T.C.

Yargıtay

12. Hukuk Dairesi

2022/8195 E., 2023/832 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi


Taraflar arasındaki şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetçilerin şikayetlerinin kabulüne ,icra takip dosyasında 09.04.2021 tarihli kararının kaldırılmasına ve iptaline, bu karara bağlı olarak ... İlçesi ... Mahallesi 363 Ada 2 Parsel Sayılı ... adına tapuda kayıtlı taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; icra dosyasına taraf olmayan 3. kişiler hakkında yapılan nüfus kayıt ve tapu kaydı araştırmasının kişisel verilerin açıkça ihlali niteliğinde olduğunu belirterek 09.04.2021 tarihli İcra Müdürlüğü kararı ve bu karar doğrultusunda oluşturulan tüm işlemlerinin iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalının cevap dilekçesinde; davacıların şikayet yoluna başvurdukları işlem hukuken uygun olup; kişisel verilerin ihlalini oluşturmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra dosyasının tarafı olmayan üçüncü kişiye ait, 6698 sayılı Yasa'nın 3/1-d maddesi kapsamında kişisel veri niteliğinde bulunan nüfus ve tapu kaydının icra müdürlüğünden celbinin istenemeyeceği, 6698 sayılı Kanun'un 28/1-d maddesindeki yargısal organlara tanınan istisnanın ancak uyuşmazlığın tarafları açısından geçerli olabileceği, Anayasa'nın 20/3 maddesine göre aynı zamanda temel haklardan olan kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının, 6698 sayılı Yasa'nın 28/1-d maddesinin geniş yorumlanması ile daraltılamayacağı, kanunda kısıtlı olarak öngörülen kişisel verilere ulaşma imkanının birden fazla yolla sağlanması halinde, verilere kimlerin ulaştığının denetiminin zorlaşacağı nazara alındığında icra müdürlüğü kararı usul ve Yasa'ya aykırı olduğu anlaşıldığından icra memurluğunun 09.04.2021 tarihli kararının iptali ile 363 Ada 2 Parsel sayılı ... adına tapuda kayıtlı taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili; icra dairesinin işleminin hukuka uygun olduğunu, taleplerinin dosyanın infazına yönelik olup, icra dairesininde dosyanın infazında gerekli delili toplama yetkisine sahip olduğunu, İİK'nın 8/a maddesinin 6. fıkrası gereğince sorgulamanın mümkün olduğunu, yapılan işlemin borçlulardan ... ile ilgili mal varlığı tespitine ilişkin olduğunu belirterek kararın kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile müdürlük kararıyla da sabit olduğu üzere borçluların anneleri ve babalarına ait nüfus kayıtları sorgulandığı ve miras payları üzerine haciz konulduğu, borçlu dışında kalan kişilerin nüfus kayıtlarının sorgulanması ve bu sorgulama neticesinde işlem yapılmasının Anayasa'nın 20. maddesine aykırı sayıldığı, yerel mahkemenin taleple ilgili hukuki tanı ve gerekçesi yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf sebeplerini tekrarla şikayetin reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İcra Müdürlüğünün 09.04.2021 tarihli işleminin iptali ve bu karar doğrultusundaki hacizlerin iptali talebini içeren şikayete ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. İİK'nın 16. madde, İİK'nın 8/a maddesi, Anayasa'nın 20. maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.02.2023 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
(M)


İHÖ/MBÇ


Üye Dr. ...'in Karşı Oy Yazısı :

Alacaklı vekilinin talebi üzerine borçlunun anne babasının ölü olup olmadığının sorgulanması ve talep doğrultusunda işlem yapılmasına karar verildiği, bu karar doğrultusunda borçlunun babasına ait taşınmazın üzerine ihtiyati haciz konulduğu, bu işlemin borçlu vekilince şikayet edilmesi üzerine, şikayet icra mahkemesince kabul edilerek haczin kaldırıldığı karara gerekçe olarak 6098 Sayılı Kanun'un 3/1-d maddesi belirtildiği anlaşılmaktadır.

İİK'nın 94. maddesi gereğince mirasçıların, murislerinden kendilerine intikal edecek hisseleri haczedilebilir. Türk Miras Hukuku'nda geçerli külli halefiyet kuralına göre gerçek kişinin ölümü üzerine ölen kişinin hak ve borçları mirasçılara geçer. Alacaklının, borçlunun murisinin malvarlığını sorgulama hakkı olmadığından icra müdürlüğünden bu sorgulamayı yapması ve sorgulama sonucu bulunacak mal üzerine haciz konması talep edilebilir. İcra müdürünün bu işlemi kişisel verilerin ihlaline yol açmaz. Alacaklının alacağına kavuşması, borçlunun mal kaçırmaması için icra müdürü bu talebi kabul etmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak icra mahkemesi kararının bozulması görüşünde olduğumdan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.14.02.2023

---

T.C.

Yargıtay

12. Hukuk Dairesi

2022/9859 E., 2023/2649 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. İcra Hukuk Mahkemesi

İcra memur muamelesine şikayetten dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ŞİKAYET
Alacaklı icra mahkemesine başvurusunda; borçlunun pasif taşınmaz kayıtlarının sorgulanarak dosyaya kaydedilmesine dair talebinin reddine ilişkin 04.11.2021 tarihli icra müdürlüğü işleminin iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP
Şikayetçi alacaklı tarafından icra mahkemesine yapılan başvuru hasımsız olduğundan herhangi bir cevap dilekçesi sunulmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; icra dosyasının tarafı olmayan üçüncü kişiye ait 6698 Sayılı Yasa'nın 3/1-d maddesi kapsamında kişisel veri niteliğinde bulunan tapu kaydı ve satış sözleşmelerinin icra müdürlüğünce istenmesi mümkün olmadığı, aynı Yasa'nın 28/1-d maddesindeki yargısal organlara tanınan istisnanın, ancak uyuşmazlığın tarafları açısından geçerli olabileceği, T.C. Anayasası'nın 20/3. maddesine göre aynı zamanda temel haklardan olan kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı, 6698 Sayılı Yasa'nın 28/1-d maddesinin geniş yorumlanması ile daraltılamayacağı, takip alacaklılarının ileride açabilecekleri muhtemel davaların malzemelerinin toplanması ödevinin icra müdürlüğüne ait olmadığı, mülkiyet hakkının korunması amacıyla açılacak bir davanın taraflarını tespit edebilmek için 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 2/3. maddesine göre avukat yazılı başvuru ile tapu sicilinde inceleme yapabileceği, alacaklının hukuki yararının, üçüncü şahısların Anayasa ile korunan özel hayatın gizliliğine ilişkin temel hakkından üstün tutulmasının mümkün olmadığı, somut olayda, borçlular adına pasif taşınmaz kayıtlarının tespiti ile sorgulaması yapılan taşınmazların resmi senet ve ilgili evraklarının getirtilmesinin istendiği dikkate alındığında, icra müdürünün şikayete konu kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçeleriyle şikayetin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Alacaklı, talep ettikleri bilgilerin icra dosyasının tarafı olmayan 3. kişiler ile ilgili olmayıp bizzat borçlunun yaptığı işlemlere ilişkin olduğunu, istenilen bilgilerin tapu kütüğünde yer alan aleni bilgiler olduğunu, borçlunun yaptığı işlemlerin hangi tapu müdürlüğünde yapıldığını tespit etmek ve her tapu müdürlüğünden ayrı ayrı sorgulama yapmanın avukata gereğinden fazla külfet yükleyeceğini, Avukatlık Kanunu'nun 2. maddesi dikkate alındığında müdürlük kararının yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlunun pasif mal varlığının sorgulanmasında ulaşılacak bilgiler hali hazırdaki malike ait bilgiler de yer alacağından anayasal güvenceye bağlanan kişisel verilerin korunması düzenlemesine aykırı olduğu, icra müdürlüğünün açılacak davaya delil toplamak görevinin bulunmadığı gibi icra müdürlüğüne böyle bir yükümlülüğün getirilmesinin de mümkün olmadığı, aksi durumun kabulünün kişisel verilerin korunması kuralının ihlali sonucunu doğuracağı gerekçesiyle alacaklı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı, istinaf dilekçesi içeriğini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, borçlu adına kayıtlı pasif taşınmaz bilgilerinin sorgulanması yönündeki alacaklı talebinin reddine dair icra müdürü işleminin iptaline ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun 3/1-d ve 28/1-d maddeleri, İcra İflas Kanunu'nun 8/a,16. 17, 18, 78. maddesi,

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, davacının iddia ve savunmasına, dayandığı belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,


Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

---

T.C.

Yargıtay

12. Hukuk Dairesi

2022/11539 E., 2023/3731 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1253 E., 2022/1279 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/305 E., 2022/312 K.

Taraflar arasındaki icra memur muamelesini şikayet nedeni ile yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ŞİKAYET
Alacaklı icra mahkemesine başvurusunda; borçlunun vukuatlı nüfus kaydının sorgulanarak sisteme kaydının yapılması ve vefat eden anne/babası var ise bunlara ilişkin taşınmazların sorgulanması ile borçluya intikal edecek hisseleri üzerine haciz konulması, yine bunların taşınır/taşınmaz mal varlıklarının sorgusunun yapılarak banka hesaplarının bulunması halinde bu hesaplara 89/1'e ilişkin haciz ihbarnamesinin gönderilmesine dair icra müdürlüğünden talepte bulunduklarını, icra müdürlüğünce hukuka aykırı olarak taleplerinin reddine karar verildiğini belirterek icra müdürlüğü işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Şikayetçi alacaklı tarafından icra mahkemesine yapılan başvuru hasımsız olduğundan herhangi bir cevap dilekçesi sunulmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlu dışında olan ve borçlunun anne ile babanın nüfus kaydının alınarak ölü olup olmadıklarının, ölmüş iseler dosyaya taraf olarak kaydedilip mal varlığı sorgusunun yapılmasının mümkün olmadığı, zira bu kişilerin halihazırda icra dosyasının tarafı olmayıp 3. kişi konumunda bulunduğu, nüfus kaydı ve diğer bir kısım sorgulamanın ancak hakkında takip kesinleşen borçlulara yönelik yapılabileceği, 3. kişilere yönelik bu tür sorgulamaların yapılamayacağı, bu durumun icra müdürlüğünün görev ve yetkileri arasında da olmadığı ancak alacaklı tarafça borçlunun anne ve babasının ölmüş olduğu kesin olarak bildirilir ve taşınmaz bilgileri sunulur ise bir kısım işlemin yapılabileceği, davacı tarafça borçlunun anne babasının kesin olarak öldüğünün bildirilmediği ve buna ilişkin gerekli belgelerin sunulmadığı, bundan dolayı bu kişilerin 3. kişi sıfatına haiz olduğu ve bu kişilere yönelik sorgulama yapılamayacağı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Alacaklı istinaf dilekçesinde; borçlunun müteveffa anne/babasının vefattan sonra kişisel hakkı olamayacağından, mal varlığının mirasçılarına geçmiş olacağını, borçluya intikal eden malvarlığından dolayı talepleri doğrultusunda mal varlığı sorgusu yapma görev ve yükümlülüğünün icra müdürlüğüne ait olduğunu, taraflarınca müteveffaya ait taşınmaz ya da taşınır olup olmadığını tespit etme olanağının bulunmadığını, icra müdürlüğünün sorgulama yapmayı reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu, söz konusu mal varlığının mirasçıların el birliği ile mülkiyeti haline geldiğini ve malikin borçlu olduğundan müteveffanın mal varlığı sorgusu yapılması taleplerinin reddinin yerinde olmadığını, belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ; mahkemenin vaka ve hukuki değerlendirilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı ve hükümde kamu düzenine aykırılık bulunmadığı, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, şikayetçi alacaklı tarafın şikayet konusu yaptığı müdürlük ret kararına ilişkin yukarıda açıklanan talebinin takip borçlusunun murisleri de olsalar icra takibi ile ilgisi olmayan borçlunun babası hakkında mal varlığı sorgulamasının yapılmasının Anayasadaki temel hak ve özgürlüklere aykırı olduğu gibi, 24.03.2016 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe giren 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununda "Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi" şeklinde tanımlanan ve 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 135-139. maddelerinde de koruma altına alınan kişisel verilerin korunması kanuna aykırılık teşkil edeceği gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesini tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra müdürü işleminin iptaline ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun 3/1-d ve 28/1-d maddeleri, İcra İflas Kanunu'nun 8/a,16. 17, 18, 78. maddesi,

3. Değerlendirme
Şikayetçinin, İİK'nın 94. maddesi gereğince veraset ilamı almak için icra müdürlüğüne yapacağı yetki talebi ile sonuca gitmesinin mümkün olduğunun anlaşılmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.05.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

(M)

HK/AK
Üye Dr. ...'in Karşı Oy Yazısı;
Alacaklı banka, borçlunun vukuatlı nüfus kayıt kaydının sorgulanarak sisteme kaydının yapılması, vefat eden anne veya baba bulunması halinde UYAP'a muris olarak kaydının yapılması, taşınır, taşınmaz mal varlıklarının sorgulanması, bulunması halinde haciz konulması, banka hesaplarının sorgulanması, bulunması halinde 89/1 haciz ihbarnamesi gönderilmesi talebinde bulunmuş olup, talebin icra müdürlüğünce reddine kararı verilmesi üzerine ret kararın kaldırılması için icra mahkemesine şikayette bulunmuştur. Borçlunun vefat eden anne ve babasının vefat sonrası kişisel hakkı bulunmayacağı gibi, mal varlığıda mirasçısı olan borçluya geçmiş olur. İcra müdürünün borçlunun murisinin mal varlığı sorgulaması yapma görev ve yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sorgulamanın Anayasanın 20 maddesinde düzenlenen temel hak ve hürriyete aykırılık oluşturması söz konusu değildir. Borçlu olan mirasçılara, murise ait taşınmaz intikalleri yapılmamış olsa bile elbirliği mülkiyeti haline dönüşen taşınmaz hisseleri üzerine İİK'nın 94 maddesine göre haciz konulabilir. İİK 121 maddesine göre satışı yapılabilir. Bu nedenle şikayetin reddi kararına yönelik istinaf isteminin esastan reddi kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkeme kararının bozulması görüşünde olduğumdan çoğunluk görüşüne katılamıyorum.25.05.2023