Zinada Eş Olmayanın Sorumluluğu[1]’ndan sonra Hayrettin Amca[2] aradı. Yazdıkların doğru ama eksiği var; bu fiili evli olan eşin konutunda işlersen TCK m. 116 konut dokunulmazlığının ihlalinden altı aydan iki yıla kadar cezası var. Hele bu fiili gece işlersen, ki gündüz iş güç olduğunu düşünürsek genellikle gece olur bu işler, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası var.
Durdum bir. Bu konut dokunulmazlığının ihlali netameli zaten. Öyle bizim düşündüğümüz gibi her zaman kişinin konut ve eklentilerine rızasına aykırı olarak girmekle olmuyor; rızayla girdikten sonra çıkmazsan da oluyor. Yani arkadaşın çağırdı seni dağ evine rakı sofrasına, sonra içki şişede durduğu gibi durmadı, kavga tartışma, çık git evimden dedi; gecenin o saatinde nasıl döneyim, ne yapayım filan yok, gitmezsen nur topu gibi üç yıla kadar bir hapis cezamız doğdu. Ancak çok tehlikeli bir dağ evi filan olacak da, o saatte çıkman can güvenliğini tehlikeye atacak da TCK m. 25 zorunluluk halinden yararlanabileceksin.
Hayrettin Amca doğru diyorsun, aldatılan eşin bu konuda bir rızası olmayacağı muhakkaktır da, 2005’de maddede değişiklik yaptık; evlilik birliğinde aile bireylerinden birinin rızası olması durumunda yukarıdaki hükümler uygulanmaz.
Yeğenim doğru, konutun birden fazla kişi tarafından kullanılması durumunda birinin rıza açıklaması geçerlidir. Lakin bunun için bu rızanın meşru bir amaca yönelik olması lazım.
Tamam, zina da olsa bu meşrudur, çünkü artık zina bizde suç değil; öyle erkek yaparsa bir kereden bir şey olmuyordu, ancak filli dost hayatı yaşaması gerekiyordu, kadının bir kere aldatması suçun oluşumu için yeterliydi, Anayasa Mahkemesi bunu eşitlik ilkesine aykırı bularak iptal etti, kanun koyucu da yerine yeni bir ceza getirmedi.
Yeğenim siz yeni nesil sevmiyorsunuz Osmanlıca kelimeleri, hepsini atıp tek kelime kullanmaya çalışıyorsunuz da, meşru kanuna uygun demek değildir; kanunlarda bir cezası olmamakla birlikte toplumun da ananelerinden dolayı onayladığı durumdur. Yasalarımızda seks işçiliği suç değildir, sadece TCK m. 227 muhabbet tellallığı suçtur. Ancak toplumun gözünde fuhuş yapmak meşru bir durum değildir. Aynı şekilde zina gayrikanuni değildir ancak gayrimeşrudur.
Tam içime sinmedi. Hayır meşru & kanuni ayrımından dolayı değil, tamamıyla doğru da, işin içinde hapis cezası varsa buradaki meşruluğu kanuna uygun olarak anlamamız gerekir. Yoksa hangi hareket kime göre gayrimeşru, kime göre değil bir sürü tartışma başlar. Öte yandan, sadece kanuna aykırı bir hareketten dolayı rıza varsa zaten ortada başka bir suç var demektir; bir de oturup konut dokunulmazlığının ihlaline gitmeye gerek yok. Yani düşünün karınız sizi kendi evinizde aldatacak, adam sizin en mahrem bölgelerinize tecavüz edecek, zina da suç değil diye siz hiçbir şey yapamayacaksınız konutunuza izinsiz girene karşı. Yani bakarız hemen bir Yargıtay kararlarına da, hem Yargıtayın Doğru Bildiği Yanlışlar[3]ı ifşa edeceksin hem de sıkıştın mı ondan medet umacaksın.
Kadınların yüzde yetmiş kadarı aldatıldıklarını öğrendiklerinde, eğer evliliklerinde başka bir sorunları yoksa, eşlerini affedebiliyorlarmış. Ancak eşlerinin onları kimle aldattıklarını öğrendiklerinde bu oran yüzde kırka kadar düşebiliyormuş. Öyle ya, kimle aldatacak adam seni? Ya senin arkadaşınla ya da senin tanıdığın biriyle. Hele hele eşler nerede aldatıldıklarını öğrendiklerinde artık oran neredeyse yirmilere kadar düşüyormuş; otele o kadar para verip risk alacak da halleri yok ya, ya senin evindedir ya hep o gittiğin evdir.
O yüzden efendim, siz siz olun, sadece kanunilikten değil meşruluktan da ayrılmayın; en güzeli tabii ki aldatmamak, böyle bir ihtiyaç varsa onuruyla boşanmak da, hani madem yapıyorsunuz, bari evinde yapmayın, hiç yoktan gelmesin üç yıl hapis cezası.
-----------
[1]https://www.hukukihaber.net/zinada-es-olmayanin-sorumlulugu-ozgur-turkes
[2] https://www.hukukihaber.net/evlatlik-torunun-miras-hakki-ozgur-turkes
[3] https://www.hukukihaber.net/yargitayin-dogru-bildigi-yanlislar-ozgur-turkes