T.C.
Yargıtay
4. Hukuk Dairesi
2024/8787 E., 2025/16070 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/457 E.- 2024/466 K.
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : 2024/İHK- 20737- 20738
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-2024/58767
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olduğu davalı ...Ş. tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı araç ile davalı ...Ş. tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 19.07.2022 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 240.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslahla talebini 770.886,37 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; usule uygun olmayan başvuru nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, emniyet kemerinden kaynaklı müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, adli rapor ücretinden davalının sorumlu olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere davalının ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu olduğunu ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; usule uygun olmayan başvuru nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, zamanaşımı süresinden sonra yapılan başvurunun süre nedeniyle reddi gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, emniyet kemerinden kaynaklı müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kusur raporu alınarak sonuca gidilmesi gerektiğini, adli rapor ücretinden davalının sorumlu olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere davalının ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu olduğunu ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sunduğu 18.04.2023 tarihli maluliyet raporuna göre davaya konu trafik kazasından dolayı %8 oranında sürekli malul kaldığı, ancak raporun usule uygun olmadığı, bu nedenle davacıya yeni bir maluliyet raporu alması için ara karar ile kesin süre verildiği, ancak davacının süresinde bilirkişi ücretini yatırmayarak ara kararın gereğini yerine getirmediği, davacının davalı ...Ş.'den olan alacağından feragat ettiği gerekçesiyle başvurunun davalı ...Ş. yönünden feragat nedeniyle reddine, davalı ...Ş. yönünden usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin itiraz başvurusunda bulunması üzerine İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan 18.04.2023 tarihli maluliyet raporunun usule uygun olduğu, hükme esas alınması gerektiği, davalı ...Ş. tarafından davacıya 20.10.2023 tarihinde 84.000,00 TL ödeme yapıldığı, davacının davalı ...Ş. yönünden feragat dilekçesi sunduğu, hesaplamanın davalı ...Ş. yönünden %100 kusur ve %8 maluliyet oranı üzerinden yapıldığı gerekçesiyle, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesisine, davalı ...Ş. yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ...Ş. yönünden davanın kısmen kabulüne, 682.886,37 TL sürekli iş göremezlik tazminatının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde; usule uygun olmayan başvuru nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, emniyet kemerinden kaynaklı müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, yeniden kusur raporu alınarak sonuca gidilmesi gerektiğini, kusur oranları arasında çelişki oluştuğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının yolcu olduğu davalı ...Ş. tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı araç ile davalı ...Ş. tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 19.07.2022 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlenmesinin yerinde olmasına, müterafik kusurun ispat edilememiş olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ...Ş. vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı ...Ş. vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden;
a.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Somut olayda hükme esas alınan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 18.04.2023 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası lomber disk hernisi (bel fıtığı) yaşadığı, meydana gelen iş bu yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %8 olarak hesaplandığı anlaşılmaktadır.
Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde davacının kaza tarihinden evvel bel fıtığı nedeniyle operasyon geçirdiği, davacı tarafından sunulan 18.04.2023 tarihli maluliyet raporunda da davacının davaya konu trafik kazası sonucu bel fıtığı nedeniyle %8 sürekli malul hale geldiğinin belirlendiği anlaşılmaktadır. Ancak iş bu raporda salt davaya konu trafik kazası nedeniyle oluşan maluliyet durumu veya oranının açık bir şekilde izah edilemediği, davacının kalıcı maluliyetinin davaya konu trafik kazası sonucu yaralanmasından mı yoksa kazadan daha önceki tarihte geçirdiği operasyondan mı kaynaklandığının tereddüte yer vermeyecek şekilde ortaya konulmasının illiyet bağı açısından gerekli olduğu gözetildiğinde 18.04.2023 tarihli maluliyet raporunun bu haliyle hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olmadığı sabittir.
Şu halde, izah edilen şekilde davacının salt 19.07.2022 tarihli trafik kazasından kaynaklanan kalıcı maluliyet durumunun davacının kazadan önceki operasyona dair olanlarda dahil olmak üzere tüm tedavi evrakı ve raporları temin edildikten sonra, davacıyı bizzat muayene etmek suretiyle yerleşim yerine en yakın üniversite adli tıp anabilim dalı başkanlığından yeniden maluliyet raporu alınarak sonuca gidilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
b. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, kaza tespit tutanağının düzenlendiği, buna göre davacının yolcu olduğu araç ile davalı ...Ş. tarafından sigortalı araca ayrı ayrı kusur izafe edildiği, hakem tarafından alınan kusur raporunda ise davacının yolcu olduğu araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, davalı ...Ş. tarafından sigortalı aracın %100 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, başkaca kusur tespiti yapılmadığı, hakemce davalı ...Ş. tarafından sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu kabul edilerek davacının tazminat alacağının hesaplanması yoluna gidildiği anlaşılmaktadır.
Olayın meydana geliş şekli, kaza tespit tutanağındaki kusur tayini ile hakemce alınan kusur raporu arasında farklı belirlemeler olduğu, bu haliyle dosyada kusur oranları arasında çelişki oluştuğu değerlendirildiğinde, kusur oranlarına ilişkin yapılan araştırma yeterli görülmemiş olup eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Şu halde; İtiraz Hakem Heyetince, dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza soruşturma dosyası da dosya arasında alınarak, tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden seçilecek uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli, kaza tespit tutanağı ile dosyadaki rapor arasındaki çelişkiyi gideren, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ...Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda (2-a) ve (2-b) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde davalı ...Ş.'ye iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
02.12.2025 tarihinde Üye ...'nin karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Davacı, 19.07.2022 tarihinde gerçekleşen çift taraflı trafik kazasında yaralanan yolcu (üçüncü kişi) konumundadır. Yolcu, kazanın meydana gelmesinde kendi eylemiyle bir kusuru bulunmadıkça, zararın tamamının tazminini isteme hakkına sahiptir. Sigorta hukukunda ve Karayolları Trafik Kanunu kapsamında, zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) poliçesi, sigortalı araçların işletilmesi sırasında üçüncü kişilere verilen zararları teminat altına alır.
Tazminatın kaynağı, sigortalı aracın işletilmesinden kaynaklanan riziko olup, yolcu konumundaki davacının zararının tazmininde, kusur oranları sadece sigortalı araç sürücüleri arasındaki rücu ilişkisi ve sigorta şirketinin sorumluluk sınırını belirleme açısından önem taşır. Davacı yolcuya karşı kusursuz sorumluluk ilkesi uygulanır. Dosyada mevcut delillerde davacının kazanın oluşumunda müterafik kusuruna (örneğin, tehlikeli bir davranışta bulunma) dair herhangi bir tespit ve iddia bulunmamaktadır.
Sayın çoğunluk, "olayda kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden seçilecek uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor" alınması gerektiğini belirterek kararı bozmuştur. Oysa: Yukarıda belirtildiği gibi, davacı yolcunun kusuru bulunmadığından, sürücüler arasındaki kusur oranlarının yeniden belirlenmesi, yolcunun tazminat alacağı miktarını doğrudan etkilemeyecektir. Yolcunun zararı, ZMSS limiti dâhilinde sigortacı tarafından tam olarak karşılanmalıdır.
Dosyada mevcut olan ve numaralı belgede atıfta bulunulan trafik kaza tespit tutanağı ve hakem incelemesi sonucunda belirlenen kusur oranları, sigorta şirketlerinin kendi aralarındaki rücu ilişkileri için yeterli ve denetlenebilir kabul edilebilir.
Temyize konu İtiraz Hakem Heyeti kararında, davalı ...Ş. sigortalısı sürücünün %100 kusurlu olduğu ve diğer tarafın sigortacısı ... Sigorta A.Ş. sigortalısı sürücünün %0 kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Yolcu olan davacının alacağının belirlenmesi için yeniden kusur tespiti amacıyla bilirkişi raporu alınması, yargılamayı uzatacak ve gereksiz masrafa neden olacaktır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı yolcu olduğundan, sürücüler arasındaki kusur oranlarının yeniden tespiti için uzman bilirkişi raporuna gerek bulunmamaktadır. Bu düşünceyle sayın çoğunluğun yeniden kusur tespiti konusundaki bozma kararına katılmıyorum.
Next





