Adalet Bakanı Akın Gürlek, Birleşmiş Milletler zirvesi için gittiği New York'ta CNN TÜRK ABD Temsilcisi Yunus Paksoy'un sorularını yanıtladı.
"BM'DEKİ ADALETSİZLİĞİ ANLATTI, DÜNYA 5'TEN BÜYÜK DEDİ"
Adalet Bakanı Akın Gürlek'in açıklamalarından satır başları;
"Dünyada tabii şu an adalet güçlü olandan yanaymış gibi gözüküyor ama adalet bir uluslararası terim. Burada hukuk işlemesi lazım. Maalesef biliyorsunuz bazı güç kimdeyse şu an adalet ondaymış gibi gözüküyor. Aslında Cumhurbaşkanımız konuşmasında buna vurgu yaptı. Buradaki insanların mazlumların hakkının da olduğunu, hukukunun da olduğunu, bunların korunması gerektiğini söyledi. Birleşmiş Milletler'in kendi iç yapısındaki aslında adaletsizliği de anlatıyor. "Dünya beşten büyüktür" diyor. Burada da aslında büyük bir yapı var ama beş kişinin karar verici olduğunu söyledi. Bence önemli mesajlardı.
"HAKİMLERE DAVALARDA HEDEF SÜRE KOYDUK"
Hakimlik, başsavcılık yaptım. Uygulamadan geldim. Yargıların sürelerinin uzamasından dolayı vatandaşlarımızın rahatsızlığı vardı. Yargının etki ve verimliliğine göre yapılacak. Artık hakimlere davalarda bir hedef süre koyduk. Vatandaşlar dava açarken ne zaman biteceğini bitecek. Buna göre bir puan sistemi getirdik. Hakimlerimizin ataması artık bu puan sistemine göre yapılacak. Özellikle hedef süreye uyma konusunda çok hassasız. Uymayan hakim terfi alamayacak, disipline verilecek. Atama sistemini puanlara göre yapacağız. İnsanız. Hepimizin mazereti olabilir. Hakimin şahsından kaynaklanmayan işler olabilir. Bu konuda biliyorsunuz, Adalet 135 hattını faaliyete geçirdik. İnşallah ekim ayında tüm Türkiye'de faaliyete geçecek. Buradan da vatandaşlarımız geciken dosyalarla ilgili başvuruda bulunabilirler. Adalet 135 büroları kuracağız. Kurduk zaten. Şu an adliyelerde irtibat büroları var. Vatandaşlarımız başvurduğu zaman sistem kendi kendine işlemeye başlayacak. Nasıl işleyecek? Bu dosyayla ilgili bilgileri yapay zekâyı da elbette kullanarak erişecek. Yani bu dosya, eğer hedef süre içerisinde bitirilmemişse hemen komisyon başkanımız ilgili mahkeme hâkimiyle görüşerek, "Bu dosya hedef sürede bitirilmemiş. Neden bitirilmedi?" diye rapor edecek. Yani burada personel eksikliği olabilir, kâtip eksikliği olabilir ya da o mahkemeye fazla dosya gitmiş olabilir. Bunlar insani sebeplerdir. Ama bunların dışında hâkimin şahsından kaynaklanan, daha doğrusu hâkimin tembelliğinden kaynaklanan bir sebep varsa da artık hâkimle ilgili gerekli olan süreç başlayacak. Hem disiplin süreci başlayacak hem de hâkimlerimiz terfi ve atamada artık olumsuz bir not aldığı için istediği yere atanamayacak ya da istediği göreve atanamayacak. Bunlar bizim için önemli. Biz hedef süreye yeni dönemde riayet ediyoruz. En baştan itibaren atama sistemini bu şekilde dizayn ettik, değiştirdik. Artık yargının etkinliğine ve verimliliğine göre hâkimlerimiz atama, terfi ya da unvanlı göreve atanacak.
"YATIRIMCILAR HUKUKİ OLARAK KORUNACAK"
Biz elbette yatırımcının ülkemize geldiği zaman hukukla bir sorun yaşamamasını, hukuki anlamda bir güvenlik duymasını, hukuki öngörülebilirliğini çok önem veriyoruz. Yani kazanımlarının, yatırımcının daha önce kazandığı kazanımların hukuk alanında da korunmasını istiyoruz. Bu konuda özellikle iş adamlarımızla da sürekli toplantılar yaptık. Geçen hafta DEİK toplantısı yaptık. Gittiğimiz yerlerde iş adamlarımızla, sivil toplum kuruluşlarıyla, kanaat önderleriyle toplantılar yapıyoruz. Biz kesinlikle yatırımcılarımızın, özellikle ticari davalarda açtıkları davaların süresi içerisinde bitirilmesini istiyoruz. Yani iş adamlarımızın, yatırımcılarımızın, girişimcilerimizin vakitlerini adliye koridorlarında, adliye salonlarında değil, kendi işlerinin başında geçirmelerini istiyoruz. Bu konuda birçok düzenleme yaptık. Biliyorsunuz, 12. Yargı Paketimiz Meclis'te kabul edildi, geçti. Yargının hızlandırılması için düzenlemelerdi. 13. Yargı Paketi inşallah ekim ayında Meclis'e gelecek. Orada da bir kısım düzenlemeler olacak. Bir kısım da yasal düzenleme yapmadan, doğrudan doğruya bizim Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nun belirleyeceği kriterlerle yapmış olduğu düzenlemeler var. Mesela ticari davalar konusunda yoğun bir eleştiri vardı, uzuyor. Burada İstanbul genelinde konuşuyorum. Bütün ticaret mahkemelerini tek çatı altında topladık. Özellikle ticaret hâkimlerini alanda uzman, nitelikli hâkimler arasından seçtik. Ticaret başkanlarını, ticaret üyeliği yapmış en az 10 yıllık ticaret üyeliğinden başkanlığa seçtik. Bizim amacımız, yatırımcının rahat bir şekilde Türkiye'ye geldiği zaman aklında hukuk alanında, hukuk adına bir sorun kalmaması. Elbette hukuki güvenliğe önem veriyoruz. Yani ticari davaların uzamasını istemiyoruz. Özellikle yatırımcılarımızın işçi-işveren davaları konusunda bir veryansını var. Bu konuda da üzerimizden ne düşüyorsa yapmaya hazırız. Biz özellikle yatırımcının Türkiye'ye geldiği zaman hukukla ilgili kafasında bir sorun kalmaması gerektiği konusunda ne gerekiyorsa, reformsa reform, kanunsa kanun, bunların hepsini yapmaya çalışıyoruz.
"BAŞLARINA DEMİR BALYOZ İNECEK"
Uyuşturucu, çeteler, yasadışı bahis mücadelede kararlıyız. Başlarına demir balyoz inecek. Bir yerde kamu düzeni bozulmuşsa hukuk uygulanamaz bu yüzden sonuna kadar mücadele ediyoruz. Sokak çeteleri eylem yapamaz hale geldi. Operasyonlar sonrası suç oranları düşmeye başladı. Çetelerin çocukları kullanmasını önlemede caydırıcı oldu.
"40 MİLYONLUK TRANSFERİ DURDURDUK"
Şimdi biliyorsunuz, yani 8,5 milyon vatandaşımız borsada. Borsada tabii hisseler var. Yani daha doğrusu 2020 yılında fonlar çıktı ama son iki yılda yoğun olarak kullanılmaya başladı. Şimdi biz, yani ben İstanbul Başsavcılığı yaptığım dönemde de oldu, gördük. Şimdi biz şunu gördük. Son zamanlarda bu fon denilen sistemlerin içine bazı hisseler atılıyor. Bu hisselerde olağanüstü hareketlilik olduğunu gördük. Yani bir hisse, bakıyorsunuz, yani normalde hissenin, yani o şirketin bir değeri yok, bir fabrikası yok, bir alanı yok ama değeri baktığınız zaman işte Türk Hava Yolları'ndan daha pahalı, ASELSAN'dan daha pahalı. Burada oransız bir büyüme olduğunu gördük. Bunlarla ilgili tabii süreç başlatılması konusunda SPK'ya ihbarda bulunduk, suç duyurusunda bulunduk ya da SPK bize bu hisselerle ilgili soruşturma izni verdi. Buna önem veriyoruz.
Biz kesinlikle borsada, yani dişinden tırnağından vatandaşımızın iyi niyetli olarak yatırmış olduğu paraların heba edilmesine izin vermeyeceğiz. Bu süreçte fonlarla ilgili bir soruşturma süreci başladı. Tasfiye edildi. Önce SPK tarafından fonlar tasfiye edildi. Daha sonra da bize soruşturma izni verildi. Şu an gözaltılar var. 63 işlem yapıldı. Bunların bir kısmı tutuklu. Bir kısmının gözaltı süreci devam ediyor. Hakkında adli kontrol uygulananlar var. Aynı şekilde firarda olanlar var. Aynı şekilde işte bu fon sahipleri ya da yönetim kurulu üyelerinin bütün mal varlıklarına el koyduk. İşlem yapmamaları konusunda tedbir kararları uyguladık. Biliyorsunuz, anlık olarak para kaçırma olayları oluyor, tapu devirleri oluyor. Bu konuda tapu müdürlüklerine, noterlere, bankalara müzekkere yazdık. Yani dün ya da ondan önceki gün biliyorsunuz, yaklaşık 40 milyon dolar civarında bir para anlık olarak transfer edilmek istenirken hemen bizim tedbir kararımızla birlikte, bloke kararımızla birlikte banka izin vermedi.
Bunlar önemli. Biz kesinlikle burada mağduriyet yaşayan vatandaşlarımızın haklarını sonuna kadar koruyacağız. Bu sistem olarak buna izin vermeyeceğiz. Bu konuda da özellikle büyükşehirlerde ve diğer illerimizde alanında uzman savcılardan sermaye piyasası suçlarıyla mücadele konusunda özel bürolar kurduk. Bu kurduğumuz bürolar sadece bu suçlara bakabiliyor. Yani sermaye piyasası kanununda düzenlenen suçlara bakabiliyor.
Bunlar önemli. Biz kesinlikle burada mağduriyet yaşayan vatandaşlarımızın haklarını sonuna kadar koruyacağız. Bu sistem olarak buna izin vermeyeceğiz. Bu konuda da özellikle büyükşehirlerde ve diğer illerimizde alanında uzman savcılardan sermaye piyasası suçlarıyla mücadele konusunda özel bürolar kurduk. Bu kurduğumuz bürolar sadece bu suçlara bakabiliyor. Yani sermaye piyasası kanununda düzenlenen suçlara bakabiliyor."
Next





