T.C.

Yargıtay

4. Hukuk Dairesi

2024/10375 E., 2025/16769 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/794 D.İş - 2024/795 K
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : 2024/İHK-44819
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-2024/216805

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 20.11.2022 tarihinde davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosikletin karıştığı çift taraflı trafik kazası neticesinde müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL sürekli maluliyet tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, 60,50 TL baro pulu ve diğer tahkim giderleri ile Adli Tıp rapor ücreti ve tam vekalet ücretinin karşı yan üzerine bırakılmasını talep etmiş, 18.03.2024 tarihli talep arttırım dilekçesiyle talebini 895.661,09 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, dava konusu kazanın iş kazası kriterleri yönünden değerlendirilmesi gerektiğini, kusur oranlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp bilirkişisine gönderilmesi gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini, 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında alınan aktüer bilirkişi raporu gözetilerek davanın kabulüne, 895.661,09 TL sürekli iş göremezlik tazminatının, 23.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte aleyhine başvuru yapılan sigorta kuruluşundan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olmadığını, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, mevzuata uygun maluliyet raporu alınması gerektiğini belirtmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Somut olayda, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı düzenlenmediği, kazaya ilişkin soruşturma dosyasında alınan kusur raporunda sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, davacının kusursuz olduğunun bildirildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan hesap raporunda trafik kazasında tarafların kusur oranlarının belirlenmeden sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu kabul edilerek hesaplama yapıldığı, Uyuşmazlık Hakem Heyetince anılan hesaplamaya itibar edildiği anlaşılmaktadır.

Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğünde görevli fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.

3-Olay tarihi itibariyle yürürlükte olan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 21. maddesinin dördüncü fıkrasında, “İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.

Somut olayda; dosyada yer alan kazaya ilişkin görüntülerde davacının üzerinde "Getir" logosunun bulunduğu motosiklet ile kazaya karıştığı bu durumda dava konusu olayın aynı zamanda iş kazası niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafça kazanın iş kazası kriterleri yönünden değerlendirilmesi talep edilmiş ise de İtiraz Hakem Heyetince bu hususta bir araştırma yapılmamıştır.

Şu durumda, davaya konu kazada davacının yaralanması nedeniyle iş kazasına dayalı herhangi bir inceleme yapılıp yapılmadığı, olayın iş kazası olarak kabul edilmiş olması hâlinde davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılan ödemenin miktarı ve niteliği (iş kazası sigorta kolundan olup olmadığı) ile ilk peşin sermaye değeri tutarının ne olduğu, rücuya tabi olup olmadığı hususlarının SGK’dan sorulması, dayanak ödeme belgelerinin temin edilmesi, rücuya tabi ödeme bulunması hâlinde ilk peşin sermaye değeri tutarlarının indirilmesiyle tazminatın hesaplanması için ek rapor alınması ve oluşacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi doğru değildir. Kararın açıklanan nedenle de bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.