T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ


DOSYA NO : 2024/172
KARAR NO : 2026/1083

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I


İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12.10.2023
NUMARASI : 2022/247 E. - 2023/731 K.
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 19.06.2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 19.06.2026

İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.10.2023 tarih 2022/247 E. - 2023/731 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

DAVA: Davacı vekili, 05.08.2021 tarihinde, davalı sigorta şirketinin ZMS sigortacısı, davalı ...'ün maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın dava dışı ... plakalı araca çarptığını, çarpmanın etkisiyle ... plakalı aracın da müvekkiline ait park halindeki .... yabancı plakalı araca çarptığını, müvekkiline ait aracın maddi zarara uğradığını, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi üzerinden yapılan incelemede kazanın meydana gelmesinde ... plakalı aracın %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin ikamet ettiği Almanya'ya döndüğünde ekspertiz incelemesi yaptırdığını, aracındaki hasarın 6.037,30 Euro olduğunu, davalı sigorta şirketine başvurmaları sonucunda 04.01.2022 tarihinde (15.412,19 TL karşılığı) 1.035,78 Euro ödeme yapıldığını, kaza tarihinde ZMSS teminat limitinin 43.000,00 TL olduğunu, temerrüt tarihindeki Euro kuruna göre teminat limitinin karşılığının 4.029,61 Euro olduğunu, yapılan ödeme düşüldüğünde sigortanın sorumlu olduğu tutarın 2.993,83 Euro olduğunu, 1.004,84 Euro hasar tespit gideri yapıldığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.993,83 Euro bakiye hasar bedelinin, davalı ...'den ise bakiye maddi zarar olan 5.001,52 Euro'nun tamamının her iki davalı için kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, 1.004,84 Euro ekspertiz gideri ile tercüme giderinin yargılama yargılama giderleri arasında davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı .... A.Ş. vekili, davacının zararın karşılandığını, hasar miktarı 15.412,19 TL hesaplanarak 04.01.2022 tarihinde davacı vekilinin hesabına ödendiğini, hesaplamanın genel şartlara göre yapılması ve gerçek zararın tespiti gerektiğini, onarım anlaşmalı serviste yapılması durumunda tedarik iskontosu uygulanacağını, KDV’den sorumlu tutulamayacaklarını, KDV ödendiğini gösteren fatura sunulmadığını, sigortalı aracın sürücüsünün kusurlu olduğunu kabul etmediklerini, kusur tespiti gerektiğini, sorumluluklarının kusur oranı ve poliçe limiti dahilinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili, müvekkilinin ... plakalı aracı ile seyir halindeyken ... plakalı aracın müvekkilinin aracına çarptığını, ardından davacıya ait park halindeki araca çarptığını, müvekkilinin ilk tutulan trafik tespit tutanağının yanlış olduğunu belirtmesi üzerine ikinci bir trafik tespit tutanağı düzenlendiğini, ikinci defa düzenlenen trafik tespit tutanağında da müvekkilinin beyanlarının eksik olarak aktarıldığını, kaza tespit tutanaga esas alınarak kusur tespiti yapılmasının hatalı olduğunu, kaza anında yaya yoluna park halinde bulunan ve davacı tarafa ait aracın ... plakalı aracın arkadan çarpması sonucu hasara uğradığını, sigorta şirketi tarafından davacı vekilinin hesabına maddi hasar bedeli ödemesi yapıldığını, davacının aracı yurt dışına çıktıktan uzun süre sonra tamir ettirdiğini, hasarın tamamen bu kazadan kaynaklanıp kaynaklanmadığının belirsiz olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; adli trafik bilirkişisi ve otomotiv bilirkişisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporuna göre ... plakalı araç sürücüsünün kazaya etken olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ve davacıya ait park halindeki ..... plakalı araç sürücüsün etken olmadığı, davacıya ait araçta kaza nedeniyle meydana gelen hasar tutarının 5.642,74 Euro olduğu, davalı yanca yapılan ödemenin mahsubundan sonra bakiye 4.606,96 Euro zararın kaldığı, ekspertiz ücretinin rayiçlere uygun olduğu yönünde görüş bildirildiği, itiraz üzerine alınan ek raporda kök rapordaki 394,48 Euro tutarındaki işlemin hatalı algılandığı ve hasar değerinden düşülmesi yönündeki kök rapor kanaatin doğru olmadığı, önceki hasar bedeline bu tutarın eklenmesi ile Almanya koşullarına göre araçtaki hasarın toplam 6.037,23 Euro olduğu, davalı yanca yapılan ödemenin mahsubundan sonra bakiye 5.001,45 Euro zararın kaldığı, ekspertiz ücretinin rayiçlere uygun olduğu şeklinde görüş ve kanaat bildirildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; 5.001,45 Euro bakiye hasar bedelinin davalı .... A.Ş.'den (2.993,83 Euro ile ve poliçe limitinden kalan bakiye 27.587,81 TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) temerrüt tarihi 14.10.2021 tarihinden itibaren, diğer davalı ... yönünden ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden TL cinsinden hesaplanan karşılığının davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hasar talebinin reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davalılar tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ..... A.Ş. vekili, yargılama aşamasında belirttikleri savunmalarının yok sayıldığını, neden reddedildiğine ilişkin bir gerekçe yazılmadığını, sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusur oranının hatalı olduğunu, ... plakalı araç sürücüsünün kavşağa girerken hızını azaltmadığının ilgili incelemelerde anlaşıldığını, tanık beyanında da bu durumun yer aldığını, kaza tespit tutanağının delil niteliği yok sayılarak farazi değerlendirmelerle kusur atfı yapıldığını, sigortalı araç sürücüsünün her türlü önlemi alsa bile söz konusu kazayı engelleme şansının bulunmadığını, davacının zararının karşılanmış olduğunu, aracın onarılıp onarılmadığı, onarılmış ise onarım bedelinin kim tarafından karşılandığı ve davacı tarafından araç teslim alınırken çekince konulup konulmadığı, davacı tarafından aracın daha yüksek bedel ile onarılma iddiasının bulunup bulunmadığı ve bu konuda fatura sunulup sunulmadığı hususlarının araştırılması gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin onarımı sonrasında yeni bir onarım yapılmadığından davacının taleplerinin reddi gerektiğini, hasar hesaplamasının ZMSS Genel Şartlara göre yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin söz konusu parçaların tedarikinde iskonto yapma imkânı bulunduğunu, iskontosuz yapılan hesaplamanın yetersiz ve hukuka aykırı olduğunu, davacı yetkisiz ve anlaşmasız serviste aracın onarımını gerçekleştirerek sigorta şirketinin iskonto uygulanmasına ilişkin hakkını elinden aldığını ve gerçek zarardan değil, kendi fiili ile artırmış olduğu fiili zarardan sorumlu tutulmasını sağlamaya çalıştığını, müvekkili sigorta şirketinin KDV’den sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, dava konusu taleplerin yabancı para cinsinden belirtilmesi ve bu şekilde karar tesisinin hatalı olduğunu, Türkiye’deki piyasa koşulları dikkate alınarak hasar bedelinin belirlenmesi gerektiğini, eksper ücreti talebi dolaylı zarar olduğundan reddi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili, kazanın meydana gelmesinde müvekillinin kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin ... plakalı aracı ile seyir halindeyken dönüş için beklediği bölgede ... plakalı aracın önce müvekkilinin aracına, ardından davacının aracına çarptığını, tutanak tutulması için sigortacı çağırıldığını, müvekkilinin ilk tutulan trafik tespit tutanağının yanlış olduğunu belirtmesi üzerine ikinci bir trafik tespit tutanağı düzenlendiğini, ikinci defa düzenlenen trafik tespit tutanağında da müvekkilinin beyanlarının eksik olarak aktarıldığını, sigorta görevlisinin yeni bir tutanak düzenlemek için ücret talep etmesi üzerine dosya içerisinde mevcut olan son tutanağın ... plakalı araç sahibi ..... ve müvekkili tarafından düzenlendiğini, son düzenlenen trafik tespit tutanağında ....'ın kendisinin müvekkilinin aracına çarptığına dair ifadesini, müvekkilinin kendisine çarptığı şekliyle değiştirdiğini, müvekkilinin son düzenlenen tutanağı imzalamak istemese de ....'ın yakınlarının müvekkilini darp etmeye kalkıştıklarını, müvekkilinin düzenlenen trafik tespit tutanağını imzalamak zorunda kaldığını, savunmalarının yerel mahkemece yok sayıldığını, müvekkiline müteselsil olarak tazminat bedelinin yansıtılmasının hatalı olduğunu, poliçe dahilinde olan sorumluluğun sigorta şirketine ait olduğunu, bilirkişi raporunda herhangi bir kamera kaydı veya somut veriye dayanmadan tamamen farazi değerlendirmeler üzerinden kusur atfında bulunulduğunu, sigortalı araç sürücüsünün her türlü önlemi alsa bile söz konusu kazayı engelleme şansının bulunmadığını, araçta meydana gelen hasar bedelinden ziyade uyuşmazlığa konu aracın onarılıp onarılmadığı, onarılmış ise onarım bedelinin kim tarafından karşılandığı ve başvuran tarafından araç teslim alınırken çekince konulup konulmadığı, başvuru sahibi tarafından aracın daha yüksek bedel ile onarılma iddiasının bulunup bulunmadığı ve bu konuda fatura sunulup sunulmadığı konularının tartışma konusu yapılması gerektiğini, davacıya ait aracın Türkiye şartlarında çok cüzi miktarlara tamiratı mümkünken aracı tamir ettirmediğini, davacının aracı yurt dışına çıktıktan uzun süre sonra tamir ettirdiğini, aracın tamirine ilişkin fatura gösterilmediğini, sadece ekspertiz raporu sunulduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE : Dava, davacıya ait yabancı plakalı araçta oluşan hasar bedelinin karşı aracın işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısından tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

Davacının Almanya'da ikamet edip, geçici olarak Türkiye'ye getirdiği aracının trafik kazası sonucunda hasara uğradığı anlaşılmakta olup, davacı aracının onarımını Türkiye'de yapması konusunda zorlanamaz. Aracını Türkiye'de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahip olup, araç sahibinin bu seçimlik hakkını ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullanması durumunda, yurt dışı tamirine dair gerçek hasar bedelinin tespit edilerek bu bedelin Türk Lirası karşılığının tazminine karar verilmesi gerekmektedir. (Yargıtay

Hukuk Genel Kurulu 24.06.2015 tarih 2014/17-28 Esas 2015/1745 Kararı) Davalıların bu yöndeki istinaf itirazları yerinde değildir.
Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacının aracında oluşan zarar dolayısıyla hasar tazminatına hak kazanmasına, kusur ve hasarın olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, araçtaki hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olmasına, dava değerini oluşturan hasar bedeli yönünden yabancı para alacağının fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığı üzerinden davalıların sorumluluğu cihetine gidilmesine, tazminata taleple bağlı olmak üzere yabancı para alacağına davalıların sıfatına göre belirlenenen temerrüt tarihinden 3095 sayılı Kanun gereğince faiz yürütülmesine, dava değeri yapılan yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı olan Türk Lirası esas alınarak kabul edilen miktar üzerinden harç ile karar tarihindeki tarifeye göre vekalet ücreti hesaplanmasına, hükmedilen tutarın dava tarihindeki kur itibariyle poliçe limiti kapsamında kalması nedeniyle vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin oranlanmasına gerek bulunmamasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine göre davalıların istinaf itirazları yerinde değildir.

Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçelerinde yer verdikleri itirazların açıklanan gerekçeler ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalı .... A.Ş. vekili ve davalı Davalı ... vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

2-Davalı ..... A.Ş. yönünden istinaf karar harcı olan 1.884,52 TL'den peşin alınan 1.394,55 TL'nin mahsubu ile bakiye 489,97 TL harcın davalı .... A.Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydına,

3-Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 5.578,17 TL'den peşin alınan 1.394,55 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.183,62 TL harcın davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalılar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 19.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.