T.C.

Yargıtay

4. Hukuk Dairesi

2023/13060 E., 2025/6574 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/683 E., 2023/684 K.
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : 2023/İHK-44603

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... nezdinde trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketiyle gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp belirsiz alacak davası olarak toplam 8.001,00 TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri ve tedavi giderinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiz ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini artırmıştır.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davadan önce sigorta şirketine usulüne uygun başvuru şartının gerçekleşmediğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI

Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüyle toplam 287.951,53 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri ve tedavi giderinin 01.10.2022 temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz ile davalıdan tahsiline, geçici iş göremezlik tazminatı ve rapor ücreti talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik itirazının kabulüyle Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine, davalı vekilinin diğer itirazlarının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davadan önce sigorta şirketine usulüne uygun başvuru şartının gerçekleşmediğini, öncelikle taşımacılık sigortacısına başvuru yapılması gerektiğini, maluliyet raporunun karar vermeye elverişli olmadığını, hesaplamada hatalı metod kullanıldığını, hesaplanan tazminattan davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim yapılmasını, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadıklarını, faiz ve vekalet ücreti konusunda hatalı karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu bedensel zarara dayalı tazminat talebine ilişkindir.

Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
24.04.2025 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi uyarınca zarar görenin zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması bir dava şartıdır(HMK 114/2).

KTK 97. madde değişikliği ile sigorta şirketine başvurunun dava şartı haline getirilmesinin amacı zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında dava yoluna gitmeden önce rizikonun gerçekleştiği konusunda bilgisi olmayan ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunulmasının sağlanması suretiyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargıya taşınmadan çözülmesi böylece hem talepte bulunanın tazminat alacağına bir an önce kavuşmasının temini hem de yargının iş yükünün azaltılmasıdır.

Dava şartı başvurunun yerine getirildiğinin kabul edilebilmesi için başvurunun nasıl ve hangi belgelerle birlikte yapılacağına ilişkin Kanun’da açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak düzenlemenin az yukarıda açıklanan amacının gerçekleşebilmesi ve sigorta kuruluşunun sorumlu olup olmadığını, sorumlu ise hangi miktarda sorumlu olduğunu belirleyebilmesi için başvurunun asgari bilgi ve belgeleri içermesi gerektiği benimsenmelidir. Aksi halde yasak savma kabilinden yapılacak başvurular amaca ulaşılmasını engelleyeceği gibi süreci uzatması sebebiyle tarafların menfaatlerine de aykırı olacaktır.

Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın tazminat ve giderlerinin ödenmesi başlıklı B2 maddesinde “sigortacı; hak sahibinin kaza veya zararın tespit edilebilmesi için bu genel şartlar ekinde yer alan gerekli tüm belgeleri sigortacının merkez veya şubelerinden birine ilettiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde tazminatı hak sahibine öder. Sigortacının kendisine iletilen belgelere haklı olarak itiraz etmesi veya kendisini hak sahibinden ya da başka kurumdan haklı olarak yeni bir belge talep etmesi halinde söz konusu süre yeni talep edilen belgenin sigortacının merkez veya şubelerinden birine iletilmesinden sonra başlar. Sigortacı hak sahibinden münhasıran hak sahibinin tazminat hakkını etkileyen bilgi ve belgeleri talep edebilir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu genel şartların ekinde yer alan ve başvuru sırasında sigorta şirketine sunulması gereken belgeler ise “Bedeni Zararlar Sürekli Sakatlık Halinde” (1) 30.03.2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu (2) Hak sahibi gerçek kişiler için T.C kimlik numarası (3) Kaza raporu (4) Mağdura ait son 3 aylık döneme ilişkin ücret belgesi (5) Hak sahibine ait banka hesap bilgileri olarak belirlenmiştir. Bu şekilde bir düzenleme olmasaydı bile anılan belgelerin hak sahibinin zararı olup olmadığını, varsa zararın kapsamını tayin hususunda gerekli olduğu açıktır.

Somut olayda; Davalı ... şirketine başvuru yapılırken kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmış sağlık kurulu raporu sunulmadığı, Davalı ... şirketince eksik belgeyle başvuru yapılmasından dolayı ödeme yapılamayacağının, eksik belgelerin tamamlanarak iletilmesi halinde talebin değerlendirileceğinin davacıya bildirildiği, buna rağmen yazı gereği yerine getirilmeden tahkim başvurusunun yapıldığı anlaşılmaktadır.

Kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmış bir sağlık kurulu raporu, mevcut olmaksızın yapılan başvurunun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesindeki düzenlemenin hem lafzına, hem de ruhuna aykırı olduğu açıktır.

Dairemiz sayın çoğunluğunca da gerekli belgelerle sigorta şirketine başvurulması dava şartı olarak kabul edilmektedir. Ancak hiç başvuru olmaması halinde bu durumun yargılama sırasında tamamlanabileceği kabul edilmezken, eksik ve hatalı belge ile başvurulmasının tamamlanabileceği benimsenmektedir. Bu görüşe katılma imkanı bulunmamaktadır. Şöyle ki, dava şartına ilişkin her eksiklik şayet tamamlanması caiz ise ancak ait olduğu aşamada tamamlanabilir. Sonraki bir aşamada tamamlanması eksik olduğu aşamadaki sakatlığı gidermez. Sigorta kuruluşuna başvuru aşamasında tamam olması veya tamamlanması gereken belgelerin eğer bu belgelerin mevcudiyeti dava şartının bir unsuru olarak kabul ediliyor ise bu aşamada tamamlanması gerekir. Sigorta kuruluşuna başvuru aşaması geçildikten ve mahkeme/tahkim aşamasına gelindikten sonra sigorta şirketine usulüne uygun şekilde ibraz edilmesi gereken belgelerin tamamlanması dava şartı eksikliğini gidermez. Bu şekilde dava şartı eksikliğinin tamamlanabileceğinin kabul edilebilmesi için (bizce böyle bir çözüm tarzı da yerinde olmamakla birlikte) yargılamanın durdurulması, eksik olan belgeler tamamlandıktan sonra bu belgelerle birlikte sigorta şirketine başvurması için davacıya (hak sahibine) süre verilmesi, süresi içinde yapılan başvuru sonucunda ödeme gerçekleşmiş ise davanın usulden reddine karar verilmesi, ödeme gerçekleşmemiş ise davaya kaldığı yerden devam edilerek işin esası hakkında karar verilmesi gerekir. Daire çoğunluğunca bir taraftan tamamlanabilir dava şartı olarak kabul edilip öbür taraftan bu dava şartının ilgisiz bir aşamada tamamlanabileceğinin kabul edilmesi çelişkili olduğu gibi hiç başvuru yapılmaması şeklindeki usuli eksikliğin tamamlanamayacağının ancak gerekli belgeler olmaksızın yapılan başvurudaki usuli eksikliğin tamamlanabileceğinin kabul edilmesi de çelişkilidir.

Açıklanan tüm bu sebeplerle, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerektiğini düşündüğümden aksi yönde tezahür eden çoğunluk görüşüne katılamıyorum.