Sağlık hizmeti, diğer birçok kamu hizmetinden farklı olarak doğrudan insan hayatına temas eden bir alan. Bu nedenle sağlık meslek mensuplarının hukuki sorumluluğu da klasik sorumluluk anlayışıyla birebir örtüşmüyor. Uygulamada yaşanan sorunlar ve özellikle tıbbî müdahalelerin doğası gereği her zaman istenen sonucu doğurmaması, bu alanda daha özel bir düzenlemeyi gerekli kılmış durumda. Bu ihtiyaç doğrultusunda oluşturulan sistemde, sağlık meslek mensuplarının tıbbî işlem ve uygulamaları nedeniyle cezai sorumluluğu, Mesleki Sorumluluk Kurulu’nun (MSK) merkezde yer aldığı bir izin mekanizmasına bağlanmış durumda.

2. Soruşturma İzni Sisteminin Genel Yapısı

Sistemin belki de en dikkat çekici yönü, sağlık meslek mensuplarının tıbbî uygulamaları nedeniyle doğrudan ceza soruşturmasına tabi tutulamıyor olması. Yani bir şikâyetle birlikte hemen soruşturma açılması söz konusu değil. Süreç belirli bir akış içinde ilerliyor. Önce bir şikâyet ya da ihbar yapılıyor, ardından dosya Mesleki Sorumluluk Kurulu’na iletiliyor. Kurul, olayın niteliğine göre bir ön inceleme yapıyor ya da yaptırıyor ve en kritik noktada şu kararı veriyor: Soruşturma izni verilecek mi, verilmeyecek mi? Bu karar verilmeden, sağlık meslek mensubu hakkında ceza soruşturması başlatılması mümkün değil. Bu yönüyle sistem, her tıbbi sonucun doğrudan cezai sorumluluğa dönüşmesini engelleyen bir filtre görevi görüyor.

3. Mesleki Sorumluluk Kurulu’nun Konumu

Mesleki Sorumluluk Kurulu, bu sistemin merkezinde yer alıyor. Sadece soruşturma izni veren bir merci değil; aynı zamanda idarenin sağlık personeline rücu edip etmeyeceğine de karar veren yapı.Bu da şu anlama geliyor: Sağlık meslek mensuplarına ilişkin hem ceza soruşturması süreci hem de mali sorumluluk boyutu tek bir merkezden değerlendiriliyor. Uygulamada bu durum, dağınık ve öngörülemez kararların önüne geçilmesi açısından önemli bir rol oynuyor.

4. Rücu Sistemi: Ne Değişti?

Bu düzenlemenin en dikkat çeken taraflarından biri de rücu meselesi. Önceden daha geniş yorumlanabilen bu alan, yeni sistemde oldukça daraltılmış durumda. Artık idarenin sağlık meslek mensubuna rücu edebilmesi için iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekiyor:

-İlk olarak, sağlık meslek mensubunun ilgili eylem nedeniyle kasten görevinin gereklerine aykırı hareket ettiğinin ve görevini kötüye kullandığının kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararıyla ortaya konulması gerekiyor.

-İkinci olarak ise, bu mahkûmiyet kararına rağmen rücu edilip edilmeyeceğine ve edilecekse ne ölçüde edileceğine Mesleki Sorumluluk Kurulu karar veriyor.

Dolayısıyla artık sadece kusur yeterli değil. Hatta çoğu durumda kusur bulunsa bile rücu gündeme gelmiyor. Sistem, rücuyu istisnai hale getirmiş durumda.

5. Rücu Edilmezse Ne Oluyor?

Rücu şartlarının oluşmadığı durumlarda süreç tamamen farklı işliyor. Bu durumda idare, mahkeme tarafından hükmedilen tazminatı ödüyor. Sonrasında ise hukuken sağlık meslek mensubunun yerine geçiyor. Ancak burada kritik nokta şu: İdare bu bedeli doğrudan sağlık personelinden talep etmiyor. Bunun yerine, eğer mevcutsa zorunlu mesleki mali sorumluluk sigortası kapsamında sigorta şirketine yöneliyor. Yani yeni sistemde yük, büyük ölçüde sigorta mekanizmasına aktarılmış durumda. Bu da sağlık meslek mensuplarının şahsi mal varlığının korunması açısından oldukça önemli.

6. Kamu ve Özel Ayrımı

Sağlık meslek mensuplarının sorumluluğu, çalıştıkları kuruma göre de farklılık gösteriyor. Kamu sağlık kuruluşlarında ortaya çıkan tıbbî hata iddialarında dava doğrudan sağlık personeline değil, idareye karşı açılıyor ve süreç idari yargıda yürütülüyor. Buna karşılık özel sağlık kuruluşlarında ise dava doğrudan hekim ve/veya sağlık kuruluşuna yöneltiliyor ve adli yargıda görülüyor.

Tüm bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, sağlık meslek mensuplarına ilişkin sorumluluk sisteminin daha dengeli bir yapıya kavuşturulmaya çalışıldığı görülüyor. Özellikle soruşturma izni mekanizması ve rücu şartlarının ağırlaştırılması, sağlık meslek mensuplarının mesleki faaliyetleri nedeniyle doğrudan ve otomatik şekilde sorumluluk altına girmesinin önüne geçmeyi amaçlıyor. Bu yönüyle yeni sistem, hem sağlık hizmetinin doğasını dikkate alan hem de hukuki sorumluluğu daha kontrollü bir çerçevede ele alan bir yapı ortaya koyuyor.

Av. Ceren TÜRKİŞ