T.C.

Yargıtay

4. Hukuk Dairesi

2025/5501 E., 2025/8818 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2022/886 Değişik İş - 2022/886 Karar

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... şirketi nezdinde Genişletilmiş Kasko Sigorta poliçesi ile sigortalı aracın tek taraflı tarafik kazası sonucu maddi hasara uğradığını, davalı ... şirketi tarafından ağır hasarlı olduğu gerekçesiyle pert-total işlemi yapıldığını, aracın rayiç değerinin 285.000,00 TL, sovtaj bedelinin ise 211.900,00 TL olarak belirlendiğini ve bakiye 73.100,00 TL'nin ödendiğini, davalı ... şirketi tarafından aracın rayiç değerinin hatalı belirlendiğini, aracın gerçek rayiç değerinin 505.000,00 TL olduğunu, kendisine uzatılan belgeyi imzalamaktaki kastının ödemeyi bir an önce alabilmek olduğunu, davacının zor durumda kalmasının edimler arasında aşırı orantısızlık ortaya çıkardığını, bu orantısızlığın giderilerek aracın kaza tarihindeki gerçek rayiç değeri esas alınarak tarafına bakiye zararının ödenmesi gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL pert işlemi fark bedelinin 17.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş; yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile talebini 157.000,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; araçta meydana gelen hasarın tespit için yapılan incelemelerde araçta meydana gelen hasar sonucunda aracın pert total olarak değerlendirilmesi kanaatine varıldığını ve bu hususta mutabakat sağlandığını, davacıya 73.100,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödeme ile davalının poliçe hükümlerini tamamen yerine getirdiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ve davalı şirket arasında pert total işlemine ilişkin mutabakat bulunduğu ve 285.000,00 TL rayiç bedel üzerinden ödeme yapıldığı, bu ödemenin davacı tarafından fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak üzere kabul edildiği, her ne kadar dosyaya sunulan 13.07.2022 tarihli bilirkişi raporunda araç onarımının ekonomik olduğu tespitinde bulunulmuş ise de aracın tam hasarlı olup olmadığı noktasında taraflar arasında niza bulunmadığı, yargılamanın konusunun pert total işlemi yönünden bakiye alacak bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu, rayiç bedel hususunda gerekçeli ve denetime açık olarak hazırlanan bilirkişi raporunda tespiti yapılan bakiye 157.000,00 TL bedel yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilerek davacı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesis edilerek davanın kabulü ile 157.000,00 TL pert fark bedelinin 01.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı şirkete hasar aşamasında başvuru yapılmış olup, yapılan inceleme sonucunda aracın pert total olarak değerlendirilmesi kanaatine varıldığı ve bu hususta mutabakat sağlanarak araç rayiç bedelinin 285.000,00 TL ve sovtaj bedelinin 211.900, 00 TL olması sebebiyle davacıya 73.000,00 TL ödeme yapıldığını, taraflar arasında bedel hakkında mutabık kalındığından davalının sorumluluğunun kalmadığını, dava konusu olay ile ilgili sınırlı süre ve sınırlı araştırma yetkisini haiz hakem yargılaması tarafından adil ve temyiz denetimine elverişli bir yargılama yapılabilmesinin olanaksız olduğunu, araç hasarına ilişkin hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olup fahiş hesaplama yapıldığını, KDV dahil bedele hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davalı şirket aleyhine tazminata hükmedilmesi halinde tazminata ancak komisyona başvuru tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceğini ve davacı lehine takdir edilen vekalet ücretinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

B. Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından Genişletilmiş Kasko Sigortası Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu araçta meydana gelen hasara ilişkin pert fark bedeli talebine ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre karar, usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

---

T.C.

Yargıtay

4. Hukuk Dairesi

2022/839 E., 2024/2506 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1546 E., 2021/1921 K.
DAVA TARİHİ : 07.07.2020
HÜKÜM/KARAR : Davacı Vekilinin ve Davalı Vekilinin İstinaf Başvurusunun Kabulüne ve Davanın Kısmen Kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : K-2020/433 E, 2021/379 K

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı idareye bağlı ambulansın araç ve donanımının davalı ... tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, ambulansın 20.05.2019 tarihinde görev esnasında kaza yaptığını, kaza nedeni ile araçta hasar oluşup aracın pert ... geldiğini, kazanın davalıya bildirildiğini, davalının yaptığı değerlendirme sonrası pert total rayiç bedel mutabakatnamesi isimli belgeyi düzenleyip davacıya bağlı hastaneye gönderdiğini ve davalının ek teminatlar dahil 70.000 TL ödemeyi teklif ettiğini, teklifin poliçeye aykırı olması nedeni ile kabul edilmediğini, teklifin reddedilmesi üzerine davalının teklifi 75.000 TL ve ardından 85.000 TL olarak revize edip yine aynı isimli belgeyi düzenlediğini, yeni tekliflerin de kabul edilmediğini, poliçe incelendiğinde aracın kasko bedelinin 93.428 TL ,aksesuar bedelinin ise 50.000 TL ile teminat altına alındığını, aracın tam hasarı nedeni ile Can Ekspertiz şirketi aracılığı ile eksper atandığını, eksperin tazminat bedeli olarak KDV dahil 239.543,53 TL tespit ettiğini, bunun sadece araç hasarına ilişkin olduğunu, araç iç donanımı hakkında bu tespitte değerlendirme yapılmadığını, davacının prim borçlarını ödemesine rağmen davalının tazminat bedelini poliçe kapsamında ödemediğini, aracın tam hasarlı olması nedeni ile poliçedeki bedellerin ödenmesi gerektiğini, arabuluculuğa başvurulmasına rağmen sonuç alınamadığını belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması ile perte ayrılan araç için davalının sigorta poliçesi ile üstlenmiş olduğu araç bedeli ve donanımı toplam 143.428,00 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksper incelemesi sonucu araçta 203.007,23 TL hasar oluştuğunun hesaplandığını, bedelin yüksek olması nedeni ile araca pert işlemi uygulanmasının gerekli olduğunu, pert işlemi uygulanması için aracın piyasa rayiç bedelinin bilirkişi tarafından tespiti gerektiğini, aracın piyasa rayiç bedelinin poliçede belirtilen tutardan az olduğunu, aracın sovtaj bedelinin tespiti gerektiğini, davacının talep ettiği aksesuar bedelinin teminat kapsamında olmadığını, talebin standart dışı aksesuar klozuna dahil edilmesi düşünülecek ise bu teminat limitinin azami 50.000 TL olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ; bilirkişi heyetinden 05.04.2021 tarihli rapor alındığı, rapora göre aracın piyasa rayiç değerinin 60.000 TL olarak belirlendiği, bilirkişi raporunun bu miktar yönünden denetime elverişli ve hükme esas alınacak nitelikte olduğu, davacının sovtaj bedeli talebinin olmadığı, davalı ile davadan önce yapılan yazışmalarda davalının 50.000 TL araç aksesuar bedelini ödemeyi kabul ettiği, bu hali ile davacının aksesusar bedeli talebinin de yerinde olduğu, davalı yönünden temerrüdün 07.07.2019 tarihinde gerçekleştiği kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiği, aracın piyasa rayiç değeri ile aksesuar bedeli olarak toplam 110.000 TL talebin yerinde olması nedeni ile, davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, 110.000,00 TL tazminat bedelinin temerrüt tarihi olan 07.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ambulansın tam hasara uğraması nedeni ile davalı ... şirketince atanan eksper tarafından yapılan inceleme sonucunda tazminat bedelinin KDV dahil 239.543,53 TL olarak tespit edildiğini, davalı tarafından belirlenen ekspertizin söz konusu raporunda araç değerinin 93.428 TL olarak belirlendiğini, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılama sırasında bilirkişi tarafından araç değerinin 60.000 TL olarak tespit edildiğini, bilirkişi tarafından araç, normal kullanıma özgülenmiş bir kamvonet olarak kabul edilerek araç değerinin belirlenmeye çalışıldığından yapılan tespitin hatalı olduğunu, zira herhangi bir kamyonetin ambulans olarak kullanılmasının söz konusu olmayıp ambulans olarak kullanılacak araçların gerek tıbbi gerek mekanik düzenlemeye uygun olması gerektiğini, aracın rayiç bedeli hesaplanırken benzer nitelikteki bir ambulansın referans alınarak araç rayiç değerinin belirlenmesi gerektiğini, kaza nedeni ile pert işlemi yapılan ambulans için bilirkişi tarafından hazırlanan raporda sovtaj bedeli 13.000 TL. olarak hesaplandığını ve aracın bedelinden bu meblağın indirilerek iç donanım hariç ödenecek tazminat miktarı hesaplanmış ise de pert olarak ayrıldığı ve tamiri mümkün görünmeyen ağır hasarlı kazalı ambulans için kullanılabilir- değerlendirilebilir olduğu düşünülen malzeme hesaplamasının hatalı olduğunu zira tamir masrafının 239.548,53 TL olarak hesaplandığı; eş deyişle tamir masrafının piyasa değerini geçtiği ekspertiz raporu ile belirlenmiş aracın sovtaj bedelinin farazi ve yüksek olarak belirlendiğinin açıkça gösterdiğini, ayrıca, pert işlemi uygulanan durumlarda sigortalının hasarlı aracı talep etmemesi halinde sigortacı tarafından ödenecek tazminattan sovtaj düşülmemesi gerektiğini, Yargıtay'ın kararlarının da bu yönde olduğunu, bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların dikkate alınmaksızın ve dosya yeniden bilirkişiye gönderilmeksizin araç rayiç değeri 60.000 TL olarak kabul edilerek istinafa konu hüküm kurulduğunu, ayrıca dava dilekçesinde araç kasko bedeli olan 93.428 TL, Aksesuar (Standart Dışı) sigorta bedeli olan 50.000 TL olmak üzere toplam 143.428 TL'nin davalı ... (tacir) tarafından müvekkili idareye temerrüt (ticari) faizi ile ödenmesini talep etmiş olmalarına karşın yasal faizi ile ödenmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, aracın piyasa bedelinin neye göre belirlendiğinin ayrıntılı şekilde açıklanmadığını, dava konusu aracın 2013 model bir araç olduğunu, kaza tarihi itibari ile aracın 531.688 km'de olduğunu, bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, aracın raporda da belirtildiği üzere davaya konu kazanın öncesinde 4 farklı kazasının söz konusu olduğunu, ilgili kazaların raporda belirtilmiş ise de bu kazaların aracın piyasa değerine etkisi araştırılmaksızın ve herhangi bir gerekçe gösterilmeden 60.000,00 TL bedel takdirinin yerinde olmadığını, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda doğrudan aracın 20.05.2019 kaza tarihinde piyasa rayiç bedelinin 60.000,00 TL olduğu, aracın iç teçhizatındaki donanımların sağlık sektörü ile ilgili özel donanımlar olması sebebiyle bilirkişilerin uzmanlık alanına girmediğini, davacı ile müvekkili şirket arasında aracın iç teçhizatı değeri hakkında görüşmelerde 50.000,00 TL rakamının belirlendiğinin dikkate alınabileceğini, buna göre araç teçhizatının 50.000,00 TL olduğunun kabul edilmesi halinde aracın iç teçhizat dahil piyasa rayiç değerinin 110.000,00 TL olabileceği belirtildiğini, aracın sovtaj bedeline ilişkin olarak ise 13.000,00 TL bedelin takdir edilmiş ise de bu tutarın da oldukça düşük olduğunu, yerel mahkemece sovtaj bedeli de davacıya ödenecek şekilde hüküm kurulmuş ise de aracın hurda halinin çekme belgeli şekilde müvekkili şirkete bırakılması hususunda herhangi bir açıklık getirilmediğini, bu hususta hüküm kurulmadığını, rapora konu aracın rayiç bedelinin tespiti konusunun bilirkişilerin uzmanlık alanının dışında kalmasına rağmen bu rayiç bedel araştırmasının hangi parametreler esas alınarak yapıldığının ayrıntıları ile açıklanmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda aksesuar bedeli bakımından 50.000,00 TL teminatın tamamının ödenmesi gerektiği belirtilmiş ise de raporda herhangi bir gerekçe gösterilmediğini ve bu hususta araştırma yapılmadığını, aracın iç teçhizatındaki donanımların sağlık sektörü ile ilgili özel donanımlar olması sebebiyle bilirkişi uzmanlık alanının dışında olduğu, ancak davacı ile müvekkili şirket arasında aracın iç teçhizatı değeri hakkında görüşmelerde 50.000,00 TL rakamın belirlendiğinin bu nedenle de bu tutarın hükmedilmesinin uygun olacağının belirtildiğini, ancak, söz konusu iç donanımın kaza sonrasında ne kadarlık bir kısmının kullanılamaz ... geldiği, bunların bir sovtaj bedeli olup olmayacağı hususlarının araştırılmadığını, bilirkişiler tarafından düzenlenen hesap raporunda aracın iç teçhizatındaki donanımlar sağlık sektörü ile ilgili özel donanımlar olması sebebiyle bilirkişi olarak uzmanlık alanlarının dışında olduğunun belirtildiği, bu bağlamda alanında uzman kişiler tarafından aracın rayiç bedelinin tespit edilerek değer tespiti yapılması gerekir iken mahkemece eksik inceleme ürünü bilirkişi raporu üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davacının talep ettiği aksesuar bedelinin teminat kapsamında olmadığını, yerel mahkemece verilen ilamda, tarafların iddiaları ve savunmalarının hiçbir şekilde değerlendirilmediğini, reddedilen veya kabul edilen kısımla ilgili gerekçelere yer verilmediğini, delillerin tartışılmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda sigortaya konu edilen aracın pert kabul edilmesi gerektiği değerlendirilerek piyasa rayiç değerinin 60.000,00 TL olduğu, aracın hurda değerinin 13.000 TL olduğu belirtilmiş olup davacı 22.04.2020 tarihli dilekçesinde sovtaj taleplerinin bulunmadığını açıkça beyan ettiğinden hükmedilecek tazminat tutarının bu sonuca göre belirleneceği, bahse konu eksikliğin giderilmesi amacıyla Türkiye Noterler Birliğine müzekkere yazılmış olup gelen cevabi yazı incelendiğinde; ... plakalı araç kaydının aktif olduğunun belirtildiği, gelen cevabi yazı ve hükme esas alınmaya elverişli 05.04.2021 tarihli bilirkişi raporundaki tespitler ışığında davacının gerçek zarar miktarının 47.000 TL olduğunun kabul edilerek davalının bu yöndeki istinaf talebinin kabulüne karar vermek gerektiği, öte yandan davacı yanın dava dilekçesinde hüküm altına alınan alacağa temerrüt faizi işletilmesini talep ettiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, TTK'da düzenlenen ve mutlak ticari işlerden olan sigorta sözleşmesinden kaynaklandığı, bu durumda mahkemece hüküm altına alınan tazminata ticari faiz niteliğindeki avans faizi işletilmesine karar verilmesi gerekirken yasal faiz işletilmesine karar verilmesinin isabetsiz olduğu, davalı ... şirketinin 50.000 TL'lik aksesuar bedeline yönelik istinaf talebi yönünden yapılan değerlendirmede; her ne kadar davalı mahkemece araştırma yapılmadan 50.000 TL aksesuar bedelinin belirlenip karar verildiğini belirterek hükmü istinaf etmiş ise de davalı ... şirketince 22.05.2019 tarihinde eksper atandığı, yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu aracın rayiç bedeli olarak davacıya 35.000 TL, aksesuar bedeli olarak 50.000 TL teklif edildiği sabit olup davacının şirkete verdiği cevabi yazıda 50.000 TL donanım bedeline bir itirazının bulunmadığı, davalı tacir olup 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 21/3 madde hükmündeki; "Telefonla, telgrafla, herhangi bir iletişim veya bilişim aracıyla veya diğer bir teknik araçla ya da sözlü olarak kurulan sözleşmelerle yapılan açıklamaların içeriğini doğrulayan bir yazıyı alan kişi, bunu aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde itirazda bulunmamışsa, söz konusu teyit mektubunun yapılan sözleşmeye veya açıklamalara uygun olduğunu kabul etmiş sayılır." düzenlemesi karşısında davalının 50.000 TL donanım bedeli ödemeyi davadan önce kabul ettiği yine TTK 1409.maddesi uyarınca sözleşmelerde öngörülen rizikolardan herhangi biri veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükümlülüğünün sigortacıya ait olup sigortacının bu yöndede dosyaya delil sunmadığı görülmekle davalının bu yöndeki istinaf talebinin yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle davacının ve davalının istinaf başvurularının kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2.maddesi gereğince Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 02.06.2021 tarih ve 2020/433 E - 2021/379 K sayılı nihai kararının kaldırılmasına, düzeltilerek yeniden karar verilmesi ile davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile 97.000,00 TL tazminat bedelinin temerrüt tarihi olan 07.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, rayiç bedelin düşük belirlendiğini, aracın normal kullanıma özgülenmiş kamyonet gibi değerlendirildiğini, kısmen redde ilişkin kısmı kabul etmediklerini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedelinin tahsili talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401 vd. maddeleri, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları.


3. Değerlendirme
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

---

T.C.

Yargıtay

4. Hukuk Dairesi

2023/13098 E., 2024/2526 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/994 Değişik İş., 2022/996 Karar
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : 2022/İHK-49234
Avukat ...
DAVA TARİHİ : 27.01.2022
HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi/İtirazın Reddi
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-2022/165446


Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın reddine karar verilmiştir.

Karara davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 03.02.2021 tarihinde meydana gelen yangın neticesinde başvuru sahibinin aracının ağır derecede hasarlandığını, davalı şirket tarafından 625.000,00 TL ödendiğini, sigorta eksperi tarafından aracın rayiç değerinin 800.000,00 TL olarak belirlendiğini, ödenen 625.000,00 TL mahsup edilince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL'nin faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, ıslahla talebini 125.000,00 TL olarak belirlemiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından ihtirazi kayıt konulmadan imzalanan 23.03.2021 tarihli Kasko Ağır Hasarlı Pert Araç Mutabakatına göre 12.500,00 TL'nin sovtaj alıcısı tarafından ve 612.500,00 TL'nin sigorta kuruluşu tarafından ödenmesi şartıyla araç bedeli olarak davacıya toplam 625.000,00 TL ödendiğini, davalı ... şirketinin sorumluluğunu yerine getirdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; davalı ... şirketinin sözleşme kurulurken müvekkiline ait hasar kaydını bildiğinden buna dayanarak tenzili muafiyet uygulanamayacağını, bilirkişi tarafından davalı ... şirketinin iddiaları göz önünde bulundurularak davalıdan ağır hasar kaydının bulunduğunu ispatlaması halinde aracın 2. el değeri üzerinden hesaplama yapılacağını belirtmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira davalı ... şirketinin özel bir sözleşme türü olan kasko poliçe sözleşmesini yaptığı esnada davacıya ait araçta ağır hasar kaydı bulunduğunu bildiğini, tenzili muafiyet şartlarının hiçbir şekilde gerçekleşmediğini, davalı ... şirketinin kasko poliçesinde belirtilen bedeli davacıya ödemek zorunda olduğunu, ayrıca ağır hasar işleminin aracın pert olduğu anlamına gelmeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından ihtirazi kayıt konulmadan imzalanan 23.03.2021 tarihli Kasko Ağır Hasarlı Pert Araç Mutabakatı incelendiğinde 12.500,00 TL'nin sovtaj alıcısı tarafından ve 612.500,00 TL'nin sigorta kuruluşu tarafından ödenmesi şartıyla araç bedeli olarak başvuru sahibine toplam 625.000,00 TL ödenmesi konusunda mutabık kalındığı, Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında 23.03.2021 tarihli Kasko Ağır Hasarlı Pert Araç Mutabakatı doğrultusunda başvuru sahibine 625.000,00 TL tutarın ödendiği, Akkasko-Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi'nde “8-Rayiç Bedel Tespiti” klozunda, “Daha önce trafikten çekilme işlemi yapılmış araçların, ağır hasara veya tam hasara uğraması durumunda güncel piyasa rayiç değeri üzerinden %25 tenzili muafiyet uygulanacaktır.” şeklinde detaya yer verildiği, dosya kapsamında sunulan SBM Tramer kayıtlarında davacının aracının 12.07.2020 tarihli hasar nedeni ile çekme belgeli olduğu, uzman bilirkişi tarafından hazırlanan raporda kaza tarihi itibari ile araç rayiç değerinin 750.000,00 TL olarak hesaplandığı, Akkasko-Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi'nde “8-Rayiç Bedel Tespiti” klozu doğrultusunda 750.000,00 TL'ye %25 tenzili muafiyet uygulanması durumunda 562.500,00 TL ödeme yapılması gerektiği, bu hesaba göre başvuru sahibine yapılan 625.000,00 TL ödeme ile zararın karşılandığının anlaşıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itirazlarında ileri sürülen nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe:
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait araçta yangın sonucu meydana gelen hasar bedelinin tazmini talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409, 1427 nci maddeleri, Kasko Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,


06.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.