Dernek Üyelik Şartının Kaybı[1]’nda gördük ki başlangıçtaki üyeliğe kabul şartlarının sonradan kaybedilmesi kural olarak üyeliği de sonlandırır. Ancak nedir bizim üyeliğe kabul şartlarımız ve bunlar nasıl değiştirilebilir?

TMK m. 58 her derneğin bir tüzüğü olur ve bu tüzüğünde derneğe üyelik şartlarının nasıl olacağı düzenlenir der. O zaman bakalım bizim derneğin tüzüğünde üyelik şartı nasıl düzenlenmiş.

Galatasaray Tüzük m. 8 kulübe alınacak üye sayısını bir önceki yılın 31 Aralık günü itibariyle kaydı açık üye sayısının yüzde üçünden daha fazla olamayacağını düzenlemiş. Tüzüklerin gerekçeleri olmaz ancak biz biliyoruz ki buradaki amaç bir anda çok fazla kişinin gelip de kulübün demografik yapısını bozmaması, az sayıda insan alıp kulüp kültürünü öğrenmelerini sağlamaktır. Hatta bu düşünce daha da ileri götürülmüştür, olur da ileride bir gün üye sayımız 13.500’leri aşar, bizim bu alacağımız yüzde üç bile demografik yapıya zarar verebilir, hiç olmadı kulüp kültürü içinde yoğunlaşamaz, rakip takımlarda olduğu gibi mevcut başkan kendi senesinde çok fazla üye alarak seçimleri etkiler; biz azami bir sınır koyalım, n’olursa olsun o yıl alınacak üye sayısı asla 400’ü geçemez kuralını getirelim demişler.

Cumartesi kulüp genel kurulu var. Önceden denetim ve mali raporlarını okuduğumuzda görüyoruz ki bu sene dört yüz üye almışız. N’oldu dedik bir anda, kaydı açık üye sayımız 13400 civarına mı geldi bu kadar üye alabildik, hayır efendim, 31 Mayıs günü itibariyle kaydı açık üye sayımız 12.079. Yani 38 üyeyi tüzüğü ihlal ederek almışız.

Bizim bu yüzde üç kuralımız ve ama hiçbir şekilde o yıl alınacak üye sayısı 400’ü geçemez size seçimlik bir hak tanımaz; alacağınız üye sayısının yüzde üçü 400’den fazla olduğunda ikinci kuralı uygulayarak en fazla dört yüz üye alabilirsiniz. Kaldı ki, ne diyor Tüzük m. 18? Yıllık ödentisini ödemeyen üye sicil kurulu tarafından yıl sonunda iadeli taahhütlü mektupla ödemeye çağrılır. Bu çağrı üzerine otuz gün içerisinde ödenti gerçekleşmezse üyelik kaydı kapatılır.

E siz bu maddeyi de uygulamıyorsunuz. Uygulasanız kaydı açık üye sayısı çok daha az olacak, yasal olarak alabileceğiniz 360 üyeden de daha azını alabilecektiniz. Haydi bunu yapmadınız hemen üyemizin kaydını kapatmayalım, haklarını koruyalım bahanesi altında da, e göz göre göre tüzüğü çiğnemek?

Kaldı ki ne diyor TMK m. 80? Genel kurul üyeliğe kabulle ilgili son kararı verir. E biz bu kararı nasıl veriyoruz? İbra için önüme getiriyorsunuz. O anki genel kurul içerisinde kim de var? Tüzüğe aykırı olarak aldığınız o 400 üye. Sizi ibra edip etmemeye onlar da karar verecek. Yani kendilerinin üye olarak kabul edilip edilmeyeceğine de karar verecekler. Ama n’oldu TMK m. 82? Hani hiçbir üye kendisiyle ve dernekle ilgili bir hukuki işlem konusunda alınması gereken kararlarda oy kullanamazdı?

Ne de olsa kimse TMK m. 83 kapsamında gidip de ibrasızlık şerhini karar defterine yazdırmaz, yazdırsa da bir ay içinde dava açmaz diye düşünüyorsunuz. Kimse Galatasaray’ı mahkemeye veren kişi olmak istemez. Hele de bu konu bazı üye olmuşların üyeliklerinin iptali olacaksa. Öyle ya, bir arkadaşınızın eşi ya da çocuğu sizin yüzünüzden (!) üyeliği düşmüş olacak. Ama zaten en başta siz hukuka uygun davranmış olsaydınız üye olamayacaktı.

Kulübü liseliler kurdu. Rakip takımlar kendi kulüplerinden eğitim kurumları çıkarmaya çalışırken Galatasaray Lisesi’nden dünya çapında bir kulüp çıktı. Ülkenin de en başarılı çocukları orada okuyor, kulübü değerli kılan, diğerlerinden ayıran parçası.

Eski sporcular da çok kıymetli. En az beş yıl kulüpte ter dökmüş, spor hayatına başka kulüpte devam etmemişler. Bu kategori de çok değerli. Zaten bu iki kategorinin üye olarak alınmasında bir sıkıntı yaşamıyoruz; yaşadığımız sıkıntı kulüp üyelerinin çocuklarında çıkıyor.

Bu üye çocukları kulübün içinde doğdukları için analarından, babalarından kulüp kültürünü fevkalade özümsemişler. Zaten üyeliğe kabul esnasında üye olan ebeveynlerinin son on yıldaki genel kurullara katılım oranlarına bakıyoruz; öyle ya, ebeveynler ne kadar aidiyet duygusu hissediyor, ne kadar ilgililer kulüp mes’eleleriyle.

Eskiden bir sıkıntımız vardı, çocuk doğduğu kulüpte 25 yaşına kadar arkadaşlarıyla beraber olabiliyordu, sonra kontenjandan dolayı arkadaşını üye yapabiliyor, kendisini de kulübe almıyorduk. Gerçekten çok açıklanamaz bir durumdu. İkisi de üye çocuğu, birini aldık, niye öbürünü almadık. Sicil bu mes’eleyi de çözdü; artık her üye çocuğu kulüp üyesi olamasa dahi sosyal tesislerden yararlanabiliyor. Sırası geldiğinde de kulüp üyesi de olacaktır.

Ben şahsen yüzde üç kuralının uygulanmasından yanayım. Hele hele bir kereliğine birikmiş üye çocuklarını almak gibi uygulamaların son derece zararlı olduğunu düşünüyorum. Ama siz aksini düşünebilirsiniz, yaparsınız bir tüzük değişikliği, uygularız çoğunluğun dediğini. Ama böyle göz göre göre tüzük ihlali olmaz.

Ha daha önce de yaptık bu tüzük kongresini, kaydı açık üye sayısının onda biri gelmek zorunda olduğu için yeterli açılış nisabını toparlayamadık, kös kös evimize döndük. Ama bu sefer durum farklı olabilir; öyle ya, muhalefet bir aday bile çıkaramadı mevcut yönetime olan destekten ötürü. Sanki bu sefer tüzük kongresini toparlayabiliriz. Ama tüzük ihlali, olmaz.

Unutmayalım ki bir kereliğine anayasayı delmekten bir şey olmaz zihniyetinden ülkece ne duruma geldiğimiz malum, tüzük de bizim anayasamız, büyüklerimizin bize emanet ettiği anayasamızı çiğnemeyelim.

-------------

[1] https://www.hukukihaber.net/dernek-uyelik-sartinin-kaybi-ozgur-turkes