T.C.

Yargıtay

4. Hukuk Dairesi

2023/1398 E., 2026/1720 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/4515 Esas - 2022/1646 Karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 6. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2017/1379 Esas - 2019/106 Karar

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte gelen davacı vekili Av. ... geldi. Davalı tarafından gelen olmadı. Davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 17.02.2026 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait aracın davalı nezdinde genişletilmiş kasko sigortası ile sigortalı olduğunu, sigortalı aracın 30.03.2017 tarihi saat 23:30 sularında, dava dışı ...'in sevk ve idaresinde iken maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, dava dışı sürücünün kazaya karışmış olmasının verdiği heyacan, tedirginlik ve elem ile aracı terk etmek zorunda kaldığını, dava dışı sürücünün araçtan inmesini fırsat bilen hırsızların aracı çaldığını, aracın çalınmasının akabinde müvekkilinin davalı ... şirketine başvurduğunu, davalı ... şirketinin başvuru üzerine hasar tazminat talebinin poliçe özel şartında bulunan araç çalınmasına uygulanacak istisnalar klozu gereğince karşılanmayacağının bildirildiğini, davalı ... şirketinin gerekçe olarak gösterdiği klozun hayatın olağan akışı içerisinde uygulanması gerektiği, kazaya karışan herkesin, o an için aracını terk etmesinin normal kabul edilmesi ve herhangi bir kusurdan bahsedilmemesi gerektiğini belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107. maddesi gereğince 1.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu aracın karıştığı kaza neticesinde sürücünün, anahtar aracın üzerindeyken ve araç çalışır vaziyetteyken araçtan indiğini ve bu sırada aracın üçüncü şahıslar tarafından çalındığını, araç çalınmasında uygulanacak istisnalar klozunda Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın A.4.11 maddesine göre teminat dışında olduğunu, olayda anahtarın herhangi bir gasp sonucu elde edilmediğini, anahtar aracın üzerindeyken aracın çalındığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taraflarınca tanık deliline dayanıldığını, mahkemece tanık isimlerini bildirmek üzere süre verilmediğini, ön inceleme duruşmasında tanıklara davetiye çıkarılmasına dair ara karar alınmasına rağmen davetiye çıkarılmadığını, deliller toplanmadan karar verildiğini, aracın anahtarı üzerindeyken çalınmasının bilirkişilerce yalnızca sigortacılık tekniği açısında incelendiğini, araç sürücünün maddi hasarlı trafik kazasına karışması sonucunda araçtan indiğini, kazaya karışan diğer araçtaki hasarları inceledikleri ve tutanak tutulduğu sırada aracın çalındığını, olayın oluş şekline göre aracın çalışır vaziyette ve anahtarı üzerinde bırakılmasının kusur olarak değerlendirilmeyeceğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı nezdinde genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalı olan aracın çalınması nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, davacıya ait aracın anahtarı üzerinde ve çalışır vaziyette bırakılmış olduğunun sabit olmasına, sigorta poliçesinde bu hususun teminat altına alınmamış olmasına, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın B.2 maddesi gereğince koruma önlemlerinin alınması yükümlülüğünün yerine getirilmemiş olmasına, her ne kadar meydana gelen kaza nedeniyle araç çalışır vaziyette bırakılmış ise de bu hususun koruma önlemlerini alma yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacak olması ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Duruşmada vekille temsil olunmayan davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.