TOPLANTI ve GÖSTERİ YÜRÜYÜŞÜ HAKKININ KULLANILMASINDAN SONRAKİ MÜDAHALELER

Toplantı ve gösteri yürüyüşünün bitiminden sonra bu hakka yapılan müdahaleleri, toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılan kişilere yönelik uygulanan adli ve idari işlemler oluşturmaktadır. Toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılan kişilere yönelik uygulanacak adli ve idari işlemler, daha sonradan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleyecek ya da bu faaliyete katılacak kişiler yönünden caydırıcı bir etki doğurabilmektedir. Bu nedenle, toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılan kişilere yönelik uygulanacak adli ve idari işlemler dolaylı bir müdahale niteliği taşımaktadır. AYM de toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkına, bu hak kullanıldıktan sonra da kamusal müdahale yapılabileceğini kararlarına yansıtmıştır (Ali Rıza Özer ve Diğerleri Başvurusu). Dolayısıyla toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılan kişilere yönelik uygulanan adli ve idari cezaların, kanun ile öngörülme, meşru bir amaca yönelme, demokratik toplumda gereklilik ve ölçülülük gibi ölçütleri karşılaması gerekir.

AİHM, sendika üyesi başvurucuların okul binasının dış cephesine sendika logolarını taşıyan ve üzerinde "Bu iş yerinde grev vardır" yazılı bir afiş asmasına ilişkin başvuruda; gösterinin tamamen barışçıl olarak sürdürüldüğü, idari makamların veya polisin kamu düzenini korumak için müdahale etmesini gerektirecek taşkınlıklar, hatta trafik konusunda bile herhangi bir sorun yaşanmadığı, başvurucuların alanı geçici olarak işgal ettikleri sırada, kurumun işleyişinin aksamadığı, protestonun hükümetin eğitim konusundaki politikalarını protesto etmeyi amaçladığı gerekçeleri ile başvuranlar hakkında afiş asma kabahatinden verilen idari para cezasını toplantı hakkının ihlali niteliğinde olduğunu değerlendirmiştir (Akarsubaşı ve Alçiçek -Türkiye Davası).

Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının kullanılmasından sonra bu hakka yapılan müdahaleler arasında, kamu görevlilerine yönelik orantısız güç kullanımı, kötü muamele gibi iddiaların etkin soruşturulmaması da sayılabilir. Yukarıda vurgulandığı üzere, belirtilen iddialar yönünden etkin soruşturma yapılmamasının dolaylı bir müdahale niteliği taşıma olasılığı bulunmaktadır.

AYM, orantısız güç ve kötü muamele iddialarına ilişkin yürütülecek ceza soruşturmalarının, sorumluların tespitine ve cezalandırılmalarına imkân verecek şekilde etkili ve yeterli olması, soruşturma makamlarının re’sen harekete geçerek olayı aydınlatabilecek ve sorumluların tespitine yarayabilecek bütün delilleri toplamaları ve soruşturmanın bağımsız bir şekilde hızlı ve derinlikli yürütülmesi gerektiğini belirtmektedir. Mahkeme, soruşturma makamlarının, olay ve olguları ciddiyetle öğrenmeye çalışması; soruşturmayı sonlandırmak ya da kararlarını temellendirmek için çabuk ve temelden yoksun sonuçlara dayanmaması gerektiğini vurgulamaktadır. AYM, belirtilen başvuruda, olayın gerçekleşme şeklini ortaya koyan görüntülere ve başvurucu hakkında düzenlenen adli raporlara rağmen hangi verilerden hareketle ne şekilde kovuşturmaya yer olmadığı sonucuna ulaşıldığının anlaşılamadığını ve müdahalenin gereksiz ve orantısız olduğu gerçeği karşısında varılan sonucun nesnel ve tarafsız bir analizin ürünü olmadığı tespiti ile soruşturma işlemlerini eleştirmiştir (Şadiye Dilan Doğan Başvurusu).

AYM, bir bireysel başvuru kararında ise, toplantı ve gösteri yürüyüşü sırasında yaralanan ve hastaneye başvurarak muayene raporu tanzim edilen başvurucu hakkında düzenlenen adli rapor sonrası olaydan haberdar olan kamu otoritelerinin derhâl resmî bir soruşturma açmamasını ve başvurucunun yaklaşık 6 ay sonra yaptığı şikâyet üzerine soruşturmaya başlanılmasını eleştirmiştir. Kararda, bu gecikmenin devletin kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiası içeren şikâyetler karşısında derhâl verdiği tepki ile bu gibi olaylara müsamahakâr davranmadığını göstermesi ve kaybolma olasılığı olan delillerin bir an önce toplanmasının sağlanması açısından önem arz ettiğini ve sonuç itibariyle kovuşturmaya yer olmadığı ilişkin kararın kullanılan gücün neden ve nasıl orantılı olduğu hususunda tatmin edici olmadığını vurgulamıştır (Alp Altınörs Başvurusu).

>> TOPLANTI VE GÖSTERİ YÜRÜYÜŞÜ HAKKI VE BU HAKKA KAMU MÜDAHALESİNİN SINIRLARI - 1

---

>> TOPLANTI VE GÖSTERİ YÜRÜYÜŞÜ HAKKI VE BU HAKKA KAMU MÜDAHALESİNİN SINIRLARI - 2

---

>> TOPLANTI VE GÖSTERİ YÜRÜYÜŞÜ HAKKI VE BU HAKKA KAMU MÜDAHALESİNİN SINIRLARI - 3

---

>> TOPLANTI VE GÖSTERİ YÜRÜYÜŞÜ HAKKI VE BU HAKKA KAMU MÜDAHALESİNİN SINIRLARI - 4

---

>> TOPLANTI VE GÖSTERİ YÜRÜYÜŞÜ HAKKI VE BU HAKKA KAMU MÜDAHALESİNİN SINIRLARI - 5

-------------

* Bu çalışma yazarın “Toplumsal Olaylarda Adli Sorunlar” (Kara, Eyüp, Toplumsal Olaylarda Adli Sorunlar, Adli Bil. ve Kriminalistik Ansiklopedisi, 7. Cilt, s. 3639-3656, Adalet Yayınevi, 2023) adlı makalesinden yararlanılarak hazırlanmıştır.

Atıf yapılan kararlar:

Ali Rıza Özer ve Diğerleri Başvurusu, https://www.hukukihaber.net/aymnin-20133924-basvuru-numarali-karari, Erişim Tarihi 06 Mayıs 2025

Akarsubaşı ve Alçiçek – Türkiye Davası, https://www.hukukihaber.net/akarsubasi-ve-alcicek-turkiye-davasi Erişim Tarihi 10 Eylül 2026

Şadiye Dilan Doğan Başvurusu, https://www.hukukihaber.net/kotu-muamele-yasagiyla-baglantili-olarak-etkili-basvuru-6525454 Erişim Tarihi 5 Mayıs 2021

Alp Altınörs Başvurusu, https://www.hukukihaber.net/sorusturma-veya-kovusturmanin-makul-surede-sonuclandirilmasi-kotu-muamele-yasagina-dair-usuli-yukumlulukler Erişim Tarihi 1 Mayıs 2021