T.C.
Yargıtay
4. Hukuk Dairesi
2025/5636 E., 2025/11567 K.
"İçtihat Metni"
BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİ KARARLARI ARASINDAKİ
UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE DAİR
I. BAŞVURU
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce; desteğin yolcu olarak bulunduğu otobüs/minibüsün trafik kazası yapması sonucu desteğin ölümü nedeniyle geride kalanlar tarafından taşımayı yapan firma ile zorunlu trafik sigortacısı ve diğer zarar sorumlularına karşı açılan destekten yoksun kalma tazminatı davasında görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi mi, yoksa tüketici mahkemesi mi olduğuna; yine davacının yolcu olarak bulunduğu otobüs/minibüsün trafik kazası yapması sonucu yaralanması nedeniyle davacı yolcu tarafından taşımayı yapan firma ile zorunlu trafik sigortacısı ve diğer zarar sorumlularına karşı açılan bedensel zarara ilişkin tazminat davasında görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi mi, yoksa tüketici mahkemesi mi olduğuna dair bazı bölge adliye mahkemesi kararlarının çeliştiği belirtilerek 5235 sayılı Kanun'un 35/3. maddesi gereğince uyuşmazlığın giderilmesi talep edilmiştir.
II. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ HUKUK DAİRELERİ BAŞKANLAR KURULU KARARI
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulu kararı ile; Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Dairelerinin kararları arasında 5235 Sayılı Kanun'un 35. maddesi kapsamında uyuşmazlık olduğu, trafik kazası neticesinde vefat edenin desteğinden yoksun kalanların/mirasçıların taşımayı yapan firma ile birlikte zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ve diğer zarar sorumlularına karşı açtıkları davalarda tüm davalılar yönünden yargılamanın asliye ticaret mahkemesince yapılması gerektiği, trafik kazası neticesinde malul kalan yolcunun taşımayı yapan firma ile birlikte zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ve diğer zarar sorumlularına karşı açtığı davalarda ise tüm davalılar yönünden yargılamanın tüketici mahkemesinde yapılması gerektiği görüşü benimsenmiştir.
III. UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU KARARLAR
A.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 24.09.2020 Tarihli, 2018/1848 Esas, 2020/610 Karar Sayılı Kararı
"...Somut olayda uyuşmazlık, taşıma sırasında davacıların yakınların vefatından kaynaklanmaktadır. Bu durumda uyuşmazlıktaki temel ilişkinin taşıma ilişkisi olması nedeniyle tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Aynı Kanunun 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu düzenlenmiştir. Buna göre davaya konu uyuşmazlıkta tüketici mahkemesi görevli olduğundan mahkemece tüketici mahkemesi sıfatı ile bakılması gerekirken, Ticaret Mahkemesi sıfatı ile davanın görülüp sonuçlandırılması usul ve yasaya aykırı olmuştur..." gerekçesiyle de asıl davada davalılar ... Sigorta Şirketi, ... Sigorta A.Ş. vekillerinin ve birleşen davada davalı Karayolları Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin münhasıran görevsizlik nedeniyle kaldırılmasına, dosyanın mahal mahkemesine gönderilmesine kesin olarak karar verilmiştir.
B.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin 20.01.2022 Tarihli, 2021/1696 Esas, 2022/104 Karar Sayılı Kararı
"...Bu durumda; kaza nedeniyle vefat eden ...'ün ve ...'in otobüste yolcu olarak bulundukları, davanın taşıma sözleşmesinden kaynaklandığı ve vefat eden ve davacının tüketici sıfatına sahip olduğu anlaşılmakla mahkemenin görevsizliğine ve Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmamaktadır. HMK.'nun 115-(2). maddesi uyarınca; mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse; davanın usulden reddine, karar verir. Bu durumda; mahkemece, HMK.'nun 114-(1)-c) madde hükmü gereğince; anılan yasal düzenleme gözönünde bulundurularak, göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken; "....mahkememizin görevsizliğine, dosyaya bakmakta görevli mahkemenin İzmir Tüketici Mahkemesi olduğuna,..." ibarelerine yer verilmesi doğru olmamış ise de; sonuca etkili olmadığından kararın kaldırılması nedeni yapılmamış ve eleştiri getirilmekle yetinilmiştir..." gerekçeleriyle de davacılar vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir.
C.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi'nin 07.03.2023 Tarihli, 2021/1174 Esas, 2023/361 Karar Sayılı Kararı
"...Davacılar haksız fiil sebebine dayanarak işleten davalı ... Seyahat Taşımacılık ve Petrol Ürünleri Ticaret Limited Şirketi'nden maddi ve manevi tazminat, ZMSS poliçesine dayanarak davalı ... Sigorta'dan maddi tazminat, Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası poliçesine dayanarak davalı ... Sigorta AŞ'den maddi tazminat talep etmektedir. Bu itibarla TTK'de düzenlenmiş olan sigorta hukukuna dayanan ve TTK'nin 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca mutlak ticari dava niteliğini taşıyan uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu gözetilmeden, yargılamaya devam olunarak nihai karar verilmesi isabetsizdir..." gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/3 üncü maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine kesin olarak karar verilmiştir.
D. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 28.03.2022 Tarihli, 2022/329 Esas, 2022/465 Karar Sayılı Kararı
"...Davacı ...'ın desteği eşi ile birlikte davalı sürücünün kullandığı otobüste İzmit ilinden Antalya istikametine yolculuk yaparlarken vasıtanın kaza yapması sonucu kendisinin yaralanması ve eşin ölümü nedeniyle aracın işleteninden ve sigorta şirketinden tazminat talep edilmektedir. Davacı ... ve kazada ölen destek kaza yapan otobüste ücreti mukabilinde mesleki ve ticari olmak amaçla taşınmakta olan biletli yolcudur. Dolayısıyla tüketici konumundadırlar. Dava tarihine göre 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması hakkındaki kanun 3., 73. ve 83. maddeleri uyarınca davanın tüketici mahkemesinde görülüp karara bağlanması icap eder..." gerekçesiyle davacılar vekili ile davalı ... Tur...Sanayi ve Tic.Ltd.Şti vekilinin ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/3 üncü maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın esasının kapatılarak; davanın görevli Antalya Tüketici Mahkemesinde yeniden görülmesi için Antalya Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmek üzere Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesine iade edilmesine kesin olarak karar verilmiştir.
E. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 27.01.2025 Tarihli, 2024/1547 Esas, 2025/291 Karar Sayılı Kararı
"...Aynı davada, bir kısım davalılar hakkında genel mahkemenin, diğer davalılar hakkında ise uzman olan özel mahkemenin görevli bulunması halinde, uyuşmazlık aynı olaydan kaynaklanıyor ve zarar tek ise ya da taleplerden birisi yönünden verilecek karar diğerini doğrudan ilgilendirecek nitelikte bulunuyorsa; sözkonusu özel mahkeme ile genel mahkeme arasında “Yargılama usûlüne” ilişkin esaslı farklılıklar bulunmaması kaydıyla, bütün taraflar ve talepler yönünden uzman olan özel yetkili mahkemece yargılama yaparak uyuşmazlığın çözülmesi gerekir. Bu husus, hukukun öngörülebilir olmasının, usûl ekonomisinin ve davaların makul süre içinde bitirilmesi yükümlülüğünün de gereğidir. O halde, gerek davalı araç sürücüsü ve gerekse de davalı sigorta şirketlerinin sorumluluğu aynı maddî olaydan kaynaklanmış ve zarar tek olmakla, davaların birlikte görülmesi zorunludur. Bütün talepler yönünden ihtilafın özel mahkeme olan asliye ticaret mahkemesince çözüme kavuşturulması gerekir..." gerekçesiyle İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine kesin olarak karar verilmiştir.
F. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 20.02.2024 Tarihli, 2023/2804 Esas, 2024/670 Karar Sayılı Kararı
"...Somut olayda; davacı tarafından, haksız fiil teşkil eden trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi taleplerine ilişkin olarak, araç sürücüsü, ferdi kaza sigortacısı ile ZMM sigortacısı olan sigorta şirketine karşı birlikte açılmış, sadece işletenlere açılmamıştır. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında görevli mahkeme, genel hukuk mahkemesi olan asliye hukuk mahkemesi, işleten yönü ile açılan davada taşıma hizmeti nedeni ile tüketici mahkemesi ise de; dava, diğer davalılar ile birlikte karşı tarafın ZMMS yaptırdığı sigorta şirketine karşı açılmıştır. Davalı sigorta şirketi, sigorta poliçesi nedeniyle sorumlu tutulmuş olup, zorunlu sigortalar, TTK'nın 1483 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. TTK'nın 4/1-(a) ve 5. maddeleri gereğince mutlak ticari nitelikteki bu davada asliye ticaret mahkemesi görevli bulunmaktadır.
Aynı davada, bir kısım davalılar hakkında genel mahkemenin, diğer davalılar hakkında ise uzman olan özel mahkemenin görevli bulunması halinde, uyuşmazlık aynı olaydan kaynaklanıyor ve zarar tek ise ya da taleplerden birisi yönünden verilecek karar diğerini doğrudan ilgilendirecek nitelikte bulunuyorsa; sözkonusu özel mahkeme ile genel mahkeme arasında “Yargılama usûlüne” ilişkin esaslı farklılıklar bulunmaması kaydıyla, bütün taraflar ve talepler yönünden uzman olan özel yetkili mahkemece yargılama yaparak uyuşmazlığın çözülmesi gerekir. Bu husus, hukukun öngörülebilir olmasının, usûl ekonomisinin ve davaların makul süre içinde bitirilmesi yükümlülüğünün de gereğidir. O halde, gerek davalı araç sürücüsü ve gerekse de davalı sigorta şirketlerinin sorumluluğu aynı maddî olaydan kaynaklanmış ve zarar tek olmakla, davaların birlikte görülmesi zorunludur. Bütün talepler yönünden ihtilafın özel mahkeme olan asliye ticaret mahkemesince çözüme kavuşturulması gerekir..." gerekçesiyle İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine kesin olarak karar verilmiştir.
F. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi'nin 18.01.2023 Tarihli, 2022/423 Esas, 2023/42 Karar Sayılı Kararı
"...Şu durumda; asıl ve birleşen davanın davacılarının murisleri olan yolcuların, davalı ... firmasına (taşıyan) ait yolcu otobüsünün tek taraflı trafik kazası yapması sonucunda ölümü nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olması, taraflar arasındaki ilişkinin taşıma sözleşmesinden kaynaklanması ve davacılar murislerinin de tüketici vasfına sahip olması, ölen yolcular ile davalı taşıyan arasındaki temel ilişki olan taşıma sözleşmesinin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalması nedeniyle, davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesine ait olduğu ve uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir..." gerekçesiyle birleşen dosya davacıları vekili ile davalı ... Turizm İnşaat ve Uluslararası Taş. Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.3 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesine ait olduğundan, görev konusunda karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine kesin olarak karar verilmiştir.
G. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin 25.02.2021 Tarihli, 2021/284 Esas, 2021/367 Karar Sayılı Kararı
"Bu durumda; davanın, davacı yolcunun, davalı sürücü ... idaresinde bulunan davalı işleten ... Otobüsleri A.Ş.'ne ait olan yolcu otobüsünün tek taraflı trafik kazası yapması sonucunda yaralanmasından doğan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olması, taraflar arasındaki ilişkinin taşıma sözleşmesinden kaynaklanması ve davacının da tüketici vasfına sahip olması nedeniyle davacı yolcu ile davalı taşıyan arasındaki temel ilişki olan taşıma sözleşmesinin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalması nedeniyle davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesine ait olması ve uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davalı ... Otobüsleri A.Ş. vekilinin yetki ilk itirazının kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmesi isabetli görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesine ait olduğundan, görev konusunda karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK.nın 353/1.a.3 maddesi gereğince kaldırılmasına, davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesine ait olduğundan, görev konusunda karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine kesin olarak karar verilmiştir.
H. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin 29.04.2022 Tarihli, 2022/682 Esas, 2022/1235 Karar Sayılı Kararı
"...Davacılar tarafından 31/08/2015 tarihinde açılan davada; davacılar ... ... ve ... ...'nun oğulları, diğer davacıların kardeşi olan ... ...'nun yolcu olarak bulunduğu minibüsün yapmış olduğu kaza nedeni ile hayatını kaybetmesi nedeni ile, aracın sürücüsü ve işleteni ile zorunlu mali mesuliyet sigortacısına karşı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat isteminde bulunulmuştur. Mahkemece maddi tazminat istemlerinin reddine, manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.
Davanın dayanağı olan kazanın meydana geldiği ... plakalı minibüsün işleteni ve sürücüsü davalı ... olup; müteveffanın taşıma sözleşmesi kapsamında yolcu olarak taşındığı anlaşılmaktadır. 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsamaktadır.
Anılan Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, 3/1-l maddesinde ise tüketici işleminin; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı Kanun'un 73/1. maddesinde; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu hüküm altına alınmıştır.
Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her safhasında re'sen gözetilmelidir. Somut olayda, davacıların desteği ile davalı ... arasındaki ilişki taşıma sözleşmesine dayanmakta olup, uyuşmazlık, 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında olduğundan ve 6502 Sayılı Yasanın 73/1. maddesi gereğince tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri tarafından bakılması gerektiğinden, 6100 Sayılı HMK'nın 114/c maddesi gereğince davaya tüketici mahkemesi tarafından bakılması gerekmektedir. Mahkeme tarafından, tüketici mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır..." gerekçesiyle davacılar vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/3 üncü maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine kesin olarak karar verilmiştir.
I. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin 20.05.2022 Tarihli, 2019/3069 Esas, 2022/1312 Karar Sayılı Kararı
"...Davacı vekili, davacının yolcu olarak bulunduğu yolcu otobüsünün tek taraflı olarak yaptığı kaza nedeniyle yaralandığını belirterek, yolcu otobüsünün işleteni, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı ve Karayolu Yolcu Taşımacılık Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortacısına karşı dava açmıştır... Bu durumda davanın, davacı yolcunun, davalı işleten ... Turizm Seyahat Organizasyon ve Tic AŞ.’ne ait olan yolcu otobüsünün tek taraflı trafik kazası yapması sonucunda yaralanmasından doğan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olması, taraflar arasındaki ilişkinin taşıma sözleşmesinden kaynaklanması ve davacının da tüketici vasfına sahip olması nedeniyle davacı yolcu ile davalı taşıyan arasındaki temel ilişki olan taşıma sözleşmesinin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalması nedeniyle davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesine ait olması ve uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın esası yönünden karar verilmesi isabetli görülmediğinden..." gerekçesiyle davalılar ... Turizm Seyahat Organizasyon ve Tic A.Ş. vekili ile ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesine ait olduğundan, görev konusunda karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine kesin olarak karar verilmiştir.
J. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin 14.12.2023 Tarihli, 2023/1888 Esas, 2023/2069 Karar Sayılı Kararı
"...Davacılar vekili, davalı ... Taşımacılık...şirketi ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK m. 353/1-a/4-6 gereğince kaldırılmasına, Dairece verilen kaldırma kararının gerekçesi ve şekline göre istinaf eden davalı ... Turizm...şirketi vekilinin tüm, davacılar vekili, davalı ... Taşımacılık...şirketi ile davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin sair istinaf nedenlerinin şimdilik nicelenmesine yer olmadığına" şeklinde esasa ilişkin başka nedenlerle davacılar vekili, davalı ... Turizm Seyahat...şirketi vekili, davalı ... Taşımacılık...şirketi vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş (Eski Ünvanı ... Sigorta A.Ş) vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile, İstanbul 6. Tüketici Mahkemesi'nin kararının HMK'nın 353/1-a/4-6. madde hükmü uyarınca kaldırılmasına, dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine..." kesin olarak karar verilmiştir.
IV. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Uyuşmazlık, desteğin yolcu olarak bulunduğu otobüs/minibüsün trafik kazası yapması sonucu desteğin ölümü nedeniyle geride kalanlar tarafından taşımayı yapan firma ile zorunlu trafik sigortacısı ve diğer zarar sorumlularına karşı açılan destekten yoksun kalma tazminatı davasında görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi mi, yoksa tüketici mahkemesi mi olduğuna; yine davacının yolcu olarak bulunduğu otobüs/minibüsün trafik kazası yapması sonucu yaralanması nedeniyle davacı yolcu tarafından taşımayı yapan firma ile zorunlu trafik sigortacısı ve diğer zarar sorumlularına karşı açılan bedensel zarara ilişkin tazminat davasında görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi mi, yoksa tüketici mahkemesi mi olduğuna ilişkindir.
1- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin 20.01.2022 tarihli, 2021/1696 Esas, 2022/104 Karar sayılı kararında davalılar arasında taşımayı yapan firma bulunmadığından, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi kararı yönünden uyuşmazlığın giderilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
2- Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 4/1-a maddesi gereği her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlar ticari davalardır. TTK'nın 5/1. maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye Ticaret mahkemeleridir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53/3. maddesine göre destekten yoksun kalma tazminatını talep hakkı, desteğin mirasçı olarak geride bıraktığı kişilere değil, desteğinden yoksun kalan kişilere aittir. Destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilecek kişilerin, mirasçılardan başka kişiler olabileceği hususunda da herhangi bir ihtilaf yoktur. Murisin trafik kazasından kaynaklanan bir sorumluluğu söz konusu olduğunda ve koşulları oluştuğunda mirasçıları bundan sorumlu olduğu halde, aynı olay nedeniyle destekten yoksun kalan ve fakat mirasçı olmayan kişiler bundan sorumlu değildir (HGK'nın 15.06.2011 tarihli ve 2011/17-142 E.-2011/411 K. sayılı ilamı). Davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talebine dayanak olarak gösterdikleri zarar; desteğin ölümü sonucu meydana gelmekle birlikte, destek üzerinde doğan zarardan ayrı ve salt onun desteğinden yoksun kalınması olgusuna dayalı, mirasçılık sıfatıyla bağlı olmaksızın uğranılabilen bir zarardır. Desteğin ölümü zararı doğuran olay olmakla birlikte, zarar doğrudan üçüncü kişi durumundaki destekten yoksun kalanlar üzerinde oluşmuştur. Buradaki zarar, mirasçıların salt bu sıfatla devraldıkları, murislerinin uğradığı ve ondan intikal eden bir zarar da değildir. Destekten yoksun kalma tazminatı geride kalanların şahsında doğup desteğin terekesine girmez. Destekten yoksun kalma zararı yansıma zarardır.
Desteğin yolcu olarak bulunduğu otobüs/minibüsün trafik kazası yapması sonucu desteğin ölümü nedeniyle geride kalanlar tarafından taşımayı yapan firma ile zorunlu trafik sigortacısı ve diğer zarar sorumlularına karşı açılan destekten yoksun kalma tazminatı davasında; yolcu destek ile davalı taşıyıcı firma arasında taşıma sözleşmesi bulunsa bile, yukarıda da açıklandığı üzere geride kalanlar destekten yoksun kalma tazminatını mirasçılık sıfatından bağımsız olarak talep ettiklerinden, destek zararı doğrudan geride kalanların şahsında doğan yansıma zarar olduğundan, davalılar arasında zorunlu mali sorumluluk sigortacısı da bulunduğundan, sigorta hukuku TTK'nın 6. kitabında 1401 ve devamı maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası ise 1483 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup bu durumda Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan olması nedeniyle dava ticari dava olup desteğin yolcu olarak bulunduğu otobüs/minibüsün trafik kazası yapması sonucu desteğin ölümü nedeniyle geride kalanlar tarafından taşımayı yapan firma ile zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ve diğer zarar sorumlularına karşı 01.07.2012 tarihinden itibaren açılan destekten yoksun kalma tazminatı davasında görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. Açıklanan nedenlerle uyuşmazlığın bu yönde giderilmesi gerekir.
3- 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 83/2. maddesine göre taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez.
Davacının yolcu olarak bulunduğu otobüs/minibüsün trafik kazası yapması sonucu yaralanması nedeniyle davacı yolcu tarafından taşımayı yapan firma ile zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ve diğer zarar sorumlularına karşı açılan bedensel zarara ilişkin tazminat davasında, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/l. maddesi uyarınca davacı yolcunun tüketici sayıldığı, davacı yolcu ile davalılardan taşıyıcı firma arasındaki taşıma sözleşmesinin tüketici işlemi niteliğinde bulunduğu, aynı Kanun'un 73/1. maddesi gereğince tüketici işleminden kaynaklı davalara tüketici mahkemelerince bakıldığı, yine aynı Kanun'un 83/2. maddesinde de diğer kanunlarda hüküm olması halinde dahi 6502 sayılı Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanacağının düzenlendiği anlaşılmakla, davacı yolcunun taşımayı yapan firma ile zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ve diğer zarar sorumlularına karşı açtığı bedensel zararına ilişkin tazminat davasında görevli mahkeme tüketici mahkemesi olacaktır. Açıklanan nedenlerle uyuşmazlığın bu yönde giderilmesi gerekmektedir.
V. KARAR
1. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin 20.01.2022 tarihli, 2021/1696 Esas, 2022/104 Karar sayılı kararında davalılar arasında taşımayı yapan firma bulunmadığından, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi kararı yönünden uyuşmazlığın giderilmesine YER OLMADIĞINA,
2.Desteğin yolcu olarak bulunduğu otobüs/minibüsün trafik kazası yapması sonucu desteğin ölümü nedeniyle desteğinden yoksun kalanlar tarafından taşımayı yapan firma ile zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ve diğer zarar sorumlularına karşı açılan destekten yoksun kalma tazminatı davasında görevli mahkemenin ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ OLDUĞUNA;
3.Davacının yolcu olarak bulunduğu otobüs/minibüsün trafik kazası yapması sonucu yaralanması nedeniyle davacı yolcu tarafından taşımayı yapan firma ile zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ve diğer zarar sorumlularına karşı açılan bedensel zarara ilişkin tazminat davasında görevli mahkemenin TÜKETİCİ MAHKEMESİ OLDUĞUNA;
4.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi'nin kesin kararları arasındaki görüş ve uygulama UYUŞMAZLIKLARININ BU ŞEKİLDE GİDERİLMESİNE,
5. Dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmesine,
6. Karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemelerinin hukuk dairelerine bildirilmesi için Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğine gönderilmesine,
08.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Next





