ANKARA 2 NO’LU BAROSU’NDA İKİ ADAY YARIŞTI
Ankara 2 No’lu Barosu’nun 3. Olağan Genel Kurulu kapsamında gerçekleştirilen Başkanlık seçiminde Av. Muhammet Kürşat Üçüncü ile Av. Murat Can Doğan yarıştı.
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Cemil Bilsel Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen seçim için oy verme saatleri 09.00–17.00 olarak belirlenmişti. Seçim yeri ve takvimi, baronun resmî genel kurul duyurusunda da ilan edilmişti.
Oy verme işlemi sona erdi ve sandıkların kapanmasının ardından oy sayımına geçildi. Sayım sonucunda Muhammet Kürşat Üçüncü’nün listesi seçimi kazandı. Seçimde adayların aldığı oyların kesin dağılımına ilişkin sayı paylaşılmadığından, Üçüncü’nün kaç oyla başkan seçildiği henüz netleşmedi.
GENEL KURUL
Ankara 2 No'lu Barosu Başkan adayı Muhammet Kürşat Üçüncü, Genel Kurul'da bir konuşma gerçekleştirdi.
Konuşmasına, şehit savcı Mehmet Selim Kiraz ve tüm hukuk şehitlerini anarak başlayan Üçüncü, Ankara 2 No'lu Baro Başkanlığı görevini yürüten Gökhan Ağdemir'e de emekleri için teşekkür etti. Üçüncü, "Biz sizin bıraktığınız ve sizden önce baromuza başkanlık yapan değerli başkanlarımızın bıraktığı tüm değerli alarak, o noktadan başlayarak ortaya koyduğunuz hizmetleri koruyarak, eksikliklerinizi tamamlayarak, daha iyi yere taşıyarak emanete layık olmaya gayret edeceğiz." dedi
"BAYRAĞI LEKELETMEYECEĞİZ, KİRLETMEYECEĞİZ"
"Bizim anlayışımızda bayrağı taşıyan eller değişir ama bayrak değişmez." ifadesini kullanan Üçüncü, "Bayrağı lekeletmeyeceğiz, kirletmeyeceğiz ve ileriye taşımak için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Emekleriniz için bir kez daha teşekkür ediyorum." dedi.
Üçüncü'nün satırbaşları şöyle oldu:
"Bugün burada yalnızca aynı mesleğin mensupları olarak değil, ortak bir hukuk geleneğinin temsilcileri olarak bulunuyoruz. Bugün Ankara 2 No'lu Barosu’nun geleceğine yön verecek, mesleğimizin sorunlarına nasıl yaklaşacağımızı belirleyecek ve ortak irademizi ortaya koyacağız.
"BÜROMUZUN YÖNETİMİNE İLİŞKİN BİR SORUMLULUK ÜSTLENME İRADESİYLE YOLA ÇIKTIM"
Bir baronun gerçek gücü, temsil ettiği avukatların kendisine duyduğu güvenle ölçülür. Baro, avukatın yalnızca kayıtlı olduğu kurum değildir; o avukatın kendisini yalnız hissetmediği yerdir. Büromuzun yönetimine ilişkin bir sorumluluk üstlenme iradesiyle yola çıktım. Bu sorumluluğun temelinde üç ilke bulunmaktadır: adalet, liyakat ve dayanışma.
Avukatlık mesleğinin bugün içinde bulunduğu ekonomik şartları hepimiz biliyoruz. Artan büro kiraları, sigorta yükümlülükleri, ulaşım masrafları ve diğer mesleki harcamalar her geçen gün artıyor. Yıllarca süren davalar, geçen duruşmalar, uzayan işlemler ve kurumlar arasındaki uygulama farklı uygunlukları yalnızca müvekkillerimizi değil, doğrudan bizleri de etkiliyor. Bir avukat, kendi mesleki hayatını sürdürebilme mücadelesi veriyor. Herkesin hakkını savunmakla görevli olan avukatın hakkını kim savunacak? Bizim cevabımız açıktır: Sorumluluk üstlenen etkin bir kurum olmalıdır.
"GÖREV SÜREMİZDE HİÇBİR MESLEKTAŞIMIZI TERCİHİNE GÖRE DEĞERLENDİRMEYECEĞİZ"
Seçimler, demokratik hayatımızın bir parçasıdır. Farklı adaylar, farklı görüşler ve farklı yönetim anlayışları olabilir. Hepimiz kendi görüşlerimiz doğrultusunda tercihlerimizi ortaya koyabiliriz. Ancak genel kurul sona erdiğinde hepimiz aynı mesleğin mensupları, aynı baronun üyeleri olarak çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bu nedenle görev süremizde hiçbir meslektaşımızı tercihine göre değerlendirmeyeceğiz.
Hukukun ahlakı adalettir. Bu aynı zamanda güçlü devlet, hukuku üstün tutan devlettir. Güçlü devlet, adalete güvenen devlettir ve güçlü savunma, bu güvenin vazgeçilmez teminatıdır. Sizlerden yalnızca oy değil, katkı ve eleştiri bekliyoruz. Çünkü kalıcı başarı, ortak akıl ve birlikte verilen emekle mümkündü."
Next



