T.C.
Yargıtay
11. Hukuk Dairesi
2023/2810 E., 2024/5154 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1468 Esas, 2023/115 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2018/609 E., 2021/188 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirketlerinin dünyada Rad Studio C++, Delphi ve Interbase yazılımlarının eser ve hak sahibi olduklarını, müvekkiline gelen lisansız kullanıma ilişkin ihbarlar üzerine, Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/23 D.İş dosyası ile davalı şirket adresinde tespit yapılmış, davalı şirket adresindeki bilgisayarlarda kurulu ve aktif çalışır durumda olduğu bu şekilde yazılımın izinsiz olarak korsan tabir edilen biçimde yüklenmiş ve kullanılır olduğu tespit edildiğini, müvekkilinin zarara uğradığını, bu nedenle haksız eylem tarihinden itibaren fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL ticari faizi ile birlikte taraftan alınarak müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; şirkette çalışan bir eleman kendi için üstün bir performans ve ücret kazanmak için kendi başına bilgisayarında program indirilmesi ve bu programının bilgisayarında bulunmasında şirketin hiçbir kusuru bulunmadığı gibi şirketin bu bilgisayarlarını denetleme ve kontrol etmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin bu programdan dolayı bir kullanma veya bir çizim yaptığına dair bir kanıt olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin hazır bulunduğu 24.09.2020 tarihli duruşmada davacı vekiline 1.800,00 TL bilirkişi ücretini 100,00 TL posta giderini mahkeme veznesine yatırması için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 324 üncü maddesi gereği 20 günlük Kesin süre verilmesine, 6100 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince bu sürenin kesin olduğunun ve 6100 sayılı Kanun'un 324 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer tarafın bu avansı yatırabileceğinin, aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılacağının ve mevcut delil durumuna göre karar verileceğinin ihtar edildiği, davacı tarafça bilirkişi ücretinin kesin süre içinde depo edilmediği, yapılan yargılama sonunda toplanan delillerden davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece, 24.09.2020 tarihli celsenin 2 no.lu ara kararında "toplam 1800 TL bilirkişi ücreti ve 100 TL posta gideri olmak üzere 1900 TL'nin davacının gider avansından karşılanmasına" şeklinde ara karar kurulduğunu ve taraflarına 20 gün kesin süre verildiğini, taraflarınca 01.10.2020 tarihinde 100,00 TL posta gideri yatırıldığını, mahkemece kurulan ara kararda yer alan 1.800,00 TL'nin ise dosyada bulunan gider avansından karşılanacağı şeklinde anlaşılarak, sadece 100,00 TL posta giderinin süresi içinde yatırıldığını, ara karardaki çelişki nedeniyle yanlış anlaşılma olduğunu, sürenin kaçırılmasının söz konusu olmadığını, ara karardaki çelişki ve belirsizlik nedeniyle sadece posta giderinin yatırıldığını, kaldı ki; daha sonraki celsenin hemen akabinde 1.800,00 TL bilirkişi ücretinin de tamamlandığını, davacı taraf olarak, yargılama süresini uzatmak gibi bir niyetlerinin olmadığını, yine de bilirkişi ücretinin sonradan yatırılmasına rağmen mahkemece red kararı verildiğini, ayrıca, davaların kısa zamanda sonuçlanması, adaletin bir an önce tecellisi için, taraflarca veya mahkemelerce yapılması gereken bir kısım işlerin sürelere bağlandığını, bu sürelerin bazılarının kanunlarla belirlenirken bir kısmının ise işin özelliğine, tarafların durumuna göre belirlemesi için hakime bırakıldığını, 6100 sayılı Kanun'un 90 ıncı maddesine göre kanuni sürelerin açıkça belirtilen ayrıcalıklar dışında kesin olduğunu, kesin sürelerin kaçırılmasının o delile veya hakka dayanamamak gibi ağır sonuçları birlikte getirmekte, bazen davanın kaybedilmesine dahi neden olabildiğini, öncelikle kesin süreye ilişkin ara kararın, her tür yanlış anlaşılmayı önleyecek biçimde açık ve eksiksiz yazılması gerektiğini, yapılacak işlerin tek tek belirtilmesi gerektiğini, ancak, ara kararda, dosyada ne kadar gider/delil avansının bulunduğu ve buna göre yatırmaları gereken kalan tutarın belirlenmediğini, hal böyle olunca, öncelikle taraflarına ait dosyada bulunan gider/delil avansı tespit edildikten sonra eksik kalan keşif ve bilirkişi giderinin tüm ayrıntılarıyla belirlendikten sonra dosyadaki delil/gider avansına göre yatırılması gereken eksik miktarın yatırılması için kesin süre tayin edilmesi gerekirken eksik inceleme ile davalarının reddedildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece, bilirkişi ücretine ilişkin delil avansı eksikliğinin tamamlanması için davacı vekiline iki haftalık kesin süre verildiği, verilen süreye uyulmadığı takdirde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarının ihtar edildiği, davacı vekilinin kesin süre içerisinde delil avansı eksikliğini tamamlamaması nedeniyle bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı, çözümü teknik bilgi ve uzmanlık gerektiren dava konusu uyuşmazlıkta bilirkişi raporu alınmasının zorunlu olması ve mevcut delil durumuna göre davacının davasını ispatlayamamış kabul edilmesinin usul ve yasaya uygun bulunması, avansın geç yatırılmasının da celse talikine neden olması gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıya ait bilgisayar programının lisanssız kullanılması nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 324 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.





