21 Nisan 2020

7242 SAYILI YASANIN YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNDEN SONRA DENETİMLİ SERBESTLİK MÜESSESESİNİN İŞLEVİ

Öncelikle 5275 sayılı yasada yapılan söz konusu değişikliklerin kamuoyunda özellikle mahkûm yakını olan vatandaşlarımız nezdinde “af” olarak yorumlandığını ancak bu değişikliklerin bir af düzenlemesi olmadığını, yalnızca hükümlülerin cezaevlerinde infaz edecekleri sürelerin kısaltılmasına yönelik birtakım değişiklikler olduğunu önemle vurgulamak gerekir.

Değişikliklerle beraber 5275 sayılı yasaya GEÇİCİ 6. Madde ve GEÇİCİ 9. Madde eklenmiştir.  Yasaya eklenmiş bulunan GEÇİCİ 6. Maddeye baktığımız da ise; “30/03/2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından…” şeklindeki ifadesini içermesi hasebiyle biz 30/03/2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından ve 30/03/2020 tarihinden sonra  işlenen suçlar bakımından denetimli serbestlik kurumunu irdeleyeceğiz. Zira 30.03.2020 tarihine kadar işlenen suçlar açısından GEÇİCİ 6. Madde ne söylüyor ise o uygulanacak, bu tarihten sonra işlenen suçlar açısından ise 105/A hükmü ne söylüyor ise o uygulanacaktır.

Öncelikle 5275 sayılı yasanın 105/A maddesine baktığımız da; “ Hükümlülerin dış dünya ile uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek amacıyla, açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitim evinde bulunan ve koşullu salıverilmesine 1 yıl veya daha az süre kalan iyi halli hükümlülerin talebi halinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hazırlanan raporu dikkate alarak, hükmün infazına ilişkin işlemleri yapan Cumhuriyet başsavcılığının bulunduğu yer infaz hakimi tarafından karar verilebilir. “denilmektedir.

Yasanın açık hükmü gereğince bu kurumdan faydalanabilmek için hükümlünün açık cezaevinde veya çocuk eğitim evinde bulunuyor olması, cezanın infaz edileceği süre boyunca iyi halli olmuş olması, koşullu salıverileceği tarihe 1 yıl veya daha az kalmış olması, hükümlünün talep etmiş olması ve cezaevi idaresinin olumlu yöndeki raporunu sunması şartı aranmaktadır. Maddede de belirtildiği üzere genel kural olarak hükümlü açık cezaevine ayrılmamış ise denetimli serbestlikten faydalanamayacaktır. Ancak iyi halli bir hükümlü, açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartlarına sahip olmasına rağmen kendi iradesi dışındaki bir nedenden ötürü açık ceza infaz kurumuna ayrılamamışsa veya kapalı ceza infaz kurumuna geri gönderilmiş ise diğer şartları da taşıyor olması kaydıyla yine denetimli serbestlik müessesesinden faydalanabilecektir.

Maddede belirtilen şartlardan birisi olan “…koşullu salıverilmesine 1 yıl veya daha az süre kalan…” ifadesini bir örnek ile açıklamakta yarar görüyoruz. Kanun koyucu 5275 sayılı yasanın 107. Maddesinin ikinci fıkrası ile süreli hapis cezaları açısından (yasada istisna tutulan suçlar hariç) koşullu salıverilme oranını ½ olarak belirlemiştir. Dolayısıyla hükümlü kişisi istisna tutulan suçlar dışında bir suç işlediğinde (suç tarihi 30.03.2020 tarihi öncesi olması ve tekerrür olmaması şartıyla) ve bu suç nedeniyle söz gelimi 6 yıl hapis cezasına mahkûm edildiğinde ½ si olan 3 yıllık süreyi infaz etmesi ve kanunun öngördüğü diğer şartları taşıması halinde kalan 3 yıllık cezasını koşullu salıverilmeden faydalanmak suretiyle infaz edebilecektir. Bu itibarla, hükümlü kişisi, 6 yıllık hapis cezasının 2 yılını infaz ettiğinde koşullu salıverilmesine 1 yıl kalacağından 105/A maddesinin ilk fıkrasında belirtilen diğer şartları da taşıması halinde denetimli serbestlik kurumundan faydalanabilecektir.

5275 Sayılı yasanın GEÇİCİ 6. Maddenin ilk fıkrasına baktığımız da ise; 30.03.2020 tarihine kadar işlenen suçlar açısından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun da düzenlenmiş bulunan Kasten öldürme suçu (Madde 81, 82 ve 83), Üst soya, altsoya, eşe veya kardeşe ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenen kasten yaralama ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlar, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu (madde 87, fıkra iki, bent d), İşkence suçu (Madde 94 ve 95),Eziyet suçu (Madde 96), Cinsel Dokunulmazlığa Karşı İşlenen Suçlar (Madde 102, 103, 104 ve 105), Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar (Madde 132, 133, 134, 135, 136, 137 ve 138), Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçu (Madde 188), İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar hariç olmak üzere 105/A maddesinde düzenlenmiş bulunan “…koşullu salıverilmesine 1 yıl veya daha az süre…” ibaresinde ki 1 yıllık sürenin 3 yıl olarak uygulanacağı belirtilmiştir. Görüleceği üzere infaz kanununa gelen ve birçok mahkûmu yakından ilgilendiren en önemli değişikliklerden birisi işbu değişikliktir.

Örnek ile konuya açıklık getirmekte yarar görüyoruz. Kişi, Geçici 6. Maddenin ilk fıkrasında hariç tutulmuş olan suçların dışındaki bir suçu 30.03.2020 tarihinden önce işlemiş ve bu suç dolayısıyla söz gelimi 8 yıl hapis cezasına mahkûm edilmişse (tekerrür olmadığının kabulü halinde) 5275 sayılı yasanın 107. Maddesi gereğince mahkumiyete konu olan cezasının ½ sini infaz edip (4yıl) diğer şartları da sağlaması halinde koşullu salıverilmeden faydalanabilecektir. (Tabi burada süreli bir hapis cezası açısından ½ infaz oranının uygulanacağını söyleyebilmemiz 5275 sayılı yasanın 107.maddesinin 2.fıkrasında hariç tutulan suçlardan birisinin olmadığının kabulü halinde mümkündür.) Geçici 6. Madde 3 yıllık süre öngördüğünden hükümlü, 8 yıllık hapis cezasının yalnızca 1 yılını cezaevinde infaz etmesi ve diğer şartları da taşıması halinde denetimli serbestlik müessesesinden faydalanabilecektir. Önemle belirtmek gerekir ki 30.03.2020 tarihinden sonra işlenen suçlar açısından (bu suç geçici maddenin ilk fıkrasında hariç tutulan suçlardan birisi dahi olsa) 105/A maddesi ne ifade ediyorsa o uygulanacaktır.

Naçizane bir yorumda bulunmak gerekirse; yasanın Geçici 6. Maddesin de istisna tutulan suçlardan birisi nedeniyle, kişi söz gelimi 4 yıl hapis cezasına mahkûm edildiğinde 105/A maddesi gereğince koşullu salıverilmesine 1 yıl kaldığında denetimli serbestlikten faydalanabileceğinden hükümlü cezasının 1 yılını infaz etmesi şartıyla sosyal hayatına geri dönebilecektir. Öte yandan, başka bir kişi yasanın Geçici 6. Maddesinde istisna tutulan suçlar dışında bir suç işlediğinde ve söz konusu suç nedeniyle söz gelimi 6 yıllık bir cezaya mahkûm edildiğinde bu hükümlü açısından Geçici 6.Maddedenin ilk fıkrasındaki kural uygulanacağından cezasını cezaevinde infaz etmeden doğrudan denetimli serbestlik kurumundan faydalanabilecektir. 4 yıl süreyle hüküm giyen kişi cezasının 1 yılını cezaevinde infaz ederken 6 yıl süreyle hüküm giyen kişinin hiç cezaevine girmeden doğrudan cezasını sosyal hayat içerisinde infaz ediyor olmasının nedeni kanaatimizce kamu vicdanını yaralayan suçlar açısından daha ağır yaptırımlar öngörmek ve caydırıcılığı sağlamaktır.

Yasanın 105/A maddesinin 3.fıkrasında ise; 0-6 yaş aralığında çocuğu bulunan kadın hükümlülerin “koşullu salıverilmesine iki yıl veya daha az süre kalması” halinde denetimli serbestlikten faydalanabileceği ve ayrıca maruz kaldıkları ağır hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen hükümlüler açısından ise söz konusu durumunu Adalet Bakanlığı’nca belirlenen tam teşekküllü hastanelerden veya Adli Tıp Kurumunca (ADK) düzenlenen bir raporla belgelendirmesi halinde “koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalması” halinde denetimli serbestlikten faydalanılabileceği ifade edilmiştir. Geçici 6. Madde ile getirilen esnekliklerden bir tanesi de söz konusu hükümlüler açısındandır. Zira, Geçici 6.Maddenin 2.fıkrasında; 30.03.2020 tarihine kadar 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenmiş bulunan İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçları, Kasten Öldürme Suçunu (Madde 81, 82 ve 83), Cinsel Dokunulmazlığa Karşı İşlenen Suçları (Madde 102, 103, 104 ve 105), Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçları (Madde 132, 133, 134, 135, 136, 137 ve 138)  hariç tutarak bunlar dışında işlenmiş olan suçlar nedeniyle;

Hüküm giyen 0-6 yaş aralığında çocuğu bulunan kadın hükümlüler ve yetmiş yaşını bitirmiş hükümlüler bakımından 105/A maddesinin 3.Fıkrasında yer alan 2 yıllık sürenin 4 yıl olarak uygulanacağını; yine maruz kaldığı ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyen 65 yaşını bitirmiş hükümlülerin koşullu salıverilmeleri için ceza infaz kurumlarında geçirmeleri gereken sürelerin Adalet Bakanlığı’nca belirlenen tam teşekküllü hastanelerden veya Adli Tıp Kurumunca (ADK) düzenlenen bir raporla mevcut durumlarının belgelendirmesi halinde azami süre sınırına bakılmaksızın 105/A maddesindeki denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilebileceğini belirtmiştir. Dolayısıyla 30.03.2020 tarihine kadar işlenen ve kanunun istisna tuttuğu suçlar dışında bulunan bir suçu işleyen yukarıdaki hükümlüler bu esneklikten yararlanabilecektir.

Yasanın 105/A maddesinin 6. Ve 8. Fıkralarını birlikte değerlendirdiğimizde; hükümlülerin şartları taşımaları halinde ceza infaz kurumundan denetimli serbestlik ile ayrılmaları durumunda 5 gün içeresinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat etmesi gerekeceği, bu sürenin sonundan itibaren 2 gün içerisinde yine başvurunun yapılmamış olması halinde TCK md. 292’ de düzenlenen “Hükümlü ve Tutuklunun Kaçması” gereği soruşturma başlatılacağı sonucuna varırız. Uygulamada, belirtilen programa üst üste iki defa uyulmaması halinde denetimli serbestlik kararının geri alındığını da söyleyebiliriz. Ayrıca yine belirtmek gerekir ki kişiler denetimli serbestlik müdürlüğüne süresi içerisinde başvurup tabi oldukları programa başladıktan sonra tabi oldukları denetim yükümlülüklerine uyarılara rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde de denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezasının infazı için açık cezaevine gönderilmesine denetimli serbestlik müdürlüğün bulunduğu yerdeki infaz hâkimi tarafından karar verilir. Denetim süresi içerisinde geçirilen süreler, cezaevine geri dönülmesi halinde mahsup edilir. Ayrıca hükümlü denetim programının kendisine ağır geldiği gerekçesiyle de bundan feragat edip cezaevine geri dönebilir. 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren ve bazı kanunlar da değişikliğe nedenle olan düzenleme ile 5275 sayılı yasamıza ayrıca Geçici 9. Madde eklenmiştir. Geçici 9.Maddenin 3. Fıkrasında; 105/A maddesinin 6.Fıkrasında yer alan “beş günlük sürenin” 1/1/2021 tarihine kadar 25 gün olarak uygulanacağı düzenlenmiştir. Eş ifade ile hükümlü 1/1/2021 tarihine kadar cezaevinden denetimli serbestlikten faydalanmak suretiyle ayrıldığında, ayrılmadan itibaren 25 gün içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat edebilecektir.

Geçici 6. Maddenin 3. Fıkrasında; 1. Fıkra da ve 2. Fıkra da ki düzenlemelerin iyi halli olmaları koşuluyla kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler hakkında da uygulanacağı düzenlenmiştir. Zira biliyoruz ki, 105/A da “… açık ceza infaz kurumunda veya çocuk etiğim evinde bulunan hükümlüler…” ifadesi bulunmaktadır. Diğer bir ifade ile, normal şartlar altında hükümlü kişisinin denetimli serbestlikten faydalanabilmesi için genel kural olarak açık ceza infaz kurumunda bulunması gerekir. Geçici 6. Maddenin 3. Fıkrasındaki hüküm bizlere aynı maddenin 1. Ve 2. Fıkrasındaki hükümlerinin kapalı cezaevinde olan iyi halli hükümlüler açısından da uygulanacağını ifade etmektedir. Görüleceği üzere kanun koyucu bu fıkra ile denetimli serbestlikten faydalanmanın bir şartı olan açık cezaevinde bulunma zorunluluğunu ya da buna hak kazanmış olma zorunluluğunu esnetmiştir.

SONUÇ OLARAK

Söz konusu açıklamalar ana hatlarıyla ifade edilmeye çalışılmıştır. Görüleceği üzere yasa koyucu yapmış olduğu değişiklikler ile hükümlülerin cezaevlerinde infaz edecekleri süreleri kısaltmış ve sosyal hayata dönmelerini sağlayarak topluma kazandırmayı amaçlamıştır.

Bilgi güçtür. Adaletle kalmanız dileğiyle.

Stj. Av. Vahap ÖZKAN

İZMİR BAROSU

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
cengiz özer 7 ay önce

671 sayılı KHK kapsamında olan çıkar amaçlı suç örgütü yöneticiliğinden ceza alanlar 671 sayılı KHK madde 32 geçici madde 6 ile açık cezaevine geçme şartı için Açık Cezaevi yönetmeliği 6/2-ç maddesi aranıyormu yoksa toplam cezanın 1/10' unu çekmek yeterlimi