yıllık beyannamede mahsup edilecek mi?
Mahsup sonrasında iade hakkı doğuyor mu?
Bütün bu sorular birlikte değerlendirilmeden yalnızca;
“Avukatlık ücretinde %20 stopaj vardır.”
demek uygulama açısından eksik, hatta bazı durumlarda hatalı sonuca götürebilir.
Özellikle karşı taraf vekâlet ücretlerinde mahkeme kararı, ödeme şekli, icra dosyası ve ödemeyi yapanın vergisel statüsü birlikte değerlendirilmelidir.
Benim önerim şudur:
Önce işlemin niteliğini belirleyelim. Sonra gelir vergisi stopajını değerlendirelim. Ardından KDV ve varsa KDV tevkifatını kontrol edelim. En son belge düzenini netleştirelim.
Çünkü vergi uygulamasında çoğu zaman sorun matematik değildir.
Asıl sorun, hangi hesabın yapılması gerektiğinin yanlış tespit edilmesidir.
BAŞLICA KAYNAKLAR
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu Md. 65 – Serbest meslek kazancı Md. 67 – Serbest meslek kazancının tespiti Md. 94 – Vergi tevkifatı Md. 96 – Vergi tevkifatının kapsamı Md. 121 – Vergi tevkifatının mahsubu
213 sayılı Vergi Usul Kanunu Md. 232 – Fatura düzenleme haddi Md. 236 – Serbest meslek makbuzu
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu Md. 1 – Verginin konusu Md. 9 – Vergi sorumluluğu
311 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği Md. 25 – Vekâlet ücretlerinde vergi tevkifatı uygulaması Md. 26 – Vekâlet ücreti ödemelerinde belge düzeni
KDV Genel Uygulama Tebliği I/C-2.1.3 – Kısmi tevkifat uygulaması I/C-2.1.3.2.13 – Diğer Hizmetler I/C-2.1.3.4.1 – Tevkifat uygulamasında sınır
GİB Özelgesi: 31.07.2024 tarih ve E-62030549-120-1020639 sayılı “Avukatlara ödenen vekâlet ücretlerinin vergilendirilmesi” konulu özelge.
GİB Özelgesi: Bankalara verilen avukatlık hizmetlerinde KDV Genel Uygulama Tebliğinin I/C-2.1.3.2.13 bölümü kapsamında 5/10 KDV tevkifatı uygulanmasına ilişkin özelge.
2026 NOTU: Kısmi KDV tevkifatında alt sınır, VUK 232'deki fatura düzenleme sınırına bağlıdır. 2026 yılı için bu sınır KDV dâhil 12.000 TL'dir.
ÖMER KÖKLÜCE
Mali Müşavir – Sosyal Güvenlik Uzmanı
İstanbul
Next





