banner640

6.Yargı Paketi üzerinde çalışılıyor. 7.Paket yolda. Paketlenmiş koliler halinde adalet geliyor. Ancak paketlerin içeriği vatandaşı tatmin etmiyor ve yargıya beklenen düzeni veremiyor. Önceki ve sonraki paketlerde yer alan bir kısım koli’lere-düzenlemelere kısa bir göz atmak, paketlerin içinin yetersiz olduğunu ortaya koyacaktır.

KESTİRMEDEN BOŞANMA

Boşanmayı kolaylaştırmak ve çabuklaştırmak için; çocukların velayeti, mal taksimi, nafaka gibi temel sorunlar çözülmeden, boşanmaya karar verilecek olması, eski düzendeki “Boş ol” uygulamasına yol açacaktır.

Üstelik bu değişikliğin; boşanan çiftlerin bir an önce yeniden evlenmelerine olanak sağlamak için yapılacak olması, nafakanın ve süresinin sınırlanması ve nafaka ödemelerine devlet desteği sağlanması özellikle kadınların zararına sebebiyet verecektir.

ARABULUCU, UZLAŞMACI

Önceki paketlerden çıkan “arabulucu” ve “uzlaşmacı” belki birçok sorunu mahkemeye gitmeden çözmüş olabilir ama hiç de iyi bir sonuç vermemiştir. Çünkü dava açmadan önce, özel kişilere gidilen bu uygulamada “Davanı kazansan bile çok uzun sürer, çok masraflı olur, belki de kaybedersin, sen iyisi mi gel şu kadar miktara razı ol” şeklinde çözüme kavuşturulmuştur. Alacaklının ve haklı olanın mağduriyetine sebebiyet verilmiştir.

Otoyolların, barajların, fabrikaların özelleştirilmesine benzer bu uygulama, adaletin de özelleşmesine yol açmıştır. Şimdi bu uygulamanın, boşanma davalarına yansıtılacak olması, aile ilişkilerinin de özelleştirilmesi ve zarar görmesine yol açacaktır.
HAKİM VE SAVCI YARDIMCISI

Günümüzde her şeyin bir “yardımcısı” çıktı: Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Bakan Yardımcısı gibi. Şimdi de “hakim ve savcı yardımcılığı” gündemde. Hakim ve Savcının yardımcısı olmaz. Onların zaten; Yazı İşleri Müdürü, katip, mübaşir gibi yardımcıları vardır. Davaları çabuklaştırmanın yollarından biri, yardımcı getirmek değil, duruşmaların daha sık yapılmasıdır. Özellikle büyük şehirlerde duruşmalar haftanın en fazla iki gününde; Salı ve Perşembe günleri yapılmaktadır. Bir diğer çözüm yolu; hakim ve savcılara takip ettikleri dava ve işlerde sorumluluk getirilmesidir Eskiden var olan bu sorumluluk, gene bir paket ile kaldırılmıştır.

Bazı örneklerinde rastladığımız üzere, yargılanan kişilere seneler süren yargı sonucu önce “Müebbed” yani ömür boyu hapis veriliyor. İstinaf mahkemeleri kararın bir kısmını değiştirip “Onama” kararı veriyor. Sonra Yargıtay, kararı bozup “Beraat” kararı veriyor ve hapisdekiler seneler sonra, biraz yaşlanmış (!) olarak çıkıyorlar ama ortada sorumlu yok.

BİM, BAM, BOM

Yakın zamanlara kadar çok bilinen, çok söylenen, çok sevilen bir şarkı vardı:

Oldu en sonunda oldu bim bam bom/Rüyalarım gerçek oldu bim bam bom,

Duyduk duymadık demesin hiç kimse/İşte ilan ediyorum herkese,

Oh oh oh çok şükür dostlar/Benimde artık bir sevgilim var.

Biz savunmanların sevgilisi de “adalet” ama artık, BİM, BAM, BOM-İstinaf” var. Alışılan şekli ile ilk derece mahkemeleri ve üst derece olarak Yargıtay vardı. Gene bir paketle, ara mahkemeleri getirildi. Bunun adı, idari yargıda “BİM-Bölge İdare Mahkemesi”, adli yargıda “BAM-Bölge Adliye Mahkemesi” oldu. Ama asıl kullanılan adı; Osmanlı yargısında olduğu gibi “İstinaf Mahkemeleri” oldu. 1923 yılında Cumhuriyetin kurulmasıyla kaldırılan İstinaf Mahkemelerine tekrar dönüldü. Böylece bir nevi “BOM-İstinaf’da” da gelmiş oldu. Artık davalar, asırlık bir çınar ağacı gibi uzayıp gidiyor.

AVUKAT’LARIN OTURACAĞI YER

Yeni yıl “sürpriz yargı paketi” ile getirilmek istenen bir diğer şey de; duruşma sırasında, Avukatların oturacağı yer: Avukatlar artık “Sanıklarla yan yana” oturacaklar. Her mahkeme salonunda, Hakim ve Savcı, en yüksek yer olan kürsüde otururlar, zabit katibi de gene biraz yüksek olan bir yerde oturur. Stajyer ve katipler de bu yüksekçe yerde, yerlerini alırlar. Salonun en alt basamağında, ayrı ve karşılıklı bölümler halinde, taraflar ve Avukatları otururlar.

Yeni pakete göre, Avukat ile sanık yan yana oturacaklarmış. Bunun gerekçesi de, Avukat ile müvekkili arasında konuşmasına olanak sağlamak olarak gösteriliyor. Bizim, sanıklarla yan yana olmakta hiçbir sakıncamız yok. Ama duruşma salonunda, taraflar arasında “konuşma” zaten yapılamaz. Bizim buna ihtiyacımız da yok, çünkü cezaevinde olsa bile biz; sanıkları yani müvekkillerimizi sık sık ziyaret eder ve konuşuruz. Avukat’a; hakim ve savcı ayarında bir yer vermek varken, sanık ile yan yana oturtmak, iktidarın ve yasa koyucunun, Avukatlara bakış açısını göstermek yönünden çok ilgi çekici.

Özet olarak söylemek gerekirse; yeni “paketler” getirilmektense, paket paket yapılan değişikliklerin bir bütün olarak kaldırılması daha iyi sonuç verecektir.

Av.A.Erdem AKYÜZ

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Nizam Tümer 3 hafta önce

Helal olsun. Ellerinizden öperim.

Avatar
Av.A.Erdem Akyüz 3 hafta önce

Katkı, yorum ve eleştiride bulunan arkadaşlara çok teşekkür eder, saygılarımı sunar, iyi yıllar dilerim.

Avatar
Istinafı Kapat 3 hafta önce

Reform felan filan. Mağdura bir faydası yok. Basit işci/işveren tazminat davalarında, biz (1.5 milyon insan) hala 4 senedir istinafta ön inceleme icin atama bekliyoruz.

Avatar
Gercekler 3 hafta önce

Paket olsa ne olacak insanların gelecegini karartan beyaz atli prens ve eşi prenses ne derse o oluyor. Gerisi boş

Avatar
İsim isim 3 hafta önce

Her duruşma olur ise dosyaları kim, ne zaman okuyacak? Yardımcı da olmasın demişsiniz, hani hakim yardımcısı olsa belki dosyayı okur özetlerdi. Hakim de haftada 3 4 gün duruşma yapardı. Bunu yazı işleri müdürü ya da katip yapamaz, iş tanımında yok. Zira onlar hukuk da bilmez.

Misafir Avatar
Çözüm 3 hafta önce @İsim isim

Yardımcının okuyup çıkardığı özetle hakim karar veremez. Hakimin bizzat incelemesi okuması gerekir. Bir dosyayı sen okursun başka bir sonuç çıkarırsın, ben okurum başka bir sonuç çıkarırım. En doğru ve akılda kalıcı olan hakimin dosyayı duruşma başlamadan hemen önce incelemesidir. 1 gün önce incelenen 50 dosyanın akılda kalması, birbirine karışmaması mümkün değil.

Beğenmedim! (0)
Avatar
Hakkı Bilir 3 hafta önce

Haftada iki gün duruşma yapılmasını eleştirmişsiniz ve daha fazla günde daha fazla duruşma yapılmasını çözüm olarak sunmuşsunuz. Artan duruşma günlerine isabet eden dosyaların nasıl inceleneceğine dair bir öneri de beklerdik sizden. Yargılama faaliyeti duruşma icrasından ibaret değildir. Duruşmalı dosyaların incelenmesi, ara kararların yazılması, gerekçelerin yazılması, keşif, celse arası taleplerin değerlendirilmesi, delil tespiti vs. Gibi muhtelif işleri de düşününce duruşma gün sayısının artırılmasını istemek mahkemelerin duruşma dışında başkaca hiçbir işi yokmuş zannı oluşturuyor.

Avatar
Tarık 3 hafta önce

Herkes işine geleni söyler bu artık memleket olarak eleştiri konusu olmaktan çıktığı için buna diyecek sözümüz yok sizde işinize geleni yazmışsınız. Sanığın avukatın yanında oturması yargılamaya bir katkı sağlamayacagi gibi avukatın katipten yukarıda hakim yanında oturuyor olması da bir katkı sağlamaz. Eleştiri var ama çözüm yolu gösterimi eksik bir yazı.

Avatar
& 3 hafta önce

Sizi boşanmada arabuluculuğa, mahkemelerde hakim yardımcısına, kanun yolunda istinafa neden ihtiyaç duyulduğunu, neden olmayacağını, bunların yerine hangi müessese getirilirse veyahut bunlara hangi iyileştirmeler yapılırsa daha doğru olacağını yazmanızı rica ediyorum. Bizim memlekette herkes birşeyi eleştirir kimse ne olması gerektiğini söylemez.