T.C.

Yargıtay

4. Hukuk Dairesi

2023/6769 E., 2025/3572 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/127 D.İş, 2023/127 K.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 12.09.2016 tarihinde davalıya ZMSS ile sigortalı aracın, davacının sürücüsü olduğu motosikletle karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 8.001,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 16.09.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 149.248,08 TL'ye artırmıştır.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik evrakla yapılan başvuru nedeniyle başvurunun usulden reddi gerektiğini, kazanın iş kazası olup olmadığı ve SGK tarafından herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, kusur raporu alınması gerektiğini, kaza nedeniyle elde edilen kazanımların tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli iptal kararının işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, davacı motosiklet sürücüsünün kask ve koruyucu kıyafet giyip giymediğinin tespit edilemediğini, bu hususun tespiti halinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, aleyhe hüküm kurulması halinde başvuru tarihinden itibaren ve ancak yasal faize hükmedilebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ceza dosyasında alınan ATK Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen kusur raporunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli, davacı sürücünün tali kusurlu bulunduğu, alınan hesap raporunun hükme esas alındığı belirtilerek başvurunun kabulü ile 149.248,08 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 07.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza ile illiyet bağı kurulmak suretiyle yetkili kılınmış hastane tarafından kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken yönetmelik hükümlerine göre ve 5 uzman hekim tarafından muayene edilerek, tıbbi evraklar incelenmek suretiyle düzenlendiği, raporun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, hesap yönteminde hata bulunmadığı, dosya kapsamında davacıya ödeme yapıldığına ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı, davacının müterafik kusurlu olduğuna ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığı, tam vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının davaya konu dosyada temlikname düzenlettirerek davalıya ilettiğini, bu durumun hukuka aykırı olup davalı tarafından kabul edilmeyeceğini, 5684 sayılı Kanun'un Ek 6. maddesinin uygulanmasına ilişkin genelge uyarınca sigorta sözleşmesinden doğan tazminat alacaklarının temlik edilemeyeceğine ilişkin düzenleme gereği, başvuranın temlikname düzenlettirerek alacağını devretmesinin hukuken geçerli olmadığını, bu durumun resen incelemeye alınmasını talep ettiklerini, ilgili yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmeyen maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, ATK 3. İhtisas Kurulundan rapor alınması gerektiğini, davalıya ilk olarak %5 oranlı raporla başvuru yapıldığını, eldeki başvuru kapsamında ise %6 oranlı raporla başvuru yapıldığını, özür oranları arasında çelişki olduğunu, progresif rant yöntemine göre alınan hesap raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli iptal kararının işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, tam vekalet ücretinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, 12.09.2016 tarihinde davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacının sürücüsü olduğu motosikletle karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

1-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 183. maddesinde; "Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir. Borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralmış olan üçüncü kişiye karşı, alacağın devredilemeyeceğinin kararlaştırılmış bulunduğu savunmasını ileri süremez" düzenlemesi yer almaktadır.

Buna göre alacaklının kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacağını üçüncü kişiye devredilebileceği düzenlenmiştir. Temlik borç doğuran bir akit değil, alacağı başkasına geçiren mücerret hukuki bir tasarruftur. Bu işlem ile temellük eden alacaklının halefi olmaktadır. Dolayısıyla temlik eden kişinin temlik ettiği bedel üzerinde tasarruf yetkisi bulunmamaktadır.

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'na 28.07.2020 tarihinde yürürlüğe girerek eklenen Ek 6. madde ile;

"(1) Bu Kanun uyarınca sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlardan ya da Hesaptan talep edilecek tazminat alacağı ancak;

a) Alacaklı tarafından bizzat,

b) Alacaklının kanuni temsilcisi veya kanuni temsilcinin bizzat vekâlet verdiği avukat vasıtasıyla,

c) Alacaklının bizzat vekâlet verdiği eşi, çocukları, annesi, babası, kardeşleri veya avukatı vasıtasıyla,

takip edilebilir. Takip yetkisi, sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlar ya da Hesap nezdinde yapılacak işlemleri kapsar.

(2) Tazminat alacağı, sadece hak sahibine veya avukatına ödenir ve birinci fıkrada belirtilen kişiler de dâhil olmak üzere hiç kimseye devredilemez.

(3) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunca belirlenir." hükmü getirilmiştir. Buna göre sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlardan talep edilecek tazminat alacaklarına temlik yasağı getirilmiştir.

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu Ek 6 ncı Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Genelgenin (2021/1) 7.maddesinin ikinci fıkrasında da, tazminat alacağının hiç kimseye devredilemeyeceği, tazminat alacağının devrine dair her türlü sözleşme veya işlem Kanuna aykırı olup 6098 sayılı TBK uyarınca kesin olarak hükümsüz olduğu düzenlenmiştir.

Somut olayda; davalı vekili tarafından ilk kez temyiz dilekçesi ekinde dosyaya sunulan, davacının başvuruya konu 12.09.2016 tarihli kaza kapsamında noterde düzenlenen 19.06.2017 tarihli temlikname ile davalı ... ve davalının sigortalısı ... nezdinde doğmuş veya doğacak tazminatın 100.000,00 TL'sini ferileri ile birlikte dava dışı ...isimli kişiye devrettiği, söz konusu temlikin eldeki tahkim başvurusundan ve yukarıda açıklanan yasal düzenlemenin yürürlük tarihinden önce yapıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.

Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince; alacağın temliki ile kısmi temlikte temlik edilen miktarın alacaklısının yerine yeni bir alacaklının geçeceği kuşkusuz olup sigorta alacağının temliki yasağını getiren yukarıda belirtilen yasal düzenlemenin yapıldığı tarihten önce (19.06.2017 tarihinde) yapılmış olması da gözetilerek yukarıdaki açıklamalar ışığında temlik konusu miktar yönünden davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususu değerlendirilerek varılacak sonuca göre karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

VI. KARAR

1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

2-Yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.