İş sözleşmesi, geçerli bir neden olmaksızın feshedilen işçinin, işine geri dönebilmek için açtığı davaya işe iade davası denir. İş Kanunu 20. Maddesinde düzenlenen bu dava türü, işçilerin, işverenin haksız feshine karşı başvurabileceği önemli bir hukuki yoldur. İşe iade davası, işçiye, aynı işyerinde ve aynı koşullarda yeniden işe başlama olanağı tanımakta ve işçinin iş güvencesini sağlamakta önemli bir rol oynar. Bu dava, işçinin korunmasını sağlaması amacına da hizmet etmektedir. Bu dava sayesinde işçiler, haksız yere işten çıkarılmalarına karşı hukuki yollara başvurarak hem işlerine geri dönebilir hem de işsiz kaldıkları döneme ait maddi kayıplarını tazmin edebilirler.
Haksız olarak işten çıkarıldığını iddia eden işçi, işe iade davası açarak fesih işleminin geçersizliğini ve işe iadeyi talep edebilir. Dava sonucunda işçi haklı bulunursa, fesih geçersiz sayılır ve işveren, işçiyi işe almak zorunda kalır.
İşe iade davaları, iş güvencesinden yararlanan işçiler için getirilmiş bir koruma mekanizmasıdır. İş Kanunu, haksız fesih hallerini tek bir madde ile belirtmemiştir. Bu kanunun 24 ve 25. maddeleri haklı fesih sebeplerini belirtmiştir. Bu maddelerde düzenlenen, haklı fesih halleri dışındaki tüm fesihler haksız fesih olarak değerlendirilir. İş Kanunu, geçerli bir sebep olmaksızın yapılan fesihleri, haksız fesih olarak belirtir ve bu duruma maruz kalan işçiye, işe iade davası açma hakkı tanır. Dava basit yargılama usulüne tabidir. Dava sürecinde taraflar, genel hükümler kapsamında, iddialarını her türlü delille ispatlayabilirler.
İşe İade Davasının Şartları nelerdir?
1- İşçinin, İş Kanunu veya Basın İş Kanunu kapsamında çalışması gerekir. İşe iade hükümleri, 4857 sayılı İş Kanunu ve 5953 sayılı Basın İş Kanunu kapsamında çalışanlar için geçerlidir. Örneğin Deniz İş Kanunu veya Borçlar Kanunu kapsamında çalışanlar bu hükümlerden yararlanamaz, bu davayı açamazlar. İş Kanunu 4. maddesinde, bu kanun hükümlerinden yararlanamayacak olan çalışanlar belirtilmiştir. Bunlardan bazıları; deniz ve hava taşıma işlerinde çalışanlar, çıraklar, 50’den az işçi çalıştırılan (50 dahil) tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde veya işletmelerde çalışanlar vs…
2-İşçinin iş sözleşmesi belirsiz süreli olmalıdır. Belirli süreli sözleşmelerle çalışanlar kural olarak iş güvencesi kapsamında değildir.
3- İşyerinde en az 30 işçi çalışıyor olması gereklidir. İşçinin çalıştığı işyerinde 30 veya daha fazla çalışan bulunmalıdır.
4-İşçinin, aynı işverene bağlı işyerinde en az 6 ay kıdeminin olması gereklidir. İşçinin o işyerindeki çalışma süresi 6 ayı doldurmuyorsa, işçi, iş güvencesi hükümlerinden yararlanamaz. (Basın İş Kanunu’na tabi gazetecilerde bu şart aranmaz.) İşe iade davasında, işçinin 6 aylık kıdemi ile ilgili Yargıtay kararı: “Davacı işçinin davalı işveren nezdinde hizmetinin altı aydan az olduğu ve işe iade davasında dava şartı olan davalı işyerinde en az 6 ay kıdem koşulunun bulunmadığı gözetilmeden işin esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.” (Yargıtay 7. HD.’nin 24.12.2015 Tarih, E. 2015/31765 ve K. 2015/26701 sayılı Kararı)
İstisna: Altı aylık kıdem şartı, işyerindeki işçi sayısı ve işverenin kim olduğuna bakılmaksızın sendika temsilcileri için uygulanmaz. Sendika temsilcileri, 6 ay kıdem şartı aranmaksızın işe iade davası açabilir.
5-İşçi, işveren vekili olmamalıdır. İşçi, işyerinde işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekili pozisyonunda olmamalıdır. İşyerinde, üst düzey yönetici konumunda olanlar iş güvencesi kapsamında değildir.
6-Feshin, geçerli bir nedene dayanmaması, keyfi, mesnetsiz veya kanuna aykırı sebeplerle yapılması halinde fesih, geçersiz sayılır. Feshin geçerli olduğunu ispat yükü işverene aittir.
7-Davanın, mahkeme tarafından kabul edilmesi için, zorunlu arabuluculuk aşamasının tamamlanmış olması gereklidir. Bu dava arabuluculuğa tabidir, arabuluculuk dava şartıdır. Arabuluculuk aşaması tamamlanmadan açılan davalar usulden reddedilir. 2018 yılından itibaren, işe iade davası açmadan önce arabulucuya gidilmesi zorunlu tutulmuştur. İşçi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay içinde arabulucuya başvurmalıdır. Bu süreçte taraflar anlaşırlarsa, dava açılmaz. Tarafların anlaşamaması durumunda son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren 2 hafta içinde dava açılabilir. Arabuluculuk başvurusu işyerinin ya da işverenin bulunduğu yerdeki adliye içerisinde yer alan arabuluculuk bürosu aracılığıyla yapılır. Eğer o adliyede arabuluculuk bürosu yoksa sulh hukuk kalemine başvurulur ya da e-devlet (UYAP) üzerinden çevrimiçi başvuru yapılabilir.
Yukarıda belirtilen koşulları sağlayan bir işçi, işten çıkarıldığında, fesih bildiriminin kendisine yapıldığı tarihten itibaren, kanunen tanına sürelerde gerekli başvuruları yaparak davasını açabilir. Yukarıda belirtilen şartlardan biri eksikse, işçi işe iade davası açamaz. Bu durumda da işçinin hakları tamamen kaybolmaz; kıdem ve ihbar tazminatı ve diğer işçilik haklarını talep etme yolu açıktır.
İşe İade Davası Nasıl Açılır?
İşe iade davası, belirli süre sınırlamalarına tabidir. Bu süreçte adım adım izlenmesi gereken aşamalar vardır:
1-Fesih bildirimi ve arabuluculuk başvurusu: İşveren, işçiyi yazılı bir fesih bildirimi ile işten çıkarmalı ve geçerli sebebi açıkça belirtmelidir. İşçi, fesih bildiriminin kendisine tebliğinden itibaren 1 ay içinde zorunlu arabuluculuk başvurusunu yapmalıdır. Arabulucu, başvuru yapıldıktan sonra 3 hafta (gerekirse + 1 hafta uzatma) içinde tarafları görüşmeye çağırır. Taraflar anlaşırsa dava açmaya gerek kalmaz. Anlaşma sağlanamadığı durumda, arabulucu son tutanağı düzenler.
2-Dava açma süresi: Son tutanak tarihinden itibaren 2 hafta içinde işçi, davayı açmalıdır. Bu iki haftalık süre kesin süre yani hak düşürücü süre niteliğindedir. 2 haftalık süre geçirilirse, işçi dava hakkını kaybeder. Arabulucuya başvurmadan açılan davalar, dava şartı yokluğu nedeniyle, usulden reddedilir. Bu durumda, ret kararının tebliğinden itibaren 2 hafta içinde arabulucuya başvurularak süreç kurtarılabilir.
3-Görevli ve yetkili mahkeme: İşe iade davasında görevli mahkeme İş Mahkemesidir. Yetki olarak davalı işverenin yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer mahkemesi tercih edilir. Eğer belirtilen yerlerde İş Mahkemesi yoksa, Asliye Hukuk Mahkemesi de İş Mahkemesi sıfatıyla davada yetkilidir.
4-Dava dilekçesi ve yargılama süreci: İşe iade davası dilekçesinde, işçi fesih bildiriminin geçersiz ve haksız olduğunu nedenleriyle açıklar ve işe iadesini talep eder. Dilekçe, hukuki dayanaklar ve somut delillerle desteklenmelidir. Yargılama sırasında işveren, fesih için ileri sürdüğü nedenin geçerli veya haklı sebebe dayandığını ispat etmelidir. İşçi ise işverenin bu iddialarına rağmen feshin geçersiz olduğunu ortaya koyan olgulara dayanır. Taraflar, tanık beyanları, yazılı belgeler ve iş kayıtları gibi delillerle iddialar güçlendirilebilir.
5-Karar ve sonrası: mahkeme, inceleme sonucunda feshin geçerli bir sebebe dayanmadığına kanaat getirirse işe iade kararı verir. Aksi durumda davayı reddeder. Verilen kararın tebliğinden sonra taraflar istinaf kanun yoluna başvurabilir. Orada verilen kararlar da temyiz edilebilir. Kesinleşen karar, işe iade veya ret sonucuna göre uygulanır. İşe iade kararı kesinleştiğinde, işçinin 10 iş günü içinde işe başlamak için başvurması gerekir.
İşe iade kararının uygulanabilmesi için kararın kesinleşmesi gerekir. Kesinleşme, istinaf/ temyiz süreçlerinin tamamlanıp onanması ile gerçekleşir. Bazı durumlarda işveren istinafa gitmeyip kararı kabullenebilir; bu durumda ilk derece mahkemesinin kararı kesinleşerek ivedilikle uygulamaya geçilir.
İşe İade Davasının Sonuçları
1-Dava işçi lehine sonuçlanabilir (işe iade kararı): Mahkeme, işverenin yaptığı feshi geçersiz ve haksız bulursa işe iade kararı verir. İşçi, işe geri dönme hakkı kazanır. Kararın kesinleşmesiyle birlikte, işveren işçiyi aynı şartlarda işe geri almakla yükümlüdür. Mahkeme kararında, işçinin çalışamadığı döneme ilişkin boşta geçen süre ücreti ve işçinin işe başlatılmaması ihtimaline karşı işe başlatmama tazminatı miktarını da belirlenir. Mahkemenin işe iade kararı kesinleştikten sonra işçinin 10 iş günü içinde işverene işe başlamak üzere yazılı olarak başvurması gerekir. İşveren bu talep üzerine işçiyi 1 ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşveren bu yükümlülüğünü yerine getirmezse işe başlatmama tazminatını ödemekle yükümlü olur.
2-Dava işveren lehine sonuçlanabilir (ret kararı): Mahkeme, işverenin fesih işlemini geçerli veya haklı bulursa davayı reddeder. Bu durumda işe iade kararı kabul edilmez. İşçi için işe dönüş imkânı kalmaz ve iş sözleşmesinin feshi geçerli olarak kabul edilir. Davayı kaybeden işçi, koşulları uygunsa kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı gibi alacakları için ayrı bir alacak davası açabilir. İşe iade davasının reddi bu alacakları ortadan kaldırmaz. Yani işe iade davası kaybedilse bile işçinin diğer tazminat talepleri duruma göre sürdürülebilir.
Sonuç itibariyle, işe iade davası, işverenin keyfi ve haksız olarak işçiyi işten çıkarması durumlarında, işçinin başvurabileceği bir yoldur. İşçinin haksız veya geçersiz feshine karşı iş güvencesi sağlayan, işe geri dönmesi ve çalışamadığı dönemlerdeki haklarını elde etmesini sağlayan hukuki bir yoldur. İşçinin böyle bir hukuki yola başvurabilecek olması, işverenin keyfi veya mesnetsiz fesih yapmasını önleyerek işyerindeki çalışma barışını ve istikrarı korur.
Av. Sinem SADIK
KAYNAKÇA
4857 Sayılı İş Kanunu
1475 Sayılı İş Kanunu
İçtihatlar
Sümer, H.H. (2019),İş Hukuku,Ankara.
Demir,Ö.Faruk(2017).İşe İade Davasında Yargılama.Dicle ÜHFD,22(37),285-312.
Parlak,Metin.(2019).İşe İade Davasının Sonuçları.Liberal Düşünce Dergisi,24(93),59-76.






