Bir trafik kazası sonucunda aracın onarım kabul etmez bir hale geldiği eksper raporuyla tespit edilmişse ya da onarım masrafı, kazanın gerçekleştiği tarihteki araç rayiç (piyasa) değerini aşmışsa, araç "pert" (tam hasarlı) olmuş sayılır. “Onarım masraflarının zarar gören aracın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşması ve aynı zamanda eksper raporu ile aracın onarım kabul etmez bir hale geldiğinin tespit edilmesi durumunda, araç tam hasara uğramış sayılır." (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/4647 K. 2023/10507 T. 10.10.2023)

Aracın pert sayılabilmesi için kaza sonrası tamir maliyetinin aracın piyasa değerinin belirli bir oranını aşması gereklidir. Her ne kadar bu oran %70 olarak bilinse de Yargıtay 17. Ve 4. Hukuk Dairelerinin, aracın onarım masrafının, araç rayiç değerinin %50’sini aşması durumunda, aracın perte çıktığını kabul ettiği görülür.

Yargıtay kararlarından yapılan bir atıf: "... araç tamir bedeli araç bedelinin yarısını aştığında aracın pert sayılması ve buna göre karar verilmesi gerekir." (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/2446 K. 2024/2570 T. 30.10.2024).

Bu durumda aracın hurdaya ayrıldığına dair “hurda tescil belgesi” veya “trafikten çekilmiştir belgesi”, sigorta şirketine ibraz edilip, sigorta şirketinden ödeme alınır.

Tazminatın Hesaplanma Yöntemi

Pert davalarında zarar, iki temel değer üzerinden hesaplanır:

1. Rayiç değer: Aracın kaza tarihindeki ikinci el piyasa değeridir.

2. Sovtaj (hurda) değeri: Aracın hasarlı haliyle, hasarlı araç piyasasında satılabileceği değerdir.

Zarar tutarı (Gerçek Zarar) = Rayiç değer (kaza tarihindeki) − Sovtaj bedeli

Yargıtay, sovtaj değerinin gerçek piyasa koşullarında (ekspertiz/bilirkişi marifetiyle) tespit edilmesi gerektiğini, salt üçüncü kişiye yapılan satış bedelinin doğrudan sovtaj değeri olarak kabul edilemeyeceğini vurgulamıştır; aksi halde bu durum eksik incelemeye dayalı hüküm bozma sebebi olarak değerlendirilmiştir.

Görevli Mahkeme

Sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme genel olarak Asliye Ticaret Mahkemesidir. Araç sahibinin, kendi kasko şirketine karşı, eksik ödenen pert bedelinin tahsili için açtığı davalarda, taraflar arasındaki ilişki bir tüketici işlemi sayılır ve bu bağlamda görevli mahkeme Tüketici Mahkemesidir. Tüketici Mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davalara Asliye Hukuk Mahkemesi, Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakar. Sigorta şirketi taraf olmaksızın, doğrudan kusurlu araç sürücüsüne/ işletenine karşı açılan, haksız fiile dayalı tazminat davalarında ise sigorta hukukundan kaynaklanan bir unsur bulunmadığından görevli mahkeme genel kural gereği Asliye Hukuk Mahkemesidir.

Sigorta Şirketine Dava Açabilir Miyiz?

Sigorta şirketinin, araç sahibine ödediği bedel ile araç rayiç bedeli arasında bir fark oluşması durumunda, araç bakiye pert bedeli gündeme gelir. Sigortacının kabul ettiği değer ile piyasa değeri arasında fark bulunması hâlinde, emsal ilan kayıtları ve bilirkişi incelemesiyle gerçek değer belirlenir.

Doğrudan dava veya tahkime gidilemez. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 97. maddesi uyarınca zarar görenin, dava veya tahkim yoluna başvurmadan önce sigortacıya yazılı olarak başvurması gerekir, bu bir dava şartıdır. Sigortacı, başvuruyu aldığı tarihten itibaren en geç on beş gün içinde yazılı olarak cevap vermekle yükümlüdür. Bu süre içinde cevap verilmemesi ya da verilen cevabın talebi karşılamaması hâlinde dava veya tahkim yolu açılır.

Anlaşma sağlanamaması halinde ise dava açmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur. Arabuluculuk sürecinin olumsuz sonuçlanması halinde, yetkili ve görevli mahkemede dava açılır. Dava sürecinde mahkeme, aracın kaza tarihindeki hasarsız piyasa rayiç değerini ve sovtaj değerini tespit etmek üzere uzman bilirkişiden rapor alır. Bilirkişi raporu, yargılamanın temelini oluşturur ve mahkeme genellikle bu rapordaki teknik tespitlere dayanarak karar verir.

Sonuç

Yargı kararları ışığında araç pert farkı tazminatı, onarımı ekonomik veya mümkün olmayan bir aracın, kaza anındaki rayiç değeri ile sovtaj değeri arasındaki fark olarak tanımlanmaktadır. Bu tazminatın temel özelliği, pert olan araç için ayrıca değer kaybı talep edilememesi, ancak araç mahrumiyeti gibi ek zararların istenebilmesidir. Talep süreci, sigorta şirketine başvuru, arabuluculuk ve son çare olarak dava açılmasını içeren aşamalı bir yapıya sahiptir. Bu tazminat, bir alacak davasına dönüştüğünden dolayı, davanın kazanılması halinde mahkeme kararı da olduğundan sigorta şirketi ödemeyi yapmakla yükümlüdür.

Av. Sinem SADIK