REKABET KURUMU HAKİM KARARI OLMADAN 'İŞYERİ ARAMASI' YAPABİLİR Mİ?

(AYM Kararları Işığında Yerinde İnceleme Yetkisinin Sınırları)

GİRİŞ

Rekabet hukukunun etkin biçimde uygulanabilmesi, rekabet ihlallerinin ortaya çıkarılmasına imkan sağlayacak güçlü denetim araçlarının varlığını gerektirmektedir. Özellikle kartel niteliğindeki anlaşmalar ve diğer rekabeti sınırlayıcı uygulamalar çoğu zaman açık ve kolay ulaşılabilir delillere dayanmadığından, yalnızca teşebbüslerden bilgi ve belge istenmesi ihlallerin tespiti bakımından yeterli olmayabilmektedir. Bu nedenle yerinde inceleme yetkisi, Rekabet Kurumunun rekabet ihlallerini araştırırken kullandığı en önemli araçlardan birini oluşturmaktadır.

4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 15. maddesi, Rekabet Kuruluna teşebbüsler nezdinde geniş bir yerinde inceleme yetkisi tanımaktadır. Kurul uzmanları, teşebbüslerin defterlerini, fiziki ve elektronik ortam ile bilişim sistemlerinde tutulan her türlü veri ve belgelerini inceleyebilmekte; bunların kopyalarını ve fiziki örneklerini alabilmekte, belirli konularda yazılı veya sözlü açıklama isteyebilmekte ve teşebbüslerin malvarlığına ilişkin mahallinde inceleme yapabilmektedir (4054 sayılı Kanun m. 15).

Dijitalleşmeyle birlikte bu yetkinin kapsamı ve temel haklarla ilişkisi daha da önemli hale gelmiştir. Günümüzde yerinde inceleme yalnızca şirketin fiziki evrakının incelenmesi anlamına gelmemekte; bilgisayarlar, elektronik postalar, sunucular ve şartları oluştuğunda çalışanların iş amacıyla kullandıkları taşınabilir iletişim cihazları da incelemenin kapsamına girebilmektedir. Rekabet Kurulunun 08.10.2020 tarihli ve 20-45/617 sayılı kararıyla kabul edilen Yerinde İncelemelerde Dijital Verilerin İncelenmesine İlişkin Kılavuz, dijital verilerin incelenmesine ilişkin usul ve esasları ayrıca düzenlemektedir.

Yerinde inceleme yetkisinin bu denli genişlemesi, idarenin denetim yetkisinin sınırları ile temel hakların korunması arasındaki ilişkinin yeniden değerlendirilmesini gerekli kılmaktadır. Rekabet Kurumu uzmanlarının bir şirketin işyerine girmesi, çalışma odalarını incelemesi, bilgisayarlarda arama yapması ve elektronik yazışmalardan örnekler alması yalnızca bir idari denetim olarak mı değerlendirilmelidir? Yoksa gerçekleştirilen işlemin kapsamı ve yoğunluğu, Anayasa'nın 21. maddesinde güvence altına alınan konut dokunulmazlığı hakkına müdahale niteliği taşıyabilir mi? Böyle bir müdahalenin söz konusu olması halinde, hakim kararı olmaksızın gerçekleştirilen yerinde incelemenin anayasal sınırları nelerdir?

Bu sorular, Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun Ford Otomotiv Sanayi A.Ş. kararında ayrıntılı biçimde ele alınmış ve Mahkeme, somut olayda hakim kararı olmaksızın gerçekleştirilen yerinde inceleme nedeniyle konut dokunulmazlığı hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir (AYM, Ford Otomotiv Sanayi A.Ş. [GK], B. No: 2019/40991, 23.03.2023). Tartışma, Anayasa Mahkemesinin 06.11.2025 tarihli ve E.2023/174, K.2025/224 sayılı norm denetimi kararıyla yeni bir boyut kazanmıştır.

Bu çalışmada Rekabet Kurumunun yerinde inceleme yetkisi, Ford Otomotiv kararı ile 2025 tarihli norm denetimi kararı birlikte değerlendirilerek incelenecek; işyerlerinin konut dokunulmazlığı hakkından yararlanması, yerinde inceleme ile arama arasındaki hukuki sınır, hakim kararı güvencesi, dijital verilerin incelenmesi, avukat-müvekkil gizliliği ve incelemenin engellenmesinin sonuçları güncel mevzuat, yargı ve Kurul kararları ile öğretideki görüşler çerçevesinde ele alınacaktır.

1. AYM'nin Ford Otomotiv Kararı Işığında Rekabet Kurumunun Yerinde İnceleme Yetkisi

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun Ford Otomotiv Sanayi A.Ş. başvurusu üzerine verdiği 23.03.2023 tarihli ve B. No: 2019/40991 sayılı karara konu olayda Rekabet Kurulu, otomotiv sektöründe faaliyet gösteren bazı teşebbüslerin 4054 sayılı Kanun'u ihlal edip etmediğinin belirlenmesi amacıyla ön araştırma yapılmasına karar vermiştir. Bu kapsamda görevlendirilen Rekabet Kurumu uzmanları, 29.07.2009 tarihinde Ford Otomotiv'in Kocaeli Gölcük'teki işyerinde yerinde inceleme gerçekleştirmiştir.

İnceleme sırasında şirket personeline ait bilgisayarlarda bulunan elektronik postalar incelenmiş ve bunlardan oluşan belgeler alınmıştır. Yerinde incelemede elde edilen belgeler daha sonra yürütülen rekabet soruşturmasında delil olarak kullanılmış ve başvurucu şirket hakkında idari para cezası uygulanmıştır (AYM, Ford Otomotiv, p. 11 vd.).

Ford Otomotiv, bireysel başvurusunda diğer iddialarının yanı sıra işyerinde hakim kararı bulunmaksızın gerçekleştirilen yerinde incelemenin Anayasa'nın 21. maddesinde güvence altına alınan konut dokunulmazlığı hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür.

Uyuşmazlığın anayasal bakımdan ilk düğüm noktası, Anayasa'nın 21. maddesindeki “konut” kavramının bir anonim şirketin işyerini de kapsayıp kapsamadığıdır.

2. Bir Şirketin İşyerinin “Konut” Sayılması Mümkün müdür?

Anayasa Mahkemesi, konut kavramını yalnızca kişinin özel yaşamını sürdürdüğü evle sınırlı yorumlamamıştır. Mahkemeye göre kişinin mesleğini yürüttüğü büro ile özel bir şirketin faaliyetlerinin yürütüldüğü kayıtlı merkez, şube ve diğer işyerleri de belirli koşullarda Anayasa'nın 21. maddesindeki korumadan yararlanabilir.

Bu koruma bütün işyeri alanlarını aynı ölçüde kapsamaz. AYM, işyerlerinin herkesin serbestçe girebildiği ve mahremiyet beklentisinin bulunmadığı bölümleri ile yönetim faaliyetlerinin yürütüldüğü, çalışma odalarının bulunduğu ve herkesin serbestçe giremediği bölümleri arasında ayrım yapmaktadır. İkinci gruptaki alanlar konut dokunulmazlığı hakkının korumasından yararlanabilmektedir (AYM, Ford Otomotiv, p. 54).

Bir yerin işyeri olması, o yerin Anayasa'nın 21. maddesindeki korumanın dışında kaldığı anlamına gelmez. Keza, idarenin bir işyerini denetleme yetkisine sahip olması da işyerinin anayasal koruma altındaki bölümlerine rıza dışında girebileceği anlamına gelmez.

Öğretide de Rekabet Kurumunun yerinde inceleme yetkisinin işyerlerinin konut dokunulmazlığı ve diğer temel haklarıyla ilişkisi ayrıntılı biçimde incelenmiştir. Ford kararından sonra tartışmanın özellikle hakim güvencesi, dijital incelemelerin kapsamı ve elde edilen delillerin hukuki niteliği üzerinde yoğunlaştığı görülmektedir (Özdemir, 2024; Yavuzdoğan Okumuş, 2025, s. 21-44; Sanıvar/Özbek, 2026, s. 951-995).

3. “Yerinde İnceleme” mi, “Arama” mı?

Ford kararının temel meselelerinden biri, 4054 sayılı Kanun'da “yerinde inceleme” olarak adlandırılan işlemin anayasal anlamda nasıl nitelendirileceğidir.

Rekabet Kurumunun gerçekleştirdiği işlem, bir ceza soruşturması kapsamında CMK hükümlerine göre yapılan adli arama değildir. Bununla birlikte AYM, işlemin kanundaki adından ziyade fiilen ne tür bir müdahale oluşturduğuna bakmıştır.

AYM; Kurum uzmanlarının teşebbüsün yönetim faaliyetlerinin yürütüldüğü, herkese açık olmayan alanlarına girebildiğini, dolapları ve bilgisayarları inceleyebildiğini ve gerekli gördükleri belgelerin örneklerini alabildiğini dikkate almıştır. Bu özellikleri nedeniyle yerinde incelemenin Anayasa'nın 21. maddesi anlamında konut dokunulmazlığı hakkına müdahale teşkil ettiği sonucuna ulaşmıştır (AYM, Ford Otomotiv, p. 58-59).

Bir işlemin “denetim”, “kontrol” veya “yerinde inceleme” olarak adlandırılması tek başına yeterli değildir; önemli olan, idarenin fiilen hangi yetkileri kullandığı ve bu yetkilerin temel haklara müdahale edip etmediğidir. Müdahalenin hukuki niteliği belirlenirken kamu görevlilerinin hangi alana girdiği, hangi bilgi ve belgelere eriştiği, hangi verileri incelediği ve ilgilinin müdahaleye katlanma yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı birlikte değerlendirilmelidir. Sanıvar ve Özbek de yerinde incelemenin idari kolluk faaliyeti niteliğinin temel haklara müdahale boyutunu ortadan kaldırmadığını; işlemin ceza muhakemesi hukukundaki arama tedbiriyle benzerliklerinin anayasal güvenceler bakımından dikkate alınması gerektiğini belirtmektedir (Sanıvar/Özbek, 2026, s. 953).

4. Rekabet Kurumunun Yerinde İnceleme Yetkisinde Hakim Kararı Güvencesi

Anayasa'nın 21. maddesi uyarınca, maddede sayılan sebeplerden birine bağlı olarak usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça kimsenin konutuna girilemez, arama yapılamaz ve buradaki eşyaya el konulamaz. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ise kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emriyle müdahale mümkündür; bu kararın yirmi dört saat içinde görevli hakimin onayına sunulması gerekir.

4054 sayılı Kanun'un 15. maddesindeki sistem farklıdır. Kurul, gerekli gördüğü hallerde teşebbüsler nezdinde yerinde inceleme yapılmasına karar verebilmekte; sulh ceza hakimi kararı ise yerinde incelemenin engellenmesi veya engellenme olasılığının bulunması halinde gündeme gelmektedir.

AYM, Ford kararında hakim kararı güvencesinin yalnızca işyeri sahibinin kamu görevlilerinin girişini fiilen engellediği durumlara özgülenemeyeceği görüşünü benimsemiştir. Konut dokunulmazlığı kapsamındaki bir alana kamu gücü kullanılarak gerçekleştirilen müdahalenin anayasal şartları, ilgilinin denetime direnip direnmemesine göre ortadan kalkmamaktadır.

Somut olayda Ford Otomotiv yerinde incelemeyi engellemediği için hakim kararı alınmamış ve inceleme doğrudan gerçekleştirilmiştir. AYM, hakim kararını yalnızca incelemenin engellendiği veya engellenme ihtimalinin bulunduğu durumlarda öngören yapının Anayasa'nın 21. maddesindeki güvenceyi karşılamadığı sonucuna ulaşmış ve konut dokunulmazlığı hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir (AYM, Ford Otomotiv, p. 63-66).

Mahkeme ayrıca ihlalin münferit bir uygulama hatasından değil, kanuni düzenlemeden kaynaklandığını belirterek kararın bir örneğinin gerekli yasal düzenlemenin değerlendirilmesi amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisine gönderilmesine hükmetmiştir (AYM, Ford Otomotiv, p. 184-185).

5. Ford Otomotiv Kararı ile 2025 Tarihli Norm Denetimi Kararının Birlikte Değerlendirilmesi

Ford Otomotiv kararından sonra 4054 sayılı Kanun'un 15. maddesi yürürlükte kalmış ve Rekabet Kurumu yerinde inceleme uygulamasına devam etmiştir. Bu durum öğretide, bireysel başvuruda tespit edilen ihlal ile yürürlükteki kanuni düzenleme arasındaki ilişkinin nasıl kurulacağı konusunda tartışmaya yol açmıştır (Yavuzdoğan Okumuş, 2025, s. 21-44).

Anayasa Mahkemesi, 06.11.2025 tarihli ve E.2023/174, K.2025/224 sayılı norm denetimi kararında, 4054 sayılı Kanun'un 15. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “...gerekli gördüğü hallerde...” ibaresini esastan incelemiş ve Anayasa'ya aykırı olmadığı sonucuna ulaşmıştır. Buna karşılık, yerinde incelemenin engellenmesi veya engellenme olasılığı halinde sulh ceza hakimi kararıyla inceleme yapılmasını öngören üçüncü fıkranın ikinci cümlesi hakkında esasa ilişkin bir değerlendirme yapmamıştır. Mahkeme, bu kuralın itiraz yoluna başvuran mahkemelerin önündeki davalarda uygulanacak kural niteliğinde olmadığı gerekçesiyle başvuruyu bu kısım yönünden yetkisizlik nedeniyle reddetmiştir. Karar, 17.02.2026 tarihli ve 33171 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır (AYM, E.2023/174, K.2025/224, 06.11.2025).

Ford Otomotiv kararı ile 2025 tarihli norm denetimi kararı ilk bakışta birbiriyle çelişir görünse de, 2025 tarihli kararda hakim kararı mekanizmasını düzenleyen üçüncü fıkranın ikinci cümlesi esastan incelenmemiştir. Bu nedenle 2025 tarihli karardan, Anayasa Mahkemesinin yerinde incelemenin engellenmesi halinde hakim kararı alınmasını öngören mevcut sistemi esastan inceleyerek Anayasa'ya uygun bulduğu sonucu çıkarılamaz. Ford kararında somut yerinde incelemenin Anayasa'nın 21. maddesine uygunluğu değerlendirilmiş; 2025 tarihli norm denetiminde ise “...gerekli gördüğü hallerde...” ibaresi esastan incelenmiş, hakim kararı mekanizmasına ilişkin hüküm yönünden esasa girilmemiştir.

Karşıoylarda, üçüncü fıkranın ikinci cümlesinin davada uygulanacak kural olmadığı yönündeki çoğunluk görüşü de eleştirilmiş ve Ford kararındaki hakim güvencesine ilişkin değerlendirmelere atıf yapılmıştır. Bu nedenle 2026 itibarıyla “Rekabet Kurumu hakim kararı olmadan yerinde inceleme yapamaz” biçiminde kategorik bir sonuca varmak da, Ford kararını uygulama bakımından etkisiz kabul etmek de isabetli değildir. Yürürlükteki kanuni yetki ile somut yerinde incelemenin temel haklara uygun kullanılıp kullanılmadığı ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

6. Rekabet Kurumunun Yerinde İnceleme Yetkisinin Kapsamı ve Sınırları

4054 sayılı Kanun'un 15. maddesi, Rekabet Kuruluna geniş bir yerinde inceleme yetkisi tanımaktadır. Kurul uzmanları teşebbüslerin defterlerini, fiziki ve elektronik ortam ile bilişim sistemlerinde tutulan her türlü veri ve belgelerini inceleyebilir, bunların kopyalarını ve fiziki örneklerini alabilir, belirli konularda yazılı veya sözlü açıklama isteyebilir ve teşebbüslerin her türlü malvarlığına ilişkin mahallinde incelemeler yapabilir.

Günümüzde yerinde inceleme yalnızca şirket merkezindeki dosya ve klasörlerle sınırlı değildir. Şirket bilgisayarları, kurumsal e-posta hesapları, sunucular, dijital arşivler ve bulut sistemlerinde tutulan veriler de incelemeye konu olabilmektedir. Dijital verilerin incelenmesinde halen Rekabet Kurulunun 08.10.2020 tarihli ve 20-45/617 sayılı kararıyla kabul edilen Kılavuz temel uygulama metinlerinden biridir.

6.1. Çalışanların Cep Telefonları ve WhatsApp Yazışmaları

Kılavuz, cep telefonu ve tablet gibi taşınabilir iletişim cihazları bakımından cihazın teşebbüse ait dijital veri içerip içermediğinin belirlenmesi amacıyla hızlı gözden geçirme yapılmasına imkan tanımaktadır. Tümüyle şahsi kullanıma özgü olduğu tespit edilen cihazların incelemeye konu edilmemesi; teşebbüse ait veri içerdiği anlaşılan cihazlardaki işle ilgili verilerin ise inceleme kapsamına alınabilmesi öngörülmektedir.

Bu nedenle belirleyici olan yalnızca cihazın mülkiyetinin kime ait olduğu değildir. Kişisel bir telefonun aynı zamanda şirket faaliyetleri için kullanılması halinde, cihazdaki işle ilgili WhatsApp ve benzeri mesajlaşma verileri somut incelemenin konusu ve amacıyla bağlantılı olmak kaydıyla yerinde incelemeye konu olabilir.

Rekabet Kurulunun 09.09.2021 tarihli ve 21-42/618-305 sayılı LG Electronics kararında, yerinde inceleme sırasında WhatsApp yazışmalarının silinmesi ve uygulamanın silinip yeniden yüklenmesi yerinde incelemenin engellenmesi veya zorlaştırılması bakımından değerlendirilmiştir. Kurul uygulaması, yerinde inceleme başladıktan sonra elektronik posta, mesaj, dosya veya uygulamaların silinmesinin; telefonun sıfırlanmasının ya da inceleme kapsamındaki verilere erişimin başka şekilde engellenmesinin esas ihlalden bağımsız bir yaptırım riski doğurabileceğini göstermektedir.

6.2. Dijital Verilerin İncelenmesinin Sınırları

4054 sayılı Kanun'un 15. maddesindeki “her türlü veri ve belge” ifadesi geniş olmakla birlikte, yerinde inceleme yetkisi sınırsız bir veri araştırma yetkisi olarak yorumlanamaz. Uzmanların yanlarında bulundurdukları yetki belgesinde incelemenin konusu ve amacı gösterilmek zorundadır; inceleme ile soruşturmanın veya ön araştırmanın konusu arasında bağlantı bulunmalıdır.

Danıştay da Rekabet Kurumunun dijital ve elektronik belgeleri inceleme yetkisini çeşitli kararlarında kabul etmiştir (Danıştay 10. Daire, E.2000/5592, K.2002/4506, 25.11.2002; DİDDK, E.2003/315, K.2005/2177, 16.06.2005; Danıştay 13. Daire, E.2009/5890, K.2013/847, 26.03.2013; E.2010/543, K.2013/844, 26.03.2013). Bununla birlikte dijital incelemenin kanuni dayanağının bulunması, somut uygulamanın özel hayatın gizliliği, haberleşmenin gizliliği, kişisel verilerin korunması ve ölçülülük ilkesi bakımından ayrıca değerlendirilmesine engel değildir.

Özellikle kişisel cihazlarla kurumsal cihazların kullanımının iç içe geçtiği çalışma düzeninde, tek bir cihaz şirket faaliyetlerine ilişkin verilerin yanında çalışanın tamamen özel yazışmalarını ve kişisel verilerini de içerebilir. Bu nedenle dijital incelemede yalnızca “cihaz incelenebilir mi?” sorusu değil; hangi verilerin, hangi kişilerle yapılan iletişimlerin ve hangi zaman aralığının incelenebileceği de incelemenin konusu ve ölçülülük bakımından önem taşımaktadır (Özdemir, 2024; Sanıvar/Özbek, 2026, s. 951-995).

6.3. Avukat-Müvekkil Yazışmalarının Gizliliği

Yerinde incelemenin önemli sınırlarından biri avukat-müvekkil yazışmalarının gizliliğidir. Rekabet Kurulu uygulamasında bu korumanın, müvekkili ile arasında işçi-işveren ilişkisi bulunmayan bağımsız avukat ile müvekkil arasında savunma hakkının kullanılması amacıyla yapılan yazışmalar bakımından kabul edildiği görülmektedir. Savunma hakkıyla doğrudan ilgisi bulunmayan veya devam eden ya da ileride işlenecek bir ihlali gizlemeye yönelik yazışmalar korumadan yararlanmamaktadır (Rekabet Kurulu, 30.03.2023, 23-16/274-94; 20.12.2024, 24-54/1209-516).

Bu yaklaşım, şirket bünyesinde çalışan avukatlarla yapılan her yazışmanın veya bağımsız bir avukatın dahil olduğu her iletişimin otomatik olarak koruma altında olmadığı anlamına gelmektedir. Koruma iddiası somut belgenin niteliği, avukatın konumu ve iletişimin savunma hakkıyla bağlantısı üzerinden değerlendirilmelidir. Konu öğretide de özellikle mesleki hukuki imtiyazın kapsamı ve usulü bakımından tartışılmaktadır (Sarıaslan, 2022; Özdemir, 2024).

6.4. Avukatın Yerinde İncelemeye Katılması

Teşebbüsün avukatının yerinde incelemede hazır bulunmak istemesi, incelemenin belirsiz süreyle ertelenmesini sağlayan mutlak bir hak değildir. Uygulamada avukatın gelebilmesi için makul bir sürenin tanınabildiği, ancak incelemenin etkinliğini tehlikeye düşürecek gecikmelerin engelleme veya zorlaştırma kapsamında değerlendirilebildiği görülmektedir. Koçak Petrol uyuşmazlığında da şirket avukatının gelmesi için makul süre beklenmesine rağmen incelemeye izin verilmemiş; Rekabet Kurulu bunu yerinde incelemenin engellenmesi olarak değerlendirmiş ve Danıştay bu değerlendirmeyi hukuka uygun bulmuştur (Danıştay 13. Daire, E.2009/5890, K.2013/847, 26.03.2013).

Bu nedenle şirketlerin yerinde inceleme anında uygulanacak bir iç prosedürü önceden belirlemeleri; resepsiyon, bilgi işlem, üst yönetim ve hukuk biriminin görevlerini netleştirmeleri; çalışanların veri silmemeleri ve hukuki değerlendirme gerektiren hususları şirket avukatına yönlendirmeleri önem taşımaktadır.

6.5. Yerinde İncelemenin Engellenmesi veya Zorlaştırılmasının Sonuçları

Teşebbüsün Rekabet Kurumu uzmanlarını işyerine almaması veya incelemenin gerçekleştirilmesini başka şekilde engellemesi, 4054 sayılı Kanun bakımından ayrıca yaptırıma bağlanmıştır. Kanun'un 16. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca yerinde incelemenin engellenmesi veya zorlaştırılması halinde ilgili teşebbüsün yıllık gayrisafi gelirinin binde beşi oranında idari para cezası uygulanır. Mahkeme kararıyla inceleme yapılması, engelleme veya zorlaştırma nedeniyle bu cezanın uygulanmasına engel değildir.

Ayrıca Kanun'un 17. maddesi uyarınca engellemenin sürdüğü her gün için yıllık gayrisafi gelirin onbinde beşi oranında nispi idari para cezası uygulanabilmektedir. Yerinde incelemenin engellenmesi veya engellenme olasılığının bulunması halinde 15. madde uyarınca sulh ceza hakimi kararıyla inceleme yapılması da mümkündür.

Bu yaptırım rejimi nedeniyle Ford kararının teşebbüslere “hakim kararı yoksa incelemeye izin vermeme hakkı” verdiği biçiminde yorumlanması hukuken risklidir. Anayasal güvencelere ilişkin itirazların usulüne uygun biçimde ileri sürülmesi ile yürürlükteki Kanun uyarınca yerinde incelemenin fiilen engellenmesi birbirinden ayrılmalıdır.

SONUÇ

Rekabet Kurumu, 4054 sayılı Kanun'un 15. maddesi uyarınca teşebbüslerin işyerlerinde yerinde inceleme yapma konusunda geniş yetkilere sahiptir. Mevcut yasal düzenlemeye göre Kurum görevlilerinin olağan bir yerinde inceleme için önceden hakim kararı almaları gerekmemektedir. Görevliler yetki belgelerini göstererek işyerine gelebilir; şirketin fiziki ve elektronik kayıtlarını, bilgisayarlarını, kurumsal e-postalarını ve incelemenin konusuyla bağlantılı diğer verileri inceleyebilir ve gerekli gördükleri belgelerin kopyalarını alabilirler. İş amacıyla kullanılan mobil cihazlardaki veriler de belirli koşullarda inceleme kapsamına girebilir.

Bu noktada Ford Otomotiv kararının, teşebbüslere “hakim kararı yoksa incelemeye izin vermeyebiliriz” şeklinde genel bir hak tanıdığı düşünülmemelidir. Yerinde incelemeye izin verilmemesi, incelemenin geciktirilmesi veya inceleme başladıktan sonra veri silinmesi gibi davranışlar, incelemenin engellenmesi veya zorlaştırılması olarak değerlendirilerek ciddi idari para cezalarına yol açabilir. İncelemenin engellenmesi veya engellenme olasılığının bulunması halinde ise 4054 sayılı Kanun'un 15. maddesi uyarınca sulh ceza hakiminden karar alınarak incelemeye devam edilmesi mümkündür.

Bununla birlikte Rekabet Kurumunun yerinde inceleme yetkisinin sınırsız bir arama yetkisi olduğu da söylenemez. İncelemenin, görevlilerin yetki belgesinde belirtilen konu ve amaçla bağlantılı olması gerekir. Tamamen kişisel kullanıma özgü cihazlar, incelemenin konusuyla ilgisi bulunmayan kişisel veriler ve hukuki korumadan yararlanan avukat-müvekkil yazışmaları bakımından teşebbüsün itiraz hakkı bulunmaktadır. Şirket, incelemenin kapsamını aşan bir işlem yapıldığını düşünüyorsa bunu görevlilere bildirebilir, itirazının tutanağa geçirilmesini isteyebilir ve hukuka aykırı olduğunu düşündüğü işlemleri daha sonra yargı önüne taşıyabilir. Ancak bu itirazın, yerinde incelemeyi fiilen engelleyecek veya geciktirecek biçimde kullanılması şirket açısından ayrıca yaptırım riski doğurur.

Anayasa Mahkemesinin Ford Otomotiv kararı bu noktada önem taşımaktadır. AYM, şirketlerin herkesin serbestçe giremediği işyeri bölümlerinin de Anayasa'nın 21. maddesindeki konut dokunulmazlığı güvencesinden yararlanabileceğini ve hakim kararı olmaksızın gerçekleştirilen somut yerinde incelemenin bu hakkı ihlal ettiğini kabul etmiştir. 2025 tarihli norm denetimi kararında ise 4054 sayılı Kanun'un 15. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “...gerekli gördüğü hallerde...” ibaresi esastan incelenerek Anayasa'ya aykırı bulunmamış; buna karşılık yerinde incelemenin engellenmesi veya engellenme olasılığı halinde sulh ceza hakimi kararı alınmasını öngören üçüncü fıkranın ikinci cümlesi esastan incelenmemiş, uygulanacak kural niteliğinde olmadığı gerekçesiyle bu kısım yönünden başvuru yetkisizlik nedeniyle reddedilmiştir. Dolayısıyla bugün için Rekabet Kurumunun hakim kararı olmaksızın olağan yerinde inceleme yapma yetkisi devam etmektedir; ancak bu yetkinin somut olayda nasıl kullanıldığı anayasal denetimin dışında değildir.

Bu nedenle bir yerinde inceleme sırasında şirket açısından en güvenli yaklaşım, görevlilerin incelemesini doğrudan engellemek değil; yetki belgesini ve incelemenin kapsamını kontrol etmek, şirket avukatını derhal sürece dahil etmek, çalışanların herhangi bir veri silmesini veya incelemeyi geciktirecek davranışta bulunmasını önlemek, inceleme kapsamını aştığı düşünülen işlemlere ilişkin itirazları açıkça tutanağa geçirmek ve gerektiğinde hukuki yollara başvurmaktır.

Rekabet Kurumunun yerinde inceleme yetkisinde bugün gelinen noktada temel ayrım da budur: Kurumun hakim kararı olmaksızın yerinde inceleme yapabilmesi, işyerinde istediği her alana ve her veriye sınırsız biçimde erişebileceği anlamına gelmez; teşebbüsün temel haklara dayanabilmesi de yerinde incelemeyi fiilen engelleme hakkı vermez. Yerinde inceleme sırasında hem Kurumun yetkisinin sınırlarının hem de teşebbüsün yükümlülüklerinin doğru belirlenmesi, şirket açısından çoğu zaman soruşturmanın esası kadar önemli hale gelmektedir.

KAYNAKÇA

Akademik Eserler

Özdemir, Olgu, Rekabet Kurumunun Yerinde İnceleme Yetkisi, 1. Baskı, İstanbul, On İki Levha Yayıncılık, 2024, ISBN 978-625-432-736-0.

Sarıaslan, Öykü, Rekabet Hukukunda Avukat Müvekkil Yazışmalarına Tanınan Mesleki Hukuki İmtiyaz, Rekabet Kurumu Uzmanlık Tezleri Serisi No: 194, Ankara, Temmuz 2022.

Sanıvar, Ramadan / Özbek, Bedriye Bilkay, “Rekabet Kurulunun Yerinde İnceleme Yetkisi: İdare Hukuku ve Ceza Muhakemesi Hukuku Bağlamında Bir Değerlendirme”, Anayasa Yargısı, C. 42, S. 2, 2025, s. 951-995, DOI: 10.55792/anayasayargisi.1863129.

Yavuzdoğan Okumuş, Begüm, “23/3/2023 Tarihli Anayasa Mahkemesi Kararı Işığında Rekabet Kurumu'nun Yerinde İnceleme Yetkisinin Anayasa'ya Uygunluğu”, FMR - Fikri Mülkiyet ve Rekabet Hukuku Dergisi, Yıl 26, C. 27, S. 2025/1, 2025, s. 21-44.

Mevzuat

4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun,

Rekabet Kurulu, Yerinde İncelemelerde Dijital Verilerin İncelenmesine İlişkin Kılavuz, 08.10.2020 tarihli ve 20-45/617 sayılı Kurul kararıyla kabul edilmiştir.

Yargı ve Kurul Kararları

AYM, Ford Otomotiv Sanayi A.Ş. [GK], B. No: 2019/40991, 23.03.2023.

AYM, E.2023/174, K.2025/224, 06.11.2025, RG 17.02.2026, S. 33171.

Danıştay 10. Daire, E.2000/5592, K.2002/4506, 25.11.2002.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E.2003/315, K.2005/2177, 16.06.2005.

Danıştay 13. Daire, E.2009/5890, K.2013/847, 26.03.2013.

Danıştay 13. Daire, E.2010/543, K.2013/844, 26.03.2013.

Rekabet Kurulu, 09.09.2021 tarihli ve 21-42/618-305 sayılı karar (LG Electronics).

Rekabet Kurulu, 30.03.2023 tarihli ve 23-16/274-94 sayılı karar (Storytel).

Rekabet Kurulu, 20.12.2024 tarihli ve 24-54/1209-516 sayılı karar (Tatko Lastik).