Elimizde Memurun Beğeni Suçu[1] gibi failinin kamu görevlisi olduğu bir fiil varsa öyle hemen CMK m. 90 yakalama uygulanamaz ortada suçüstü bir durum olmadığı sürece. CMK m. 147 şüphelinin ifadesinin alınma işlemleri burada çalışmaz 4483 Memurlar ve diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Kanunu m. 4 gereği; cumhuriyet başsavcıları, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin bu kanun kapsamına giren suçlarına ilişkin herhangi bir ihbar veya şikayet aldıklarında haklarında ivedilikle toplanması gereken delilleri toplamaktan başkaca hiçbir işlem yapmayarak ve hakkında ihbar ya da şikayet olan memur veya diğer kamu görevlisinin ifadesine başvurmaksızın evrakın bir örneğini ilgili makama göndererek soruşturma izni isterler.
Tabii ki her zaman olduğu gibi hukukta istisnanın da istisnası vardır, 3628 Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu m. 17 gereği irtikap, rüşvet, zimmet, kaçakçılık, ihaleye fesat karıştırma ve devlet sırlarını açıklama gibi suçlarda bu hüküm uygulanmaz da bizim suçumuz böyle değil efendim; TCK m. 86 basit yaralama. Kahramanımız öğretmen, nöbetçi olduğu katta ders zili çaldıktan ve katındaki tüm sınıf öğretmenleri derse girdikten sonra öğretmenler tuvaletine giriyor ve içeride öğrenciyi yakalıyor.
Okul özel eğitim okulu ama hafif zihinsel engelliler için. Popüler bir okul olduğu için ebeveynler zannediyorlar ki gerçekte orta ve ağır engelli olan otizm tanılı çocuklarını da böyle bir okula gönderirlerse çocukları için iyi olacak maalesef bu ortalama kapasitedeki bir öğrenciyi Robert, Galatasaray gibi okullara göndermeye benzer; sonuç hüsran olur.
Şimdi çok kaba bir benzetme olacak, dışarıdan bakan için yanlış anlaşılabilecek bir durum ama bu pedagojik bir tabir, bazen hafif zihinsel engellilerde Pavlov’un şartlaması işe yarar, ödül ceza sistemi başarı gösterir, bir eğitim verebilmen için de bazen sesini yükseltmen gerekebilir. Ama çocuğumuz otizmli olduğu için bu bağırma ters tepki ediyor, çocuğun sese hassasiyeti varmış, öğretmenimize saldırıyor.
Tabii çocuk dediysek aklınıza ufak sabi gelmesin, 1.90 boyunda 110 kilo bizimki. Bu arada halk arasındaki deli gücü tabiri de kimi zaman gerçektir, bunu da unutmayalım. Kahramanımız da rüzgar esse uçacak tiplemede olmasa dahi 1.70 boyunda.
Adam canını zor kurtarıyor. Kendini tuvalete kilitliyor ama çıktığında çocuk kapı arkasında onu bekliyor oluyor, o merdivenlere kaçmaya çalışırken arkadan saldırıyor. Çocuk üstüne atlıyor, boğuşmaca halinde dışarıdan başka gelenlerin araya girmesiyle kurtuluyor. Hatta ancak çocuğun tutulmasıyla arkadan yangın merdiveninden kaçabiliyor.
Şimdi bu kadar tehlikeli bir çocuğun ders saati bu kadar geçtikten sonra bile sınıf öğretmeni tarafından aranmaması ayrı bir idari soruşturmanın mes’elesi de, asıl ilginç olan mağdur öğretmenimiz okul bitiminde dışarıya çıkarken kapıdaki polis tarafından durduruluyor. Meğer sınıf öğretmeni durum idare tarafından bilinmesine rağmen gidip veliyi aramış, olayı farklı lanse ederek sanki çocuğu darp edilmiş gibi anlatmış. Tabii kendi idari hatasını kapatmak için; bu kadar süre geçmesine rağmen öğrencisini aramaması.
Veli diyor şikayetçiyim, polis diyor şikayetçi var karakola gideceğiz. Öğretmenimiz de bilinçli, ortada bir suçüstü durum yok, şikayetçi varsa alırsın benim kimlik bilgilerimi, şikayetçi de karakola gider, şu anda yaptığın TCK m. 109 silahla ve kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçu. Ve 15 dakika boyunca bu devam ediyor, kolundan tutarak sürüklüyor, tüm okul, öğrenciler, meslektaşı öğretmenler bu durumu görüyor. En sonunda polise devriyeden telefon geliyor ve aynen öğretmenin iddia ettiği gibi oluyor, al kimlik bilgilerini, şikayetçi de karakola gelsin.
Birkaç gün sonra karakoldan arıyorlar. İfadenize başvuracağız.
Siz benim ifademi alamasınız, önce soruşturma izni almanız lazım, bu benim görevim esnasında ve görevimle ilgili olarak işlediğim iddia edilen bir suç ve bu suç da istisna dışı olarak düzenlenenlerden değil. Ancak ben geleceğim ifade vermeye, hem devletimizin kolluk güçlerine yardımcı olmak için hem de ilgili polis memuruyla ilgili suç ihbarında bulunmak için. Ancak bana CMK m. 145 gereği davetiyeyi Whatsapp üzerinden gönderin de şu kanun bilmemezliğinizin delili olsun; sonra kendisi gönüllü geldi, bilgisine başvurduk olmasın.
Davetiyeyi bizzat okula getirerek idareye bıraktılar. Ama gene yasa bilmemezliklerinin bir ispatı olarak kanunun aradığı gelmezsen zorla getirilirsin kısmını yazmayı unuttular. Yani gitmesek CMK m. 146 zorla getirtmeyi bile uygulayamayacaklar.
Karakolda öğreniyoruz ki polis memurları bile kendi kanuni haklarından habersizler. Onlarla ilgili de şikayet oldu mu kuzu kuzu ifade veriyorlarmış. Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun diye de bir şey duymamışlar ve maalesef samimiler. Neyse artık hukuk fakültesi mezunlarına polislikte ekstra yıldız kademesi vereceğiz ya, iyi olur hukukçu kolluk güçlerimizin artması, kanunu, hukuku bilirler.
Ortada TCK m. 27 anlamında meşru savunmada sınırın aşılması mazur görülebilecek bir korku durumunda faile ceza verilmez durumu bile yok, gerçekte mağdur biziz de, gene de ne çocuktan şikayetçi olduk bilinçli olmadığı için ne de anneden; sonuçta üçüncü kişilerin lafıyla hareket eden veli. Ama polisin işlediği suçtan dolayı ayrıca savcılığa ihbarda bulunacağımızı söyledik.
Gerçi CMK m. 160 gereği cumhuriyet savcısı bu kolluk ifadesiyle suçun işlendiği ihbarını almış oluyor ve resen soruşturmaya başlaması lazım ama ne gezer; iki ay sonra kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı bize bildiriyor hiç öyle soruşturma izni gibi gereksiz detaylara girmeden. Bizim ihbarla ilgili bir gelişme yok.
Altı ay sonra müfettiş geliyor öğretmenimizi idari olarak sorgulamak için. Öğretmenimiz CMK m. 158 gereği kaymakamlığa yapılan ihbar ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir, ben de size bu ihbarı yapıyorum, bunu tutanağa geçirmezseniz TCK m. 279 babında kamu adına kovuşturma yapılması gereken bir suçun varlığını görevi vasıtasıyla öğrenip de bunu resmi makamlara bildirmeyen kamu görevlisi durumuna düşersiniz, iki yıla kadar hapsi vardır, memuriyet gider derken öğreniyoruz ki müfettiş bu olay için gelmemiş efendim. Bir yıl önce veliler tarafından verilen çocuğumuzla ilgilenmiyor şikayeti için gelmiş.
Soruyoruz bu kadar büyük bir olayın soruşturması ne zaman olacak, TCK m. 73 şikayete bağlı suç değil, altı ay zamanaşımı uygulanmaz, ama gel de bunu anlat zamanı geldiğinde.
----------
[1] https://www.hukukihaber.net/memurun-begeni-sucu-ozgur-turkes
Next