I.KVKK KAPSAMINDA SAĞLIK VERİLERİNİN İŞLENMESİ VE KULÜPLER ARASI AKTARIM

Bir sporcunun transferi, yalnızca sportif performansın ve sözleşme koşullarının değerlendirildiği bir süreç değildir. Özellikle profesyonel sporda sporcunun sağlık durumu, transfer kararının ekonomik ve sportif sonuçları bakımından önemli bir unsurdur. Geçmiş sakatlıklar, ameliyatlar, tedavi süreçleri, mevcut sağlık durumu ve sporcunun sportif faaliyetine devam etmesine ilişkin tıbbi değerlendirmeler, yeni kulübün kararını doğrudan etkileyebilir.

Ancak sağlık bilgisinin transfer açısından değer taşıması, bu bilginin sınırsız biçimde kullanılabileceği anlamına gelmez. Tam tersine, sporcu sağlık verileri bakımından transfer süreci; kulübün sporcuyu tanıma ve sportif riskleri değerlendirme ihtiyacı ile sporcunun kişisel verilerinin korunması hakkının karşı karşıya geldiği özel bir alan oluşturur.

Bu nedenle transfer sürecinde asıl mesele, sağlık verisinin işlenip işlenemeyeceğinden ziyade, hangi sağlık verisinin, hangi amaçla, hangi hukuki dayanakla ve ne ölçüde işlenebileceğinin belirlenmesidir.

II. SAĞLIK VERİSİNİN TRANSFER SÜRECİNDEKİ ÖZEL KONUMU

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ("KVKK") bakımından sağlık verileri özel nitelikli kişisel veriler arasında yer almaktadır. Kişinin fiziksel, zihinsel veya sosyal sağlık durumunu ortaya koyan tetkik sonuçları, ön teşhis ve teşhis bilgileri, tedavi bilgileri ve benzeri veriler sağlık verisi kapsamında değerlendirilmektedir. Bu sınıflandırmanın spor hukuku açısından önemli bir sonucu vardır.

Bir kulübün elinde bulunan sporcunun sağlık dosyası, yalnızca sportif performansa ilişkin teknik bir kayıt değildir. Dosyada yer alan bir MR sonucu, ameliyat bilgisi, rehabilitasyon kaydı veya belirli bir hastalığa ilişkin bilgi sporcunun özel hayatına ilişkin oldukça hassas bilgiler içerebilir.

Dolayısıyla kulübün sportif bir organizasyon olması, elindeki sağlık verilerinin de sportif amaçla sınırsız biçimde kullanılabileceği anlamına gelmez.

Burada KVKK'nın temel ilkeleri belirleyici hale gelir. Kişisel verilerin belirli, açık ve meşru amaçlarla işlenmesi; işlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olması gerekir.

Transfer sürecinde bu ilkenin karşılığı, transfer için gerekli sağlık bilgisi ile sporcunun bütün sağlık geçmişinin birbirinden ayrılmasıdır.

III. TRANSFER İÇİN GEREKLİ BİLGİ İLE SAĞLIK DOSYASININ TAMAMI AYNI ŞEY DEĞİLDİR

Bir kulübün transfer etmek istediği sporcunun sağlık durumunu değerlendirmesi son derece anlaşılabilir bir ihtiyaçtır.

Örneğin profesyonel bir futbolcunun devam eden bir sakatlığının bulunup bulunmadığı, basketbolcunun daha önce geçirdiği ciddi bir diz ameliyatının mevcut performansını etkileyip etkilemediği veya yüzücünün omuz problemine ilişkin devam eden bir tedavi sürecinin olup olmadığı transfer kararında önem taşıyabilir. Fakat bundan, kulübün sporcunun hayatı boyunca sahip olduğu bütün sağlık kayıtlarına erişmesinin gerekli olduğu sonucu çıkmaz.

Örneğin sporcunun transfer kararını etkilemeyen, yıllar önce geçirmiş olduğu bir rahatsızlığa ilişkin ayrıntılı tıbbi kayıtların yeni kulübe aktarılması ile mevcut ve sportif faaliyeti doğrudan etkileyen bir sakatlığa ilişkin bilginin paylaşılması aynı ölçüde değerlendirilemez.

Bu nedenle transfer sürecinde uygulanması gereken ölçülülük testi oldukça somuttur:

‘’Verinin transfer kararındaki amacı nedir ve aynı amaç daha sınırlı bir veriyle gerçekleştirilebilir mi?’’

Bu yaklaşım, kulübün meşru ihtiyacını ortadan kaldırmaz. Tam tersine, kulübün gerçekten ihtiyaç duyduğu bilgiyi hukuka uygun şekilde elde etmesine imkân verirken, sporcunun gereksiz sağlık bilgilerinin dolaşıma girmesini engeller.

IV. ESKİ KULÜBÜN ELİNDEKİ SAĞLIK KAYITLARININ YENİ KULÜBE AKTARILMASI

Transfer sürecinin en hassas noktalarından biri, eski kulübün elinde bulunan sağlık kayıtlarının yeni kulüple paylaşılmasıdır.

Burada yeni kulübün sporcuyu kendi sağlık ekibi aracılığıyla muayene etmesini eski kulübün kendi elinde bulunan sağlık kayıtlarını yeni kulübe göndermesinden ayırmak gerekir.

İlk durumda yeni kulüp, transfer sürecinde kendi gerçekleştirdiği sağlık değerlendirmesini yapmaktadır. İkinci durumda ise mevcut bir veri seti başka bir kulübe aktarılmaktadır.

Dolayısıyla transferin gerçekleşmesi, eski kulübün elindeki sağlık dosyasının kendiliğinden yeni kulübün kullanımına açılması sonucunu doğurmaz.

Eski kulübün aktaracağı her veri bakımından öncelikle KVKK'nın özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesine ilişkin güncel m. 6 rejimi değerlendirilmelidir. 2024 yılında yapılan değişiklikle m. 6 yeniden düzenlenmiş ve özel nitelikli kişisel verilerin işlenebileceği hukuki sebepler genişletilmiştir. Bu değişiklik 1 Haziran 2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Burada önemli olan, yalnızca bir hukuki sebebin varlığını tespit etmek değildir. İşleme faaliyetinin aynı zamanda Kanun'un genel ilkelerine uygun olması gerekir.

Dolayısıyla örneğin bir veri işleme faaliyetinin belirli bir hukuki sebebe dayanması, kulübün sporcunun sağlık geçmişinin tamamını yeni kulübe gönderebileceği anlamına gelmez. Hukuki sebep ile ölçülülük birbirinin alternatifi değildir; birlikte değerlendirilmelidir.

V. AÇIK RIZA HER ŞEYİ ÇÖZMEZ

Transfer süreçlerinde uygulamada en kolay çözüm olarak sporcudan açık rıza alınması düşünülebilir. Ancak açık rıza, sağlık verilerinin sınırsız biçimde aktarılmasına yönelik bir "hukuki izin belgesi" olarak görülmemelidir.

Açık rızanın belirli bir konuya ilişkin olması ve ilgili kişinin neye rıza verdiğini bilmesini sağlayacak bir bilgilendirmeye dayanması gerekir. Bunun yanında veri işleme faaliyetinin kapsamının da ölçülü olması gerekir.

Örneğin sporcunun "sağlık verilerimin yeni kulüple paylaşılmasına rıza veriyorum" şeklindeki genel bir beyanı ile hangi sağlık kayıtlarının, hangi amaçla ve ne kadar süreyle paylaşılacağı arasında önemli bir fark bulunmaktadır.

Bu nedenle daha sağlıklı bir model, transfer bakımından gerekli sağlık değerlendirmesinin kapsamının önceden belirlenmesi ve mümkün olduğu ölçüde yalnızca bu değerlendirmeye hizmet eden verilerin işlenmesidir.

Burada amaç sporcunun sağlık bilgilerinin kulüpten tamamen saklanması değil; kulübün ihtiyacı ile sporcunun mahremiyeti arasında makul bir sınır oluşturulmasıdır.

VI. SAĞLIK VERİSİNE KİMLER ERİŞEBİLİR?

Sorunun bir diğer boyutu da verinin yalnızca aktarılması değil, kulüp içerisinde kimler tarafından görülebileceğidir.

Bir sporcunun sağlık dosyasının kulübün elinde bulunması, kulüpte çalışan herkesin bu verilere erişebileceği anlamına gelmez.

Sağlık ekibinin, teknik ekibin, yöneticilerin, hukuk biriminin ve idari personelin görevleri birbirinden farklıdır. Her bir kişinin sporcunun sağlık verisinin tamamına erişmesi çoğu durumda gerekli olmayacaktır.

Bu nedenle transfer sonrasında da erişim yetkilerinin görev ve ihtiyaç temelinde sınırlandırılması, sağlık verilerinin güvenliği bakımından önem taşır.

Örneğin teknik direktörün sporcunun sahaya çıkmasına engel olan mevcut sakatlığı hakkında bilgi sahibi olması gerekebilirken, geçmişte yapılmış bütün tıbbi tetkiklerin ayrıntılarına erişmesinin gerekli olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu yaklaşım, yalnızca KVKK bakımından değil, sporcunun kulübe duyduğu güven bakımından da önemlidir. Sağlık verisinin kulüp içinde gereğinden fazla kişiye açılması, sporcunun özel hayatına ilişkin bilgilerin yayılma riskini artırır.

VII. SPOR HUKUKUNDA BU MESELE NE KADAR YENİ?

Sporcuların sağlık verilerinin korunması, uluslararası spor hukukunda özellikle anti-doping uygulamaları nedeniyle uzun süredir tartışılmaktadır.

CAS tarafından yayımlanan Health Data Transfer and Processing in CAS Proceedings başlıklı çalışmada, sporcuların sağlık verilerinin CAS yargılamaları kapsamında aktarılması ve işlenmesi GDPR açısından incelenmiştir. Çalışmanın dikkat çekici yönlerinden biri, spor alanındaki sağlık verilerinin veri koruma hukukundan bağımsız düşünülemeyeceğinin açık biçimde ortaya konulmasıdır. Çalışmanın yayımlandığı dönemde yazarlar, bu konunun CAS süreçlerinde giderek ortaya çıktığını ancak kamuya açık rehberlik ve içtihadın sınırlı olduğunu da belirtmiştir.

Ancak burada önemli bir ayrım yapmak gerekir: Bu çalışma, eski kulübün sporcunun sağlık dosyasını yeni kulübe aktardığı bir transfer uyuşmazlığına ilişkin CAS kararı değildir.

Dolayısıyla bunu doğrudan bir emsal karar olarak kullanmak doğru olmaz.

Buna rağmen spor hukuku açısından önemli bir gösterge sunmaktadır. Spor faaliyetinin gerektirdiği sağlık verisi işleme faaliyetleri dahi veri koruma ilkelerinden bağımsız değildir. Transfer süreçlerinde ise aynı mesele, bu kez kulüpler arasındaki veri aktarımı ve sporcunun kariyeri üzerindeki ekonomik sonuçlar bakımından ortaya çıkmaktadır.

Kamuya açık CAS içtihadında doğrudan "eski kulübün sağlık dosyasının yeni kulübe aktarılması" konusunun henüz güçlü ve yerleşik bir içtihat alanı oluşturmamış olması da dikkat çekicidir.

Bu durum, transfer süreçlerinde sağlık verilerinin korunmasına ilişkin uygulamanın önümüzdeki dönemde daha fazla önem kazanabileceğini göstermektedir.

VIII. ULUSLARARASI TRANSFERLERDE MESELE DAHA DA KARMAŞIK HALE GELİYOR

Sporcunun bir Türk kulübünden yabancı bir kulübe transfer edilmesi halinde konu yalnızca sağlık verisinin işlenmesiyle sınırlı kalmayabilir; verinin yurt dışına aktarılması da gündeme gelir.

Bu durumda KVKK'nın güncel 9. maddesinin ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

2024 yılında değiştirilen sistem uyarınca yurt dışına aktarımda, öncelikle KVKK'nın 5. ve 6. maddelerinde belirtilen işleme şartlarından birinin bulunması ve aktarım bakımından Kanun'da öngörülen mekanizmalardan birinin uygulanması gerekir. Yeterlilik kararı, uygun güvenceler veya kanunda düzenlenen sınırlı istisnai haller bu sistemin parçalarıdır. Uygun güvenceler arasında standart sözleşmeler ve bağlayıcı şirket kuralları da bulunmaktadır.

Dolayısıyla Türkiye'deki bir kulübün elinde bulunan sporcunun sağlık dosyasının yabancı bir kulüple paylaşılması, yalnızca "transfer gerçekleşiyor" denilerek gerçekleştirilebilecek basit bir veri aktarımı olarak görülmemelidir.

Özellikle uluslararası transferlerde veri aktarımının hukuki dayanağı, aktarımın kapsamı, alıcı kulüp ve alınan teknik ve idari tedbirler birlikte değerlendirilmelidir.

IX. KULÜPLER AÇISINDAN NASIL BİR MODEL OLUŞTURULABİLİR?

Transfer süreçlerinde sağlık verilerinin korunması bakımından en güvenli yaklaşım, "dosyanın tamamını paylaşmak" yerine ihtiyaç duyulan sağlık bilgisinin belirlenmesi olacaktır.

Bu kapsamda kulüpler açısından;

  • transfer için hangi sağlık bilgilerinin gerekli olduğunun önceden belirlenmesi,
  • gereksiz veya transfer kararıyla ilgisi bulunmayan tıbbi kayıtların aktarılmaması,
  • mümkün olduğunda yeni kulüp tarafından bağımsız bir sağlık değerlendirmesi yapılması,
  • sağlık verilerine erişimin görev gereği ihtiyaç duyan kişilerle sınırlandırılması,
  • verilerin saklama sürelerinin belirlenmesi,
  • sporcuya veri işleme faaliyetleri hakkında gerekli aydınlatmanın yapılması,
  • uluslararası transferlerde KVKK m. 9 bakımından ayrıca değerlendirme yapılması,

sağlıklı bir veri yönetimi sisteminin temel unsurları olabilir.

Bu yaklaşım aynı zamanda kulübün menfaatlerini de korur. Çünkü ölçüsüz biçimde toplanan ve dolaşıma sokulan sağlık verisi, yalnızca sporcu bakımından değil, kulüp bakımından da hukuki ve idari risk yaratabilir.

X. SONUÇ

Transfer sürecinde sporcunun sağlık durumunun değerlendirilmesi, profesyonel sporun doğal ihtiyaçlarından biridir. Bir kulübün, sözleşme yapacağı sporcunun sportif faaliyetine ilişkin sağlık durumunu bilmek istemesi makuldür. Ancak bu meşru ihtiyaç, sporcunun sağlık geçmişinin tamamının kulübün erişimine açılmasını haklı kılmaz.

KVKK bakımından esas alınması gereken yaklaşım; amaç, hukuki sebep, gereklilik, ölçülülük ve erişim sınırlarının birlikte değerlendirilmesidir.

Spor hukukunda sağlık verilerinin korunması konusunda doğrudan transfer uyuşmazlıklarına ilişkin içtihadın henüz sınırlı olması da bu alanı ayrıca önemli hale getirmektedir. CAS'ın özellikle anti-doping süreçlerinde sağlık verilerinin aktarılması ve işlenmesine ilişkin çalışmaları, spor faaliyetinin kendine özgü ihtiyaçlarının veri koruma hukukunun dışında bir alan oluşturmadığını göstermektedir.

Sonuç olarak transfer, sporcunun sportif geleceğinin yeni bir kulübe taşınmasıdır; sağlık geçmişinin sınırsız biçimde devredilmesi değildir.

Spor hukukunun önümüzdeki dönemde daha fazla karşılaşacağı meselelerden biri de, kulübün sporcuyu değerlendirebilmesi için ihtiyaç duyduğu bilgi ile sporcunun özel hayatına ait sağlık verilerinin korunması arasındaki bu sınırın nerede çizileceği olacaktır.