1- Bilindiği üzere;

Terörle mücadele, Türkiye'nin ulusal güvenliğini, toprak bütünlüğünü ve toplumsal huzurunu korumak adına taviz verilemez en kritik önceliğidir.

Türkiye, jeopolitik konumu nedeniyle PKK/YPG, FETÖ, DHKP-C, DEAŞ gibi farklı ideolojilere sahip çok sayıda terör örgütünün eş zamanlı hedefinde yer almaktadır.
Tarihsel süreçte ortaya çıkan terör örgütleri listesine bakıldığında neredeyse alfabemizdeki tüm harfler tükenmiş, sayısız terör örgütü kurulmuştur.

Dolayısıyla, yürütülen mücadele, sadece askeri bir zorunluluk değil, ülkenin bekası, milletin huzuru, refahı ve kalkınması için hayati bir gerekliliktir. Şüphesiz terörle mücadele, hukuk devleti olan ülkemizde anayasa, uluslararası hukuk ve yasalarımızdan alınan yetki ve güçle yürütülmektedir.

2- Uzun yıllar mesleki deneyimim ve tecrübelerime göre, ülkemizin her dönem terör örgütleri ile mücadele etmesinin gereği ve gerçeğinden hareketle ülke genelinde terör suçları tek elden soruşturulmalı ve kovuşturulmalıdır.

3- Zira; ülkemizin yüzölçümü nazara alındığında coğrafi büyüklüğü, İl Cumhuriyet Başsavcılıkları ve kolluk birimlerinin personel ve araç-gereç başta olmak üzere kapasitelerinin, ne kadar iyi niyetli olurlarsa olsun imkan ve kabiliyetlerinin farklılığı ortadadır.

4- Ülke genelinde terör suçlarını tek elden soruşturabilmek ve kovuşturabilmek için Anayasa değişikliğine gerek yoktur.

5- 5271 sayılı CMK’nın 161. maddesine eklenecek 10. bent ile “Türk Ceza Kanununun 302, 309, 311, 312, 313, 314, 315 ve 316 ncı maddelerinde düzenlenen suçlar ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nda düzenlenen suçlar hakkında soruşturma ve kovuşturma yapma yetkisi, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ve bu yer ağır ceza mahkemesine aittir. Soruşturmayı Cumhuriyet Başsavcısı veya görevlendireceği vekili ve Cumhuriyet savcıları bizzat yapar. Başsavcı veya vekili ile Cumhuriyet savcıları suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısından soruşturmanın kısmen veya tamamen yapılmasını isteyebilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı zorunlu olan delilleri toplar ve gerekmesi hâlinde alınacak kararlar bakımından bulunduğu yer sulh ceza hâkimliğinden talepte bulunur.” düzenlemesi getirilmesi yeterlidir.

6- Böylelikle; nasıl ki parlementer suçlarının tamamını Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturuyor ise, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde Terör Suçları Soruşturma Bürosu bir Cumhuriyet Başsavcı Vekiline bağlanarak, terör suçlarını soruşturmakta tecrübeli, kıdemli, yeterince Cumhuriyet savcısı atanmalı, bu Cumhuriyet savcılarının PKK/YPG, FETÖ,DHKP-C,DEAŞ gibi terör örgütlerinin yurt genelinde gerçekleştirdikleri eylemleri -ayrı masalar halinde-soruşturmaları için uzmanlaşmaları sağlanmalı, yeterli araç-gereç, personel ve teknolojik donanım temin edilmeli, aynı zamanda terör suçları yargılamaları için de yeterli sayıda Ankara Terör Ağır Ceza Mahkemelerinin görevlendirilmesi yapılmalıdır.

7- Söz konusu teşkilatlanma terör suçları ile ilgili soruşturma ve kovuşturmalarda tek başlılığı, yeknesak uygulamaları, etkinliği, sürati, isabeti ve koruma tedbirlerinde hukuk güvenliğini temin edecek, terör örgütleri ile mücadeleye, özellikle FETÖ silahlı terör örgütüne yönelik soruşturma ve kovuşturmalara ivme kazandıracak, kısa sürede sonuç alınacaktır.

Örneğin; anılan örgütün emniyet ya da asker yapılanması deşifre edilerek, elde edilen tüm deliller bir bütün halinde değerlendirilecek, tek elden, eş zamanlı, yurt genelinde icra edilecek soruşturma süratle tamamlanabilecektir.

Yine, alanlarında uzmanlaşan Cumhuriyet savcıları yurt genelinde gerçekleştirilecek olası bir terör eylemini, hangi terör örgütünün, hangi mensup ya da mensuplarının, hangi yöntemle gerçekleştirdiğini kısa sürede çözümleyebileceklerdir.

Önder YAMAN
Bakırköy Cumhuriyet Savcısı